Reklam
  • Reklam
EKONOMİ ANALİZİ - 18 ŞUBAT
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EKONOMİ ANALİZİ - 18 ŞUBAT

18 Şubat 2015 - 14:11

 

Rusya - Ukrayna ateşkesi; Yunanistan - Eurogroup anlaşma ümitleri yurtdışı gündemi oluştururken, içerde ise haftaya düzenlenecek kritik PPK toplantısı bekleniyor

 

Avrupa’da öyle ya da böyle son dakika anlaşması olacağı, daha doğrusu Yunanistan’ın birlikten çıkmaması ve iflas etmemesi için bir zemin bulunacağı yönünde fiyatlamamalar devam ediyor

 

Siyasi cenahtan TCMB’ye yönelik yaylım ateşinin son günlerde durması, hızlı değer kazanan kurun kademeli olarak geri çekilmesine neden oluyor

 

Küresel mali piyasalarda adını koymakta zorlandığımız bir iyimserlik yaşanıyor. Yunanistan seçimi öncesi ve sonrası devam eden keskin açıklamalar ve son günlerde hız kazanan pazarlıklardan şu ana kadar herhangi bir anlaşma zemini bulunamazken, Rusya - Ukrayna arasında varılan ateşkesin de bozulabileceğine yönelik haberlere rağmen dün ABD borsası S&P geceyi tüm zamanların en yüksek seviyesinden rekor kapanış ile tamamladı. Öte yandan son dönemlerde güvenli liman edası ile alım gören altının ons fiyatı (Ocak sonu 1,300 dolar seviyesinde idi) dün % 2 civarında düşüş kaydederek 1,200 seviyesine yaklaştığını görüyoruz. Petrol cephesinde ise dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere dip yapma arayışları ve oldukça sert satışlar ardından kademeli bir şekilde toparlanma ihtiyacı ile Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı dün 62 dolar seviyesini aştı. Küresel piyasalarda yukarda da belirttiğimiz üzere adına koymakta zorlandığımız farklı bir eğilim görüyoruz. Gelişmiş ekonomilerden gelen iyimser verilerin özellikle hisse senedi piyasalarında alımları desteklediğini söyleyebiliriz. Mesela Almanya büyüme verisinin beklentilerin üzerinde gelmesinin de yardımı ile Almanya borsası DAX zirve seviyelerde salınıyor. Tüm piyasaların gözü kısa vadede Yunanistan ile Avrupa Maliye Bankanları arasında devam eden görüşmelere çevrilmiş durumda. Avrupa cephesinin uzun süredir kanayan yarası haline gelen Yunanistan’ın borç sorunlarının birliğin genelini etkiliyor olması, öte yandan Yunanistan’ın yardım almaktan başka çaresi olmadığının görülmesi son tahlilde her iki tarafın da anlaşmaktan başka rasyonel bir çözümü olmadığına işaret ediyor. Piyasa beklentisi de öyle yada böyle son dakika anlaşması ile sorunun aşılacağı yönünde yoğunlaşıyor. Ortak para birimi EUR’nun son haftalarda 1,14 seviyelerinde yatay bir seyir izlemesini de başka bir şekilde şu anda açıklayamıyoruz. Paritede anlaşma haberlerinin gelmesi durumunda iyimser havanın biraz daha sürebileceği, EUR’nun dolar karşısında 1,15-1,16’lı seviyelere doğru yükselebileceği ancak bu hareketin tepki adımının ötesinde geçemeyeceği ve EUR’da aşağı yönlü olan ana trendin korunmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Dün İngiltere’de açıklanan ve beklentilerin altında kalan enflasyon verisi ardından sterlinin de dolar karşısında 1,5350 seviyelerinde bugün açıklanacak istihdam verilerini beklemeye geçtiğini de not edelim.

 

Ocak ayı ile birlikte dünya genelinde faiz indirim furyasının başlaması, Avrupa Merkez Bankası’nın özellikle kamu tahvili alımını da içeren ve uzun süredir beklenen güçlü bir parasal genişleme adımına gitmesi ardından başta İsviçre, Danimarka, Kanada ve İsveç Merkez Bankaları’nın peş peşe faiz indirimine gittiğini bu satılar aracılığı ile paylaşmıştık. Dünyada faiz hadlerinin rekor düşük seviyelere inmesi, birçok ülkenin adeta yağmur duasına çıkar gibi enflasyon duasına çıkarak dezenflasyon ve küçülen ekonomilerine destek sağlamak için alışılagelmedik önemler alması, içerde de haliyle siyasi cephenin TCMB’yi hedef alarak büyüme ve istihdamı teşvik etmek adına faiz indirimi yönünde telkinde bulunmasına neden olmuştu. Türkiye ekonomisinin halen daha yüksek sayılan enflasyon ve cari açığa karşı bir miktar reel faiz vererek porföy yatırımlarını cezbedecek bir eksende durması gerekirken, petrol fiyatlarının yarattığı olumlu hikaye ve olumlu baz etkisi ile düşüş trendinde olan enflasyona karşı zamansız ve yüksek montanlı faiz indirim talepleri haliyle kur üzerinde baskı kurmaya devam ediyor. Kurun yükselmesi gerek akaryakıt gerekse ithal mal fiyatlarının artmasına neden olarak yeniden enflasyona geçiskenlik yapacağı görüşü göz ardı edilmek suretiyle ihracat odaklı, düşük faiz yüksek kur modeline doğru kendini hazırlayan yeni ekonomi zihniyeti geride bıraktığımız haftada özellikle USD/TL kuru üzerinde ciddi anlamda baskının da oluşmasına neden oldu. Unutulmaması gerek bir konu var ki Türk insanının ekonomik gidişat hakkındaki ana barometresi kurun seviyesi ile örtüşüyor. Yani kurun yükselmesi beklentilerin bozulmasına, tüketim veya haracama davranışlarının ertelenmesine kadar uzanabiliyor. Kurun kademeli bir şekilde her gün rekor tazeleyerek geride bıraktığımız hafta 2,5150 seviyesini test ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini görmesi ardından siyasi cepheden gelen eleştirilerin dozunun bir nebze de olsa azalması ve hızlı sayılabilecek yükseliş ardından dinlenme ihtiyacı ile haftabaşından itibaren USD/TL kurunun yeniden 2,45’li seviyelerde denge kurmaya çalıştığını görüyoruz. TL’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği seyir, TCMB’nin araç bağımsızlığına yönelik eleştirilerin dozu ile aynı paralelde olacağını düşünüyoruz. Unutmamak gerekiyor ki, kanunen fiyat istikrarını korumak ve devam ettirmek yönünde görev tanımı bulunan TCMB’den, bu amacı sağlamak için araç kullanma bağımsızlığında “bağımsız” olmasına rağmen, hükümet kanadından görev tanımı dışında büyüme ve isithdamı da teşvik etmesi yönünde taleplerin Haziran ayında yapılacak seçimlere kadar devam etmesini bekliyoruz. Bu beklentimiz ışığında aşağıda her ne kadar 2,4150’li seviyeler olası iyimserlikte test edilebilecek olsa da, döviz alma ihtiyacı içinde olan gerek hanehalkı gerekse şirketleri orta vadeli vadeli risklere karşı temkinli olmaları gerektiği yönündeki görüşümüzü korumaya devam ediyoruz. USD/TL kurunda orta vadeli bir yaklaşımla 2,50 seviyesinin üzerine doğru bir hareketin 2,40 seviyesininin altında doğru bir harekete göre daha olası olduğunu düşünüyoruz.

 

TCMB’nin 24 Şubat tarihinde politika faizi ve faiz koridoru konusunda atacağı adımlar, TL ve TL cinsi yatırım araçlarının seyrini belirleyecektir. Kurun seyir, petrol fiyatlarında başlayan yukarı yönlü kıpırdanmaya paralel TCMB’den gelecek sınırlı bir adım, siyasi cephenin eleştiri dozunu artırabileceği gibi, özellikle faiz koridorunun üst bandında yapılacak bir indirim ise piyasa cephesinde huzursuzluk yaratacaktır. Olumlu ABD kapanışları ardından sabah satlerinde Asya piyasalarında da ılımlı bir seyir var. Gözler Yunanistan – Eurogroup görüşmeleride olmaya bugün de devam edecek. Makroekonomik cephede ise günün ilk yarısında İngiltere’de açıklanacak istihdam verileri (işsizlik oranı beklenti: % 5,8); günün ikinci yarısında ise ABD’de açıklanacak konut başlangıcı verileri ve akşam vakitleride FED toplantı tutanakları takip edilebilir.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU 

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar