Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 24 ŞUBAT
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 24 ŞUBAT

24 Şubat 2016 - 10:33

 

TCMB’nin dün sonuçlanan olağan PPK toplantısından beklenildiği gibi bir değişiklik gelmedi

 

FED’in faiz artırımlarına ara verdiği inanışının oturmasına paralel gelişmekte olan ülke para birimlerinde sert satışlar ardından dengelenmeye arayışı hakim

 

Petrolün arzını Ocak seviyelerinde dondurulmasına Suudi Petrol Bakanı Naimi’den yeşil ışık gelmedi

 

AB cephesinde yaşanan dezentegrasyon süreci sterlini dolar karşısında 1,40 seviyesinin altına itti. Aşağıda ilk hedef 1,35 - 1,36 seviyesi olacaktır

 

Brexit riski devam ettiği sürece Sterlin’de değer kaybı devam edecektir ancak İngiltere’nin tıpkı İskoçya referandumunda olduğu üzere son dakika birlikte kalacağını düşünüyoruz

 

Düşen bıçağı tutmak için acele etmemek gerekiyor. Riskli posizyoları kapatmak için sterlinde gelecek düşüşleri alım fırsatı olarak görmek ve pusuda bir müddet daha beklemek doğru bir yatırım tercihi olacaktır

 

Hatırlanacağı üzere, İngiltere’nin etkili ve sevilen siyasetçileriden biri olan Londra Belediye Başkanı Boris’in Avrupa Birliğinden ayrılmak için referadumda evet yönünde kampanya yapacağını açıklaması ardından sterlinin dolar karşısında düşüşü haftabaşından itibaren hız kazandı. Sterlin’nin Ocak 2009 yılında test edilen 1,35 – 1,36 seviyesine adım adım yöneldiğini görüyoruz. Bu sabah saatlerinde, bültenimizi yazdığımız dakikalarda 1,40 seviyesinin altına gevşediğimizi not edelim. Normal sartlarda, geçen senelerde olduğu üzere, Yunanistan’ın birlikte çatlaklar yaratan çıkış tehditleri ardından İngiltere’nin de AB’de kalıp kalmayacağını referanduma götürmesi ve beraberinde etkili isimlerin de evet yönünde kapmaya yürütmesini gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde sert satış baskıları kurmasını beklerdik. Ancak, 2015 yılının son ayında faiz artıran ve 2016 yılı için 4 kere faiz artıracağı yönünde projeksiyonda bulunan FED’in son dönemlerde yaptığı sunum ve açıklamalarda geri adım attığı yönünde algılanan piyasa iletişimi haliyle gelişmekte olan ülke para birilerinin de soluklanmasına yardımcı oluyor. Hatırlanacağı üzere, yeni yıla Çin borsalarının peş peşe işlemlere kapatılamasının yarattığı satış baskısı, küresel büyüyememe endişelerinin tetiklediği riskten kaçış eğilimi ile petrol fiyatları serbest düşüşe geçerken, Avrupa bankacılık sektörüne yönelik kaygılar da tedirginliğin daha da büyümesine neden olmuştu. Güvenli limana arayışı ile ABD 10 yıllık devlet tahvilleri rağbet görürüken, altının ons fiyatınnı 1,250 dolar seviyesinin üzerine yükseldiğini gördük. Tüm bu belirsizliklere içerde artan güvenlik endişeleri ve sınır ötemizde tırmanan jeopolitik risklerin de eklenmesi ile USD/TL kuru yılı tamamladığı 2,9150 seviyesinden yönünü hızlı bir şekilde yukarı çevirerek 3,06 seviyelerine varan bir yükselişi Ocak ayında yaşamıştı. Tüm bu olumsuz gelişmeler karşısında ABD’den gelen karmaşık veriler, Japonya’nın mevduat faizini % - 0,10 seviyesine çekerek ekonomiyi destekleme çabası, Avrupa’da bozulan enflasyon görünümü ve Avrupa Merkez Bankası’nın da ilave genişleme ile mevduat faizini daha da eksi seviyelere çekeçeğinin anlaşılması ile FED’in de ister istemez geri adım attığını görüyoruz (netice itibarı ile güçlenen dolar dönüp dolaşıp ABD ekonomisine zarar veriyor). Faiz artırmak bir yere, FED Başkanı Yellen’e negatif faizi gündeminize alacak mısınız sorusu ile gündemin de birden değiştiğini görüyoruz. FED’in faiz artırımı en çok gelişmekte olan ülke para birimlerini etkileyecek söylemi şimdi değişerek FED’in faiz artırmaması gelişmekte olan ülke para birimlerini destekliyor oldu. İşin komik tarafı ise piyasaların FED’in faiz artırma ihtlimalini göz ardı etmesi olarak görüyoruz. Hal böyle olunca, tıpkı gelişmekte olan ülke para birimlerinde de olduğu üzere petrol fiyatlarlar da 27-28 dolar seviyelerinden toparlanarak 36 dolar seviyesine kadar dayandı. Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, Rus enerji bakanının arz donuruluması yönünde teklifine Suudi Petrol Bakanı Naimi’den ortak bir karar alma konusunda diğer üyelere güvenmediğini açıklaması ardından petrolün yeniden 32 dolar seviyelerine gerilediğini görüyoruz. Petrol fiyatlarında geri çekilme yeniden petrol üretici şirket hisselerine satış getirerek risk iştahını da baltalamış oldu. ABD borsaları geceyi % 1’in üzerinde satış baskısı ile kapatırken, yeni gün başlangıcında negatif hava Asya ve Avrupa borsalarında da yansıdı.

Dün gündemin satır aralarında kalsa da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından beklenildiği üzere herhangi bir politika değişimi gelmedi. Son dönemlerde, yurtçindeki gelişmelere nazaran yurtdışı gelişmeleri takip eden Türk Mali piyasalarında FED’in politikaları belirleyici olmaya devam edecektir. FED’in faiz artırmaya ara verdiğinin iyice oturması ardından bir miktar daha kur cephesinde gevşeme görebileceğimizi düşünüyoruz. Bu görüşümüz elbette tüm olmusuz gelişmelere rağmen kısa vadeli bir beklentinin ötesine geçmeyecektir. AB cephesinde birliğin çatlamaya başlaması ve entegrasyon sürecinden sonra yaşanan dezentegrasyon süreci, Deutsche Bank ve İtalyan bankalarına yönelik şimdilik unutulan sıkıntılar, Çin’in rekabet avantajı yaratmak adına Yuan’da yapacağı devalüasyonu şimdilik biraz ötelemesi ve beraberinde Yuan fixingin biraz daha yukarı seviyelerden yapılması, devamında Suriye’de ateşkes sağlanacağına yönelik artan iyimser haberler haliyle negatif fiyatlamalarının da azalamasına ve bol likidtenin yeniden getiri peşinde koşmasına neden oluyor. Tüm bu gelişmelerin elbette kalıcı bir düzelme yönünde yorumlanması büyük bir hata olacaktır. Olası orta vadeli risklere paralel yatırımcıların tedbirli modu terketmemeleri gerektiğini düşünüyoruz. USD/TL açısından 2,93 – 2,95 aralığı kararsız bölge olarak görülüyor. Kurun 2,95 seviyesinin üzerinde çıkması durumunda yeniden psikolojik 3 seviyesi gündeme gelecektir. 2,93 seviyesinin aşağı yönlü geçilmesi durumunda ise 2,89-2,90 bölgesi hedef sahasına girebilir. Sterlinde ise teknik bir bakış açısı ile psikolojik 4 - 4,05 aralığının radar menzilinde olacağını düşünüyoruz. Sterlin satmaktansa, alım yönünde pusda beklenmesinin daha mantıklı bir yaklaşım olacağını düşünüyoruz. EUR cephesinde ise 10 Mart tarihinde Başkan Draghi’nin açıklayacağı önlemlere paralel EUR’nun dolar karşısında ilk etapta 1,0920 devamında ise 1,0770 seviyesini hedefleyeceğini tahmin ediyoruz (1,1050 seviyesinin yukarı yönlü geçilmemesi kaydı ile) . Bu bağlamda yarın Avrupa’da açıklanacak enflasyon verileri önemle takip edilecektir.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar