Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 18 MART
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 18 MART

18 Mart 2015 - 15:04

 

TCMB beklenildiği üzere tüm faiz oranlarını sabit bırakırken, toplantı ardından yayımlanan metinde ince ayarlar yapıldığı ve tonun bir miktar da olsa şahin olduğunu hissediyoruz

 

Dün başlayan ve bugün sonuçlanacak FED FOMC toplantısı günün en önemli gelişmesi olarak takip edilecek

 

FED’in “kayda değer bir süre” ibaresini metinden çıkarması ardından bu akşam da “sabırlı” ifadesini çıkarmasını ve faiz artırmak için hazır olduğunu hissetirmesini bekliyoruz

 

Yine de deniz aşırı kırılgan ekonomiler ve güçlenen dolar nedeniyle politika metnine yumuşatıcı kıvamda yeni ifadeler eklenebilir

 

Öyle ya da böyle okun yaydan çıktığını ve Haziran ayında FED’den ilk faiz artırımını göreceğimizi düşünüyoruz

 

Kısa süreli de olsa iyimserlik yaşanabilir ama temkinli olunması gerektiği yönünde görüşümüzde hiçbir değişiklik yok

 

Cuma günü ise Fitch’in Türkiye değerlendirmesini takip edeceğiz

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün elbette Türk Mali piyasalarının ana gündeminde TCMB'nin Mart ayı olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı vardı. Cumhurbaşkanlığında yapılan zirve ardından işlerin tatlıya bağlandığı yönünde verilen sinyal ardından ve elbette TL’de son dönemlerde görülen keskin değer kaybına paralel TCMB beklenildiği üzere bu ayı pas geçerken, tüm faiz oranların sabit bıraktı. Toplantı ardından yayımlanan kısa bildiri notunda bir önceki metinden farklı olarak "çekirdek enflasyondaki düşüş devam edecektir" ibaresine yer verilmediğini gördük. PPK metninden bu ibarenin çıkarılması haliyle Şubat ayı enflasyonunda yaşanan kısmı yükseliş ve elbette kur cephesinin yaratacağı maliyet enflasyonun da olumsuz yansımasının TCMB tarafından hesaplamaların içine eklenildiği manasını taşıyor. Öte yandan, TCMB’nin kararının mevcut konjonktürün hassasiyetini de yansıttığını söyleyebiliriz. Keza, bu akşam FED’in faiz artırım yönünde metin aracılığıyla vereceği sinyal öncesinde TCMB’nin bekle ve gör politikası izlemek istediğini ve dahası önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verilerine paralel veri bağımlısı bir politika bileşimine geçeceğini düşünüyoruz.

 

Dün TCMB’nin faiz oranlarını indirmemesine rağmen ikincil piyasada yada daha doğru bir tabir ile bizim hayatımızı etkileyen faiz oranlarında bir miktar da olsa gevşeme görüldü. Demek ki, TCMB Başkanı Başçı’nın da Cumhurbaşkanına yapmış olduğu 130 sayfalık sunumda da açıkca belirtildiği gibi piyasa faizlerinin sağlıklı düşürülmesi için güven ve istikrarın tesis edilmesi gerekiyor. Öye yandan, TCMB’nin bu ayı pas geçmesi ve kredibilite tesis etmesine paralel tahvil ve bono piyasasında faizler aşağıya gelirken, hisse senedi piyasasında da psikolojik bir seviye olan 80bin seviyesinin üzerine doğru bir düzeltme hareketi görüldü. Elbette, USD/TL kuru da sabah saatlerinde 2,63’lü seviyelerden güne başlamasına rağmen, günün ikinci yarısından 2,6050-2,6150 arasında denge aradı.

 

PPK kararı ardından gerçekten işlerin tatlıya bağlanıldığını dün gördük keza siyasi kanattan TCMB’nin para politikası uygulamasına yönelik herhangi bir eleştiri göremedik. FED’in olası faiz artırım ile aynı döneme denk gelen Türkiye’deki seçimlere kadar iç kaynaklı olumsuz havanın yavaş da olsa dağılacağını düşünüyoruz. Yani basit bir anlatımla, sene başında petrol fiyatları ile olumlu ayrışan Türk Mali piyasaları, siyasi cepheden gelen sert faiz indirim baskısı ve akabinde Amerika’da açıklanan olumlu veriler ile bir anda hatırlanan FED’den beklenen faiz artırımı ile hem sağdan hem soldan darbe almıştı. En azından dünkü toplantı ardından da görüldüğü üzere, siyasi cepheden şimdilik daha fazla darbe almayacağımızı düşünüyoruz.

 

Elbette bugüne dönersek, akşam piyasaların büyük abisi Amerikan Merkez Bankası’nın dün başlayıp bugün sona erecek olağan FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısı gecenin en önemli gelişmesi olarak yakından takip edilecektir. Her ne kadar, yukarda manşetlerde de belirttiğim üzere, FED’den metinde ufak ayarlamalar yapılmasını beklesek de, yarın piyasaların soluklanma ihtimalini de göz ardı etmiyoruz. FED’in metinden “sabırlı” kelimesini düşürerek kendisine esneklik sağlamak isteyeceğini ve bu nedenle ince ayarlamalar yaparak piyasaları çok da sarsmak istemeyeceğini düşünüyoruz. FED’e yönelik alınan pozisyonların bir miktarının çözülmesi durumunda son günlerde yukarıya gitme isteği taşıyan EUR/USD paritesinde yeniden 1,08’li seviyelere doğru bir atak, benzer bir şekilde USD/TL kurunda da ilk etapta 2,58 seviyesine doğru bir geri çekilme görülebilir. Ancak, özellikle EUR’da yukarıya doğru olası bir düzeltme, satış fırsatı olarak kollanılacaktır. Kur konusunda da, eskiden kur yükseliğinde sat, TL’ye geç, bekle, düşünce geri al yerine, kur düştü aman nasıl olmasa yükselecek hemen riskimi azaltayım tarzında yeni bir algı ile karşı karşıyayız. Bu nedenle, olası geri çekilmelerin TL’de alım fırsatı yaratmaya devam edeceğini düşünüyoruz.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar