Reklam
  • Reklam
ÇUVALDIZ!
ATIL AYAZ

ATIL AYAZ

ÇUVALDIZ!

18 Aralık 2013 - 21:00 - Güncelleme: 18 Aralık 2013 - 21:47


Alıntı bir başlıkla başlıyorum yazıya. İş arkadaşım, masa komşum, zor gün dostum; rahmetli Ersan abimin kitabının adıydı "Çuvaldız".. Irak'ta Türk askerinin başına çuval geçirilmesini dünyaya duyuran gazeteciydi O! 

 

Bu kitap da en büyük hayallerinden biriydi. Bu halini görmeye ömrü vefa etmedi. Eşi Meral Karaoğlu ve arkadaşları emaneti tamamladı! Arayıp bulmanızı, okumanızı kesinlikle tavsiye ederim. Bulamazsanız eğer, bana ulaşın..

 

Ersan abimi de rahmetle andıktan sonra gelelim konumuza.. Türkiye kaynayan kazan. Cemaat - Ak Parti geriliminde ipler koptu, meydan muharebesi başladı. Dün biraz yazdım olan biteni, bugün zaten tüm detaylar ortaya saçıldı.. 

 

http://ekonomikibris.com/cemaat-dugmeye-mi-basti/1460/

 

Hadi gelin biraz nostalji yapalım! Toplumda ses getiren operasyonların hemen hepsini birebir yaşadık. Ve her defasında haber merkezinde yakalandım bu operasyonlara. İzinlerimiz iptal oldu, ya sahada koşturduk, ya da bilgisayar başından kalkmadan gün boyu yazdık, çizdik. 

 

Ergenekon serileri, Balyoz operasyonları, Oda Tv baskınları, şike depremi, Cübbeli Ahmet Hoca dalgası vs.. vs.. Hepsinin gelişi bile birbirine çok benziyordu. Ortak gün genelde "Salı" günüydü. Operasyon günü olarak bekliyorduk salıları.. 

 

Ve yine genelde şafak vakti çıkardı polis operasyona. Adı geçen isimleri yatağından aldı birçok operasyonda. Gazeteciydi onlar, askerdi ya da her neyse.. Dağda gezen "aktivist" değillerdi yani, adları sanları, adresleri belliydi. Ama şafak vakti operasyonu seksi geliyordu kulağa. O yüzden hep o saatte çalındı kapıları.. Gittiler ve yıllarca bir daha evlerine dönemediler.. 

 

Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemedi bir kesim! Hiçbir zaman insani boyutuna bakmadılar olanların. Ailesi dağılana üzülmediler, ölene acımadılar. “Darbeciydi, beter olsun”, “şike yapmış, Allah belasını versin”, “camileri yıkacakmış, soyu kurusun”.. Bu bedduaları duyduk hep. Sanırsınız istihbaratın temel taşı bu arkadaşlar. Görmeden, bilmeden, o gün bazı tetikçilerin yazdıklarıyla infaz ettiler herkesi. Herkesi diyorum; haklı, haksız ayrımına bile girmediler. Soruşturmada adı geçtiyse, kurdular darağacını.

 

Her operasyonda birileri güldü, hem de katıla katıla güldü. Birileri küfretti, haksızlık dedi, adaletsizlik dedi, dedi, dedi.. 

 

Diyorum ya.. Bazen Fenerbahçeliler'di mağdur olan, bazen Beşiktaşlılar.. Bazen askerler, çoğu zaman gazeteciler.. Meslektaşları suçlanırken bile, o bahsettiğim birileri güldü. "Adli süreç" deyip, geçiştirdiler. Yani yıllarca ellerinde çuvaldız, bir oraya bir buraya batırdılar! Deldikleri yerin kimi kanadı, kimi mikrop kaptı, kimi kangren oldu! Ama hiç umurları olmadı!

 

Ve bugün! İlahi adalet sözüne bir kez daha inandım! Gezi Parkı sürecinde çocuklarınıza sahip çıkın diyenler, bugün çocuklarının yolsuzluk davalarıyla anılıyor! Doğrudur, yanlıştır, iftiradır, kurulan bir komplodur, bilemem.. Ama bugüne bakın; onlar gözaltında, babaları perişan! 

 

Ergenekon'un kahramanı Zekeriya Öz.. Binlerce kişinin dosyasında imzası var! Son model zırhlı bir makam aracıyla ödüllendirildi. Başbakan'ın otomobiliydi hem de. O günün gözde ismi, 24 saat bitmeden soruşturmadan alındı!

 

Terörle mücadele, organize şube, kaçakçılık masası vs.. Başta saydığım tüm baba operasyonlarda, kilit rol oynayan, maaş maaş ikramiyeyle ödüllendirilen bu birimler, yine 24 saat içinde auta çıktı.. 

 

Gezi Parkı’na dönelim yine.. Can kayıplarının yaşandığı, orantısız gücün zirve yaptığı o günlerde 'destan yazdı' denilen polis, bugün kabusu yaşıyor. Tüm ülke genelinde operasyon başladı, görevden alınan alınana.. 

 

Başta da dedim ya; asker, gazeteci, avukat vs.. O isimler sabahın köründe yataklarından kaldırılırken, evlerine şafak vakti baskınlar yapılırken; "operasyonun selameti" diyenler bugün; "adresi, yeri, yurdu belli insanlara bu saatte operasyon" olur mu diyor! 

 

Bir de medya yanı var bu işlerin.. Daha polis operasyona çıkmadan isimleri açıklayan televizyon kanalları, soruşturma başlamadan tutuklanacakları sıralayan yazarlar.. İddianameden eser yokken, suçları çarşaf çarşaf dizen gazeteler.. Ama bugün bir milletvekili diyor ki, daha suçlu değil onlar! Medya afişe ediyor, ayıptır, günahtır! 

 

Gülmeyin sakın.. 'Çuvaldız' rafa kalktı ve vücut ilk defa iğneyle tanıştı! İğnenin tesiri bu!

 

GÜNÜN SÖZÜ - (TDK'dan alıntıdır)

 

ATIL AYAZ 

 

atil.ayaz@ekonomikibris.com

@atilayaz

Son Yazılar