Reklam
  • Reklam
14 OCAK EKONOMİ ANALİZİ
EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

14 OCAK EKONOMİ ANALİZİ

14 Ocak 2015 - 11:46

 

Petrol fiyatlarında düşüş devam ederken küresel faiz hadleri de rekor düşük seviyelerde salınıyor

 

Hal böyle olunca neredeyse çift digit faiz sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik ilginin de canlı kaldığını görüyoruz

 

USD/TL kurunun dün 2,28 seviyesinin altını deneme girişimi başarısız oldu. Yeni günün ilk sabahında işlemler 2,30 seviyesinden başlıyor

 

Orta vadeli bir bakışla risklerin halen daha masa olduğu ve kur seviyelerinin gelmiş olduğu düzey riskli pozisyonların kapatılması için fırsat olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz

 

Küresel piyasaların ana gündemini varil fiyatı $45 gerileyen petrol fiyatları oluşturmaya devam ediyor. Petrol üretiminin (arz) petrol tüketiminden fazla olması (talep) düşüşün arkasında yatan ana neden olmaya devam ediyor. OPEC’in yanısıra ABD’nin de artık ciddi bir oyuncu konumunda olması ve piyasa payı kaptırmak istemeyen oyuncuların üretim kesintisine gitmeden üretimi artırmaya devam etmesi petrol fiyatlarını aşağıya çekmeye devam ediyor. Hatrılancağı üzere 2008-2009 küresel krizinden petrolün varil fiyatı $35 kadar düşüş göstermişti. Petrol fiyatlarındaki keskin düşüş, dünya genelinde enflasyon rakamlarını aşağıya çekmeye devam ederken, haliyle küresel faiz hadlerini de aşağıya çekmeye başladı. Dün bu bağlamda İngiltere’de TÜFE enflasyonun aylık % 0 ; yıllık % 0,5 ile son 15 yılın en düşük seviyesine de geldiğini not etmek gerekiyor. Benzer bir şekilde Amerika’da da enflasyoun düşük seyretmeye devam etmesi ile 10 yıllık devlet tahvil faizleri % 1,90 seviyesinin altına gerileyerek uzun zamanların en düşük seviyesini gördü. Küresel faiz hadlerinde düşük seyrin yanısıra, gelişmekte olan ülke para birimlerinin sunmuş olduğu neredeyse çift digit olan faizler ise küresel yatırımcıların ağzını sulandırmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarının Türkiye’nin enflasyonuna olumlu yönde katkı koyduğunun Ocak başında TÜİK tarafından açıklanan Aralık ayı enflasyon verisi ile anlaşılması ardından TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olan ilginin de canlandığını dün bültenimizde açık bir şekilde göstermeye çalıştık. ABD cephesinde geride bıraktığımız hafta Cuma günü açıklanan güçlü istihdam verileri ancak zayıf yorumlanan maaş ve ücretler alt başlığı FED’in faiz artırımında aceleci davranmayacağı, yılın ortası veya ikinci yarısında gelecek adımların ise bebek adımı tarzında olup zayıf küresel büyüme dengelerini daha da bozmayacağı algısını oturması ile gelişmekte olan ülke para birimlerine olan ilginin neden artığını daha rahat anlayabiliyoruz. Bu gelişmelerin yanısıra 22 Ocak tarihinde olağan faiz toplantısını düzenleyecek Avrupa Merkez Bankasından (ECB) Avrupa genelinde enflasyonun eksi % 0,2 düzeyine gerilemesi ile tutarı 500 milyar Euro olan yatırım yapılabilir ülke kamu tahvili alacağı beklentisinin oldukça güçlendiğini görüyoruz. FED’in yavaşça devreden çıktığı bir ortamda ECB’nin devreye giriyor olması da piyasalar açısında likidite anlamında iyimser bir gelişmek olarak algılanırken, EUR likiditesinin artacak olması EUR’nun ilave değer kaybını da artırabileceğini görüşü göz ardı edilmemelidir.

 

Türk mali piyasaları yukarda izah etmeye çalıştığımız üzere özellikle Aralık enflasyonun açıklanması ile olumlu yönde yılbaşından beri ayrışmış ve son günlerde iyimser bir seyir içinde işlem görmeye devam ediyor. Dün TCMB’nin açıkladığı ve beklentilerden biraz daha yüksek açıklanan cari açık rakamlarına rağmen USD/TL kuru gün içerisinde 2,2750 seviyesine varan bir düşüş kaydetmesi ardından yeni günün sabah saatlerinde yeniden 2,30’lu seviyelere yükseldiğini görüyoruz. Dün de bütenimizde söz ettiğimiz üzere, küresel risk iştahının canlı olduğu dönemlerde yüksek getiri sunan Türk Lirası ve Türk Lirası cinsinden yatırım araçları rağbet görürken, küresel piyasaların risk-off moduna geçtiği durumda ise sıkı sopa yiyebileceği unutulmamaldır. Bu bağlamda dün de bültenimizde belirttiğimizi üzere, USD/TL kurunda 2,28 seviyesine gerileyen USD/TL kuru ilk hedefimize ulşaması ardından teknik anlamda aşağıda 2,25 seviyesine kadar geri çekilme gösterebilir. Her halükarda, hanehalkı ve şirketlerin bilançolarını kur ve benzer risklerden korumak için kurun gelmiş olduğu veya geleceği olası düşük seviyeleri fırsat olarak görmeye çalışmaları en akıllıca senaryo olmaya aday görülüyor. Bugünün makroekonomik veri gündemi pek hareketli değil. ABD'de açıklanacak perakende satış rakamlarının yanısıra; mikro cephede ise JPMorgan ve WellsFargo'nun finansal rakamları takip edilecektir.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU 

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Son Yazılar