Reklam
  • Reklam
GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 1 HAZİRAN
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

GÜNLÜK EKONOMİ ANALİZİ - 1 HAZİRAN

01 Haziran 2016 - 10:53

FED’den yaklaşan faiz artırımı piyasaların ana gündem maddesini teşkil ediyor

 

Haliyle, sözlü yönlendirmeler ve faiz artırımını destekleyen veriler doların güçlü kalmasına neden oluyor

 

Bu bağlamda dolar endeksinin son 2 ayın zirvesine yükseldiğini not etmek gerekiyor

 

İngiltere’nin AB ile yollarını ayırıp ayırmayacağının belli olacağı referanduma 22 gün kaldı

 

Referandum sonucun görmek isteyecek olan FED’in Haziran yerine Temmuz toplantısında faiz artırımına gidebileceğine güçlü ihtimal tanınıyor

 

Yine de FED’in kademeli ve zamana yayılacağı beklenen adımları nedeniyle satış baskısının da endişe edildiği kadar güçlü olmadığını not etmek gerekiyor

 

EUR/USD paritesinde teknik anlamda 1,1140 ve 200 günlük ortalamaları geçtiği 1,1094 seviyesinin aşağı yönlü geçilmesi ile 1,1060 seviyesi ilk etapta hedef sahasına girecektir

 

Yarın düzenlenecek OPEC toplantısı ve ECB kararı; Cuma günü ise içerde açıklanacak Mayıs ayı enflasyonu ve dışarda ABD istihdam raporu önemle takip edilecektir

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün ABD ve Avrupa borsaları özellikle bankacılık sektörü endişeleri ve devamında OPEC toplantısı öncesinde gerileyen petrol fiyatlarına paralel günü düşüş eğilimli bir seyirle tamamladı. Yeni gün başlangıcında ise Çin’de açıklanan olumu imalat sanayi verileri ve Avusturalya’da büyüme rakamlarının yarattığı olumlu havanın Asya borsalarını yukarıya taşıdığını not edelim. Petrol fiyatlarında 120 dolar seviyelerinden başlayan ve 27 dolar seviyesine kadar devam eden adeta serbest düşüşün sona ermesi ve günlük fiyat dalga boyunun normalleşmesi sonrasında son 2 aylık dönemde yukarı yönlü düzeltme hareketine tanıklık ettik. Bol, uzun vadeli ve ucuz paranın bir çok yatırımcıyı petrol kuyusu kazamaya yöneltmesi sonrası arzın talebin önüne geçmesi, İran petrolünün piyasaya çıkması ve piyasa payı kaptırmamak adına üretim kesintisine gidilmemesinin bir sonucu olarak sert gerileyen petrolün 50 dolar civarında denge bulmasını bir noktaya kadar anlamamıza rağmen, fiyat seviyesinin 50 doların üzerinde gitmesi ve özellikle 54 dolar seviyesinde bulunan teknik bölgeyi aşmasını ise şu andaki veri seti ile beklemiyoruz.

 

Malum son haftalarda, ABD’den faiz artırımı kokan açıklamalar özellikle FED’in Temmuz ayı ile birlikte hamle yapma ihtimalini % 50’nin üzerine taşıdı. ABD cephesinde kriz öncesi döneme doğru gelen veya ilerleyen özellikle istihdam, enflasyon ve büyüme üçgenindeki verilere hanehalkının da harcama verilerinin destek sağlamaya başlaması ile FED’in özellikle Temmuz ayında devreye girme ihtimalinin arttığını düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere, finansal sistemi tıkanmaya doğru ilerleyen 2008 küresel krizi döneminde hıza faiz oranını % 0 düzeyine indiren ve akabinde parasal genişleme ile piyasaları paraya boğan FED, ekonominin tekrar toparlanması ile para musluğunu kapattığı gibi faiz oranlarını da kademeli olarak artırarak para politikasında normalleşmeye gitmek istiyor. Ancak, yılın başında da görüldüğü üzere, ABD’deki ekonomik toparlanmaya dünyanın gerisinin eşilik etmemesi ve özellikle petrol fiyatlarında görülen çökmenin bir çok üretici şirket ve ihracatçı ülkenin operasyonlarını zorlaması ardından FED’in de savaş baltalarını tabir caize indirmesine son 5 aylık zamanda tanıklık ettik.  Son dönemlerde, ilk parakrafta da belirttiğimiz üzere, petrol fiyatlarında görülen değer kazancı da FED’in çok geç kalmadan hamle yapma vaktinin yaklaştığına işaret ediyor. Her ne kadar İngiltere’nin 22 gün sonra birlik içerisinde kalma yönünde bir karar alacağını tahmin etsek de, anketlerin şu anda kafa kafaya olması nedeniyle, FED’in 17 Haziran tarihindeki toplantısında hamle yapmayıp Temmuz ayını bekleyeceğini düşünüyoruz.

 

Elbette, FED’in faiz artışı ardından piyasaların nasıl bir seyir izleyeceğini tam olarak kesitirmek mümkün görünmüyor. Özellikle, Türkiye cephesinde devam eden faiz indirim isteği veya sadeleştirme adımları TL’nin koruma kalkanını azaltmak suretiyle TL ve TL cinsi varlıklar üzerinde satış baskısı kurabileceğini düşünüyoruz. Her ne kadar makroekonomik anlamda veriler iyimser tarafta bulunsa da (düşen enflasyon, daralan cari açık, devam eden büyüme hikayesi ve ödün verilemeyen mali disiplin), reel ekonomide (zorlu geçmesi beklenen turizm sezonu) sıkıntıların devam ettiğine şahit oluyoruz. Bu bağlamda, TCMB’nin para politikası duruşunun FED’in faiz artışı ile birlikte ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. TCMB’nin faiz oranlarını aynı hızda aşağıya çekme isteği, bir noktada hızlı pozsiyon değiştirebilen gerek yurtiçi yerleşikleri gerekse yabancı yatırımcıyı rahatsız edebilir.

 

Önümüzdeki iki günlük zaman diliminde, piyasaların seyrini etkileyebilecek gelişmeler dikkatle talip edilecktir. Bu bağlamda yarın sonuçlanacak OPEC toplantısında önemli bir sonuç beklemesek de takip etmekte yarar görüyoruz. Benzer bir şekilde, olağan Avrupa Merkez Bankası toplantısından para politikası anlamında bir değişiklik beklenmesek de, Başkan Draghi’nin sözlü yönlendirmeleri önemle takip edilecektir. Cuma günü Türkiye’de açıklanacak enflasyon ve günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak ve her daim piyasaları zıplatan istihdam raporu özellikle yaklaşan FED faiz artırımına ışık tutabilir.

 

Ø  Dolar endeksi son iki ayın zirvesine yükselirken, EUR/USD paritesi ise önemli teknik seviylerde işlem görüyor

 

Dolar endeksinde yükseliş devam ederken, benzer bir şekilde EUR/USD paritesinde de değer kaybı devam ediyor. EUR/USD paritesinde 1,1140 ve 200 günlük ortalamalarını geçtiği (yeşil çizgi) 1,1094 seviyesine dikkat etmek gerekiyor. EUR’nun söz konusu seviyelerin altına yerleşmesi durumunda ilk etapta 1,1060 seviyesi hedef sahasına girecektir.

,

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar