Reklam
  • Reklam
PARAMI NEREDE DEĞERLENDİRMELİYİM?
ALİ ALPER AKTAŞ

ALİ ALPER AKTAŞ

PARAMI NEREDE DEĞERLENDİRMELİYİM?

29 Ağustos 2014 - 10:19

 

 

Şimdi hep birlikte bir beyin jimnastiği yapalım.Bunu yaparken şartımız şu; “basit düşünmek!”

 

Profesyonel olmayan ve risk sevmeyen yatırımcılar, birikimlerini altın, döviz ve hazine bonosu-tahvil gibi araçlarda değerlendirirler.

 

Profesyonel olmayan ve risk seven yatırımcılar ise birikimlerini “profesyonel yardım almadan” , geleneksel yöntem olan “bankacılardan tüyo alma” yöntemi ile borsa’da değerlendirirler. Fakat bu yöntem çok tehlikelidir, kesinlikle tavsiye etmem.

 

Birde profesyonel olmayan ve fakat profesyonel yatırım kuruluşlarından yardım alan yatırımcılar vardır ki bu en güvenilir olan yöntemdir ve tavsiye edilir.

 

Şimdi sırasıyla altın, döviz, devlet tahvili ve borsayı “basit düşünerek” değerlendirelim.

 

Bildiğiniz gibi altın bir emtia’dır ve “güvenli liman” olarak isimlendirilir. Güvenli liman olarak adlandırılmasının sebebi; savaşlarda ve ekonomik krizlerde altının değerini koruması ve hatta değer kazanmasıdır. Bunun yanı sıra altın, petrol gibi doğadan çıkarıldığı için sonsuz değildir ve fakat insan nüfusu her geçen gün artmaktadır.Yani talep artarken, altın arzı sınırlıdır.Bu sebeple, bazı (kısa) dönemlerde düzeltme hareketleri yaşanarak değer kaybedebileceği gibi, uzun vadede hep değer kazanır.

 

Dövize bakacak olursak, iç piyasada döviz denince akla gelen Dolar ve Euro’dur. Dolar ve Euro’nun Türk Lirası karşısında değer kazanabilmesi için piyasadaki miktarlarının azalması gerekir. Bir  başka deyişle, yabancı yatırımcıların piyasadan kaçmasıdır.Eğer Türkiye piyasalarında kriz sinyalleri varsa, yabancı yatırımcılar kaçar.Buna ek olarak, daha güvenli ülkelerde daha iyi yatırım şartları mevcutsa, yine bu da yabancı yatırımcıların ülkeyi terk etmesi için bir başka sebeptir.Buna bir örnek verecek olursak, Amerikan Merkez Bankası FED, 2014 Ekim ayında tahvil alımını sonlandırmayı planlıyor.2008 yılından bu yana ABD Bankalarından tahvil alarak karşılığında aylık 85 milyar dolar veriyordu.Bu parasal genişlemenin yan etkisi olan “enflasyonu” engellemek için, bir süre sonra faizleri arttırmak zorunda.Bu işlemi de 2015 ikinci çeyrekte yapacağı konuşuluyor.ABD’nin faiz artırımı sonucunda Türkiye gibi gelişmekte olan birçok ülke, döviz tarafından darbe yememek için zorunlu olarak faiz arttıracak fakat büyüme hızının da kesilmemesi için bu artırım krizi engelleyecek ölçüde yani sınırlı olacak.Bu sebeple Dolar ve Euro’nun artışı bir miktar engellenmiş olsa da sınırlı olacak.Yani bu senaryolara göre Önümüzdeki senelerde Dolar ve Euro Türk Lirasına göre değer kazanacak.

 

Tahvil ve Bonoların yıllık getirisi, ekonomi iyi durumda iken yıllık yüzde 10’u geçmez. Çünkü ekonominin iyi olması demek , enflasyon oranının da düşük olması demektir.Faiz, yüksek enflasyon ile mücadele için en sık kullanılan araç olduğu için, düşük enflasyon olduğunda faiz de düşüktür.Fakat riski yoktur.Devlet iflas etmediği sürece -ki bu imkansız- paranız garanti altındadır.Devletin aldığı borcu ödeyememe durumu(temerrüt) dış borçlar için geçerlidir zira kendi para birimi cinsinden borçlarını gerekirse para basarak ödeyebilir fakat bu başka para birimleri cinsinden aldığı borçlar için geçerli değildir.Risk sevmeyenlerin ve aslında parasını enflasyona göre korumak isteyenlerin seçimi tahvil ve bonolar olabilir.

 

Gelelim borsaya. Borsa, doğru işlemler yapıldığında en çok kazandırandır.Ticari faaliyette bulunan bir firma, “ekonomik kar” yapabilmesi için mevduat faizi oranlarından daha fazla kar etmek zorundadır.Örneğin mevduat faizlerinin yüzde 8 olduğu bir ortamda, parasını bankaya yatırıp hiçbir şey yapmayan bir kişi zaten yüzde 8 kazanıyor.Ticari faaliyette bulunan firma, yüzde 8 den fazla kar etmelidir ki ekonomik kar yapmış olsun.Bu sebeple şirketler sürekli büyümek ve daha fazla kar etmek için çalışırlar.Borsa’da o şirketin hissesini almanız demek, şirketin ticari ortağı olmanız demektir.Büyümesiyle ve daha fazla kazanmasıyla siz de kazanmış olursunuz.Yılda bir kaç kere de kar payı dağıtabilir.Yani uzun vadede borsa da kazandırır.Tabi borsa konusunda hep iyimser düşündük, ekonominin kötüye gitmesi durumunda ve yabancı sermayenin ülkeden çıkış yapması durumunda borsada da hafife alınamayacak düşüşler gözlenebilir.Ancak, profesyonel olmayıp borsada işlem yapmak isteyenlerin kesinlikle profesyonel yardım almalarını tavsiye ederim.

 

Yukarıda yazdıklarımın hiçbiri yatırım tavsiyesi değildir, düşüncelerin yazıya dökülmüş şeklidir. Yatırım yapmak için profesyonel yardım almak en akıllıca olan yöntemdir.

 

Ali Alper Aktaş

Son Yazılar