<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Sağlık Haberleri</title>
         <link>https://www.ekonomikibris.com/saglik-haberleri/</link>
         <description>Kıbrıs sağlık sektörü, Kıbrıs hastaneleri, Kıbrıs dişçileri, Kıbrıs doktorları, Kıbrıs muayene, Kıbrıs tedavi, Kıbrıs doktor, Kıbrıs eczane haberleri burada..</description><item>
			<title><![CDATA[Yeni eğitim ve öğretim yılında da maske zorunlu oldu !]]></title>
			<description><![CDATA[KKTC Sağlık Bakanlığı, yeni eğitim ve öğretim yılı için alınan kararları açıkladı. Detaylar Ekonomi Kıbrıs'ta...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2022-2023 Yeni eğitim ve öğretim yılı için geri sayım başladı. Yeni dönem, ilkokullarda 13 Eylül Salı günü, orta dereceli okullarda ise 14 Eylül Çarşamba günü başlayacak.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 2022-2023 yeni eğitim ve öğretim yılı için uygulanacak kuralları açıkladı.

Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından alınan kararlara göre; tüm okul çalışanlarının sınıflarda ve diğer tüm kapalı alanlarda maske takmaları zorunlu. Okul otobüslerinde öğrenci, şoför ve gözetmenlerin de maske takmaları zorunlu.

6 yaş ve üzeri çocuklarda maske zorunlu

Sınıflarda ve okullardaki tüm kapalı alanlarda 6 yaş ve üzeri öğrencilerin maske takmaları zorunlu hale getirildi. 4-6 yaş arası öğrencilerin ise sınıf içerisinde ve kapalı alanlarda maske takması zorunlu değil ancak ilgili komite tarafından takılması öneriliyor.

Testler

Sağlık Bakanlığı tarama programı oluşturarak okullarda tarama testi yapacak. Sınıf öğretmenleri sınıf girişlerinde öğrencilere semptom sorgulayarak ateş, öksürük, boğaz ağrısı gibi semptomu olan öğrenciler test yapmak amacı ile gönderilecek.

 

 

 


EKONOMİ KIBRIS

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2022/09/yeni-egitim-ve-ogretim-yilinda-da-maske-zorunlu-oldu-5976.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2022/09/yeni-egitim-ve-ogretim-yilinda-da-maske-zorunlu-oldu-5976.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2022/09/yeni-egitim-ve-ogretim-yilinda-da-maske-zorunlu-oldu-5976-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2022/09/yeni-egitim-ve-ogretim-yilinda-da-maske-zorunlu-oldu-5976.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/yeni-egitim-ve-ogretim-yilinda-da-maske-zorunlu-oldu/38635/</link>
			<pubDate>Mon, 05 Sep 2022 15:27:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sigarayı bırakmada “DEDİ” yöntemi!]]></title>
			<description><![CDATA[Sigara kullanımının Covid-19 hastalığının şiddetini artırdığını belirten uzmanlar, özellikle sigarayı bırakmada bu dönemin bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanlar, sigarayı bırakmanın adım adım uygulanacak aşamalarla mümkün olacağına dikkat çekerek ‘DEDİ’ yöntemine vurgu yapıyor. 

Dünya Sağlık Örgütü’ne üye ülkeler tarafından 31 Mayıs, Dünya Tütüne Hayır Günü, Dünya Sigarasız Günü, Dünya Tütünsüz Günü veya Dünya Sigarayı Bırakma Günü olarak anılıyor. 1987 yılından bu yana tüm dünyada kutlanan bu günde sigara kullanıcılarının 24 saat süreyle sigarayı bırakmaları teşvik ediliyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Onur Noyan, Covid-19 salgınıyla mücadelenin devam ettiği bugünlerde özellikle sigara kullanımının artabileceğine dikkat çekti.

Sigara, hastalığın şiddetini artırıyor

Salgın dönemlerinde olumsuz duyguların bağımlılık davranışlarını arttırdığının çalışmalarda ortaya çıktığını belirten Doç. Dr. Onur Noyan, “Sigaranın Koronavirüse ilişkin zararlarının çok fazla olduğunu hatırlatmakta yarar var. Sigara solunum yollarındaki bağışıklığı etkileyerek virüsün daha kolay ve daha fazla tutunmasına sebep olarak hastalığın daha şiddetli yaşanmasına sebep oluyor. Salgın dönemleri sigarayı bırakmak için iyi zamanlardır” dedi.

Sigarayı bırakmak için neler yapılmalı? 

Sigarayı bırakmak isteyen kişilere tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Onur Noyan, “Sigara bırakma kliniklerine müracaat ederek, sigara bağımlılığınızın şiddetine göre hekiminizin tarafından önerilen tedavilere (ilaç, nikotin bandı, nikotin sakızı) uymanız çok önemli. Bu dönemde sigara bırakma polikliniklerine ulaşmak çok kolay olmayabilir. Bu sebeple sağlık kuruluşlarına gitmeden evde neler yapılacağına odaklanmak gerekli. İlk adım sigara farkındalığı oluşturmak olmalı. Bazı akıllı telefon uygulamaları ya da bir deftere not etmek kaydıyla gün içerisinde içilen tüm sigaralar, saat, yer, eşlik eden duygu gibi parametreler olmak üzere kayıt altına alınmalı” tavsiyesinde bulundu.

Sigarayı bırakmanın aşamaları

Doç. Dr. Onur Noyan, evde adım adım uygulanacak aşamaları şöyle sıraladı:


	Hazırlık ve Plan yapma evresi: Neden bırakmak istediğinizi, bırakmanın avantajlarını not edin. Zor bir sürecin sizi beklediğini, sigarayı bırakmanın olumlu etkileri sonradan göreceğinizi unutmayın. Geçmiş bırakma deneyimlerinden ders çıkartmak, sigarasız yeni hayat planı yapmak başlangıç için çok önemli.
	Destek isteme: Aile bireyleri ve arkadaşlarınıza bırakma planınız ile ilgili bilgi verin. Sizi dinleyen,  anladığını düşündüğünüz, sigara içmeyen kişilerle daha fazla görüşün. Yanınızda sigara içilmesine asla izin vermeyin.
	Tetikleyicilerden kaçınma: Çakmak, kül tablası, sigara paketi gibi sigarayı çağrıştıran hatırlatıcıları uzaklaştırmak çok önemlidir. Sigarayı hatırlatan rutinlerinizi değiştirmek (yemek sonrası, çay/kahve ile birlikte, alkol kullanımı, molalar) diğer önemli bir adım. Stres, olumsuz duygular ve can sıkıntısı ile baş etme yöntemleri geliştirmek sigara içme isteğinizin daha az ortaya çıkmasını sağlayacaktır.
	İsteği kabullenme: Sigarayı bırakmanın ilk günlerinde nikotin yoksunluğu ile birlikte istek çok yoğun olabilir. Ama istek bir süre sonra geçecektir. Bu dönemde isteğin geleceğini, bir süre sonra gideceğini, belki de uzun bir süre devam edeceğini unutmayın. Bu dönemde istekle birlikte yaşamayı öğrenmek çok önemlidir. DEDİ yöntemini uygulayın. (Dikkat dağıtma, Erteleme, Derin nefes alma, başka bir İşe odaklanma)
	Riskli durumlara karşı önlem almak: Bu aşamada yaratıcı olmak gerekiyor. Her türlü riskli durumu önceden belirlemek ve önceden önlem almak gerekiyor. Ne kadar yaratıcı olursanız o kadar kolay geçecektir. Yemek sonrası hemen diş fırçalamak, naneli sakız kullanmak, bol su içmek, arabayı sigarasız yer olarak belirlemek. Yapılacaklar listesi hazırlamak, hareket etmek, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmeye odaklanmak, meditasyon/yoga yapmak, kitap müzik dinlemeye odaklanmak.
	Kaçamak: Diyelim ki dayanamadınız ve sigara içtiniz. Hiç moral bozmadan, kendinizi eleştirmeden sigara bırakma planınıza kaldığınız yerden devam edin. Kendinize neden bırakmak istediğinizi tekrar hatırlatın. Bu arada çevrenizdeki sigara içen yakınlarınıza sigarayı bırakmayı önerin.


 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/06/sigarayi-birakmada-dedi-yontemi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/06/sigarayi-birakmada-dedi-yontemi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/06/sigarayi-birakmada-dedi-yontemi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/06/sigarayi-birakmada-dedi-yontemi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/sigarayi-birakmada-dedi-yontemi/29837/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 11:22:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Pandemi sürecinde Deniz mi Havuz mu?..]]></title>
			<description><![CDATA[Yaz aylarının yaklaşmasıyla beraber pandemi sürecinde tatil planı yapan vatandaşlar corona  virüsü açısından en risksiz seçenekleri araştırıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Tutku Taşkınoğlu, corona virüsünün sudan bulaştığına dair bir kanıt olmamasına rağmen, enfekte olmuş bir kişinin havuz veya deniz kullanımı sırasında damlacıklarının suya düşmesi sonucu bulaşma riskinin olabileceğini kaydetti.

Dr. Taşkınoğlu, virüs tehlikesinin bitmediğini belirterek, havuz ya da denize girmek için acele edilmemesi gerektiğini belirtti. Havuzda veya denizde bir virüs taşıyıcısı varsa, özellikle havuzda mesafeyi mutlak sağlamak gerektiğini ifade eden Dr. Taşkınoğlu, şunları söyledi:

“Kimseyle 2 ya da 3 metreden daha fazla yakınlaşmayacağınızı bilerek denize ya da havuza girebilirsiniz. Hasta ve ölüm sayısı azaldı; ancak virüsün tehlikesi henüz bitmedi. Aslında havuz hijyen açısından daha iyi bile olabilir. Çünkü içerisinde klor var ve klorun virüsleri öldürme ihtimali daha yüksek.

Deniz tuzlu su olduğu için öldüreceğini zannediyoruz; ama bazen biz çok zorda kalırsak, tuzlu suyu virüsleri taşıma besiyeri olarak kullanıyoruz. O yüzden denizdeki tuzlu su virüsü öldüremeyebilir, varlığını sürdürmesine sebep olabilir. ‘Denizde virüs ölecek, havuzda virüs ölmeyecek’ diye bir şey söylememiz mümkün değil.

Ancak denizin şöyle bir avantajı olabilir. Deniz sizin çok daha kolay mesafe almanızı sağlayabilir. Ama deniz tuzlu olduğu için avantaj olabileceğini ben düşünmüyorum. Eğer çok istiyorsanız, havuz ilk temizlendiği anda ve boş olduğu zamanda tek başına girmeniz daha sağlıklı olacaktır.”

Sivrisinek Koronavirüs bulaştırmaz

Dr. Taşkınoğlu, ayrıca corona virüsünün sivrisinek ısırığıyla bulaşmadığını kaydederek, “Virüsün böyle bir bulaşma yolu yok. Çünkü bu virüs viremi yapmıyor. Yani sivrisinek sizin kanınızı emip, kanınızı götürüp başka bir kişiye ya da yere enjekte ettiğinde bulaşmıyor.

Corona virüsünün kan yoluyla bulaşı yok. PCR testini burun ya da ağız sürüntüsünden yapıyoruz; çünkü virüsü en iyi orada yakalıyoruz. Dışkıda da yakalıyoruz. Ama bu virüsü kanda yakalayamıyoruz. Yakalama oranımız çok düşük, ‘yakalayamıyoruz’ kabul ettiğimiz kadar düşük. Kanda tespit edemediğimiz bir virüsü de sivrisinek bulaştıramaz” diye konuştu. 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/05/pandemi-surecinde-deniz-mi-havuz-mu_1.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/05/pandemi-surecinde-deniz-mi-havuz-mu_1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/05/pandemi-surecinde-deniz-mi-havuz-mu_t_1.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/05/pandemi-surecinde-deniz-mi-havuz-mu_1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/pandemi-surecinde-deniz-mi-havuz-mu/29602/</link>
			<pubDate>Fri, 08 May 2020 12:38:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Covid-19'a karşı yeni araştırmalara start verildi!]]></title>
			<description><![CDATA[Bilim dünyası, yeni koronavirüse karşı koruyucu ve tedavi edici yöntemler geliştirmek üzere hızla çalışıyor. Ülkemizi de ciddi anlamda etkileyen virüse karşı Türk bilim insanları da araştırma çalışmalarına başladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Acıbadem sağlık Grubu, Acıbadem Üniversitesi'nin desteğiyle Covid-19 ile ilgili yeni araştırmalarını; Sağlık Bakanlığı TÜBİTAK ve TUSEB'e ileterek, büyük bir hızla başlattı.

Tüm dünya, koronavirüse karşı mücadele ediyor. Hızla yayılımı ve bulaşma sonrası yarattığı hayati risklerle dünyanın gündemine oturan yeni koronavirüsten koruyacak aşı ve hastaların tedavisine yönelik henüz etkin yöntemler bulunmuyor. Bu yönüyle bilim dünyasının odağı, virüse karşı koruyacak ve tedavi edecek yeni yöntemlerin geliştirilmesi oldu. Dolayısıyla binlerce kişinin hayatını kurtaracak gerek aşı, gerekse tedavi yöntemlerine yönelik yeni araştırmalar büyük bir hızla yapılıyor. Ülkemizi de etki alanına alan yeni koronavirüse karşı, Acıbadem Sağlık Grubu, Acıbadem Üniversitesi ile işbirliği yaptı. Covid-19'a karşı farklı konulardaki yeni araştırmalarını; Sağlık Bakanlığı, TÜBİTAK ve TUSEB'e ileterek büyük bir hızla başladı.

Bu alanda yapılacak araştırmalarda; ülkemizdeki tüm sağlık ve bilim kuruluşlarının devam eden işbirliği ve desteğinin çok önemli olduğu belirtilirken ayrıca ülkemizde bu tip araştırmaların yapabilmesi için biyoteknolojik alt yapı, yetişmiş insan gücü ve çok yetkin sağlık çalışanları bulunduğuna dikkat çekiliyor.

6 farklı konuda araştırma yapılıyor

Acıbadem Sağlık Grubu'nda başlayan araştırma projeleri; koruyucu yöntemlerin başında gelen aşı geliştirmenin yanı sıra farklı tedavi yöntemlerine yönelik çalışmaları da içeriyor. Araştırmalar kapsamında; hastalık bulaşmadan önce sağlıklı kişilerde virüse karşı bağışıklığı sağlayacak aşı geliştirilme çalışmalarına başlandı.

Tedavi edici yöntemlere yönelik araştırmalar arasında yer alan Virüse Spesifik Gamma Globulin, İnterleukin-6 Blokörü, Virüs Spesifik T Lenfosit, Virüse Spesifik Bağışıklık Hücreleri, ağır akciğer hasarında mezenşimal kök hücreleriyle tedavi konuları yer alıyor. Araştırma sonuçlarının çok kısa sürede ürüne dönüştürülerek, Covid-19 tedavisinde kullanılması hedefleniyor.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/covid-19-a-karsi-yeni-arastirmalara-start-verildi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/covid-19-a-karsi-yeni-arastirmalara-start-verildi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/covid-19-a-karsi-yeni-arastirmalara-start-verildi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/covid-19-a-karsi-yeni-arastirmalara-start-verildi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/covid-19-a-karsi-yeni-arastirmalara-start-verildi/29073/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 16:04:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bilim Kurulu Üyesi:Tedbirler iyi olmak kaydıyla haziran başında rahatlama olabilir! İşte detaylar...]]></title>
			<description><![CDATA[Hacettepe Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, virüsün Türkiye’ye diğer ülkelere göre daha geç geldiğini, bundan dolayı çok önemli zaman kazanıldığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Koronavirüs'e karşı mücadelede en önemli önlemlerden birisinin elleri sık yıkamak olduğunu vurgulayan Ünal, "Ellerinizi sık sık yıkayın, olmuyorsa el dezenfektanı kullanın, olmuyorsa kolonyayla temizleyin. Kalabalık yerlere girmeyin, aranıza mesafe koyun. Bulaşma zinciri en net nasıl kırılır? Bir araya gelmemekle, evden çıkmamakla, sonra elini temizlemekle. Çünkü eline bulaşsa bile hemen yıkarsan buradan kırdın zinciri" diye konuştu..

'EVDE KAL' UYARISI

Virüsün yayılmasını engellemek için vatandaşlardan zorunlu olmadıkça evden dışarı çıkmamalarını isteyen Ünal, "Evden dışarıya çıkıyorsan ondan sonra getirdiğin paketi istediğin kadar sabunla yıka. İşte yaşlılarımıza yasak getirildi. Niye getirildi? 'Yaşlıları sevmediğimizden', 'dışarıda dolaşmasın' diye değil, onların canını korumak için getirildi. Çünkü çok net, hangi ülkeye bakarsanız bakın 65 yaştan sonra ölüm oranları artıyor. Bütün ciddi enfeksiyonlarda böyledir bu zaten" dedi. Ünal, evden çıkmak zorunda olanların ise sık sık sabunla ellerini yıkamasını ve sosyal mesafeye uymalarını istedi.

'EVDEN ÇIKMAYACAKSIN’

Koronavirüs'e karşı mücadelede bütün ülkelerin vaka sayısının hızla artarak tıbbi kapasitenin üstüne çıkmasını engellemek için çalıştıklarını anlatan Ünal, şöyle konuştu:

"Diyelim 100 birim kapasiteniz var, 99 hasta geldiği sürece işler iyi, ama 101 hasta gelirse, 200 hasta gelirse… İtalya’da, İspanya’da olan bu. Hasta birden gelince sağlık kapasitesini aştı, çamaşırhanelere çekip hasta yatırdılar. Bütün derdimiz ilk etapta artıştaki bu dikliği kırmak. İnşallah kapasitemizi aşmayan yerde dönecek ki biz herkese gerektiği gibi hizmet verelim. Bunu engellemenin yolu ne? Yeni vaka olmayacak. Yeni vaka nasıl olmayacak? Evden çıkmayacaksın. Çıkmak zorunda kalırsan da elini her zaman yıkamak, gerekirse maskeni takmak."

'HAZİRAN BAŞINDA RAHATLAMA OLACAĞINI UMUYORUM'

Ünal, verilerden yola çıkarak vaka sayısında tepe noktasına ne zaman ulaşılacağına yönelik bilimsel hesaplamalar yapılabildiğini, ancak bunların hepsinin yine tahminlerden ibaret olduğunu kaydetti. Ünal, virüs tehlikesinin ne zaman ortadan kalkacağına ilişkin kendi tahminini ise şöyle açıkladı:

"Vatandaşlarımız her şeye çok riayet ederse, evden çıkmazsa, ellerini yıkarsa, esas destek orada, kilit nokta orası, yani bu benim kişisel tahminim böyle giderse yaz ayları civarında, yaz aylarına gelirken bir rahatlama olacağını umuyorum. Tabi kalbimin bir köşesi böyle olsun istiyor ama mümkün olduğu kadar sıyrılıp baktığım zaman tedbirler çok iyi olmak kaydıyla inşallah Haziran başına falan bir rahatlama olacağını umuyorum."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/bilim-kurulu-uyesi-tedbirler-iyi-olmak-kaydiyla-haziran-basinda-rahatlama-olabilir-iste-detaylar.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/bilim-kurulu-uyesi-tedbirler-iyi-olmak-kaydiyla-haziran-basinda-rahatlama-olabilir-iste-detaylar.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/bilim-kurulu-uyesi-tedbirler-iyi-olmak-kaydiyla-haziran-basinda-rahatlama-olabilir-iste-detaylar_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/bilim-kurulu-uyesi-tedbirler-iyi-olmak-kaydiyla-haziran-basinda-rahatlama-olabilir-iste-detaylar.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/bilim-kurulu-uyesi-tedbirler-iyi-olmak-kaydiyla-haziran-basinda-rahatlama-olabilir-iste-detaylar/29064/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 12:55:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Solunum Hastaları, Korona Virüsüne Karşı Ekstra Önlemler Almalı.]]></title>
			<description><![CDATA[Tüm dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan koronavirüs pandemisine karşı uzmanlar solunum hastalarını özellikle uyarıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Koronavirüs hastalığında (COVİD-19) yaş ile birlikte ölüm riskinin arttığına ve KOAH’ın özellikle 40 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 10’unda görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Nurhayat Yıldırım “KOAH hastaları, tedavilerini düzenli uygulamalı ve doktorlarının önermediği hiçbir ilacı kullanmamalılar.” dedi

Akciğer hastalığına neden olabilen ve tedavi edilmediğinde ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu gibi hastalıklara yol açabilen Korona virüsü, KOAH hastaları için de tehdit oluşturuyor. Tüm dünyada kalp damar hastalıkları ve inmelerden sonra üçüncü en sık ölüm nedeni olan KOAH, özellikle 40 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 10’unda görülüyor.KOAH hastalarının risk altında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Nurhayat Yıldırım; “Hastalarımız Sağlık Bakanlığı’nın, yazılı ve görsel basında bilgi aktaran Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Bilim İnsanlarının, Türk Tabipler Birliği Öğretim Üyelerinin önerileri doğrultusunda hijyen kurallarına uymalıdır.” dedi.

Hiçbir hastanın kesinlikle sokağa çıkmaması gerektiğinin altını çizen Yıldırım şu önerilerde bulundu; “KOAH hastalarının kendilerini izole etmeleri çok önemli. Misafir kabul etmemeleri gerekiyor. Eğer çevrelerinde ateşli, öksüren erişkin ya da çocuk varsa onlardan uzak kalmalılar.” dedi. KOAH tedavisinde hastaların ilaçlarını düzenli almalarının önemini belirten Nurhayat Yıldırım; “Hastalar doktorlarının önerisi olmayan antibiyotik dahil herhangi bir ilacı kesinlikle kullanmamalılar. İlaçlar birbirleri ile etkileşime girebileceğinden hastaların sağlığı için risk oluşturabilir. Oksijen tedavisi alan hastaların bu tedaviyi tüm gece olmak üzere günde en az 15 saat uygulaması gerekiyor. Beslenmeye dikkat edilmesi ve doktorlarının önerisi doğrultusunda alınan sıvının aynı şekilde devam etmesi çok önemli.” diye sözlerini sürdürdü.

