Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 7 OCAK 2015
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 7 OCAK 2015

07 Ocak 2015 - 13:06

 

Faiz artırma potasında olan ABD’de 10 yıllık devlet tahvilleri riskten kaçış eğilimi ile geriliyor!

 

Brent cinsi petrolün varil fiyatının Nisan 2009’dan bu yana en düşük seviye olarak görülen $50’ı test etmesi, Yunanistan’a ilişkin endişelerin katlanarak devam etmesi ve Rusya Para birimi Ruble’de kısmen sakinleyen spekülatif atağın yeni yıl ile birlikte yeniden artması haliyle küresel piyasalarda satıcılı seyri de beraberinde getirdi. Son günlerde küresel borsalarda görülen satışlar, petrol fiyatlarında süregelen düşüşün tetiklediği "risk-off - riskten kaçış" eğilimi haliyle güvenli liman arayışlarını da artırdı. Güvenli liman özelliği taşıyan Amerikan 10 yıllık devlet tahvil faizi % 1,9 seviyesine kadar gerileyerek Mayıs 2013’den beri en düşük seviyeyi test ederken, ABD tahvillerinin yanısıra altının da güvenli liman talebiyle artış gösterdiğini ve 1,214 usd/ons seviyesine yükseldiğini not edelim.

  

Ø  Çanlar Avrupa Bölgesi için çalmaya devam ediyor...

 

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 22 Ocak tarihinde düzenleyeceği olağan faiz toplantısında içinde devlet (kamu) tahvili alımını da kapsayacak yeni genişleme yönünde adım atacağı beklentisi, Yunanistan’da anketlerin Euro ve hatta AB üyeliğine karşı görünen Syriza partisinin önde gittiğini işaret etmesi ve son olarak Almanya’da açıklanan yıllık enflasyonun Aralık ayında altı yılın en düşüğü olan % 0,1’e gerilediğinin görülmesi EUR üzerinde ciddi anlamda baskı kurdu. Avrupa’nın motoru konumunda olan Almanya’da açıklanan verilerin deflasyon riskine işaret etmesi, ECB’nin ilave tedbir alması gerektiği görüşünü ön plana çıkarıyor. Bu bağlamda bugün Avrupa genelinde açıklanacak enflasyonun eksi gelme riskinin de arttığını düşünüyoruz. Netice itibarı ile herhangi bir ışık vermeyen Avrupa ekonomileri, deflasyon riskinin belirmesi ve Yunanistan’ın birliği tehdit etmesine karşı para politikası anlamında Başkan Dragi’den beklenen yeni adımlar EUR’da aşağı yönün halen daha açık olduğuna işaret ediyor. Teknik bir bakış açısıyla  EUR/USD paritesinde önemli bir seviye olarak ön plana çıkan 1,1870 seviyesinin aşağı yönlü kırılması durumunda aşağısının daha büyük düşüşlere ön ayak olacak kadar “boş” olduğunu görüyoruz.

 

Ø  TL olumlu enflasyon ve petrol ile ayrışmaya devam ediyor... Ama nereye kadar?

 

TÜİK’in haftabaşı açıkladığı 2014 yılı enflasyon verileri Türk mali piyasalarında olumlu anlamda yankı buldu. Petrol fiyatlarında görülen geri çekilmenin Türkiye’nin enerji faturasını hafifleteceği beklentisinden hareketle cari açık ve enflasyon gibi yapısal sorunların olumlu anlamda etkileneceği, enerji ithalatından tasarruf edilecek kaynağın reform isteği ile büyümeyi teşvik edecek şekilde kullanılacağı beklentisinden hareketle TL ve TL cinsi yatırın araçları olumlu etkilendiğini görüyoruz. Enflasyonun 2014 yılında % 8,17 seviyesine gerilemesi ve 2015 ortasında % 6’lı seviyelere kadar gerileyebileceği beklentisi faiz indirim beklentilerinin de artamasına neden oluyor. Her ne kadar şu anda FED’den beklenen faiz atırımım ve rakip olarak yan kulvarda koşan gelişmekte olan ülke para birimlerinin sunduğu daha cazip faiz ortamı nedeniyle (Rusya %17, Brezilya % 11,75) TCMB’den hızlı bir adım gelmesini beklemiyoruz. Ama şu anki görünüm bizleri TCMB’nin faiz oranların er ya da geç indirecek yeri olduğuna inandırıyor. Hükümet cephesinden gelen faiz indir yönündeki telkinler ve belki FED’in faiz indirim sürecine artırma yeri olması anlamında daha düşük faiz oranı ile girme yönünde bir stratejisi olan TCMB’nin önümüzdeki aylarda nasıl bir hamle yapacağını bekleyip göreceğiz. Olumlu enflasyon verisinin etkisiyle, Borsa Istsanbul yeniden 87bin seviyesine yaklaşırken, 2 yıl vadeli gösterge tahvil % 7,93 ; 10 yıllık tahvil faizi ise % 7,81 seviyesine geriledi. USD/TL kuru ise hafta başı 2,3540 seviyesini test etmesi ardından 2,32’li seviyelerde salınıyor. Türk mali piyasalarındaki pozitif ayrışmanın ne kadar devam edeceğini kestiremiyoruz. Keza, gelişmekte olan bir ülke olarak yurtdışı cephede ve özellikle riskten kaçış eğiliminin hakim olduğu bir ortamda uzun süre pozitif anlamda ayrışmasını beklemek doğru olmayacaktır. Kur cephesinde yaşanan geri çekilmenin (EUR/TL’de 2,74 ; GBP/TL’de 3,47’li seviyelerin görülmesi) kur risklerinin kapatılması veya azaltılması yönünde fırsat olarak kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar