Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 23 ARALIK 2014
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 23 ARALIK 2014

23 Aralık 2014 - 11:27 - Güncelleme: 23 Aralık 2014 - 11:31

 

Geride bıraktığımız hafta sonuçlanan FED toplantısı ardından küresel mali piyasalar yılı iyimser bir sekilde tamamlamaya çalışıyor..

 

Birçok analistin benzettiği üzere "Rus gribi" şimdilik kontrol altına alınmış gibi görünüyor. Rusya cephesinden gelecek haberler yakından takip edilecektir..

 

TCMB’nin yarın düzenleyeceği olağan PPK toplantısından faiz oranları ile ilgili bir değişiklik beklemesek de, rehberlik anlamında politika metnini dikkatli bir şekilde okuyacağız..

 

Hristiyan aleminde başlayacak Noel tatili öncesinde piyasa katılımının azalacağını ve TL ve TL cinsi yatırım araçlarında göreceli olarak daha iyimser bir seyir izleneceğini düşünüyoruz..

 

Bu bağlamda USD/TL kurunda 2,30'un altına, BİST100 endeksinde ise 85bin seviyesinin üzerine, gösterge bileşik faizde ise % 8 seviyesine doğru bir hareket öngörüyoruz..

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) geride bıraktığımız hafta sonuçanan ve belki de en son dönemlerin en kritik toplantısı olarak nitelendirilebilen FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısının detaylarının güvercin bir uslup içerdiğini görmüştük. Hatırlanacağı üzere bültenlerimizde de detaylı bir şekilde ele aldığımız üzere, FED’den artık 3 vakte kadar faiz artırımı geleceğini hemen hemen herkes kabul etmiş durumda bulunuyor. FED’in faiz artırım sürecine özellikle enflasyon ve kişisel harcamalar cephesinden gelecek verilerin ışık tutmasını bekliyoruz. Son dönemlerde özellikle istihdam piyasasına yöneik açıklanan verilerin en iyi tahminlerin bile üzerinde gelmesini zaten FOMC toplantısında FED’in de olumlu anlamda yorumladığına şahit oluyoruz. Asıl önemli olan fiyat ve ücret düzeylerine işaret eden verilerin nasıl açıklanacağı. FED’in şu anda istihdam cephesinden gelen iyimser verilere bakarak, enflasyon ve kişisel harcamaların henüz istenilen boyutta artmadığı bir ortamda faiz artırmak için acele etmeyeceğini düşünüyoruz. Hele dışarda Rusya piyasalarından başlayan ve gelişmekte olan ülke para birimlerini tehdit edercesine zayıf küresel büyüme zeminini daha da kırılgan kılan bir zemin varken. Başkan Yellen’in FOCM toplantısı ardından mikrofon karşısında ifade ifade ettiği üzere, en azından birkaç toplantı daha verilerin seyri takip edilmeye devam edilecek ve faiz artırılmayacak. Bu bağlamda FED’in zihninin arka planında güçlü bir yol haritası olduğunu düşünüyoruz. Yine hatırlanacağı üzere geride bıraktığımız yılın Mayıs ayında FED’in bir önceki Başkanı Bernanke’nin basın toplantısında tahvil alımlarında frene basarak para politikasında normalleşmeye aniden işaret etmesi özellikle dış kaynak ihtiyacı içinde olan gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde ciddi anlamda satış baskısı kurmuştu. Türkiye gibi yapısal kırılganlıkları olan bir ekonominin FED şoku ardından aniden patlak veren Gezi parkı olayları ile daha da sarsılması, tabir caizse Türk mali piyasaları üzerine adete ateş gibi düşmüştü. FED’in 2013 Mayıs ayında piyasa iletişimini veya ileriye dönük rehberliğiniden sınıfta kalması, Başkan Yellen’i faiz artırım sürecini piyasaları alıştıra alıştıra ürkütmeden yönetmeye teşvik ettiğini görüyoruz.

 

Kısa bir süreliğine de olsa piyasaların FED’den gelecek faiz artırım sürecini göz ardı ederek yılı iyimser tamamlamaya da çalıştığını not etmek gerekiyor. Açıklanacak enflasyon verileri FED'in önümüzdeki dönemde izleyeceği politikalara şekil verecektir. Mesela bu  hafta açıklanan TÜFE enflasyonu aylık bazda % 0,3 oranında gerileyerek ABD ekonomisi için iyimser bir sinyal vermedi. Enflasyonun beklentilerin altında kalması ardından küresel piyasalarda da toparlanma yaşandığını görüyoruz. Rusya Merkez Bankası’nın atmış olduğu peş peşe adımlar (politika faizinin % 17 seviyesine yükseltilmesi ve döviz satım ihalaleri) ile Rusya cephesinde yangının kısmde de olsa kontrol altına alındığını görüyoruz. 34 Ruble = 1 Dolar paritesi ile yıla başlayan Rusya ekonomisi, geride bıraktığımız hafta 80 Ruble = 1 Dolar paritesinde kadar yükselerek % 100’ün üzerinde değer kaybetti. Spekülatif atağın önüne geçilmeye çalışılmasıyla son günlerde toparlanma yaşanan Rusya cephesinde  55 Ruble = 1 Dolar paritesine varan bir geri çekilme yaşandığını görüyoruz (bakınız grafik). Rusya cephesinde yukarda da belirttiğimiz üzere yangının kısmen de olsa kontrol altına alınması ile Avrupa ve gelişmekte olan ülke borsaları son günlerde primli seyrederken, ABD borsalarında S&P500 ve Dow Jones dün akşamı tüm zamanların en yüksek seviyesinden günü tamamladı. Rusya’da göreceli olarak sakinleyen hava ve FED öncesi var olan tedirginliğin yerini temkinli iyimserliğe trerk etmesi ve belki de yıl sonu iyimserliği ile küresel piyasaların hasar telafi ettiği günlerden geçiyoruz.

 

Türkiye cephesinde ise yarın sonuçlacak TCMB olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakıdan takip edilecektir. Net enerji ithalatçısı konumunda olan Türkiye’nin mali piyasaları, petrol fiyatlarında görülen geri çekilme ile Kasım sonunda oldukça iyimser bir noktaya ulaşmıştı. Hatırlanacağı üzere 2 yıl vadeli gösterge faiz, faiz indirim beklentilerinin de yardımı ile % 7,30 seviyesine kadar gerilemiş, borsa istanbul 87bin puan seviyesini test etmişti. Kur cephesinde ise USD/TL’nin 2,20 seviyesine kadar gerileme kaydettiğini paylaşmıştık. Ancak, Rusya cephesinde devam eden yangının bir anda diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine de sıçraması ve yaklaşan FED toplantısı  öncesinde TL’de büyük volatilite görmüştük. % 7,30 seviyesine gerileyen faiz hızla % 9 seviyesine, borsa yönünü aşağıya çevirerek 79 bin seviyesine, kur ise tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2,41’in üzerini test etmişti. Petrol ve doğalgaz ithalatçısı olmasına ve genel makroekonomik tablosu birçok gelişmekte olan ekonomiye göre daha olumu olan Türkiye’nin enerji ihraçatçısı olan Rusya’da yaşanan yangından bu kadar etkilenmesi ciddi bir tezatlık oluşturduğunu görüyoruz. Türkiye’nin yapısal sorunlarını aşmak adınan Hükümet’in açıkladığı 25 maddelik reform paketini bir an önce devreye koyarak bağışıklık sistemini hemen güçlendirmesi gerekiyor. Dünyada önde gelen Merkez Bankaları’nın küresel krize karşı son 6 yıldır vermiş oldukları ciddi savaş, haliyle hükümetler cephesinde reform isteğini ikinci plana itti. Yavaş yavaş artık siyasi iradenin de devreye girmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 

Beklenmedik bir gelişme olmaması durumunda küresel mali piyasaların yılı iyimser tamamlama uğraşı içinde olduklarını görüyoruz. TCMB’nin yarın sonuçlanacak olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakından takip edilecektir. Türk mali piyasaların son 2-3 haftalık zaman dilimide yaşanan volatilite ardından TCMB’nin faiz oranlarını sabit bırakacağına kesin gözüyle bakarken, toplantı arından yayımlanacak kısa bildiride ileriye dönük verilecek rehberlik dikkatle takip edilecektir. Hristiyan aleminde bu hafta başlayacak Noel tatili öncesinde piyasa katılımının git gide azalacağını düşünüyoruz. Bu nedenle göreceli olarak sakin bir seyir beklemek yanlış olmayacaktır. Temkinli iyimser bir seyir izleme ihtimalini kuvetli bulduğumuz Türk Mali piyasalarında USD/TL kurunda 2,30'un altına, BİST100 endeksinde ise 85bin seviyesinin üzerine, gösterge bileşik faizde ise % 8 seviyesine doğru bir hareket kaydedeceğini öngörüyoruz.

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

 

http://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari

 

Rus Rublesi, Brent Cinsi Petrol Fiyatları ve Rusya Merkez Bankası Politika Faizi

 

Rusya piyasalarında yangının kontrol altında alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Brent cinsi petrolün Haziran ayında 114 dolar seviyesinden 58 dolara gerilediği ve % 49 değer kaybettiği süreçte Rus Rublesi de dolar karşısında % 69 değer kaybetti. Rusya Merkez Bankası Rubledeki spekülatif atağı kontrol altına almak için ise politika faizini 950 baz puan artırdığını görüyoruz.

 

                 

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU 

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar