Reklam
  • Reklam
KKTC EKONOMİSİNİN ÇÜRÜK ELMALARI
ATIL AYAZ

ATIL AYAZ

KKTC EKONOMİSİNİN ÇÜRÜK ELMALARI

29 Ağustos 2014 - 18:11 - Güncelleme: 29 Ağustos 2014 - 18:18

 

Geçtiğimiz günlerde dikkatimi çeken bir röportaj vardı. GİAD Eski Başkanı Arsen Angı, olası bir çözüm sürecinde KKTC ekonomisinin Güney’e kayma tehdidine dikkat çekti.

 

Hemen bu sözlerin ardından da sosyal medya röportajlarıyla büyük bir başarı yakalayan genç gazeteci İbrahim Davran bu konuyu Twitter Röportaj çalışmasında gündeme getirdi.

 

Benim cevabım bilindik bir cevaptı aslında. Hem Ekonomi Kıbrıs, hem de KKTC’nin tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige’de her defasında vurguladığımız gibi; kurumsallaşanların, yani tam anlamıyla profesyonel çalışanların ayakta kalacağını, diğerlerinin ise zamanla ağır darbeler alacağını yazdım.

 

Ama diğer yorumları da çok merak ettim. O yüzden hemen hepsine göz attım. Gözü kapalı bir şekilde ‘kesinlikle kaymaz’, ‘kesinlikle böyle bir ihtimal yok’ diyenleri görünce üzüldüm. Çünkü gerçekçi değil, tamamen duygusal bir bakış açısıydı bu.

 

Ticaretin dini, dili, ırkı, milliyeti olmaz. En iyi işi kim yapıyorsa, o kazanır. Profesyonelliğin başladığı yerde, hatır gönül işlemez..

 

Peki KKTC’de durum ne?

 

Tek tek bakarsak, çok çok iyiler var. Yani olası bir çözüm sürecine yıllar öncesinden beri hazırlanan, standartlarını en üst düzeye taşımak için çalışan firmalar dikkat çekiyor.

 

Ama şirketler mukayyitliğinde kayıtlı yaklaşık 17 bin firma üzerinden genelleme yaparsak, durum vahim. Şirketlerin vizyonu, yapısal-finansal durumları ve kurumsal duruşlarını incelediğinizde emin olun ki ciddi bir kısmı ilk rüzgarda savrulup gidecek gibi..

 

Hedef koymak, büyümek, çok kazanmak, profesyonel bir imaj çizmek yeter mi bu fırtınada ayakta kalmaya derseniz, kesinlikle yetmez.

 

Bu yazıda size dışı profesyonel, içi amatör örnekler vereceğim. Tamamen yaşadığım, gördüğüm örnekler..

 

* Geçtiğimiz gün aracımda bir hasar oluştu. Kasko üzerinden servise gönderdik. Bahsettiğim servis hizmet kalitesiyle övünmeye doyamayan bir yer, çok da ünlü piyasada.. Çamur içinde bir kiralık araç verdiler yedek olarak.. İki gün sonra bizim araç geldi, hasarlı yerler yenilenmiş, pırıl pırıl. Hemen yanında, yani bir karış ötesindeki eski çizikler olduğu gibi duruyor. Onları sordum, ‘sigorta bunları karşılamadığı için ellemedik’ dediler. Güldüm.. Çünkü sigorta karşılamadı diye bakıp geçtikleri çizik sadece 3cm boyunda. Elindeki pasta-cila süngerini bir kez geçse üzerinden yok olacak zaten. Bunun için ne sigorta onayına, ne de ayrı bir beyannameye gerek var! İstanbul’da defalarca aracım servise gitti geldi, her defasında yenileniyordu sanki. Bu küçücük iş sigorta kapsamına girer, bu girmez diye düşünmüyorlardı çünkü. Önemli olan müşteri memnuniyetiydi.. Fakat burada öyle olmadı. Sonuç olarak ben bir daha bu firmayla çalışmam, çevremdekileri de uyarırım.

 

* Bir GSM operatörünün dakika başı kesilen internetine kızdım, bilgisayarımın ekranını kırdım. Sorduk kim yapar bu işi layıkıyla diye, teknik servisinin iyi olduğu söylenen bir teknoloji markete yönlendirdiler. Sanırım iki hafta oldu, hala bilgisayarla uğraşıyoruz. Önce ekranı değiştirdiler, formatlayıp verdiler. Ofise gelip taktım, bir saat sonra ekran bembeyaz oldu. Tekrar götürdüğümde temizlik yapılması gerektiği, temizlenmediği için de ekran kartının arızalandığı söylendi. Peki söylediler mi temizleyelim diye, hayır? Firmanın sahibi geldi, teknik servise verdi veriştirdi. Aldılar bilgisayarı tamir için..

 

Günler sonra hazır dediler, aldık.. Bilgisayarın kasası oturmamış, her tarafı sallanıyor. Ne sorsak ‘bir şey olmaz’ deyip geçiyorlar. Sinir krizi sebebi. Apar topar yaptılar yine bir şeyler, aldık cihazı. Fakat şimdi bilgisayar uyku moduna girdiği zaman ekran bir daha açılmıyor. Şaka gibi.. Abartısız yeni bir bilgisayar parası ödedik ama hizmet rezalet. Her defasında yanlış yüklenen ve hala eksik olan programları saymıyorum bile.. Günlerdir durduk yere benim zamanımı gasp ediyorlar. Benden onlara kocaman bir sıfır..

 

* Klimaları değiştirdik ofiste. 5 klima için 5 saat montaj süresi verdiler keşif ziyaretinde. Klimayı satan firma daha o gün gönderdi cihazları ama montajı yapacak olan teknik servis tam 5 günde tamamladı işi.  Ofis savaştan çıkmış gibiydi. Her taraf toz duman, şantiyeden farksız.. Bittiği gün şükrettim..

 

* Sucu geldi mutfak ve banyodaki muslukları değiştirmek için. Sayı aldı, yazdı, çizdi. Fiyat verip başlayacaktı işe, günlerdir haber yok. Ulaşana da aşk olsun. Kayıp aranıyor!

 

* Ek bir internet bağlantısı için adı büyükler arasında geçen bir firma ile anlaştık. Haziran’ın ikinci haftası daha montaj yapılacaktı, hala gelen giden yok. Arayıp sorunca da, bahaneler bahaneler. Gelseler de kapıyı bile açmam artık..

 

* Çalıştığı firmalara, güçlü referanslarına aldanıp tabela taktıralım dedik, tam üç ay sürdü. Hala daha eksikler var. Ben yoruldum.. Önerir miyim bir arkadaşıma, hayır..

 

* Araç için yaptırdığımız reklam giydirmeye 5 yıl ömür verip, yüklü fatura kesen reklam firmasının malzemesi, birinci yılı dolmadan paramparça oldu. Bir daha güvenip de iş yapılır mı onlarla, asla..

 

* Bankacılık sektörüne gelelim. Deyim yerindeyse daha 40 fırın ekmek yemesi lazım. Büyüklüğüyle, özsermayesiyle, işlem hacmiyle övünenler hele, eyvahlar olsun. Hele biri var ki, acemi eğitim merkezi. Müşteri üzerinde staj yaptırıyorlar işe ilk adım atana. Yapılan hatalar, yanlışlar, skandallar inanılır gibi değil. Ve bu banka şaka gibi ama kendini dünya devleriyle kıyaslıyor. Farkında mı bilmiyorum ama her gün müşteri kaybediyor, herkes onu kötü anıyor.. Uluslar arası bankalar geldiği zaman, yara almadan yoluna devam eder diyebilir miyiz şimdi? İmkansız..

 

* Kurumsal görünüp sözleşmeyle iş yapan, aklı esip sözleşmesinden dönen, iş ödemeye gelince hastalık hastası olan, vatandaştan peşin alıp, çalıştığı firmaya 6 ayda ödeyenleri, hatta hiç ödemeyenleri saymıyorum zaten..

 

* Sakın yanlış anlaşılmasın, sadece yerli firmalara değil eleştirim. Saydıklarım arasında franchise ile gelenler de var, Kıbrıs şubesi açanlar da. Mesela onlardan biri, bir GSM operatörü. En yüksek tarifeden faturayı çok güzel kesiyor, özel müşteri hizmeti de sunduğunu söylüyor. Telefonum arızalandığı zaman kullandım, ki bu hizmeti Türkiye’de defalarca aldım, gerçekten başarısızdı. Şaka gibi ama telefonumun nerede ve ne durumda olduğu konusunda tek bilgilendirme yapmadılar, ben düştüm peşine.. Memnuniyetsizliğimi bildirdim merkeze ama neye yarar..

 

Sonuç olarak zorlu bir sınava, hatta maratona katılacaksa bu ekonomi; en küçüğünden en büyüğüne herkes hazır olmalı.. İşini doğru dürüst yapmalı. Müşteri memnuniyeti denen kavramın farkına varmalı.

 

Aksilik olmaz mı, olur elbet. Ama 'nasılsa dönüp dolaşıp bana gelecek, benden iyisi yok, hatta ne iyisi bu işi benden başka yapan yok'' düşünsene kapılırsanız eğer, yarın öbürgün rekabet arttığında, uluslararası firmalar bu pazara girdiğinde çok pişman olursunuz..

 

İşte o gün ciddi bir silkelenme yaşanır ve size bu tavrın faturası çok ama çok pahalıya patlar..

 

ATIL AYAZ

@AtilAyaz

atil.ayaz@ekonomikibris.com

Son Yazılar