“Maske takmak ve el yıkamak çok önemli”

Prof. Dr. Nurhayat Yıldırım; viral ve bakteriyel enfeksiyonların artması ile beraber KOAH hastalarının hayatını tehdit eden alevlenmelerin çoğaldığını ve bu dönemde hastaların paniğe kapılmadan kendi doktorlarını ya da 184 hattını aramaları gerektiğini belirtiyor. Hijyenin çok önemli olduğunun altını çizen Yıldırım; “Hastalar, öksürükleri artarsa mutlaka maske takmalılar ve maskeyi 3-4 saatte bir değiştirerek ağzı bağlı ayrı bir torba ile çöpe atmalılar. Evi düzenli olarak havalandırılmalılar. El hijyeni büyük önem taşıyor. Su ve sabunla yıkama imkanı olmadığı durumlarda eller %60-70 alkol içeren materyallerle temizlenebilir. Dışarıdan eve dönüldüğünde de kıyafetler mutlaka değiştirilip, yıkanmalı.” dedi.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/solunum-hastalari-korona-virusune-karsi-ekstra-onlemler-almali.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/solunum-hastalari-korona-virusune-karsi-ekstra-onlemler-almali.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/solunum-hastalari-korona-virusune-karsi-ekstra-onlemler-almali_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/solunum-hastalari-korona-virusune-karsi-ekstra-onlemler-almali.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/solunum-hastalari-korona-virusune-karsi-ekstra-onlemler-almali/29063/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 12:38:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Virüsün kaynağı yaşlılar değil!]]></title>
			<description><![CDATA[Bağışıklık sistemlerinin Koronavirüs’ten etkilenmeye daha çok müsait olması nedeniyle sosyal mesafe kuralına uymaları ve evlerinde kalmaları tavsiye edilen 65 yaş üzeri bireyler, bu süreçte psikolojik desteğe de ihtiyaç duyuyor.  ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sosyal medyada yaşlılar ile ilgili oluşturulan söylemlerin yanlış olduğunu ifade eden uzmanlar, evdeki yaşlı bireylerin ihtiyaçlarının yakınları tarafından karşılanmasını ve sürekli aranarak motivasyon konuşmaları yapılmasını öneriyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Sosyal Hizmetler Uzmanı Özgür Varan, Koronavirüs sürecinde evlerinden çıkamayan yaşlılara nasıl destek olunabileceği ile ilgili önemli tavsiyeler paylaştı.

Virüsün kaynağı yaşlılar değil

Bu süreçte ileri yaştaki bireylerin konuşmaya, duygularını ifade etmeye, onları dinleyen ve anlayan ilgili insanlara ihtiyaç duyduklarını söyleyen Sosyal Hizmetler Uzmanı Özgür Varan, “Bu görev yakınlarına düşüyor. Yaşlı bireyleri bilgilendirmek, dinlemek, duygularını anlatmalarına müsaade etmek daha doğru bir yaklaşım. Kaygıyı önlemenin en doğru yolu doğru bilgilendirmedir. Bugünlerde virüsü yaşlılar yayıyormuş, kaynağı onlarmış, onlar yakalandıklarında hemen ciddi bir durum oluşacakmış gibi bir durum oluştu. Bu söylemler onların zihinlerini fazlasıyla meşgul ediyor ve duygu dünyalarında yanlış yorumlamalar yapmalarına sebep olabiliyor. O yüzden neden evde durmaları gerektiği, neden bazı durumların risk oluşturduğu, aslında onların bulaştırmadığını ve bunun temel bir virüs olduğunu anlatmak gerekiyor” dedi.

Kaygılandırmadan bilgi sağlanmalı

Yaşlı bireylerin sosyal mecraları gençler kadar etkin ve etkili kullanamadıklarını ifade eden Varan, “Süreçle ilgili yeterli bilgiye sahip olma imkânları kısıtlı olabileceğinden dolayı yakınlarının özellikle alınacak önlemler ve mevcut durumla ilgili korku ve kaygıya mahal vermeden bilgilendirme yapması gerekiyor. Görüşmelerde sosyal izolasyon ve sosyal mesafenin önemi özellikle vurgulanmalı. Evlerine misafir kabul etmemeleri, çok acil bir durum olmadıkça evden dışarı çıkmamaları gerektiği söylenmeli. Bağışıklıklarını güçlü tutmaları, hijyenin ne kadar önemli olduğu açıklanmalı. Temel ihtiyaçları, alışveriş ve benzeri gibi dışarda halletmesi gereken durumlar için onlara destek olunabilir” dedi.

Motive edici konuşmalar yapılmalı

Varan yaşlı bireylerin sık sık aranmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Hastalık veya bu enfeksiyondan farklı konular hakkında konuşmak, mutlu günlerden bahsetmek, olumlu, pozitif konularla ilgili sohbetler etmek onları bu süreçte rahatlatacaktır. İlerleyen yaşlarından ötürü bu salgın hastalıkla ilgili daha endişeli ve kaygılı olabilirler. Bu konuda yakınlarına büyük iş düşüyor. Motive edici konuşmalar yapılması, görüntülü olarak da sık sık aranmaları, hal ve hatırlarının sorulması gibi eylemler onlara kendilerini daha iyi hissettirecektir. Bunun dışında evde vakit geçirmeleri için farklı uğraşlar da önerilebilir. Böylece evde oldukları sürede daha iyi vakit geçirmeleri sağlanabilir. Neler önerileceğine özelliklerine göre karar verebilir.”

Sosyal medyadaki söylemler yanlış

Sosyal medyada yaşlı bireylerin sokağa çıkma sınırlaması olmasına rağmen neden dışarı çıktıkları ve kuralları dinlemedikleri gibi söylemler oluştuğunu ifade eden Varan, “Toplumda yaşlılara karşı dışlayıcı, rencide edici ve korkutmaya yönelik nefret söylemleri oluşmaya başladı. Maruz kaldığımız virüs salgınının toplumda ayrışmaya değil, dayanışmaya sebep olması gerekiyor. Bu söylemler son derece yanlış çünkü ileri yaştaki kişiler bu süreci herkesin algıladığı gibi algılamıyor ve yaşamıyor olabilirler. Haber kaynaklarını etkin kullanamadıkları için de olan bitenin ciddiyetini tam fark edemiyorlar” dedi.

Varan sözlerine şöyle devam etti: “Ne kadar riskli bir ortam, neler yapılması gerekiyor, alınacak tedbirler nelerdir gibi önemli konular hakkında yeterli bilgiye sahip olamayabiliyorlar. Bu sebepten dışarı çıkıyorlar. Sonuç olarak onlar yaşları gereği daha hassas bir dönemden geçiyorlar. Yalnız kalma korkusu, ölüm kaygısı, ölüme karşı direnmek ya da mevcut alışkanlıklarını devam ettirme isteği de onların dışarı çıkmalarına sebep olabiliyor. Kaygıyla en temelde başa çıkma yöntemlerinden biri olan önemsememeyi, üstüne gitmeyi uygun görerek bu şekilde yenmeye çalışıyor da olabilirler. Öncelikle neden böyle davrandıklarıyla ilgili onları anlamamız gerekiyor.”

Yapıcı desteğe ihtiyaç duyuyorlar

Büyük kentlerde yaşayanların dışında Anadolu’da kırsalda, köylerde yaşayan ya da yakınları olmaya yaşlıların da olduğunu hatırlatan Varan, “Daha örgütsel çalışmalar yapılmalı.  Onlar için de devlet ve sivil toplum örgütlerinin yaşamlarını kolaylaştıracak, etkin ve çok yönlü tedbirler almaları, bilinçlendirmeler yapmaları gerekiyor. Sadece dışarı çıkma, dışarı çıkman riskli demek etkili bir yöntem olmuyor. Hepimiz gibi onlar da hassas bir ruh hali içindeler. Onlar birçok nedenden dolayı sıkıntılar ve kaygılar yaşıyorlar. Böyle davranışlar yerine kapsayıcı, anlayışlı, dinleyici ve doğru bilgilendirici bir duruş içerisinde olmak gerekiyor” dedi.

Pozitif aktiviteler önerilmeli

Varan, sosyal medyayı daha etkin kullanan, hayatın daha çok içinde olan genç kuşak bile evde olduğu bu süre içinde aktivite bulmakta çok zorlandığını söyleyerek sözlerini söyle sürdürdü: “Yaşlılar için bu durum daha da ciddi bir boyutta. O yüzden onlar yerine düşünülmeli, nelerden hoşlandıkları göz önüne alınmalı. Bulmaca çözmeyi seviyor olabilir, film izlemekten hoşlanıyor olabilir, okumayı sevenlere kitaplar önerilebilir, görme ve duyma ile ilgili problemleri olanlar için sesli kitap uygulamaları indirilebilir, radyo tiyatroları önerilebilir, el işi gibi çeşitli aktivitelere yönlendirilebilir. Bu süreçte birçok imkân ve koşullar onlar için sağlanabilir. ATM’lerden para çekmenin, bankalara gitmenin çok riskli olduğu söyleniyor. İlerleyen yaşlarından ötürü teknolojiyi genç kuşak kadar etkili kullanamayabiliyorlar. Onların yerine yakınları bu ihtiyaçları karşılamalı.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/virusun-kaynagi-yaslilar-degil.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/virusun-kaynagi-yaslilar-degil.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/virusun-kaynagi-yaslilar-degil_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/virusun-kaynagi-yaslilar-degil.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/virusun-kaynagi-yaslilar-degil/29038/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Mar 2020 14:44:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Açıkta satılan gıdalar virüs taşıyıcısı olabilir.]]></title>
			<description><![CDATA[İnsan vücudunun hastalıklarla savaşması için aktif bir bağışıklık sisteminin temel şartlarından biri de güvenli gıda tüketimi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kaynağı belirsiz gıdalardan uzak duran ve kişisel hijyenini en üst seviye çıkaran kişiler, kendini ve çevresini virüslerden koruyabilir. Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. U. Tansel Şireli, virüslerin bulaşmasını önlemek için temel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini söylüyor ve periyodik olarak denetime tabi olmayan ambalajsız gıdaların taşıyıcı olabileceği konusunda uyarıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yiyeceklerin hazırlanması sırasında dikkat edilmesi gereken hijyen uygulamalarını paylaşarak konunun önemine dikkat çekerken, uzmanlar, virüsün yayılımından korunmak için gıda güvenliği ile ilgili uyarılarda bulunuyor.

Ankara Üniversitesi Gıda Güvenliği Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. U. Tansel Şireli, hasta bireylerin temasıyla gelen güvenilir olmayan gıdaların taşıyıcı olabileceği konusunda uyarıyor. Şireli sözlerine şöyle devam ediyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün gıdalar için sunduğu önerilere mutlaka uyulması gerekiyor. Açıkta satılan peynir, süt, yoğurt, çiğ et, sebze ve meyveler ile diğer gıdalar için bulaşmayı önleyici temel hijyen tedbirleri uygulanmalıdır. Açıkta satılan ve sağım ve saklama koşulları belli olmayan sokak sütlerinden muhakkak uzak durulmalıdır. Sütler için özellikle ısıl işlem uygulanmış pastörize veya UHT sütler tercih edilmesi gerekiyor.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/acikta-satilan-gidalar-virus-tasiyicisi-olabilir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/acikta-satilan-gidalar-virus-tasiyicisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/acikta-satilan-gidalar-virus-tasiyicisi-olabilir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/acikta-satilan-gidalar-virus-tasiyicisi-olabilir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/acikta-satilan-gidalar-virus-tasiyicisi-olabilir/29014/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 16:30:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ruh Sağlığını Koronavirüs Salgınından Koruma Yolları.]]></title>
			<description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Uzmanı Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, Koronavirüs Salgını ile Mücadele Edilen Şu Günlerde, Bağışıklık Sistemi Kadar Ruh Sağlığını Korumak Gerektiğine de Dikkat Çekerek, Salgın Nedeniyle Oluşan Panik, Huzursuzluk ve Kaygı Durumunu Yenebilme Yöntemlerini Anlattı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü’nün “Uluslararası Kamu Sağlığı Acil Durum” ilan etmesine neden olan 2019-nCoV Akut Solunum Yolu Hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de birtakım önlemler alınmasına neden olmuştur.” diyen Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, virüsün hızla yayılma olasılığını önlemek adına alınan bu önlemlerin, gerek kamuda gerekse özelde birçok iş yerinin faaliyetlerine bir süreliğine ara vermek, sosyal izolasyon çağrıları ile halkın mümkün olduğunca evlerinde kalmaya özen göstermesini sağlamak yönünde olduğunu söyledi.  Alınmak zorunda kalınan bu önlemlerin toplumdaki panik ve korku havasını arttırdığına değinen Tuğçe Denizgil Evre, ülkemizde Covid-19 test sonucu pozitif olan vakalar yanında, karantina süreci devam eden birçok insanımız da bulunduğunu ifade etti.   

Tuğçe Denizgil Evre; “Bağışıklık Sistemimiz gibi Ruh Sağlığımızı da Dengede Tutmak Son Derece Önemli.”

Halkın virüs hakkında okuduklarından ya da izlediklerinden akılcı sonuçlar çıkarmaya çalışmasına rağmen etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirten Tuğçe Denizgil Evre, toplumu olumsuz etkileyen uzun soluklu olaylar karşısında beynin çalışma şekline ilişkin şu açıklamaları yaptı; “İçinde bulunduğumuz durumda, var olan tehlikeden kaçınmaya ve yaşamda kalmaya odaklı olan beynimiz bazı hormonlar salgılamaktadır.  Bu hormonların bir nevi bizi hayatta tutmaya çalışan yardımcı işlevleri var diyebiliriz.  Ancak salgın gibi uzun süreli ortamlarda hem bedenin hem de bilişsel işlevlerin olası bir tehdite karşı sürekli tetikte olması, bağışıklık sistemimiz yanında psikolojik sağlığımızı da olumsuz yönde etkileyebilmektedir.  Bu tip dönemlerde ruhsal anlamda denge içinde kalabilmek tıpkı bağışıklık sistemimizde de olduğu gibi son derece önemlidir.”

Panik Duygusunu Kontrol Altında Tutmaya Yardımcı Öneriler

Böylesi bulaş yönü güçlü olan salgın durumlarında “panik” duygusunun hızla yayılma gösterdiğini, insanın doğası gereği bilmediği ve öngöremediği tüm durum ve koşullarda kaygı belirtileri gösterebildiğini ifade eden Tuğçe Denizgil Evre, panik duygusunu kontrol altında tutmak, kaygıları yönetebilmek için halka şu tavsiyelerde bulundu;  “Felaket senaryolarının da sıkça yazıldığı bugünlerde kaygı bozuklukları daha da artış gösterbileceğinden güvenilir olmayan platformlardaki habertlere itibar etmeyin.  Güvenilir kaynaklardan günde 1 ya da 2 defayı geçmemek şartı ile gündemi takip edebilirsiniz.  Kaygının en önemli fiziksel belirtilerinden biri de nefes darlığıdır.  Bu bağlamda kaygınız çok yoğun ise nefes egzersizleri yaparak kendinizi rahatlatabilir, kalp çarpıntınız var ise kafein tüketiminizi gözden geçirebilrisiniz.  Sürekli koronavirüs hakkında konuşmak, videolar izlemek size iyi gelmeycektir.  Başka şeylere odaklanmak iyi gelecektir.  Örneğin; uzun zamandır okumak isteyip de bir köşeye attığınız kitabınızı okumak, film izlemek, bahçeye çıkıp çiçeklerle ilgilenmek gibi.  Eğer çocuk sahibi iseniz; çocuklarınız ile kendilerinin ve çevresindekilerinin sağlığını korumak için düzenli olarak el yıkamanın önemi anlatılmalı ve onlarla da efektif eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.”

Tuğçe Denizgil Evre; “Ev İçindeki Günlük Rutinlerinize Mümkün Olduğunca Devam Edin.”

Gerekli tüm tedbirleri almak, kişisel hijyene dikkat etmek, gerekmedikçe evden çıkmamak ve kalabalık ortamlarda bulunmamak gibi sorumluluk bilinci yüksek davranışlarla kişilerin ev içindeki günlük rutinlerine mümkün olduğunca devam etmesi gerektiğini hatırlatan Tuğçe Denizgil Evre, bu zor zamanların dayanışma, özveri ve elbirliği ile atlatılarak, aydınlık günlere varılacağına duyduğu inancı dile getirdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/ruh-sagligini-koronavirus-salginindan-koruma-yollari_1.png</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/ruh-sagligini-koronavirus-salginindan-koruma-yollari_1.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/ruh-sagligini-koronavirus-salginindan-koruma-yollari_t_1.png"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/ruh-sagligini-koronavirus-salginindan-koruma-yollari_1.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/ruh-sagligini-koronavirus-salginindan-koruma-yollari/29010/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 14:28:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sosyal Mesafeye Dikkat Ederken Sağlıklı Bir Yaşam Sürdürmenizi Sağlayacak Beş Egzersiz.]]></title>
			<description><![CDATA[Son derece bulaşıcı olduğu tespit edilen COVID-19’un (koronavirüs) yayılımını yavaşlatmak amacıyla insanların evden dışarı çıkmamaları için alınan tedbirler çerçevesinde tüm ülkede spor salonlarının ve benzer mekanlarının kapatılmasına karar verildi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Spor salonlarının kalabalık yerler olduğu ve virüslerin kolaylıkla yayılmasına ortam hazırladığı düşünüldüğünde, bu kararın son derece isabetli olduğunu belirten Herbalife Nutrition Global Fitness Eğitim Direktörü Samantha Clayton, sosyal mesafeye dikkat ederken sağlıklı bir yaşam sürdürmenizi sağlayacak ve evde kolaylıkla yapılacak beş egzersizi bizler için sıraladı.

Bütün dünyanın el dezenfektanı ve anti-bakteriyel ürün satın alma çılgınlığıyla kasıp kavrulduğu bugünlerde, virüs kapma korkusu birçok insanı etkisi altına almış durumda. Son dakika haberlerinin ve sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin etkisiyle, çoğumuz panik, stres ve depresyonu bir arada yaşıyoruz. Neyse ki, birçok insan hükümetin sosyal mesafe uyarısını son derece ciddiye alıyor. Bilinmeyen bir durumla başa çıkmak ve yaşam tarzında ciddi değişikler yapmak zorunda kalmanın ciddi oranda strese yol açtığını belirten, Herbalife Nutrition Global Fitness Eğitim Direktörü Samantha Clayton, bir öneride bulunmak istiyor; hastalığın yayılmasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri almaya devam ederken, evde geçirdiğimiz zamanı kendimize özen göstermek ve stresten uzaklaştırıcı faaliyetler için kullanabilir ayrıca özel bir fitness programı uygulayabiliriz.

Egzersizin faydaları 

Fiziksel aktivite vücudun doğal yollardan endorfin salgılamasını sağlar ve mutluluk hormonu olarak da adlandırılan endorfinin artması ruh halinizi düzeltmeye, güven duygunuzu artırmaya ve aynı zamanda stres ve endişe seviyelerinizi azaltmaya yardımcı olabilir.

Beslenmemiz, yaşadığımız ortam, uyku kalitesi ve birlikte yaşadığımız insanlar gibi çeşitli faktörlerin yanı sıra egzersiz de sağlığımızı etkileyen kimyasal reaksiyonlara yol açar. Düzenli egzersizin kalp sağlığı, kemik yoğunluğu, eklem mobilitesi, bilişsel kapasite, ruh hali ve metabolik fonksiyonlar üzerinde olumlu bir etki yarattığı bilinmektedir. Ayrıca, egzersiz kas kütlesinin artmasına ve güçlenmesine yardımcı olur. Elbette bu listeyi daha da uzatabiliriz ancak stresli dönemlerde, düzenli egzersizin en büyük faydalarından biri de günlük hayatı daha kolay sürdürmeye yardımcı olmasıdır. 

Denge önemlidir 

“Egzersiz stresi”, iyi yönetildiğinde, vücudunuzun zamanla duruma adapte olmasını ve daha güçlü ve etkin bir duruma gelmesini sağlayan sağlıklı bir strestir. Düzenli egzersizin bağışıklık açısından olumlu etki yaratabileceğini gösteren bazı çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmalara göre, egzersiz vücudunuzun sağlıklı kalmasına ve yaygın hastalıklarla mücadele etmesine yardımcı olur. Ayrıca, grip mevsiminde vücut ısısında meydana gelecek geçici ısı artışının belirli bakterilerin artmasını engellediğine yönelik bazı çalışmalar bulunmaktadır. Egzersizin stres üzerindeki faydaları da kendinizi daha iyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

Hastayken egzersiz yaptığınızda, bağışıklık sisteminizin tüm enerji noktalarını ateşlemesi gerekir. Bu nedenle, egzersiz programınızın süresini, yoğunluk seviyesini ve genel niteliğini iyi planlamalısınız. Egzersiz rutininizi yönetmek, sağlıklı beslenmek ve yeterince dinlenmek, fiziksel ve duygusal açıdan en iyi sonuçlara ulaşmanıza ve hastalık dönemlerinde aşırı efor sarf etmekten kaçınmanıza yardımcı olur.

Evde egzersiz 

İyi habere gelirsek, eve tıkılıp kalmak egzersizden vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Aslına bakılırsa, egzersiz yapmak durumu normalleştirmenize ve evde kaldığınız bu dönemde ruh sağlığınızı korumanıza yardımcı olacaktır. Egzersiz duruma odaklanmanız ve daha mantıklı bir bakış açısı geliştirmeniz açısından da faydalıdır. Yeriniz dar olsa bile egzersiz yapabilirsiniz. Minimum ekipman gerektiren egzersizleri yapmak için kendi vücut ağırlığınızı kullanmanız yeterli olacaktır.

Vücudunuzu esnetmek ve güçlendirmek için dilediğiniz zaman tam vücut egzersizleri yapabilirsiniz. Aşağıda evde rahatlıkla yapabileceğiniz beş egzersiz önerisini paylaştım. Eğer evinizin rahatlığında yapabileceğiniz başka egzersizleri de merak ediyorsanız, https://herbalifenutritionfitness.com adresinden ücretsiz fitness portalımıza ulaşabilirsiniz.

Tekrar Sayısı: Her egzersizi 10-12 defa yapın. Programı tamamlamak için egzersizleri 4 kere tekrarlayın.  Süre: Yaklaşık 20 dakika.

Triceps dip egzersizleri

Bu egzersiz kollarınızın ve omuzlarınızın arkalarını çalıştırmanızı sağlar. Dizlerinizi hafifçe bükerek yere oturun. Parmaklarınız vücudunuza bakacak şekilde ellerinizi arkanızda tutun. Vücudunuzu kollarınız ve ayaklarınızla destekleyerek kalçanızı yukarı kaldırın. Kalçanız yere değene kadar kollarınızı dirsekten bükün ve sonra başlama pozisyonuna dönün. Egzersizi biraz daha zorlaştırmak isterseniz, kalçanızı kaldırırken sol bacağınızı da havaya kaldırın ve sağ kolunuzu ileriye doğru uzatın.

Push up egzersizi 

Bu, çok sayıda kas grubunu bir arada kullanmanızı gerektiren bir tam vücut egzersizidir.  Yüzünüz aşağıya bakacak şekilde yere uzanın. Ellerinizi avuç içleriniz zemine bakacak şekilde omuz genişliğinde bir mesafede, omuzlarınıza yakın bir noktada tutun. Ayak parmaklarınızı yere değdirin ve ayaklarınızı birbirinden hafifçe ayırın. Kollarınızdan yardım alarak vücudunuzu havaya kaldırın. Başınızdan topuklarınıza kadar vücudunuzu düz bir çizgide tutun ve karın kaslarınızı kullanarak kalçalarınızı gergin tutun. Bu, tek push-up hareketinin başlangıç ve bitiş pozisyonudur. Dirseklerinizi bükerek göğsünüzü yere doğru indirin. Bir saniye bu pozisyonda durup başlangıç pozisyonuna dönün.

Elleri ve dizleri dengede tutan crunch egzersizi

Bu denge egzersizi, karın kaslarınızı çalıştırır. Ellerinizin ve kollarınızın üzerinde durarak yerde pozisyon alın. Eller hemen omuzların altında ve dizler de kalçaların altında durmalıdır. Sırtınızı düz tutun. Sağ kolunuzu ileri kaldırın ve sol bacağınızı da arkaya uzatın. Dirseğinizi dizinize getirirken eşzamanlı olarak dizinizi göğsünüze çekin.  10 kere tekrarladıktan sonra diğer kol ve bacağa geçin.

Squat egzersizi

Bu fonksiyonel egzersiz, vücudunuzun en geniş kas kütlesi olan kalçanızı ve bacaklarınızı çalıştırır. Ayaklarınızı omuz genişliğinden biraz daha uzak mesafede tutarak ayakta durun. Kalça ve dizler ayak bileğinden itibaren düz durmalıdır. Kollarınızı düz bir şekilde uzatın. Kollar yere paralel durmalı ve avuç içleri yere bakmalıdır. Sandalyeye oturacakmış gibi pozisyon alın. Kalça dışarı doğru çıkıntı yaparken, göğsünüzü ve omuzlarınızı dik, sırtınızı ise düz tutun. Omurganızın doğal şeklini alması için başınız ve gözleriniz ileriye bakmalıdır. En iyi squat için kaslarınızı mümkün olduğunca çalıştırın. İdeal squat derinliği için, kalçalarınızı dizlerinizden aşağıya kadar indirmeniz gerekir. Vücut ağırlığınızı topuklarınıza vererek tekrar ayağa kalkın ve topuklarınızdan güç alın.

Dizleri kaldırarak ters lunge egzersizi

Bu egzersiz, bacaklarınızın ön ve arka kısımlarını çalıştırır. Göğsünüzü dik, çenenizi yukarıya doğru tutun ve kalçalarınızı sıkarak sol ayağınızla geriye doğru büyük bir adım atın. Arka diziniz yere bakacak şekilde dizinizi kırın. Sol parmak ucunuzu yere basın. Ön ayağınız ise yerde sabit durmalıdır. Başlangıç pozisyonuna dönerken dizinizi öne doğru kaldırın. Bir saniye böyle durduktan sonra tekrarlayın ve diğer bacağa geçin.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/sosyal-mesafeye-dikkat-ederken-saglikli-bir-yasam-surdurmenizi-saglayacak-bes-egzersiz.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/sosyal-mesafeye-dikkat-ederken-saglikli-bir-yasam-surdurmenizi-saglayacak-bes-egzersiz.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/sosyal-mesafeye-dikkat-ederken-saglikli-bir-yasam-surdurmenizi-saglayacak-bes-egzersiz_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/sosyal-mesafeye-dikkat-ederken-saglikli-bir-yasam-surdurmenizi-saglayacak-bes-egzersiz.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/sosyal-mesafeye-dikkat-ederken-saglikli-bir-yasam-surdurmenizi-saglayacak-bes-egzersiz/29005/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2020 13:30:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Koronavirüs (COVİD-19) Astım Hastalarını Nasıl Etkiler?]]></title>
			<description><![CDATA[“Koronavirüsün astımı olan hastaları, nasıl etkilediği hakkında çok az şey biliniyor” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Alerjisi ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, bilgilendirdi!]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeni koronavirüsün, griple benzer oranda yayıldığı tahmin edilmektedir. Sık sık el yıkamak ve hasta olanlardan kaçınmak gibi önlemler almak önemlidir. Bu virüs, akciğerleri etkileyen bir virüstür. Koronavirüsün sık karşılaşılan semptomları; ateş, öksürük, nefes darlığıdır. Semptomlar virüsle temastan, 2 ile 14 gün sonra ortaya çıkabileceğine inanılmaktadır.

Astımlı kişiler risk grupları içerisinde yer alıyor!

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), koronavirüs hastalığında risk gruplarını; 60 yaşından büyük olmak, kronik tıbbi rahatsızlığı olması, yüksek tansiyon, kalp hastalığı olması, diyabet ve astım hastalığının olması olarak bildirilmiştir. Sonuç olarak astımı olan kişiler; koronavirüs hastalığı için risk altında gibi görünmektedir. Ancak koronavirüsün, astımlı hastaları nasıl etkilediği konusunda yeterince bilgi yoktur. 

Astım hastalarının COVİD-19 hastalığına yakalanma riski daha yüksek midir?

Bunun hakkında yeterince bilgi yoktur. Ancak bir çalışmada koronavirüs nedeniyle yatan hiçbir hastada, astım hastalığı bildirilmemiştir. Astımlı hastalarda, ekstra bir risk olmadığı konusunda görüş bildirilmiştir.

Astımı olanların koranavirüsden etkilenmesi daha ciddi midir?

Henüz astımlı hastaların nasıl etkilendiği konusunda bilgi yoktur. Ancak virüslerin, astım atağına neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle koronavirüsler, astım ataklarına neden olabilir.

Astımlı olanlardan kimler maske taksın?

Dünya Sağlık Örgütü ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, sadece hasta olanlara, COVID hastalarının bakıcılarına ve de sağlık çalışanlarına maske takmasını öneriyor. Maske takmak sadece hafif bir koruma sağlar. Elleri sık yıkamak daha idealdir. 20-30 saniye boyunca sabun ve suyla ve sabun su yoksa el dezenfektanı ile yıkanmalıdır. Herkesin maske takması, maske takması gerekenlerin maske bulamaması anlamına gelir. Koronavirüs riski yüksek olan hastanelere giderken ve de toplu taşıma kullanılırken maske takılması faydalı olabilir.

Astımı olanlar halka açık alanlarda maske taksın mı?

Çok gerekli değildir. Yapılacak daha önemli noktalar vardır. Diğer insanlardan, uzak durulmalıdır. Elleri sık sabunlamak, astımı kontrol altında tutan ilaçları kullanmak daha faydalı olacaktır

Astımı olanlarda ateş ve öksürük gelişirse ne yapmalıdır?

Astımda ateş ve öksürük olması, hemen akla koronavirüsü getirmemelidir. Öncelikle; astım tedavinizi doktorunuza danışarak düzenleyin ve evden dışarı çıkmayın. Ateşin ısrar etmesi, nezlenin olmaması ve öksürüğün balgamsız şekilde kuru olması durumunda “Alo 184” ile temasa geçip testin evinizde yapılması konusunda bilgi alabilirsiniz. Dışarı çıkacaksanız da, maske takmanız faydalı olacaktır.

Kortizon içeren spreyler astımlıların bağışıklığını zayıflatır mı?

Sprey şeklindeki kortizon içeren spreyler, astımlı hastaların bağışıklığını zayıflatmaz ancak ağızdan kullanılan kortizon ilaçlar zayıflatabilir. Bu nedenle; ağızdan kortizon gerektiren ilaçların kullanımını azaltmak için kortizon içeren spreyler doktor kontrolünde kullanılabilir.

Astım atağı geçirince koronavirüse karşı nasıl tedbir alınmalıdır?

Koronavirüs hastalığı, diğer virüsler gibi astım atağına neden olabilir. Astım atağı geçirince diğer astım atakları gibi tedavi edilmelidir. Burada önemli olan; astım tedavisinde kullanılan maskelerin, kullanım sonrası steril edilmesi gerektiğidir. Diğer hastalara bulaştırmamak için izole bir odada tedavi edilmelidir.

60 yaş üstü koronovirüslü astımlı hastalar nasıl önlem almalıdır?

Risk grubundaki kişiler gibi davranmalıdırlar.

Astımı olanlar ilaç stoklasın mı?

Gerek yok. Sadece mevcut tedavinizi devam edecek şekilde ilacınızın olması yeterlidir.

Koronavirüs pnömonisinde (zatüre) korunmak için pnömokok aşısı yaptırmalı mıyım?

Hayır. Pnömokok aşısı; koronavirüste görülen pnömoniye karşı korumaz, streptokok pnömonisine karşı korur.

Astımı olan kişilerde ateş ve öksürük belirtileri varsa ne yapmalıdır?

Ateş ve öksürük belirtileriniz varsa, lütfen doktorunuzu arayın. Nezleniz yoksa, öksürüğünüz balgamsız kuru ise, bitkinlik varsa, kas ağrınız varsa; “Alo 184” ile temasa geçebilirsiniz.

Antihistaminikler bağışıklık sistemini zayıflatır mı?

Antihistaminikler, bağışıklık sistemini baskılamaz. Virüs ya da bakteriyel enfeksiyon olma ihtimalinizi, artıracaklarını düşünmek için hiçbir neden yoktur.

Alerji aşısı Koronavirüse yakalanma riskini artırır mı? Aşımı geciktirsem olur mu?

Artırmaz. Alerji aşı tedavisi için kliniğe giderken, maske takın. Toplu taşıma kullanmamaya çalışın. Toplu taşıma kullanacaksanız, maske takmanız faydalı olacaktır. Kliniğe geldikten sonra, elinizi sabunlu su ile yıkayınız. Aşı yapıldıktan sonra, diğer hastalar ile temas etmeyin. 30 dakika bekleme süresine uyun. Aşı süresini geciktirmek isterseniz, uygun olup olmadığını doktorunuzla danışın. Aşı; haftada bir yapılıyorsa bir hafta geciktirilebilir, ayda bir yapılıyorsa 3 hafta geciktirebilirsiniz.

Alerji aşısı yapıldıktan sonra 30 dakikadan az beklesem olur mu? Arayı açsak olur mu?

Alerji aşısı yapıldıktan sonra klinikte beklerken, 30 dakikadan kısa sure beklemek uygun olmaz. Çünkü her doz sonrası ciddi reaksiyon riski vardır. Bu nedenle gerekli önlemleri alarak 30 dakika beklenmesi uygundur. Aranın da yapılma periyotlarına göre hekiminize danışarak düzenleyebilirsiniz.

Anti IgE, Anti IL-5 gibi biyolojik ajanlar koronavirüs riskini artırır mı?

Anti IgE, Anti IL-5 gibi biyolojik ajanlar koronavirüs riskini artırmaz. Bu ajanlar, immün sistemini bozmaz. Ara vermeye veya kesmeye gerek yoktur.

Polen alerjisine bağlı astımım varsa nelere dikkat etmeliyim?

Astım hastalığı olanlarda genelde; alerjik rinit ve göz alerjisi hastalığı da vardır. Polen alerjisine bağlı astım, alerjik nezle ve göz alerjiniz varsa; bahar ayında bazı önlemler almakta fayda vardır. Özellikle bu dönemde ağaç polenleri, ilk çıkan polenlerdir. Ağaç polenlerine alerjiniz varsa ve burun kaşınmanız, hapşırmanız ve nezleniz varsa mutlaka antihistaminik ve doktorunuzun önereceği burun spreylerini kullanın. Burnunuz ve gözünüz kaşındığında, elinizin dış kısmı ile kaşımaya çalışın. Hapşırmanız olunca, tek kullanımlık mendil kullanın veya kolun iç yüzüne öksürün.

Astımı olanlar koronavirüs için bağışıklığı güçlendirmek için ne kullanmalıdır?

Bol bol sıvı ve doğal meyve sularını tüketin. Mümkün olduğu kadar, az da olsa kırmızı et tüketin. Vitamin ve mineral takviyesi, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren beta glucan, omega 3 balık yağı alabilirsiniz. Ayrıca her gün evde, en az 20-30 dakika egzersiz yapın ve düzenli uyuyun. Güzel müzikler dinleyin ve hijyene önem verin. Moralinizi yüksek tutun. Bu uygulamalar, koronavirüsten korumada faydalı olacaktır.

Astımlı Hastalar Ateş düşürücü olarak ne kullansınlar?

“İbuprofen” ve “NSAİ” grubundaki ilaçlar ile ilgili, koronavirüs için risk oluşturduğuna yönelik bilgiler olduğu için “Parasetamol” içeren ateş düşürücülerin kullanılması daha faydalı olacaktır.

Astımlı hastaların burnunu sık aralıklarla tuzlu su le temizlemesi virüsten korur mu?

Hayır. Sık tuzlu su ile burun yıkamanın, yeni tip koronavirüsten koruduğuna dair bir bilgi yoktur. Basit soğuk algınlığına yakalanıldığında burun yıkama ile daha kolay geçeceğine dair bazı veriler olsa da, bu yöntem enfeksiyonları etkilemez.

Toparlamak gerekirse;


	Astımlı hastalar koronavirüs için çok ciddi risk oluşturmamakla birlikte risk grubu içinde yer almaktadır.
	Astımı olanlar kortizon içeren sprey kullanmayı aksatmamalıdırlar.
	Astımlı hastalar alerji aşısını yaptırmalarında sakınca yoktur.
	Astımlı ilaçların biyolojik ajanları kullanmasında sakınca yoktur.
	Astımlı hastalar, beslenmesine dikkat etmelidir. Vitamin, mineral, balık yağı ve beta glucan almaları faydalı olabilir.
	Polen alerjiniz varsa ve burun kaşınması ve göz kaşınması varsa antihistaminik alın
	Mümkün olduğunca evde kalın ve dışarı çıkmayın.

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-covid-19-astim-hastalarini-nasil-etkiler.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-covid-19-astim-hastalarini-nasil-etkiler.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-covid-19-astim-hastalarini-nasil-etkiler_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-covid-19-astim-hastalarini-nasil-etkiler.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/koronavirus-covid-19-astim-hastalarini-nasil-etkiler/28964/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Mar 2020 11:45:58 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Koronavirüse karşı korunmada beslenmenin önemi.]]></title>
			<description><![CDATA[Herbalife Nutrition Enstitüsü Başkanı Dr. David Heber, dünyada ve ülkemizde her geçen gün daha fazla insanı tehdit eden koronavirüse karşı mücadelede güçlü bağışıklık sisteminin önemine değindi. Heber, "Bağışıklığı güçlendirmek düşünüldüğü kadar basit değildir. Hücresel seviyede ideal besin alımını gerektirir. Beslenme, etkili bir ilacın yerini alamaz ancak hastalıkla savaşta çok etkilidir" dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yeni koronavirüs (COVID-19) dünyada ve ülkemizde milyonları tehdit etmeye devam ediyor. Yakın zamana kadar varlığından dahi haberdar olmadığımız virüs, bugün dünyanın tamamına yakınını etkisi altına almış durumda. Türkiye’de ise önlemler üst düzeyde uygulanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ilk COVID-19 aşısının piyasaya sürülmesinin ayları bulabileceğini açıklarken, hastalıkla mücadelede bireysel önlemlerin önemine dikkat çekti.

Koronavirüs vakalarının görüldüğü Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı, resmî sitesinde "Korona Riskine Karşı 14 Kural" başlıklı bir videoyla alınması gereken bireysel önlemleri açıkladı. Kişisel ve çevresel hijyenin yanı sıra öksürme, hapşırma kurallarına da çok dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Bakanlık, vatandaşlara, "Bol sıvı tüketin, dengeli beslenin ve uyku düzeninize dikkat edin" telkininde bulundu.

Dr. David Heber koronavirüsü yalnızca onaylı bir ilacın tedavi edebileceğini, ancak doğru beslenmeyle hastalığa karşı güç kazanılacağını söyledi. Çin, ABD, Belçika ve Almanya başta olmak üzere birçok ülkede aşı ve ilaç geliştirilme çalışmalarının devam ettiğini, ancak hayata geçmesinin zaman alacağını ifade eden Heber, "Uygun hijyeni muhafaza etmek, gerektiğinde maske takmak ve sosyal mesafeyi korumak gibi pratik önleyici tedbirleri uygulamak şart" dedi.

Heber'in beslenme üzerine açıklamaları ise şöyle:

Bağışıklık sistemimiz viral enfeksiyonlar karşısında en etkili silahtır
Bağışıklık sistemimiz viral enfeksiyonlar karşısında en etkili savunma araçlarımızdan biridir. Hepimizin vücudunda iki tür bağışıklık fonksiyonu bulunur. Bunlardan ilki olan doğal bağışıklık hastalıkların vücuda girmesini engellerken, diğeri, yani adaptif bağışıklığımız vücudumuza giren virüs ve bakteriler gibi patojenleri ortadan kaldırır ya da yayılmasını önler. 
Bununla birlikte, vücudun bağışıklığını artırmak düşünüldüğü kadar basit değildir. Bağışıklık sistemi hakkında araştırmacıların hala anlamaya çalıştığı birçok konu bulunuyor ancak bağışıklık sistemi ile beslenme arasında somut bir bağ olduğunu kesin olarak biliyoruz. 

Ne yediğimiz, nerede yaşadığımız ne kadar uyuduğumuz ne kadar hareket ettiğimiz ve kiminle yaşadığımız sağlık durumumuzu etkiler
Beslenme ve diyetin bağışıklık sistemini nasıl etkilediğini anlamak için, genlerimizi harekete geçiren biyolojik mekanizmaları inceleyen bir bilim dalı olan epigenetiğin rolünü daha iyi incelememiz gerekiyor.


İnsanlar genetik olarak %99,9 oranında aynıdır. Bizi diğerlerinden benzersiz kılan, genlerimizin farklı kombinasyonlarını harekete geçiren epigenetiktir. Bazılarımızın kızıl, bazılarımızın siyah saçlı olmasının ve ten rengimizin farklılık göstermesinin sebebi de budur.  Ne yediğimiz, nerede yaşadığımız ne kadar uyuduğumuz ne kadar hareket ettiğimiz ve hatta kiminle yaşadığımız gibi birçok faktör sağlık durumumuzu etkileyen kimyasal reaksiyonlara yol açar. Tüm bunların yanı sıra, mikrobiyomun etkisi göz ardı edilmemelidir. Mikrobiyom, mikroplardan korunmak, besinlerin parçalanarak enerjiye dönüştürülmesini sağlamak, yaşamsal önemdeki vitaminleri üretmek ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için ihtiyaç duyduğumuz mikroorganizmalardır. 

Bir bütün olarak dengeli beslenmeye odaklanmalıyız 
Bağışıklık sistemimizin en büyük kısmı; yaklaşık %70’i besin alımını ve vücutta kullanımını kontrol altında tutan bağırsak bölgesinde bulunur. Bu bakımdan, sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürürken doğru vitamin, mineral ve besin maddelerinden oluşan dengeli bir beslenme programı uygulamamız son derece önemlidir. Bunun için bir ya da iki besin maddesinin alımını değiştirmekten daha fazlasını yapıp hücresel seviyede ideal besin alımını desteklemek için bir bütün olarak dengeli beslenmeye odaklanmamız gerekir.

Bağışıklık sisteminin 4 savaşçısı
Heber, bağışıklık sistemimizi güçlendirmemize yardımcı olacak dört temel besin grubunu da şöyle anlattı:

1) Protein
(Balık, beyaz et, kırmızı et, soya içeren gıdalar ve düşük yağlı süt ürünleri)
Vücudumuzun temel yapıtaşlarından olan protein, vücudun virüslere ve bakterilere karşı savunma yaparken ihtiyaç duyduğu antikorların üretilmesine yardımcı olur. Yeterli miktarda protein almak için balık, beyaz et, kırmızı et, soya içeren gıdalar ve düşük yağlı süt ürünleri gibi daha sağlıklı protein içerikli besinleri tüketebiliriz. 

2) Vitaminler ve fitobesinler 
(Başta A ve C vitaminlerini içeren besinler olmak üzere tüm sebze ve meyveler)
A ve C Vitaminlerinin yanı sıra fitobesinler, bağışıklık sisteminin sağlığında kilit rol oynar. Bağışıklık sistemini güçlendiren baş aktörlerden olan C Vitamini, vücudun hastalıklarla savaşmak için gerekli antikorları üretmesine destek olur. Vücudumuz C Vitaminini üretmediği ya da depolamadığı için günlük olarak tüketmemiz gerekir. A Vitamini ise cilt sağlığının yanı sıra sindirim sistemi dokularını ve solunum sistemi sağlığını destekler.


Sebze ve meyvelerde bulunan fitobesinler de vücudun hastalıklarla savaşma kabiliyetini olumsuz etkileyebilecek olan oksidatif stresin azaltılmasını sağlar. Birçok fitobesinin kanser ve kalp damar hastalığı risklerini azalttığı, enflamasyonla mücadele ettiği, kan basıncının düşürülmesine ve genel bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesine yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. 

3) Probiyotik ve prebiyotikler 
(Soğan, sarımsak, kuşkonmaz, muz, arpa, yoğurt, turşu ve kefir)
Sindirim sistemi, bağışıklık fonksiyonların desteklenmesinde önemli bir role sahiptir. Bağırsak yolu, dış ortamla temasın temel rotasıdır ve besin maddelerinin sindirilmesine ve emilmesine yardımcı olan mikrobiyomlar içerir. Bu alanda yapılan çalışmalar kesin veya evrensel nitelikte uygulanabilir olmamakla birlikte, doğru bakteriler genellikle kilo kontrolü, sindirim sisteminde iyileşme, sağlıklı cilt görünümü ve en önemlisi bağışıklık fonksiyonlarında artış gibi birtakım faydalarla ilişkilendirilmektedir. 
Bilimsel çalışmalara göre, ‘iyi bakteriler’ olarak da adlandırılan probiyotikler sindirim sistemi için faydalıdır. İnsan vücudunun sindiremediği liflerden oluşan prebiyotikler ise bu probiyotiklerin beslenmesine yardımcı olur. 

4) Omega-3 yağ asitleri
(Yağlı balıklar, kabuklu deniz mahsülleri, ceviz, chia ve keten tohumu)
DHA ve EPA gibi Omega-3 yağ asitleri, chia tohumu gibi yiyeceklerde ve balık yağı gibi takviyelerde bulunan sağlıklı yağ türleri olarak bilinir. Omega-3 yağ asitleri, enfeksiyonlarla mücadele eden doğal ve adaptif bağışıklık sistemimizde önemli rol üstlenen bağışıklık hücrelerinin fonksiyonlarını destekler.

Dr. Heber, ayrıca beslenmenin etkili bir ilacın yerini almayacağını ve COVID-19 veya diğer hastalıkları kapmamızı engelleyemeyeceğini belirtti ve,"Yine de güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak, sağlıklı tüm bireylerin elindedir, üstelik hastalıkla savaşta çok etkilidir" dedi.
 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronaviruse-karsi-korunmada-beslenmenin-onemi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronaviruse-karsi-korunmada-beslenmenin-onemi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronaviruse-karsi-korunmada-beslenmenin-onemi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronaviruse-karsi-korunmada-beslenmenin-onemi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/koronaviruse-karsi-korunmada-beslenmenin-onemi/28962/</link>
			<pubDate>Sat, 21 Mar 2020 11:08:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Balık, yumurta ve beyaz et corona virüse karşı ilaç gibi.]]></title>
			<description><![CDATA[Corona Virüs'e karşı balık, yumurta ve beyaz et kalkanı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tüm dünyada ışık hızıyla yayılan, 160 ülkede görülen, 7 bin 200 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan corona virüse karşı bağışıklık sistemini koruyan gıdaların tüketilmesi hayati öneme sahip konumda.

Corona virüse karşı insan vücudunun bağışıklığını arttıran balık, yumurta ve beyaz et Türkiye'nin üretiminde güçlü olduğu, net ihracatçı olduğu gıda ürünlerinin başında geliyor.

Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, beslenme ile ilgili uzmanların corona virüse karşı tüketilmesi gereken gıdalar olarak balık, yumurta ve beyaz et tüketmeyi tavsiye ettiğine dikkati çekti.

"Türkiye'yi aylarca besleyecek levrek, çipura ve alabalık başta  olmak üzere balık, yumurta ve beyaz et üretimimiz var" şeklinde konuşan Kızıltan, "Vatandaşlarımızın panik yapmasını gerektirecek bir durum yok. En ekonomik şekilde halkımıza balık, yumurta ve beyaz et sunmaya devam edeceğiz" dedi.

Balık bağışıklık sistemini güçlendirir

Balığın içeriğinde bulundurduğu Omega 3 yağ asitlerinin kötü kolesterol denilen LDL kolesterolü düşürücü etki göstererek kalp sağlığını koruduğu bilgisini veren Kızıltan, balığın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini, kandaki yağ düzeyinin dengelenmesini sağladığını anlattı. Kızıltan balığın diğer faydalarını ise şöyle sıraladı; "Stres ve depresyon tedavisinde yardımcı olur, hastalıklara karşı korur. Beyin gücünü arttırır, hafızayı güçlendirir, kemikleri sağlamlaştırır ve eklemleri korur."

Yumurta doğal mineral, vitamin, yağ ve protein kaynağı

"Yumurta doğal mineral, vitamin, yağ ve protein kaynağıdır" diyen Kızıltan, "Yumurtanın hem beyazı hem de  sarısı besinler açısından zengindir. Tek bir yumurta A, B5, B12, B2, B6, D, E ve K vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, çinko, fosfor, selenyum ve folat içerir. Prof. Dr. Canan Karatay ve tüm uzmanlar bu süreçte yumurta tüketimini arttırmayı tavsiye ediyor" diye konuştu.

Dar gelirli vatandaşın sofrasının baş tacı beyaz et

Dar gelirli vatandaşların erişebildiği en uygun fiyatlı ve besleyici özelliği yüksek gıda ürünlerinin başında tavuk ve hindi eti geldiğine dikkati çeken Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan tavuğun ve hindi etinin faydalarını ise şöyle özetledi: "Beyaz et değerli bir çinko kaynağıdır. Çinko, optimal bağışıklık fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olur ve yaraların daha hızlı iyileşmesini sağlar. Yüksek kaliteli beyaz et proteininin, yaşlandıkça meydana gelen kas kaybını, diğer protein kaynaklarına göre daha etkin bir şekilde önler. Beyaz et, bebeklerde fetal dönemden başlayarak, çocukluk ve gençlik çağlarında beyin gelişimini ve sinir sisteminin düzgün çalışmasını sağlayan B12 vitaminin tek doğal kaynağıdır. Son dönemde elde edilen sağlam kanıtlar, beyaz et proteininin sağlıklı kardiyovasküler fonksiyonların korunmasına yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır."

Su ürünleri, kanatlı ve yumurta ihracatı 2 milyar dolara koşuyor

Bağışıklık sistemini koruyan sağlıklı gıdalar; balık, yumurta ve beyaz et üretiminde Türkiye'nin zengin potansiyele sahip olduğunun altını çizen Kızıltan, sözlerini şöyle tamamladı: "Türkiye bu gıdalarda net ihracatçı konumunda. 2019 yılında su ürünleri ihracatından 1 milyar 38 milyon dolar döviz elde ettik. Levrek, çipura ve alabalık ihracatta öne çıkan ürünlerimiz. Kanatlı ve yumurta ihracatından ise; 910 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdık."

 

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/balik-yumurta-ve-beyaz-et-corona-viruse-karsi-ilac-gibi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/balik-yumurta-ve-beyaz-et-corona-viruse-karsi-ilac-gibi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/balik-yumurta-ve-beyaz-et-corona-viruse-karsi-ilac-gibi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/balik-yumurta-ve-beyaz-et-corona-viruse-karsi-ilac-gibi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/balik-yumurta-ve-beyaz-et-corona-viruse-karsi-ilac-gibi/28899/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Mar 2020 15:08:21 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Coronavirüs'e yakalanma korkusu: Koronafobi]]></title>
			<description><![CDATA[Koronafobiyi önlemenin 5 yolu]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son günlerde Coronavirus (COVID-19) vaka sayılarının artmasıyla beraber birçok insanda hasta olma korkusu ve panik hali (Koronafobi) hâkim. Şiddetli korku ve kaygının kalıcı problemlere sebep olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Ezgi Dokuzlu, “Panik, virüsün kendisinden çok daha zararlı. Panik halinde mantıklı kararlar veremezsiniz ve çevrenizde de paniğe sebep olursunuz. Olabildiğince önlem alın, bilgilenin ve rutin yaşantınıza devam edin” açıklamasında bulundu.

Sürekli haberleri takip etmeyin

Güncel durum hakkında bilgi sahibi olma isteğiniz gayet normal ve gereklidir. Fakat yalnızca haberleri takip eder ve günlük yaşantınızı olumsuz gelişmelere odaklarsanız bu durum psikolojinizde kalıcı zararlara sebep olabilir. Gerektiği ölçüde haberleri takip edin.

Dozunda tedbir alın

Yetkili kişilerin önerdiği hijyen kurallarına uymanız ve kişisel temizliğinize dikkat etmeniz yeterlidir. Günde belli el yıkama sayısına ulaşmaya çalışmak, temiz de olsa eşyalara dokunmaktan kaçınmak veya yalnızca faydalı olduğunu düşündüğünüz yiyeceklerin aşırı tüketimi birtakım psikolojik problemlere neden olabilir.

Bilgilenin, araştırın, sorun

Belirsizlik ve az bilgi kaygı yaratır. Karşı karşıya olduğunuz tehdidin tam olarak ne olduğunu bilmemeniz paniği tetikleyebilir. Konu hakkında bilgi sahibi olan kişilerden mutlaka bilgi alın.

Vaktinizi değerlendirin

Tedbir amaçlı bir süre sosyal ortamlar yerine evinizde vakit geçirmeniz en doğrusu. Bunu bir kısıtlama olarak değil fırsat olarak düşünün. Kendinize vakit ayırın.


	Uzun zamandır yapmak istediğiniz ama fırsat bulamadığınız şeyleri yapabilirsiniz.
	Kitap okuyabilir, hobilerinize vakit ayırabilirsiniz.
	Kendinize sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayabilirsiniz.
	Evde hareketsiz kalabilirsiniz, bu da kilo almanıza sebep olabilir. Evde yapabileceğiniz egzersizler hem stresinizi azaltmaya hem de bağışıklığınızı kuvvetlendirmenize yardımcı olur.
	Ailece evde yapabileceğiniz etkinlikler planlayarak aile üyeleri arasındaki bağı güçlendirebilirsiniz


Yalnızca güvenilir haber kaynaklarını takip edin

Maalesef sosyal medyada çok fazla yanlış ve kaynağı olmayan bilgi akışı var. Yalnızca güvenilir haber kaynaklarını takip edin, kaynağından emin olmadığınız bilgileri paylaşmaktan kaçının. Sosyal medyadaki bilgi kirliliği ve abartılan haberler panik halini tetikliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/coronavirus-e-yakalanma-korkusu-koronafobi.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/coronavirus-e-yakalanma-korkusu-koronafobi.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/coronavirus-e-yakalanma-korkusu-koronafobi_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/coronavirus-e-yakalanma-korkusu-koronafobi.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/coronavirus-e-yakalanma-korkusu-koronafobi/28895/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Mar 2020 14:20:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Koronavirüs'ün Yayılmasına Karşı Koruyucu 14 Kurala Uyalım.]]></title>
			<description><![CDATA[Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Müfit C. Yenen Tarafından Koronavirüs’le İlgili Yapılan Açıklamada “Küresel Sorun Haline Gelen Koronavirüs’ün Yayılımına Karşı Koruyucu Kurallara Mutlaka Uyalım” Çağrısı Yapıldı.  Prof. Dr. Müfit C. Yenen, Halkı Gerekli Duyarlılığı Göstermeye Davet Ederken, Bu Zorlu ve Sabır Gerektiren Süreçten Elbirliğiyle Çıkılabileceğine İnandığını Söyledi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Prof. Dr. Müfit C. Yenen ülkemizdeki vaka sayısının bugün itibarıyla 7’ye yükseldiğini ifade ederek, 7 vakanın 5’inin turist, 2’sinin ise İngiltere’den gelen KKTC vatandaşları olduğunu hatırlattı.  Adada yaşıyor olmamız ve Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen kurallara tam olarak uyulması durumunda virüsün yayılımının kolaylıkla durdurulabileceğine inandığını belirten Prof. Dr. Müfit C. Yenen, özellikle yurt dışından dönenlerin hastalığın kuluçka süresi olan 14 gün kuralına uyması gerektiğini belirtti.

Koronavirüs’le ilgili devletin aldığı önlemler yanında bireylere de basit ama önemli görevler düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. Müfit C. Yenen, uygulaması basit olan bu tedbirlerin pozitif etkisinin çok büyük olacağını söyledi. 

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde hasta ve hasta yakınlarını koruyucu tüm hijyen kurallarına uyularak, yüzeylerin sık sık dezenfekte edildiğini, sağlık personelinin hem kendilerinin hem de hastaların korunmasına yönelik her türlü tedbiri aldıklarını kaydeden Prof. Dr. Müfit C. Yenen,  bunlara ek olarak yataklı ve yoğun bakım servislerinde de hasta ve refakatçileri korumak amacıyla ziyaretçi sınırlaması getirildiğini söyledi. 

Prof. Dr. Müfit C. Yenen, virüsün yayılımını engelleyici 14 temel kuralı yeniden hatırlattı;

Ülkemizi, Küresel Sorun Haline Gelen Koronavirüs’ün Yayılmasına Karşı Koruyacak 14 Kural


	Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovalayarak yıkayın.
	Öksürme  veya hapşırma sırasında ağzınızı ve burnunuzu tek kullanımlık mendille kapatın.  Mendil yoksa dirsek içini kullanın.
	Ellerinizle, ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmayın.
	Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3, 4 adım mesafe koyun.
	Yurt dışı seyahatlerinizi erteleyin ya da iptal edin.
	Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evde geçirin.  Ziyaretçi kabul etmeyin.  Evde kendinizi izole edin.  İzole edilmiş kişinin odasına maskesiz girmeyin.
	Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın. 
	Sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyin.
	Havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmayın.
	Kıyafetlerinizi yüksek ısıda yıkayın.
	Tokalaşma, sarılma gibi yakın temaslardan kaçının.
	Güçlü bir bağışıklık sistemi için bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat edin.
	Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanlarla temas etmeyin. Maske takmadan dışarı çıkmayın.
	Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes almada zorluk gibi şikayetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Günlük yaşamda uygulaması oldukça basit olan tüm bu kurallara uyulması konusunda çağrıda bulunan Prof. Dr. Müfit C. Yenen, zaruri ihtiyaçlar nedeniyle dışarıya çıkmak zorunda olan kişiler dışındaki herkese “Evde Kalın, Güvende Kalın” çağrısında bulundu.

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-un-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kurala-uyalim.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-un-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kurala-uyalim.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-un-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kurala-uyalim_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2020/03/koronavirus-un-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kurala-uyalim.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/koronavirus-un-yayilmasina-karsi-koruyucu-14-kurala-uyalim/28884/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2020 16:32:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Fesleğenin sağlığa faydaları nelerdir?]]></title>
			<description><![CDATA[Fesleğen sadece mide bulantısı ve böcek ısırması gibi rahatsızlıklar için popüler bir ilaç değildir, aynı zamanda geleneksel Çin tıbbında ve diğer bütüncül tıp sistemlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[FESLEĞEN NEDİR?

Fesleğen, Asya ve Afrika kökenli, lezzetli, yeşil yapraklı bir bitkidir. Nane ailesinin bir üyesidir ve birçok farklı çeşidi bulunmaktadır (35 çeşit). Fesleğenin bilimsel adı Ocimum basilicum’dur.

Yarım fincan taze doğranmış (veya yaklaşık sekiz yemek kaşığı) fesleğende kabaca aşağıdakiler bulunur:

0.2 g protein
277IU A vitamini
0.9 mg C vitamini
21.8 mcg K vitamini
3.6 mcg folat,
9.3mg kalsiyum,
0.2 mg demir,
3.4 mg magnezyum,
2.9 mg fosfor,
15.5 mg potasyum,
0.2 mg sodyum,
0.1 mg manganez.

Özellikle makarnalarda sos olarak kullanılan fesleğen, çay ve yağ olarak da kullanılıyor. Bilimsel çalışmalar, fesleğenin aşağıdaki faydalarından bazılarını göstermektedir:

– Antienflamatuvar
– Antioksidan
– Kanser savaşçısı
– Ağrı azaltıcı (analjezik)
– Ateş düşürücü (ateş düşürücü)
– Diyabet önleyici
– Karaciğer koruyucu (hepatoprotektif)
– Kan damarı koruyucu
– Anti-stres
– Bağışıklık güçlendirici

Fesleğen hidrofobik olarak kabul edilen antioksidan bakımından zengin uçucu yağları içerir. Bu, suda çözünmedikleri ve cildimizdeki hava ve gözeneklerden geçebilecek kadar hafif ve küçük oldukları anlamına gelir. Fesleğendeki uçucu yağlar, bitkiye kendine özgü bir koku ve tat veren şeydir, ancak fesleğenin iyileştirici yararlarından da sorumludurlar.

Fesleğen gibi bitkiler esansiyel yağ bileşikleri içerir, çünkü bunlar bitkinin kendisini böcek, kemirgenler ve topraktaki bakteri türleri gibi avcılardan korumasına yardımcı olur. Bu koruyucu yağları aldığımızda, bağışıklık ve hastalıktan korunma gibi pek çok yararlar yaşıyoruz.

İşte fesleğenin faydalarından bazıları:

– Hastalıklarla mücadele eden antioksidanlar içerir

Fesleğenin en önemli faydalarından biri, DNA yapısını ve hücrelerini korurken serbest radikal hasarına karşı savaşma yeteneğidir. Fesleğen, bağışıklık fonksiyonundan sorumlu olan beyaz kan hücrelerinin ve ayrıca DNA’nın depolandığı hücresel yapıların korunmasına yardımcı olan orientin ve viceninare olarak bilinen, suda çözünebilen iki önemli flavonoid antioksidan içerir. Fesleğende bulunan antioksidanlar, kromozomların değişmesini, hücre mutasyonlarını ve kanserli hücre büyümesini engeller. Toksinlerin diyet, çevre kirliliği ve radyasyondaki etkilerinden dolayı vücudun içinde oksidatif stres oluşur, fakat fesleğen gibi bitkilerde bulunan antioksidanlar oksidasyonla mücadeleye ve yaşlanmanın etkilerini yavaşlatmaya yardımcı olur.

– Anti-İnflamatuar olarak çalışır

Fesleğen, öjenol, sitronellol ve linalool gibi güçlü esansiyel yağlar içerir. Bunlar, kalp hastalığı, romatoid artrit ve enflamatuar bağırsak koşulları gibi çoğu hastalığın kökenindeki düşük iltihaplanmaya yardımcı olan enzim inhibe edici yağlardır.

– Sağlıklı bir beyin

Bilişsel düşüş günümüzde yaşlılar için yaygın bir sorun haline gelmiştir. Bununla birlikte, fesleğen tüketiminin bilişsel bozulmanın önlenmesinde çok yardımcı olduğunu gösteren çalışmalar yapılmıştır. Fesleğen, beyindeki elektronik verici aktivitesini arttırdığı görülen manganez gibi mineraller içerir. Bu aktivite zihinsel reflekslerle ilişkilidir. Bu bitki aynı zamanda zihni canlandırmaya yardımcı olan ve işlevselliğini artıran bakır içerir. Glikosilseramid metabolizması aynı zamanda beyin refleksleriyle de ilişkilidir. Sphingolipids olarak da bilinen glikosilseramitler, esasen beyin için koruyucu bir kalkan görevi gören moleküllerdir. Bu kalkan beyni serbest radikal ve oksidatif strese karşı korur.

– Stres yönetimi

Fesleğen, adaptojenler gibi bileşikler içerir. Bunlar, vücudun hem duygusal hem de fiziksel stresle başa çıkmasına yardımcı olan bileşiklerdir. Fesleğen tüketimi vücudun stresli olaylar sırasında bile dengeli bir işlevselliği sürdürmesine yardımcı olur. Fesleğen, vücuttaki kortikosteron seviyelerinin yanı sıra hormon seviyelerini azaltmaya yardımcı olur.

– Güçlü kemikler

Kemik yoğunluğundaki kayıp, kırılgan kemik gelişimine ve çeşitli kemikle ilgili yaralanmalara ve fiziksel koşullara yol açar. Bu özellikle kadınlar için geçerlidir, çünkü osteoporoz erkeklerden daha yaygındır. Besin değerleri, fesleğenin mükemmel bir K vitamini kaynağı olduğunu gösterdiği gibi, sağlıklı kemiklerin korunmasında son derece yardımcıdır. K vitamini kalsiyumun daha iyi emilmesine yardımcı olur.

– Antibakteriyel özellikler içerir

Fesleğendeki esansiyel yağların yararlarından biri de zararlı bakteriyel gelişime karşı koruma sağlamaktır. Çalışmalarda, fesleğen ekstresinin, antibiyotik tedavilerine cevap vermeyen dirençli bakteri suşlarının inhibe edilmesinde yardımcı olduğu gösterilmiştir.

– Enerji Kaynağı

Fesleğen, önemli bir adenozin tri-fosfat üreticisi olan bakır içerir. Bu, yorgunluk ve halsizlik etkilerini ortadan kaldırmaya yardımcı olan bir bileşiktir. Enerji seviyelerini yükseltmek için genellikle fesleğen içerikli içecekler kullanılması önerilir.

– Sağlıklı gözler

Fesleğen Beta-karoten içerir. Bu, kas dejenerasyonunu önlemeye yardımcı olan temel bir bileşiktir. Fesleğen ayrıca göz kuruluğu sendromunu ve Stardgart hastalığını iyileştirdiği bilinen A vitamini ve Askorbik asit kaynaklarıdır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/11/feslegenin-sagliga-faydalari-nelerdir.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/11/feslegenin-sagliga-faydalari-nelerdir.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/11/feslegenin-sagliga-faydalari-nelerdir_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/11/feslegenin-sagliga-faydalari-nelerdir.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/feslegenin-sagliga-faydalari-nelerdir/27411/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2019 15:26:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Yaz gribinden korunmak için 10 altın kurala dikkat!]]></title>
			<description><![CDATA[Yaz geldi, izin kullanımları başladı, buna bir de grip olan personel eklenince şirketler için işler zora giriyor. Peki yaz gribine yakalanmamak için ne yapmak gerekir? İşte öneriler... ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[
	
		
			
			
				
					
						 
					
					
						
						
							
								
									
									Sıcak yaz günlerinde hastalığı akla getirmeyenleri, 'yaz gribi' pusuda bekliyor. Yazın havadaki ozon miktarının artması nedeniyle hastalık kendini gösteriyor ve kişileri tatilde yakalayabiliyor. Bu nedenle yaz mevsiminde de tedbirli olmak gerekiyor. Burun akıntısı, ses kısıklığı, terleme hatta ateşle ortaya çıkan yaz gribini, klimanın doğru kullanılmaması da tetikliyor.

									Özellikle yaz tatillerinin başlamasıyla personel sayısının eksildiğini de düşününce, iş dünyasının kabusu haline gelen yaz gribi ciddi bir sıkıntı demek.

									Memorial Antalya Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Oğuz Yılmaz, yaz gribinden korunmanın yollarını anlattı.

									 

									Yazın hastalık olmaz demeyin

									Yaz gribi, sonbahar ve kış mevsiminde görülenden farklı olarak, saman nezlesine benzer şekilde ve havadaki parçacıklara karşı gelişen bir çeşit alerji şeklinde ortaya çıkmaktadır.

									Havadaki alerjik reaksiyona sebep olabilen faktörler; kişinin vücut direncinin düşmesi, klima tozları, plajlar ve toplu yaşanılan yerlerde zaman geçirilmesine bağlı olarak yazın da grip tipi virüs enfeksiyona yol açabilmektedir.

									 

									Kışın kullanılan ilaçlar yaz gribi için uygun değil

									Grip ile benzer belirtiler gösterse de hastalığın sebep olduğu organizmalar gribe göre çok farklıdır. Öncelikle bu hastalık kişiden kişiye bulaşmaz. Hastalık mikrobu; su tesisatlarında, soğutma kulelerinde ve havalandırma sistemlerinde çoğalarak yayılır. Bu cihazların içinden geçen su zerreciklerinin solunması veya istem dışı nefes yollarına kaçması ile kendini gösterir. Günler içinde kişi yavaş yavaş hastalanmaya başlar. Yaz gribinde, kış gribi ve soğuk algınlığında kullanılan ya da çevreden tavsiye edilen ilaçlar kesinlikle kullanılmamalı, mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır.

									 

									Yaz gribinden korunmak mümkün!

									1. Dengeli beslenin,

									2. Diğer hava kirliliğine neden olan etkenlerden uzak durarak kısmen korunun,

									3. Bu dönemde diyet yapmayın,

									4. Bol su ve sıvı tüketin,

									5. Çok soğuk/buzlu su vb. içecekler tüketmeyin,

									6. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenin,

									7. Uyku ve istirahate dikkat edin,

									8. Güneşin altında fazla kalmayın,

									9. Vücut direncini artırmak için spor yapmayı ihmal etmeyin,

									10. Şikayetler arttığı takdirde zaman kaybetmeden bir uzmana başvurun.

									 

									Klimayı ara ara kapatın, sonra tekrar açın

									Yazın klima kullanımı genel olarak minimum düzeyde olmalıdır. Ancak klima kullanılması gerekiyorsa, klimanın sık sık kapatılması bir süre bekledikten sonra tekrar açılması, hafif ama kesintisiz birkaç saat çalıştırılması, sıcaklık ayarının çok düşürülmemesi, ideal serinliği elde edecek şekilde kurulması, bakımlarının düzenli olarak yaptırılması ve filtrelerinin zamanında yenilenmesi çok önemlidir. Uyunacak olan odanın pencere yoluyla havalandırılması, klima ile serinletilmesinden daha sağlıklıdır.

									 

									Şikayetler ciddiye alınmalı

									Ateşle seyreden bu tip yaz gribi veya enfeksiyonlarının belirtileri, bazen sessizce oluşan ve her zaman klasik şekilde görülemeyen zatürree (pnömoni), bronşit ve diğer virüs enfeksiyonları ile karıştırılabilir. Bu nedenle yaz mevsimindeki ishal vakalarının altında herhangi bir bakteri veya amip gibi bir etken olup olmadığı, diğer ateşli soğuk algınlığı gibi durumlarda da başka bir virüs veya enfeksiyonun varlığının bulunup bulunmadığı ayırıcı tanı yönünden araştırılmalıdır.
									
								
							
						
						
					
				
			
			
		
	

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/07/yaz-gribinden-korunmak-icin-10-altin-kurala-dikkat.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/07/yaz-gribinden-korunmak-icin-10-altin-kurala-dikkat.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/07/yaz-gribinden-korunmak-icin-10-altin-kurala-dikkat_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.ekonomikibris.com/images/haberler/2019/07/yaz-gribinden-korunmak-icin-10-altin-kurala-dikkat.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.ekonomikibris.com/yaz-gribinden-korunmak-icin-10-altin-kurala-dikkat/27134/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jul 2019 10:57:43 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>