Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 26 MAYIS
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 26 MAYIS

27 Mayıs 2015 - 08:40

Galatasaraylı dostlarımızı tebrik ederim   # Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz!

 

İçerde seçim fiyatlamasını erken yapan Türk mali piyasaları, koalisyona işaret eden yeni anket sonuçlarına paralel kazanımlarını geri vermeye başladı

 

EUR/USD paritesinde 1,05 – 1,15 geniş bandının bir müddet daha korunacağını düşünüyoruz

 

USD/TL kurunda 2,6250 seviyesine dikkat etmek gerekiyor

 

Bugün ABD cephesinde açıklanacak yoğun veri akışı günün ikinci yarısında takip edilecektir

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dolarda yeniden değerlenme sürecinin başladığını görüyoruz. Her ne kadar FED tutanakları Haziran ayında faiz artırım ihtimalini oldukça azaltarak beklentileri Eylül ve sonrasına taşısa da, özellikle geride bıraktığımız haftanın son iş günü ABD’de açıklanan ve beklentilerden daha iyi sonuçlanan enflasyon verisi ve akabinde FED Başkanı Yellen’in şahin bir uslup takınarak ilk faiz artırımının ekonominin normalleşmesiyle bu yıl içinde yapılacağı konusunda kararlı bir tutum izlemesi, dolarda Nisan ayında başlayan değer kaybının kısmen de olsa terse dönmesinme neden oldu. Her ne kadar % 5,4 seviyesine gerileyen işsizlik oranı FED’in faiz artırması için önemli bir gösterge olarak kabul görse de, petrol fiyatları nedeniyle hedeften uzak seyreden enflasyon ve kötü hava koşulları ile zayıf sonuçlanan ilk çeyrek büyüme verisine paralel FED’in biraz daha sabırlı davrandığını ancak olası bir varlık balonu yaratmaktan endişe etmesi nedeniyle faiz artırımını çok da geçiktirmeyeceğini düşünüyoruz. Keza, bilançosu 700 milyar dolardan 4,5 trilyon dolara çıkaran FED, % 0 faiz oranı ve bol likidite ile başta borsalar olmak üzere sanal yükselişlerin yaşanmasına neden oluyor. Faiz artırımını açıklanacak verilerin gücüne bağlayan FED, son haftalarda açıklanan göreceli zayıf verileri aslında kötü hava şartları ve petrol kaynaklı “geçici” etkilere bağlayarak piyasaları yavaş da olsa faiz artırım sürecine hazırlamaya çalıştığını düşünüyoruz. Özellikle Mayıs 2013’de FED’in eski Başkanı Bernanke’nin likidite sarhoşu olan piyasaya aniden tahvil alım programını yavaşlatıyoruz diyerek adete müziği kapatarak partiyi bozması sonrası görülen küresel bazda sert satış baskısını tekrar yaşamak istemeyen FED’in bu sefer daha yumuşak ve alıştırıcı bir uslup takındığını, belki de bebek adımı tarzında faiz artırımları ile piyasaları 6 yıldır alıştığı ucuz, uzun vadeli ve bol likidite döneminde çıkarmaya çalıştığını düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere, yılın ilk çeyreğinde oldukça güçlü bir gürüntü çizen dolar endeksi (doların 6 para birimine göre değerini gösteren endeks) 100 seviyesine çıkarak daha doğrusu Temmuz 2014 – Nisan 2015 arasında % 23 değer kazanarak henüz faiz artırımı bile olmadan aşırı değerlenmişti. Bu durumda rahatsız olan FED, güçlü dolara karşı bir miktar da olsa önlem almak adına Nisan toplantısında büyüme tahminlerini düşürerek doların değer kaybetmesine neden oldu (Nisan – Mayıs aylarında dolar endeks bazıdan % 4 değer kaybetti) bu dönemde basit bir örnek vermek adına 1,05 seviyesine kadar dolar yönünde değerlenen EUR/USD paritesi, FED’in adımı ile değer kaybederek yeniden 1,15 seviyesine kadar yükseldi). Bu sefer EUR’da değer kazanımından rahatsız olan ECB’nin devreye girdiğini görüyoruz. Elbette, Avrupa’da başgösteren büyüyememe sorunu beraberinde artan işsizlik, düşen enflasyon ve yükselen kamu borcuna paralel Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) uygulamaya koyduğu toplam tutarı 1,1 trilyon EUR olacak ve aylık olarak 60 milyar EUR tutarına tekabul eden tahvil alımına rağmen Avrupa tahvil faizlerinde görülen yükseliş bu sefer de ECB’yi huzursuz etti. Yaz öncesi önden yüklemeli bir şekilde tahvil alımlarını hızlandıracaklarını piyasaya fısıldayan ECB, EUR’nun hızla değer kaybetmesine neden oldu (geride bıraktığımız hafta 1,15 seviyesine yaklaşan EUR bu sabah 1,09 seviyelerine kadar gevşedi). Muhtemelen EUR’da satış baskının devam edeceğini ve paritenin ilk etapta 1,05 seviyesine kadar gevşeyeceğini tahmin ediyoruz (bakınız grafik).

 

Dışarda faiz artırma potasında olan FED ve EUR’nun değerini düşük tutmaya çalan ECB arasında sıkışan parite, içerde ise seçim fiyatlaması tüm süratiye devam ediyor. Mayıs başında aniden ve hızlı bir şekilde hatta birkaç gün içerisinde 2,70’li seviyelerden 2,56 seviyesine kadar gevşeyen USD/TL kuru, sene başına nazaran dolar karşısında en kötü performans kaydeden para birimi unvanından da sıyrılmış oldu. Elbette piyasa gözlüğüyle bakıldığında, piyasaların seçim ardından istikrarlı yapının korunacağını satın alarak TL ve TL cinsi yatırım araçlarına rağbet gösterdiğini paylaşmıştık. Merkez Bankası tartışmaları ile başlayan akabinde seçim belirsizliği ile zirve yapan ve spekülatif atağa sahne olan USD/TL kuru üzerinde var olan köpüğün alınması ile kur cephesinde yaşanan kademeli geri çekilmenin ise son günlerde açıklanmaya başlanan yeni anket sonuçlarına paralel yerini yeniden değer kaybına terk ettiğin görüyoruz. Borsa Istabul nerdeyse 89bin seviyesine kadara yükselmesi ardından 84,500 seviyesine gerilerken, benzer dönemde faiz cephesinde yaşanan kısmı düzeltme de uzun soluklu olmadı. Yurtdışında yeniden değerlenmeye başlayan dolar, içerde ise tek parti hükümetinden koalisyona doğru kayan yeni anketler haliyle fiyat davarnışını da etkliyor. Seçim ardından kurulacak yeni hükümet ve ekonomi takımının vizyonu ve piyasalara verecekleri sinyaller haliyle yeni bir döneme ve fiyatlamaya sahne olacaktır. Özellikle FED’in git gide faiz artırmaya hazırlanması ve seçim sonrası dönem, basit bir tabirler yılın üçüncü çeyreği potansiyel bilinmezleri beraberinde taşıyor. Seçim anketlerinin % 1 - 2 oranında sapma göstermesi geçmiş tecrübeden biliniyor. Bu bağlamda HDP’nin % 10,1 ile Meclis’e dördüncü parti olarak girmesi ile % 9,9 ile dışarda kalması arasında ciddi anlamda ve büyük sayılabilecek fiyat dalgalanmaları yaşanacağını düşünüyoruz. Seçime kadar bir gözümüz anketlerde, bir gözümüz dolar endeksinde ama genel kanı olarak göreceli yatay bir piyasa ile karşılasacağımızı düşünüyoruz. Seçime sonrasına ait finansal risklerini hedge etmek isteyen yatırımcıların pahalı olamayan opsiyon almalarını önerebiliriz.

 

Dün tatil nedeniyle kapalı olan ABD ve Londra piyasaları bu sabah masa başına geçiyor. Cuma günü ABD enflasyon verisi ardından 1,1050 seviyesinin altına inen EUR/USD paritesi (bizim analizime göre kırılma noktası – bakınız grafik) sabah Asya piyasalarında 1,0930 seviyesine kadar gevşediğini görüyoruz. EUR’da kademeli olarak aşağı yönün devam etmesini bekliyoruz. HDP’nin barajı aşacağına işaret eden anketler ardından USD/TL kurunda da önemli bir teknik seviye olan 2,6250 seviyesine doğru yaklaştığımızı görüyoruz. 2,6250’nin üzerine çıkılması yeniden 2,6450 seviyesini gündeme taşıyabilir. Mali piyasaların makroekonomik gündemi bugün ABD kaynaklı yoğun görünüyor. ABD’de TSİ15:30’da açıklanacak dayanıklı tüektim mal siparişleri, aylık konut fiyatları ve CaseShiller konut endeksi, PMI verileri, tüketici güven endeksi ve yeni konut satışları takip edilebilir.

 

Ø  EUR/USD

 

1,1050 seviyesinin altında yaşanan gecelik kapanış ardıdan paritenin kademeli olarak 1,05 seviyesini hedefleyeceğini düşünüyoruz. Bir müddet daha 1,05 – 1,15 aralığında sıkışma devam edebilir.

 

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar