- ABD’de yaklaşan başkanlık seçimleri ve sonrasına dair beklentiler piyasalarda etkisini göstermeye dün de devam etti. Önde gelen ABD hisse senedi endeksleri, artan Hazine getirilerinin yarattığı baskı ile bilanço açıklayan şirketler arasında dün kararsız bir seyir izleyerek günü önemli bir değişim kaydetmeden tamamladı. Cumhuriyetçi aday Trump'ın seçilmesi durumunda, maliye politikasındaki genişlemeci duruşun süreceği beklentileriyle birlikte 10 yıllık ABD tahvil faizi son bir ayda 60 baz puan yükselerek dün %4,22 seviyesine test etmek suretiyle son son üç ayın en yüksek seviyesini gelirken, doların bir dizi para birimine göre değerini gösteren sepet kur DXY ise 104 seviyesini aşarak benzer bir şekilde son üç ayın zirvesine yükseldi.
- Doların elinin güçlenmesinin yanı sıra, ECB Başkanı Lagarde enflasyonun hızlı düşebileceği yorumları ilave faiz indirimleri beklentilerini canlandırarak EUR'nun elini zayıflattı. EURUSD paritesi 1,08 seviyesinin hemen altını test ederken, kraliyet aslanı sterlin ise dün sert bir satış baskısına boyun eğerek 1,2945 seviyesi kadar gerilemek suretiyle son iki ayın dibini test etti. GBPUSD paritesinde haftalık kapanışın 1,2925 ortak para biriminde ise 1,0750 seviyesinin üzerinde olmasına dikkat edeceğiz. Aksi takdirde düşüşün derinleşebileceğini göz ardı etmiyoruz. Doların güçlenmesine rağmen, jeopolitik risklerin gölgesinde, Çin ve Suudi Arabistan haberleri ile son dönemde adeta yoyo tarzı bir hareket izleyen Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün %4 yükselişle 76 dolar seviyesine gelirken, petrol için herhangi bir heyecan taşımadığımızı da hazır yeri gelmişken not edelim.
- 11 Mart tarihli bültenimizde, altın henüz 2,180 dolar seviyelerinde işlem görürken, ilk nazarda 2,550 dolar seviyesini hedefleyerek ilerleyen dönemlerde ise 2,700 ve nihayetinde 3bin dolar seviyesinin radar menziline gireceğini belirtmiştik. Bu görüşümüzün arkasında ise doların dominansının küresel arenada her geçen gün azalması, doların adeta 'silah' olarak kullanılmasından yaşanan rahatsızlık hatta her 100 günde bir kabaca 1 trilyon dolar artan ABD Hazinesinin borcunun sürdürülemez olarak görülmesi nedeniyle başta merkez bankaları, devamında ise yatırımcılar, fiat para sisteminde doların yerini alacak başka bir 'babayiğitin' bulamayınca, altının herkesin gözünde başka bir 'parladığının' altını çizmiştik.
- Bu görüşümüzün arkasında durmaya devam ederken, geçen aylarda altından sonra gözümüzü gümüşe hatta Bitcoin'e de çevirdiğimizi kıymetli okurlarımız hatırlayacaktır. Hatta, gümüşü "haydi gümüş haydi gümüş haydi, tam zamanı tam zamanı şimdi" diyerek maneştimize taşıyarak gerekli tezahüratı da yapmak suretiyle okurlarımızın dikkatini çekmeye çalışmıştık. Altına göre çok daha büyük bir potansiyel taşıyan gümüşün haftayı önemsediğimiz teknik seviyenin üzerinde kapatmasını ardından adeta 'metalik' bir patlama kaydederek dün ilk hedef seviyemiz olan 35 doları test etti. Gümüş cephesinde mevcut seviyelerden bir miktar kâr satışları görebileceğimizi göz ardı etmesek de, kıymetli madenlerde var olan uzun pozisyonlarımızı korumaya devam edeceğiz. Altında, yukarıda da belirttiğim üzere 3bin dolar, gümüşte için ilk hedef seviyemizin gerçekleşmesi ardından orta vadede 50 dolar seviyesini hedeflemeye devam edeceğiz. Takip ettiğimiz bir diğer enstrüman olan Bitcoin ise 'kapıyı' çalsa da henüz kapıyı tam istediğimiz ölçüde 'kıramadı'. Bitcoin'i de takip etmeye devam ediyoruz.
- Gerek onsun gerekse de USDTRY kurunun yukarı yönlü hareketi ile uzun bir süredir dile getirdiğimiz üzere altın ve gümüşün gram bazlı TL fiyatı her yeni gün yeni zirvelere yelken açmaya devam ederken, dün sırası ile 3,020 ve 38,40 seviyeleri test edilerek rekor seviyeler bir kademe daha yukarıya taşındı. Kıymetli madenler bizi şaşırtmamaya devam ederken, döviz, faiz ve CDS üçlüsü son dönemde sıklıkla olduğu üzere dün de yatay bir eğilim kaydetti. USDTRY kuru sınırlı bir değişimle günü 34,25 seviyesinden tamamlarken, 5 yıllık Türkiye CDS primi 270 baz puanda civarında, 2 yıl vadeli gösterge tahvil faizi ise %42,80 seviyesinde salınmaya devam etti.
- Enflasyonda beklenen hızlı iyileşme Eylül ayı verileri ile gerçekleşmeyince, otoritenin dolar kurundaki değer kaybını son dönemde yavaşlatmış olduğunu not etmemiz gerekiyor. Kurun yavaşlaması, ithal malları üzerinden enflasyon geçişkenliğini de azaltacaktır. Lâkin, enflasyonla mücadelede tüm yükün TCMB'nin omuzlarına yüklenmesini de haksızlık olarak görüyoruz. Kamu küçülmeden ve toplumsal olarak enflasyonun düşeceği yönünde elbirliği ile konsensus sağlanmadan işimiz biraz zor görünüyor. Dolar kurundaki değer kaybını yavaşlatırken de, yanlış bir intiba vermeyip bunu piyasaya döviz satarak değil, döviz alma hızını yavaşlatarak yaptığını, döviz rezervlerinin de hâlen daha olumlu etkilendiğini not edelim. Bu minvalde, TCMB'nin analitik bilançosuna göre, son veriler swap ve kamu dövizleri hariç net rezervlerin +32,7 milyar dolar seviyesine yükseldiğini gösteriyor. Sene sonu manşet rakamın -45 milyar dolar olduğu düşünülürse, epeyce bir yol alındığını not edelim! Öte yandan, yukarıda da belirttiğim üzere, EUR ve GBP paritelerinin yönünü aşağıya çevirmesi ile EURTRY kuru 37 seviyesinin hemen altına gelirken, GBPTRY kuru ise 44,40 seviyelerinde işlem görüyor. Ezcümle, TL'nin sepet bazında da değerlendiğini not edelim.
- Dün Türk mali piyasaları sakin bir seyir izlerken, MHP Lideri Bahçeli'nin dile getirdiği yeni "açılım" süreci hisse senetlerinde günlerdir devam eden satıcılı seyri durdurdu. Haber akışında tek bir kurumun yüklü alımları sonucu BİST100 endeksi günü %2,1 artışla tamamlarken, bankacılık endeksi ise %2,4 yükseliş kaydetti. Dünyada IMF'nin Küresel Ekonomik Görünüm raporu konuşulurken, Rusya Devlet Başkanı Putin Kazan'daki zirveden hemen önce Moskova'da düzenlenen BRICS Ekonomi Forumu'nda yaptığı konuşmada BRICS'in kapılarının yeni üyelere açık olduğu mesajını vermişti. Türkiye'nin de BRICS üyeliğine ilgisinin devam ettiğini okuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da zirvede, BRICS ile işbirliği konusunda Türkiye’nin kararlılığını yinelemesi, ekonomik ilişkilerini çeşitlendirmek için Doğu’nun yükselen güçleriyle yakın diyalog içinde olmak istediğini ifade etmesi bekleniyor. Zirve yarın sona erecek.
- Yeni gün başlangıcında, altın fiyatları rekor seviyelere ulaşırken, doların tekrar yükselmesi YEN üzerinde de baskı oluşturdu. Neredeyse beş hafta önce 139 seviyelerini test eden USDJPY paritesi, bu sabah 151 seviyesinin üzerine yükseldi, YEN değer kaybetti. Asya borsaları, yaklaşan ABD seçimleri ve FED'in faiz indirimleri konusundaki beklentiler risk iştahını olumsuz etkilerken, ABD Hazine tahvil getirileri ve dolar yükselişini sürdürdü. Asya piyasalarının gösterge endeksi Nikkei, YEN'e rağmen hafifçe gerilerken, Çin ve Hong Kong borsaları hükümet desteği beklentileriyle yükseliş isteklerini korudu. ABD seçimlerinde Trump’ın yükselen şansı, yatırımcılar arasında belirsizliği artırırken, bu durum piyasalarda volatilite beklentilerini de yükseltti. Mali piyasaların gündeminde bugün Türkiye cephesinde tüketici güven endeksi, ABD'de ise ikinci el konut satışları takip edilebilir. Yarın ise dünyada PMI günü olduğunu not edelim.











