Reklam
  • Reklam
İHRACAT YAPARAK PARA KAZANMAK
YAŞAR ERDİNÇ

YAŞAR ERDİNÇ

İHRACAT YAPARAK PARA KAZANMAK

13 Aralık 2013 - 23:05 - Güncelleme: 13 Aralık 2013 - 23:07

 

Bir firmasınız. Tabii ki para kazanmak için bu firmayı kurdunuz. Diyelim ki, bir sektörde orta ölçekli bir firmasınız. Ufak ufak da ihracata başladınız. Sizlere göre, yapabileceğiniz en akıllıca iş, maliyeti düşürerek, çok daha iyi fiyatla rekabet gücünüzü artırmak.

 

Şimdi sizlere çok çarpıcı olan ve bildiklerinizi yerinden sarsacak bazı verilerden örnekler vereceğim. Türkiye 1 birim (kg) mal ihraç ettiğinde, 2009 yılında 1.16 dolar ihraç geliri elde ederken, 2010'da 1.25 dolar, 2011'de 1.47 dolar ve 2012'de 1.58 dolar elde etmiş.

 

İleri teknoloji önemli

 

Teknoparklarda üretim yapan firmalar 1 birim ürünü 6.9 dolara satarken, patent sahibi firmalar 3 dolara, tasarıma odaklanmış firmalar 2.6 dolara, Ar-Ge teşviklerinden yararlanan ve Ar-Ge faaliyetleri olan firmalar 2 dolara, kamu Ar-Ge fonlarından yararlananlar 2 dolara satmışlar.

 

Eğer bir firma hem patent sahibi hem de ileri teknoloji kullanıyorsa ürününü 11.7 dolara satıyor. Eğer bu firma paten sahibi ve aynı zamanda teknoparkta üretim yapıyorsa bir birim ihraç ürününü 7.1 dolara satıyor. Patent sahibiyse ama ileri teknoloji uygulamıyor, teknoparkta da üretim yapmıyor ama Ar-Ge çalışması varsa ürününü 5.1 dolara satıyor. Eğer elinde patenti var ve bir de markası varsa 3.9 dolara satış yapıyor. Ama Türkiye'deki firmalara baktığımızda 2011 yılında ihracat yapan 53 bin firmanın sadece yüzde 3.6'sı patent sahibi iken, Ar-Ge yapan firma oranı sadece yüzde 1.8 düzeyinde bulunuyor. Tasarım yapan marka sahibi firmalar, ihraç ürünlerini tasarım yapmayanlara kıyasla yüzde 77 daha yüksek bir fiyata satabiliyorlar.

 

Uzun vadeli yatırım


Bu veriler ve çok daha fazlası, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan tarafından yapılan ve benim de katıldığım, ekonomi köşe yazarları ve ekonomi habercilerinin katılımda bulunduğu bir toplantıda anlatıldı. Bu sunumdan ve çalışma sonuçlarından çok etkilendim. Adeta bir doktora tezi hazırlanmış. Sayın Çağlayan'ın deyimiyle artık "Fiyat bazlı değil kalite bazlı rekabete geçmeliyiz" diyor. Fakat bunun kolay olmadığını da belirtiyor.

 

Firmalar marka, patent, Ar-Ge, tasarım ve ileri teknoloji konularına bir maliyet olarak bakıyorlar. Fakat bunun orta ve uzun vadeli bir yatırım olduğunu görmüyorlar. Çok çarpıcı olan bir sonuç da şöyle; bir firma kurulduktan sonra, patent, tasarım ve Ar-Ge yatırımı yapmaya başlamışsa, bu firma beşinci yıldan itibaren ortalama bir firmanın yaptığı ihracatın yaklaşık 4-5 kat daha fazlasını yapıyor.

 

Finansmana dikkat

 

Elbette ki her firma marka, Ar-Ge, tasarım, ileri teknoloji konularına eğilmek ister fakat finansman sorunu halledilmelidir. Bu konuda istekli ve heyecanlı olan firmalar, girişim sermayesi yatırım ortaklıklarına başvurmalıdırlar. Melek yatırımcılar yasasından yararlanmalıdırlar. Güzel olan şu ki; bu konular bu kadar derinlemesine analiz edilmeye başlanmış ve sayılara dökülmüş durumdadır. Bu çok önemli bir aşamadır. Eğer çok sıkı tutulursa ve makro politikalarla da (vergi politikaları, sosyal güvenlik vs.) desteklenirse, geleceğin Türkiye'si çok farklı olabilir ve her birey bundan pay alır, cari açık sorunu tarih olur.

 

YAŞAR ERDİNÇ 

Son Yazılar