- Türkiye cephesinde hisse senetlerinde son dönemlerde var olan limoni havanın döviz piyasasına da sirayet etmeye başladığını görüyoruz! Sene başından bu yana hisse senetlerine küskün olan yabancı, 1,65 milyar dolar hisse senetlerinden satış yaparak uzaklaşırken, devlet iç borçlanma senetlerine ise tam aksine 11 milyar dolar giriş yaptığını hatırlatalım. TL'nin reel anlamda değerleneceği yönünde otoritenin çizdiği yolda Türk Lirası döviz karşısında enflasyondan daha az bir atış kaydederken, beraberinde carry trade heyecanı ile yatırımcısına getiri sağlamıştı.
- Bu eğilime bizler de Mayıs ayı başında işaret ederek "Türk Lirası 'sahalara' geri dönüyor" manşeti ile görüşümüzü bültenimize taşımız, Eylül ayına kadar da mevcut eğilimin devam edeceğini savunmuştuk. Nitekim, son haftalarda Türk Lirasının gerek dolar, gerekse de (%50USDTRY + %50EURTRY)'den oluşan kur sepetine göre sergilediği performans, görüşümüzün haklı çıkmasına neden oldu. Kara Pazartesi olarak adlandırılan YEN ve FED kaynaklı endişeler sonrasında baş gösteren panik satışları ile birlikte Türk Lirası'nın da yakaladığı ılımlı ritmi kaybettiğini ve artık her gün kurun enflasyon kadar yükseldiğini görüyoruz. Sayıların dili ile konuşursak, Ağustos ayının ilk 20 gününde sepet kurda yükseliş %3,7 , USDTRY kurunda ise %2,2 olarak gerçekleşti. Benzer dönemde TL'nin net carry getirisinin ise yaklaşık %2,5 civarında olduğunu hesaplıyoruz.
- Başta dolar sistemine yönelik endişeler, ABD Hazinesinin her yüz günde bir artan ve trilyonlarla ifade edilen korkutucu borcu, gerekse de devam eden jeopolitik riskler derken merkez bankalarının da rezerv para olarak portföylerinde yer alan doların payını azalttığı bir ortamda, altını favori yatırım aracı olarak gördüğümü okurlarımız pekâlâ biliyorlar. Acaba son haftalarda Türk Lirasında yaşanan satıcılı seyirde altının da payı var mı? Şöyle ki, Türk insanın (yatırımcısının) ruhuna hitap eden (geleneksel bir eğilim) ve finansal olarak bir yatırım aracı olan altın nihayetinde dolar ile kote ediliyor (XAUUSD) ve altın almak isteyen yatırımcı aslında döviz alıyor; satan da altın ithal ediyor! Altın etkisinin de son haftalarda artan talep ile USDTRY kuru üzerinde de baskı kurduğunu çok açık bir şekilde söyleyebiliriz.
- Döviz kurunda başlayan huzursuz seyir devam ederken, TCMB'nin dün sonuçlanan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında beklenildiği üzere politika faizi %50 seviyesinden sabit tutuldu. TCMB şahin duruşunu korumaya devam ederken, politika metninde enflasyon görünümde bozulma olması durumunda gerekirse sıkılaştırma yapılacağı belirtti. Son günlerde faiz indirimi yönünde yükselen seslere karşı herhangi bir sinyal vermekten imtina ettiği de not etmek gerekiyor. Reel sektörde baş gösteren sorunlar nedeniyle TCMB'nin yılın son aylarında bebek adımları ile de olsa faiz indirimini değerlendireceğini düşünmeye devam ediyoruz. Türk mali piyasalarında yukarıda da söz ettiğim üzere hisse senetlerinde var olan limoni havaya döviz kuru da eklenirken, dünyada doların tabana yaygın olarak değer kaybettiği bir ortamda, Türk Lirası, döviz sepeti karşısında dün %0,5 değer yitirdi. Borsa İstanbul dün yine satış eğilimine boyun eğerek günü psikolojik 10bin seviyesinin altında ve günü %0,7 düşüşle tamamladı. CDS risk primi 270 baz puan seviyesinin altında kalmaya devam ederken, 2 yıl vadeli gösterge bileşik faiz de %42,3 seviyelerinde yatay salınmaya devam etti.
- Bu sabah itibariyle, vadeli faiz kontratları, 18 Eylül olağan FED faiz toplantısına yönelik 25 baz puan faizi indirimine %67 ihtimal tanınırken, yılın son üç toplantısına yönelik beklenti ise 100 baz puan olarak geçerliliğini koruyor (7 Kasım 25 baz puan, 18 Aralık 50 baz puan). Piyasaların kılavuzu konumunda ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi %3,80 seviyesine gerilerken, doların piyasa kuru olan DXY, para birimleri sepetine karşı senenin en düşük seviyesine geriledi. EURUSD paritesi 1,1130 ile yılın en yüksek seviyesine yükselirken, GBPUSD paritesi son 1,3030 ile 13 ayın zirvesinde yer alıyor. Kraliyet aslanında yukarıda 1,3140 ; EUR'da ise 1,1270 seviyesinin önem arz ettiğini bir kez daha hatırlatalım. Doların zemin kaybetmesine paralel, altının ons fiyatı dün 2,531 dolar seviyesine kadar yükselerek tüm zamanların yeni zirvesini test etti. 11 Mart tarihinde altının ons fiyatı 2,180 dolar seviyelerinde salınırken hedeflediğimiz 2,550 dolar seviyesinin artık teknik mânâda kıyısındayız. Akabinde ise 2,700 dolar seviyesini konuşmaya başlayacağız. Ons altının rekor kırmasına eşlik eden USDTRY kuruna paralel altının gram fiyatı bu sabah 2,745 TL seviyesine yükselerek rekorun bir adım daha kuzeye taşıdı.
- Artık gözler yarın başlayacak Jackson Hole toplantısına çevrildi. FED'in de faiz indirim kervanına katılacağı beklentisi ile doların zayıf seyri ana tema olarak devam ediyor. Dün akşam ABD borsaları geceyi hafif de olsa düşüşle tamamladı. Bu sabah satıcılı hava Asya borsalarına da sirayet etti. YEN'in değer kazanması ile gösterge endeks Tokyo borsası %0,4 aşağıda işlem görürken, diğer bölge borsalarında satış baskısı sert olmasa da, genele yayılan kırmızı renk gözlerden kaçmadı. Günün veri takviminde, gece geç saatlerde açıklanacak FED'in son toplantı tutanaklarının önemli bir yeri tutacağını düşünüyoruz. Ayrıca, ABD istihdam verilerine yönelik revize veri de büyük bir dikkatle takip edilecektir. Revizyon 1 milyona yaklaşırsa (önceden tahmin edilenden daha az iş yaratılırsa), ABD işgücü piyasasına ilişkin yeniden endişelerin ortaya çıkması, piyasalarda dalgalanmaya neden olabilir. Hatırlanacağı üzere, ay başında zayıf açıklanan istihdam raporu, dünyanın en büyük ekonomisinin sert iniş riski konusunda piyasada stres yaratmıştı!











