Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 3 NİSAN
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 3 NİSAN

03 Nisan 2015 - 11:58

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak Mart ayı enflasyon verileri günün ilk yarısında;

 

ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanacak Mart ayı istihdam raporu ise günün ikinci yarısında önemle takip edilecektir

 

FED’in faiz artırım sürecini açıklanacak verilere bağlaması nedeniyle istihdam verisinin piyasaların orta vadeli seyrini tayin edeceğini düşünüyoruz

 

ABD’de son günlerde açıklanan göreceli zayıf verilerin gölgesinde Doların dinlenmeye geçtiğini görüyoruz

 

Yatırımcıların nereden dolar satarım yerine risklerin kapatılması / hedge edilmesi bağlamında düşüşlerin orta vadeli bir bakış açısı ile alım fırsatı yaratmaya devam edeceğini düşünüyoruz

 

İran’ın 6 büyük ülke ile nükleer programını sınırlaması konusunda çerçeve anlaşmaya varıldığı haberi yakın bir dönemde yüksek perdeden seslendirilebilir

 

Paskalya tatili nedeniyle işlem hacminin yavaşlamasını bekliyoruz

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Son haftalarda ABD cephesinde açıklanan makroekonomik verilerin beklentileri karşılayamaması nedeniyle hemen hemen tüm varlıklara karşı ciddi anlamda prim yapan doların dinlenmeye geçtiğini söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Hafta ortası ABD’de açıklanan özel sektör istihdam raporu ile imalat sanayi ISM endeksi tahminlere göre daha zayıf sonuçlanırken, küresel risk iştahının da bir miktar iyileştiğini görüyoruz. Bu bağlamda EUR/USD paritesi 1,0720 seviyesini test etmesi ardından 1,0890 seviyesine varan bir yükseliş kaydederken, benzer bir şekilde USD/TL kuru da 2,62’li seviyelerden yönünü aşağıya çevirerek 2,58’li seviyelerde denge aramaya başladı. Teknik bir bakış açısıyla USD/TL kurunda yukarda 2,65 aşağıda ise 2,5250 seviyesi ceza alanın çizgileri misal son dönemlerde oluşan ana destek ve direnç bölgelerini oluşturuyor. USD/TL kurunda 2,5850 seviyesinin altında kalınması durumunda yeniden 2,54’lü seviyelere doğru geri çekilme isteği artabilir. Bu bağlamda bugün ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanacak istihdam raporuna büyük önem atfediyoruz. Malum, ABD Merkez Bankası FED, son olağan FOMC toplantısında güvercin bir uslüp takınarak faiz artırımında “sabırlı” olunacağı ifadesi metinden çıkarırken, güçlü dolardan duydugu rahatsızlığa vurgu yaparak büyüme ve faiz artırım yönündeki projeksiyonlarını aşağı yönlü revize etmiş, açık bir şekilde bundan sonraki süreçte açıklanacak verilere konsantre olunacağını, verilerin güçlü gelmesi durumunda faiz artırımına başlayacakları, başlamaları durumunda ise faiz artırım hızlarının bebek adımı tarzında olacağı; aksi bir durumda ise beklemeye geçeceklerini açıklamışlardı. ABD’de son bir yıldır açıklanan istihdam verileri ekonomide neredeyse tam istihdam seviyesine ulaşıldığını gösteriyor. Keza tarım dışı sektörde istihdam edilen kişi sayısı son bir yıldır 200 bin kişinin üzerinde aylık bazda seyrederken, işsizlik oranı da % 5,5 seviyesine geriledi. Bu bakış açısı ile FED’in çoktan faiz artırması gerektiği yargısına varılabilir. Ancak, petrol fiyatlarının yarattığı yeni beklentiler ve bu bağlamda yavaşlayan enflasyon şu anda faiz artırım için tüm şartların olgunlaşmadığına işaret ediyor. Bu nedenle FED, bundan sonraki süreçte maaş ve ücretler ve bunun yanısıra çekilrdek enflasyon gibi verilere konsantre olacağını düşünüyoruz.

 

Bügün ABD’de açıklanacak resmi istihdam raporuna öncü veri olarak takip edilen ve Çarşamba günü açıklanan ADP özel sektör istihdam verisinin beklentilerin altında kalması ardından bugün açıklanacak istihdam raporunun da beklentileri aşamayacağı yönünde bir beklenti oluşmaya başlandı. Reuters anketine göre Mart ayında tarım dışı sektörde 245bin kişinin isihdam edildiği ve işsizlik oranının ise % 5,5 seviyesinde kalacağı tahmin ediliyor. İstihdam raporunu alt kalemlerinde işgücüne ilişkin göstergeler hem de maaş artışı piyasaların ana odağını oluşturmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Güçlü bir istihdam raporu  veya maaş ve ücretlerde güçlü bir artış FED’in sabrının taşdığına, aksi bir gerçekleşme ise faiz artırımı ise FED’in ikna olmadığına işaret edecektir. Bu bağlamda zayıf bir rapor küresel piyasalar açısından doların değer kaybetmesine; akdi bir gerçekleşme ise satış baskısının şiddetlenmesine neden olabilir.

 

Sabah saatlerinde İran ile P5+1 ülkeleri arasında (ABD, Rusya, Almanya, Çin, İngiltere ve Fransa) Tahran'ın nükleer programının en az on yıl sınırlanması için çerçeve anlaşmaya vararak 12 yıldır devam eden diplomatik ve askeri açmazın çözümüne yönelik adım atıldı. İsviçre'de sekiz gün süren müzakere turunun ardından varılan uzlaşı İran'ın nükleer silah üretecek kabiliyetlerden vazgeçmesi karşılığında ülkeye uygulanan ekonomik yaptırımların kaldırılmasına yönelik nihai müzakerelere de kapıyı açıyor. P5+1 ülkelerininin vardığı çerçeve anlaşması 30 Haziran'a kadar nihai anlaşmaya ulaşılmasını öngörüyor. Elbette, nihai bir anlaşmaya varılması, İran'ın Batı ile yaşadığı nükleer enerji krizi için çözüm ışığı olacağına ve şüphesiz kalıcı bir el sıkışma durumu  İran petrolünün uluslararası piyasalara akışının hızlanacak olması, petrol fiyatları üzerinde kaçınılmaz aşağı yönlü bir baskıya yol açacacağını düşünüyoruz.

 

Geride bıraktığımız haftalarda 1,1051 seviyesine kadar yükselen EUR/USD paritesi, Yunanistan ile Eurogroup arasında devam eden pazarlıkların gölgesinde haftabaşı 1,0720 seviyesine kadar geri çekilmesine neden olmuştu. Yunanistan'ın henüz somut bir adım atmaması, Yunan Başbakan Şipras’ın kamuoyuna verdiği sözleri tutmak adına ayak sürümesi; öte yandan Yunan Bankalarından çekilen mevdautın önüne geçilememesi hatta Yunan maliyesinin Nisan sonuna kadar yardım almazsa nakit sıkışıklığına düşeceği görüşünden hareketle Yunanistan’ın Eurogroup’un taleplerine uymaktan başka bir çaresi kalamdığına işaret ediyor. Aksi bir durum ise Yunanistan'ın Euro'dan çıkma ihtimalini (Grexit) artırıyor. Bu ihtimali piyasaların her geçen gün biraz daha sindirmeye başladığını görüyoruz. Ortak para birimi EUR açısından ise mevcut haberler pek iç açıcı değil. Bu bağlamda, her ne kadar kısa vadede tepki yükselişleri görülse de, kısa vadede 1,05 akabinde ise 1 parite seviyesinin test edilme ihtimalinin halen daha üzerinde duruyoruz.

 

Bugün gözler TSİ10:00’da TÜİK tarafından açıklanacak Mart ayı enflasyon verisine çevrilmiş durumunda. Tüketici Fiyatları Endeksi’nin Mart ayında % 0,9 artış kaydetmesi beklenirken, 2015 sonu TÜFE beklentisi ise TL'deki değer kaybının da etkisiyle bir ay önceki anketteki % 6,30'dan % 6,80'e yükseldi. Enflasyonun olumlu baz etkisi nedeniyle (2014 Mart ayı % 1,13 ; Nisan ayı % 1,34) yaz başına kadar düşüş kaydetmeye devam etmesi bekleniyor. Bu bağlamda enflasyon verisi ardından TCMB’nin faiz indirip indirmeyeceğine bakacağız.

 

Yeni gün başlangıcında ABD kapanışlarını takiben Asya piyasalarının da sabaha olumlu bir eğilimle başladığını görüyoruz. Kritik veriler öncesinde sabah Türkiye'de enflasyon, günün ikinci yarısında ise ABD'de istihdam raporu takip edilecektir. Amerikan istihdam raporunun USD'nin yakın gelecekteki izleyeceği seyri belirleyeceğini hatırlatarak veriye kadar göreceli olarak sessiz, veri sonrasında ise verinin işaret ettiği yöne doğru bir hareketlilik izlenebilir. Orta vadede USD'deki değerlenme eğiliminin süreceğine nerdeyse kesin gözüyle bakmaya devam ediyoruz.

 

Ø  ABD Tarım Dışı İstihdam ve İşsizlik Oranı

 

ABD’de işsizlik oranı % 5,5 seviyesine gerileyerek NAIRU (natural rate of unemployment – doğal işsizlik oranı) seviyesine ulaştı. Benzer bir şekilde tarım dışı sektörde istihdam edilen kişi sayısının son bir senedir aylık olarak 200bin kişinin üzerinde seyrettiğini görüyoruz.

 

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar