Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 17 ŞUBAT
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 17 ŞUBAT

17 Şubat 2015 - 12:15

 

Ø  EUR/USD

 

Avrupa’nın kanayan yarası haline gelen Yunanistan sorununa çözüm arayışları devam ediyor. Şipras’ın seçim vaadleri, öncesi ve sonrasında yaşananlar her ne kadar şu anda haber kirliliği olarak görülse de, Almanya'nın taviz vermek istemeyen duruşuna rağmen görüşmelerin öyle ya da böyle anlaşma ile sonuçlanmasına yönelik genele yayılmış bir inanışın da var olduğunu söylememiz gerekiyor. Yani piyasalar, şu anda  bir çıkış stratejisinin var olmadığı Avrupa birliğinden bir üyenin birliği terk etmesinin yaratacağı domino etkisinin daha tehlikeli olduğunu düşünerek öyle ya da böyle bir anlaşma zeminine son dakikada da olsa ulaşılacağını düşünüyor ve fiyatlıyor. Yunanistan ile Euro Bölgesi Maliye Bakanları (Eurogroup) görüşmesinden dün de her hangi bir sonuç çıkmadı. Yunanistan, kemer sıkma programının esnetilmesi ve köprü finansman anlaşması yapılmasını talep ederken, müzakerelerim sığ bir zeminde devam ettiğini görüyoruz. Detaylarda boğulmazsak, aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Yunanistan seçimi ardından 1,11 seviyesinin hemen altını test eden EUR/USD paritesi, anlaşma beklentisi ile son günlerde 1,14’lü seviyelerde işlem görüyor. Anlaşma haberlerinin gelmesi durumunda EUR’da 1,15 – 1,16 aralığına kadar toparlanma görülebileceğini ancak bunun bir düzeltmenin ötesine geçemeyeceğini, genel aşağı yönlü trendin ise değişmeyeceğini düşünüyoruz. Euro satma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların söz konusu seviyelerin görülmesi durumunda bunu fırsat olarak kollamaları gerektiği yönündeki görüşümüzü korumaya devam ediyoruz.

 

 

              

 

Ø  GBP/USD

 

İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) orta vadeli enflasyon ve büyüme beklentilerini yükseltmesinin ardından sterlin dolar karşısında dün 1,5440’lı seviyelere yükselerek son 1,5 ayın zirvesini test etti. Sterlinde yükselişin devam etmesi durumunda (şu anda teknik göstergeler de destekliyor), yukarda 1,5551 ve akabinde 1,5737 seviyesi takip edilebilir. Öte yandan 1,53 seviyesinin altında yaşanacak olası bir gecelik kapanış olumlu havayı terse çevirebilir. Kriz döneminde Amerika Merkez Bankası gibi hareket eden (ortodox para politikası) ve hızla faizleri indirerek parasal likidite sunan BoE’nin, Amerika’dan sonra faiz artırmaya en yakın ülke konumunda olacağı beklentisi korunmaya devam ediyor.

 

 

              

 

Ø  Petrol

 

Talebin arzın altında seyrettiği geride bıraktığımız sene, petrol fiyatları da haliyle ciddi anlamda gerileme kaydetti. Bir tarafta düşük büyümenin ön ayak olduğu enerjiye olan talebin sığ kalacağı beklentisi, öte yandan Rusya’ya yönelik yaptırımlar ile kabaca % 60 değer kaybeden petrolün son bir ay içerisinde yeniden hareketlendiğini görüyoruz. Büyümenin halen daha düşük seyretmesi nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin şu anda bir trend değişiminden daha fazla dip yapma arayışı ve tepki yükselişi bağlamında olduğunu düşünüyoruz.

 

 

             

 

Ø  USD/TL

 

USD/TL kuru geride bıraktığımız hafta neredeyse her gün yeni rekorlara imza attı. 2,5150 seviyesine varan ve tüm zamanların en yüksek seviyesinin test edilmesi ardından hızlı yükselişe paralel soluklanma ihtiyacı ile dün 2,4450 seviyesine varan bir geri çekilmenin yaşandığını gördük. Elbette Rusya - Ukrayna haberleri ve Euro’da son günlerde Yunansitan beklentisi ile yaşanan toparlanmanın da TL’ye olumlu anlamda katkı koyduğunu söylemeden geçemeyiz. Risk iştahının artması ile TL’de yaşanan toparlanmanın şimdilik kalıcı olmasını beklemiyoruz. Yaklaşan TCMB Para Politikası Kurulu Toplantısı ve şu anda var olan siyasi baskının faiz indirim yönündeki çağrısına paralel önümüzdeki günlerin pek de rahat geçmeyeceğini düşünüyoruz. TL’nin kaydedeceği seyir TCMB’nin üzerinde var olan bulutların dağılması ile ayın doğrultuda olacağını düşünüyoruz. Bu bağlamda görev süresi dolacak Başbakan Yardımcısı Sn. Babacan ve piyasa dedikodularına göre seçimlerden sonra görevinden ayrılacağı beklenen Merkez Bankası Başkanı Sn. Başçı’nın yerine ekonomi yönetiminin kime emanet edileceği, Türk Mali piyasalarının seyrini tayin edecektir. Şu anda makroekonomik bir bakış açısı ile kurun özellikle gelmiş olduğu seviyenin Türkiye’nin makroekonomik dengelerini tam olarak yansıtmadığını düşünsekse de, içerde var olan tedirgin seyir TL’yi desteklemiyor.  Yurtdışı kaynaklı risk iştahında yaşanacak olası artışın da etkisiyle USD/TL kurunda aşağıda 2,43 seviyesi teknik anlamda takip edilmesi gereken bir seviye olduğunu düşünüyoruz. Şu anda potansiyelinin altında büyüme gösteren Türkiye ve son 1 ayda % 40 değer kazanan petrol fiyatları TL’ye olan ilgiyi bir miktar da olsa azaltabileceğini de not etmemiz gerekiyor. Öte yandan, ABD’de geride bıraktığımız Cuma günü açıklanan güçlü istihdam raporu ardından ABD 10 yıllık devlet tahvil faizlerinin % 2 seviyesinin üzerine yükselmesi ve FED’in Haziran ayında ilk faiz artırımına gideceği beklentisinin de tırmanıdığını görüyoruz. Çarşamba günü açıklanacak FED’in Ocak ayına ait toplantı tutanakları yakından takip edilecektir. USD/TL kurunda psikolojik 2,50 seviyesinin aşılması ardından kurun 2,60’lı seviyelere gitmeyeceği şu anda kimse söyleyemiyor. Gerek içsel gerekse dışsal faktörlerin bir araya getirdiğimizde, düşüşlerin alım fırsatı yaratmaya devam edeceğini düşünmeye devam ediyoruz.  

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar