Reklam
  • Reklam
EKONOMİ ANALİZİ - 30 MART
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EKONOMİ ANALİZİ - 30 MART

30 Mart 2015 - 11:46

 

 

Yarın Türkiye cephesinde açıklanacak büyüme verisi son dönemlerde baş gösteren büyüyememe sorununa karşı önemle takip edilecektir

 

TL’nin Ocak sonuna göre % 8 değer kaybı ile Brezilya Realinden sonra en çok değer kaybeden para birimi olduğunu görüyoruz

 

Seçimlere kadar TL’nin dolar karşısında değer kaybetme olasılığının arttığını düşünüyoruz

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Mart ayını tamamlamaya sayılı günler kala, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında tedirgin seyrin devam ettiğini görüyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TCMB’nin para politikasını sert bir dille eleştiren açıklamalarına başladığı   Ocak ayının son haftasından itibaren negatif ayrışan Türk Mali piyasaları, gün geçtikçe daha olumsuz bir görünüm izlemeye başladı. Hatırlanacağı üzere, bir önceki hafta sonuçlanan ve küresel olarak önemle takip edilen FED toplantısı sorunsuz atlatılmış, hatta FED toplantısı küresel anlamda iyimserliğe yol açmış; gelişmekte olan ülke para birimleri ise ciddi anlamda ralli yapmıştı. Elbette FED öncesi 2,62 seviyesinde işlem gören USD/TL kuru 2,54 seviyesine kadar gerilediğini görsek de, bizimle aynı kulvarda koşan diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinde daha ciddi boyutta değer kazanıcı yaşanmıştı. FED’in özellikle değerli dolara vurgu yaparak makroekonomik tahminleri ve faiz projeksiyonlarının aşağı yönlü revize etmesi ve ilk faiz artırım beklentisini Haziran ayından Eylül-Ekim ayına ötelenmesine paralel küresel anlamda soluklanma yaşanmış, ancak TL ve TL cinsi yatırım araçlarının iç siyasi gelişmelerin gölgesinde kaldığını not etmemiz gerekiyor. Merkez Bankası eleştirilerinin tırmanması ardından ekonomi yönetiminin yaklaşan seçimler sonrasında görev başında olmayabileceğini, öte yandan uzun süredir iktidarda olan AKP içinde ilk defa tanık olduğumuz karşılıklı atışmalar ve suçlamaların ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma başlattığını duyurması haliyle iç kaynaklı gündemi sıcak tutarken, dışarda da havanın pek de olumlu olmaması ilave bir satış baskısına neden oluyor. Ocak sonuna göre baktığımızda Brezilya Reali yolsuzlukla mücadele nedeniyle dolar karşısında % 20’ye yakın değer kaybı ile ilk sırada yer alırken, Türk Lirası % 8 değer kaybı ile ikinci sırada yer alıyor. Benzer zaman aralığında ise Rusya para birimi Ruble’nin % 19’a yakın değer kazandığını görüyoruz. TL ile aynı kulvarda koşan Güney Afrika Randında ise değer kaybı % 3,5 ile sınırlı kaldı.

 

Haliyle 10 yılı aşkın bir zaman dilimi ardından AKP cephesinden gelen ve çatlak sayılabilecek açıklamalar piyasaların siyasi riski fiyatlamasına neden oluyor. Seçimlere sayılı bir zaman kalmışken, içerde artan endişeler, parlamenter sistemin nasıl olacağı, ekonomi yönetiminin nasıl şekilleneceği gibi soru işaretleri ve elbette dışarda FED’den beklenen faiz artırım süreci, TL için ılımlı konuşmamıza şimdilik engel oluyor. Elbette geride bıraktığımız haftanın ikinci yarısından itibaren tırmanan jeopolitik endişelere bağlı olarak dalgalı bir seyir izleyen petrol fiyatları ve Türkiye’nin coğrafi konumu haliyle ilave sayılabilecek bir satış baskısı yarattığını da söyleyebiliriz. Tüm bu gelişmelerin ışığında 2,54 seviyesine kadar gevşeyen USD/TL kuru, Cuma günü yeniden 2,62 seviyesinin üzerini test ederken, 16 Kasım 2016 vadeli 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi % 8,77  seviyesine yükselirken, Borsa İstanbul haftayı 81bin seviyesinin altında tamamladı.

 

Fed Başkanı Yellen’in Cuma günü yaptığı bir konuşmada, ABD'de politika faizinin büyük olasılıkla bu yıl içinde artırılacağını ifade ederken, para politikasında sıkılaştırmanın kademeli ve ekonomik verilere bağlı olacağına dikkat çekti. Suudi Arabistan önderliğinde başlayan askeri operasyonun Orta Doğu tarafından petrol arzını sıkıntıya sokmayacağı beklentisiyle 60 dolar seviyesini test eden petrol fiyatları yeniden 56 dolar seviyesine geriledi. Yeni hafta başlangıcında Asya piyasalarının haftaya ılımlı bir başlangıç yaptığını görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası % 0,6 yukarda işlem görüyor. Mali piyasaların gündeminde bugün İngiltere’de açıklanacak konut kredileri ve para arzına yönelik veriler, öğle saatlerinde Avrupa Bölgesinda açıklanacak bir dizi veri, günün ikinci yarısında Almanya’da açıklanacak TÜFE enflasyonu ve ABD’de açıklanacak kişisel harcama verileri ve bekleyen konut satışları yakından takip edilebilir. Elbette, yarın Türkiye cephesinde TÜİK tarfından açıklacnacak 2014 yılı büyüme verisi önemle takip edilecektir. Akabinde içerde Mart ayı enflasyon verisi ve Cuma günü ABD tarım dışı istihdam verisi yön belirleyici olacaktır.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar