Reklam
  • Reklam
YOLA GAZLA DEVAM
ELİF ÇAKIR

ELİF ÇAKIR

YOLA GAZLA DEVAM

07 Haziran 2013 - 11:50 - Güncelleme: 07 Haziran 2013 - 11:53

Günlerdir  Taksim Gezi Parkı'nda yaşananlar bitmiyor… Halkın direnişi de, polisin gaz bombardımanı da tüm hızıyla devam ediyor…

Yaşanan ve yaşatılan bu acı olaylar, darplarla da kalmayıp ayrıca kayıtlara geçen iki göstericinin hayatını kaybetmesiyle tedirginlik ve öfkeyi  tırmandırmış bulunmakta…

 

 

Halk direnişe geçti, çünkü UYANDI!

 

İktidarın, artık toplumun evlerinin içine kadar girip kaç çocuk yapmaları gerektiğinden, toplumun sosyal hayatta nasıl hareket edebileceklerine! Neleri nerelerde ne zaman yiyip içeceklerine kadar !  kararlar almasına  dahi bu denli bir direniş göstermeyen  halkımızda ne olmuştu da bu patlama yaşanmıştı?

 

Direnişin tek nedeni ağaç sevgisi ve Gezi Parkı’na A.V.M yapılmasına karşıtlık değildi elbette.. Tabii ki bu müthiş birleşme ve dayanışma da yer alanlar içerisinde çevre sorumluluğunu, yeşil alanları koruma sevgisini taşıyanlar ağırlıkta idi…Bu direnişçiler yalnızca gönülleri ve bedenleri ile park alanını doldurup seslerini duyurmak istediler… Peki ne oldu da bu noktaya gelindi?

 

Çevreci direnişçilere dahi tahammülü olmayan hükümet ve emniyet birimi, araya girmeyi fırsat bilen provokatörlerin de etkisiyle, beden ve gönülleri tek savunma mekanizmaları olan bu insanlara darp ve gaz bombardımanlarıyla karşılık verdi…

 

Çevrecilere günlerdir atılan gaz,  maddeseldi  / kimyasaldı  ancak;  gerçek gaz maalesef provokatörlerden kışkırtmalarla gelen psikolojik tahriklerdi..Hele ki polislerin sıktığı gazın dışında halk da gaza geldi, olaylar tırmandıkça tırmandı… Gaz veren verene, gaz sıkan misali…

 

Halkın gaza gelmesi bir yana hükümetin halkına karşı gaza gelir tavırlar sergileyip halkı ve provokatörleri gaza getirmesi ayrıca tartışma konusu. Emniyet güçleri daha ılımlı olamaz mıydı..?

Cevap hazır…’’Gaz sıktık ama emir geldi emir kuluyuz ‘’ !!.. Polise emir veren  amirleri… Amirlere emir veren müdürleri… Onlara emir veren bir üst rütbe.. Daha da üst rütbe derken en tepeye iktidara gelip duruveriyoruz… Ötesi var mı yok…

 

Ülkemizin  kalkınmaya başladığı dönemde hele ki senelerdir dökülen kanlara dur deme adına barış sürecinde de ilerleme kaydedilirken bu tür olayların ortaya çıkması çok acı ve düşündürücü.. İktidar daha ılımlı yaklaşım sergileseydi bu denli tepki de almazdı.. Halkın gözünde büyürdü.. Provokatörlerin ekmeğine bu kadar yağ sürülmemiş olurdu..Masum ve iyi niyetli göstericilerde gaz yağmuru altında perişan olmazdı..

 

Yaşanan bu arbedeler sadece halka ve psikolojiye zararla kalmayıp, ülkemizin dış ülkelerle olan ihracatını da olumsuz etkileyerek ekonomimize de zarar vermiştir.. Ülkemizde basın yayın kuruluşlarına getirilen yasaklarla bu olaylar ne kadar az lanse edilirse edilsin, yurt dışı basın ve görsel yayın kuruluşları olduğu gibi Gezi Parkı olaylarını deklare etmeye devam etmektedir.. Biz içimizde az haberdar olsak da dünya medyası gaz yağmuru altında saklanan gerçekleri direkt yayınlamaktadır.. Yaşanan bu çatışmalar, ülke prestijimizi olumsuz etkilemektedir.. Yabancı ülkelerin Türkiye’yi Mısır, Suriye gibi görmeye ve algılamaya başlaması tabii ki kaçınılmazdır.. Dünya bizi konuşuyor…yazık !

 

Toplumun rahatsız olduğu konularda hakkını araması elbette ki yasaldır. Ancak bunu yaparken, yakıp yıkmak, tahrik edici ve yıkıcı sloganlar atmak yasal değildir.. Bu olumsuz davranışları sergileyen zaten halk değil provokatörlerdir.. Bunlara ortam sağlamadan yapılan eylem sağlıklı ve olması gereken tepki şeklidir.. Ancak savunmasız halkı durdurma güdüsü ile gaz bombardımına tutan iktidar ve emir kulları olduklarını dile getiren ! emniyet birimleri de geri adım atmalı, halka sağduyu ile yaklaşmalıdır.. Bu tepkiler ve olaylar bir kez daha göstermiştir ki; Alevi-Sünni-Türk-Kürt ayrımı yoktur, bu ayrıma neden olan güçler vardır… Her mezhep ve siyasi görüşten oluşan gruplar tek vücut olabildiklerinin sinyalini vermişlerdir…

 

Barış dolu ve gazsız günler dileğiyle….

 

ELİF ÇAKIR

elif.cakir@ekonomikibris.com

Son Yazılar