Reklam
  • Reklam
EKONOMİK KRİZ ve KKTC
YURDAER GARİP

YURDAER GARİP

EKONOMİK KRİZ ve KKTC

08 Mayıs 2014 - 19:57 - Güncelleme: 08 Mayıs 2014 - 20:14

 

Yolun kenarında yaşayan ve pizza satan adam zor işitiyordu bu yüzden bir radyosu yoktu. Gözleri bozuktu gazete okumazdı. Ama işini iyi yapar, çok miktarda pizza satardı. Yolun kenarında durup bağırırdı: "Bir pizza alır mıydınız bayım?" Ve insanlar onun pizzalarını alırdı. Ticaretini büyütmek için daha büyük fırın alacaktı. Sonunda oğlu ona yardımcı olmak için üniversiteyi bitirip geldi. Ama sonra bir şey oldu. "Baba radyoyu dinlemiyor muydun?" dedi oğlu. "Gazeteyi okumuyor muydun? Büyük bir ekonomik kriz yaşanıyor. Avrupa’nın durumu felaket. Bizim ülkenin durumu ise daha kötü."Bunun üzerine adam düşündü. "Eh oğlum üniversiteli, gazeteleri okuyor, radyoyu dinliyor, haklı olmalı." Adam böylece aldığı malzemenin ve siparişlerin miktarını azalttı, yeni fırından vazgeçti ve çalışanlarından birini durdurdu. Satışları bir günde düştü. "Haklısın oğlum, kesinlikle büyük bir krizin ortasındayız." dedi.

 

KKTC deki durum tıpkı hikâye deki gibi, kendi krizini kendin yarat durumu.

 

Kriz anında alınan önlemler; genelde üretimi küçültme, işten çıkarma, yatırımları durdurma şeklinde olmaktadır. Panik havasında olan bu işlemler bazen işletmeye daha fazla risk ve durağanlık getirmektedir. Plansız küçülme, Nitelikli ve birikimli personelin kaybı, bununla birlikte pazar ve müşteri kaybı da söz konusu olmaktadır.

Ekonomik Kriz nedir? Ne değildir? Kaynak çok, internet de biraz gezinmek yeterli;

 

Birde ekonomik sistemlere bakalım; Serbest piyasa sistemi; rekabet koşullarına, üretime ve yatırım kararlarına devletin müdahale etmediği; tamamen piyasa koşullarına göre arz ve talebin oluştuğu sistemlerdir. Liberalizmin öncüsü Adam SMİTH’in ünlü sözü “bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” ibaresi bu sistemden türemiştir. Diğer yandan, tüm üretim kaynaklarının ve malların devletin himayesi altında olan, üretime ve yatırıma devletin (hükümetin) karar verdiği sistemlerde mevcuttur. Bu sistemler bilindiği üzere kumanda ekonomileridir.

Günümüzde; Çin, Küba ve Kuzey Kore bu sistemi uygulamaktadır. Tüm bu genel iki ayrımdan öte, iki sistemi birlikte uygulayan, sistemlerden herhangi birinin daha ağır bastığı ve sonuç itibariyle yeni bir sistemi oluşturan “karma” ekonomilerde bulunmaktadır. Karma ekonomi yapısı günümüzde hemen hemen tüm ülkelerin uyguladığı veya yakın anlamda bu sisteme sokabileceğimiz bir sistemdir. Karma ekonomiler, serbest piyasa ve devletin var olduğu, devletin gerektiği zaman (kriz, durgunluk vb.) para politikaları veya enflasyon ve deflasyon uygulamaları ile piyasaya müdahale ettiği bir sistemdir.

 

Birde KKTC özel ekonomi sistemi vardır. Yukarıda sıralanan sistemlerden hiçbirine benzemez. İsim koymak gerekirse;  Kapişari  sistemi, Yüksek Faizli Soygun ekonomisi, Ver harcayım sistemi, Üretme Tüket Ekonomisi ilk akla gelen isimler.

 

Dünyada ekonomik krizlerin kaynağı olan finans kuruluşları KKTC de en sağlam kuruluşlar. Krizlerde bankalar batar KKTC de yeni bankalar açılır. Bir zamanlar Banka krizi olmuştu doğru. Ama bildik ekonomi ile alakası yoktu, Soygun Ekonomisinin koşullarındandı. Döviz kaynaklı krizler de oldu. Ama zarar gören hep halk oldu. KKTC de para basılmıyor. Öz kaynak  belli.  Dış kaynak  belli.  Gelen yardımlar belli. Belli  olmayan kimin ne kadar yediği. Kimlerin  ne kadar istiflediği.

 

KKTC de krizler hep YÖNETİM krizi olmuştur bu güne kadar.

 

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Kasım 2008 deki kriz raporunda, İstihdamın korunması ve Özel sektörde geliştirilmesi sağlanmalıdır. Koruyucu sosyal politikalara önem ve öncelik verilmelidir. Yaşama koşulları insan onuruna yaraşır olmalıdır. Diyerek yapılması gerekenleri üç ana başlık altında topladı. Bunların başına bir başlık da biz eklersek bu iş olur. Kasalarda saklı ve yurtdışında istifli sıcak paranın piyasaya akıtılmasının yolları aranmalıdır.

 

 

Yurdaer Garip

Son Yazılar