Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 8 Haziran
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 8 Haziran

08 Haziran 2015 - 09:36

Belirsizliklerin arttığı yeni bir döneme girdik. Hayırlısı olsun diyelim.

 

13 yıl aradan sonra sandıktan koalisyon çıktı.

 

Halk, iktidar partisi AKP’ye anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi için geçit vermedi.

 

HDP’nin barajı geçtiği geniş tabanlı meclis temsiliyeti, barış ve kutuplaşan halkin kucaklaşması açısından en iyimser çıkarım olarak yorumluyorum.

 

4 partinin temsil edeceği yeni mecliste resmi olmayan sonuçlara göre:  AKP % 40,08 (258)  ; CHP % 25 (132) ; MHP % 16,4  (80) ;  HDP % 13,1 (80)..

 

Önümüzdeki günlerde köprünün altından daha çok suyun akacağını düşünüyorum.

 

Mecliste 5. Parti olarak YENİ AKP’nin de boy gösterebileceği yüksek perdenden dün akşamdan itibaren tartışılmaya başlandı! Abdullah Gül’ün devreye girebileceği konuşuluyor.

 

Hükümetin kısa sürede kurulamaması ve siyasi tıkanıklığın yaşanması durumunda azınlık hükümeti ile yeniden seçim gündeme gelebilir.

 

Son yıllarda unutulan ekonominin daha da geri planda kalması elbette piyasalar açısından olumsuz bir gelişme olacak.

 

Bizim görevimiz elbette finansal piyasaları yorumlamak...Belirsizliği sevmeyen piyasaların seçimlere ilk tepkisi haliyle oldukça negatif..

 

USD/TL kuru ilk işlemlerde 2,80 seviyesini test etti...Daha doğru bir yaklaşımla geminin bilinmedik sulara doğru sürüklendiğini görüyoruz.

 

Borsa cephesinde 80 bin seviyesinin altı devamında ise 77 bin seviyesi bugün test edilebilir.

 

Piyasa Özeti ve Yorumu..

 

Dün akşam sonuçlanan 2015 genel seçimleri, anketlerin de işaret ettiği üzere tek parti iktidarı çıkarmazken, kritik bir konumda olan HDP’nin ise seçim barajını aştığı ve MHP kadar milletvekili çıkardığını görüyoruz. Resmi olmayan seçim sonuçlarına göre AKP 550 sandalyeli mecliste tek başına iktidar olmak için gerekli 276 sandalyeyi elde edemezken, muhalefetin AKP ile koalisyona sıcak bakmaması piyasalarda elbette belirsizliği artırıyor. Yeni tabloya göre Meclis aritmetiği, birden çok koalisyon ve azınlık hükümeti seçeneğini gündeme getirse de, erken seçim ihtimalinin de masa üzerinde olduğunu görüyoruz. Seçim sonuçlarına göre olası bir AKP – MHP koalisyonu veya dışardan HDP destekli MHP – CHP koalisyonu konuşulmaya başlandı. Ak Parti’nin 2011 seçimine oranla milletvekili sayısı düşse de, Meclis’te yine de en çok sandalye sayısına sahip olacağı için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ını, doğal olarak hükümeti kurma görevini AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na vermesi bekleniyor.

 

Aslında seçim sonuçlarını birçok farklı açıdan yorumlamak gerekiyor. Kesin olan tek parti iktidarının bittiği, önümüzdeki günlerin ise ya koalisyon hükümeti yada da erken bir seçim getireceğidir. Dün gece geç saatlere kadar takip ettiğimiz televizyon programlarına katılan yorumcular, üçüncü seceneklerin de masa üzerinde olabileceğine vurgu yaptı. AKP’de Erdoğan’ın gücünden rahatsız olanların Abdullah Gül etrafında yeni bir oluşuma da imza atabileceklerine vurgu yapmalarının altını çizmek gerekiyor. Yani, koalisyon, erken seçim derken üçüncü ihtimalleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Bu kapsamda önümüzdeki günlerin siyaset açısından çok sıcak geçeceğini düşünüyorum. Elbette ısınan gündem ve beraberinde artan belirsizlik finansal piyasaların sevdiği bir durum olmadığını net bir şekilde belirtmek gerekiyor. Tek parti iktidarının 12 yıl aradan sonra yerini farklı senaryolara terk etmesi ile gece Asya piyasalarında USD/TL kurunun likiditenin de zayıf olduğu anlarda 2,80 seviysine kadar yükseliş kaydettiğini görüyoruz. Bu nedenle ilk etapta tepkinin oldukça negatif olduğunu söyleyebiliriz. Elbette her ne kadar bültenimizin kapsamı finansal piyasalar üzerine kurulsa da, bu satırları yazmak adına bir miktar siyaset bir miktar da sosyolojinin alanlarına girmek durumunda kalıyoruz. Uzunca bir süredir kutuplaşan halkın seçim sonuçları ile AKP’nin daha da güçlenmesine geçit vermediği, toplumsal kucaklaşma ve barış için sandık sonuçlarını önemli bir adım olarak görüyor ve yorumluyorum. Haliyle, uzunca bir süredir başta baskı altında olan Merkez Bankası’nın yada daha doğru bir tabir ile ekonomik kurumların daha da rahat çalışacağını not etmek gerekiyor. Bu nedenle de seçim sonuçlarını finansal piyasaların gözlüğündan arınarak çok da katastrofik olarak yorumlamasam da, sokaktaki vatandaşın ilk sorusu: “ne olacak bu kurun hali” olacağından ötürü kısa vadede yada en azından berlisizlik netlik kazanana kadar negatif fiyatlamanın devam edebileceğini düşünüyorum.

 

http://www.ekonomikibris.com

Son Yazılar