Reklam
  • Reklam
BÜYÜYORUZ AMA..
YAŞAR ERDİNÇ

YAŞAR ERDİNÇ

BÜYÜYORUZ AMA..

11 Aralık 2013 - 13:42

 

Dün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) büyüme verileri açıklandı. Üçüncü çeyrekte büyüme yüzde 4.4 oldu. Bir ülkenin büyüme verileri incelenirken "üretim" ve"harcamalar" açısından büyümeye birlikte bakmak daha faydalı oluyor. Unutulmamalı ki, insanlar harcamazsa üretim olmaz. Üretim kesimi genellikle talebe göre üretim yapar. Bazen talep olmasa bile ileride talebin artacağını düşünüyorsa stok biriktirebilir. Fakat genelde üretimin itici gücü taleptir.

 

Bu büyümenin kaynaklarına üretim yönünden baktığımızda, mali aracılık hizmetleri yüzde 11 büyürken, inşaat sektörünün yüzde 8.7, imalat sanayinin yüzde 4.9 büyüdüğünü görüyoruz. Üçüncü çeyrekte küçülen tek sektör yüzde 2.5 daralma ile madencilik ve taş ocakçılığı sektörü olmuş. Toptan ve perakende ticaret sektörü de yüzde 5.5 büyüme gerçekleştirmiş.

 

Madenciliğe dikkat

Bu yılın ilk 9 ayı açısından bakıldığında en hızlı büyüyen sektör, otel ve lokantacılık olmuş, ilk 9 ayda yüzde 10.5 reel büyüme gerçekleşmiş. İnşaat sektörü bu süre içinde yüzde 7.4 büyürken, mali aracılık hizmetleri sektörü yüzde 8.7 büyümüş. En önemli sektör olan imalat sanayi ise bu dönemde yüzde 3.5 büyüme kaydetmiş. Burada da dikkat çeken unsur, madencilik ve taş ocakçılığının yüzde 3.3 küçülmesi ve küçülen tek sektör olmasıdır.

 

Harcama açısından büyüme rakamları irdelendiğinde, iç tüketimin yüzde 5.1 arttığını görüyoruz. Yani 3. çeyrekte iç talep oldukça canlıymış. Geçen yıl 3. çeyrekte iç talep büyümesi eksi yüzde 0.6 seviyesindeydi. En çarpıcı durumlardan biri de 2012 yılı 3. çeyrekte yüzde 14.4 büyüyen ihracat sektörü bu yıl aynı dönemde yüzde 2.2 küçülmüş. İthalata baktığımızda ise 2012'nin aynı döneminde yüzde 3 büyüyen ithalat, bu dönemde yüzde 6 büyümüş ve net ihracatın büyüme üzerindeki etkisi negatif olmuş.

 

 

Kredi talebi yüksek


Görünen o ki 2013 yılındaki büyüme iç talebin artmasından kaynaklanıyor. Eğer kısa bir hikaye oluşturacak olursak, mali aracı kurumlar sektörü yüzde 8.7 büyürken kredi talebinin yüksek olmasından kaynaklanan bir büyüme yaşanmış. Krediler direkt olarak tüketime yönlendirilmiş. Bu tüketim özel sektör yatırımlarının da 3. çeyrekte yüzde 6 artmasına neden olmuş. Yani iç talep hem tüketimi hem özel sektör yatırımlarını uyarmış ve bu durum ithalatı da harekete geçirmiş. İnşaat sektörü her ne kadar toplam üretim içerisinde yüzde 4.5 paya sahip olsa da dolaylı etkiler yaratarak diğer sektörleri de harekete geçirmiş görünüyor.

 

Kaliteli büyüme değil

Sonuç olarak Ali Babacan'ın dediği gibi kaliteli bir büyüme değil. İhracat düşüyor ithalat artıyor ve başkasının parasını harcayarak büyüyoruz. Dün Mehmet Şimşek "Dengeli büyüyoruz" dese de gerçek resim ortada. Bu millet borçlanacak, harcayacak ve büyüyeceğiz. Halbuki dengeli büyüme hem dışarıya hem içeriye dengeli üretim yaparak olur. Bu yüzden Babacan'ı kutlamak gerek. En gerçekçi yaklaşımları sergileyen Babacan, aynı zamanda kredi kartı sınırlamalarıyla bu kötü gidişata dur demeye, tasarrufları artırmaya ve gelecekte yaşanabilecek bir krizden ülkeyi kurtarmaya çalışıyor.

 

http://www.ekonomikibris.com/

Son Yazılar