Reklam
  • Reklam
Sterlin alacaklar için dikkat çeken uyarı!

Sterlin alacaklar için dikkat çeken uyarı!

Para piyasaları yeni haftaya nasıl başlıyor? Kıbrıs ekonomisini yakından ilgilendiren sterlin kuru için neler olacak? İşte İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu'nun günlük ekonomi analizi..

Reklam
16 Ocak 2017 - 10:00 - Güncelleme: 16 Ocak 2017 - 10:06
Reklam

TCMB üstü kapalı da olsa faiz artırımına gidiyor

 

USD/TL kurunda bir miktar sakinleme görüyoruz

 

TCMB hamlelerin devam etmesi durumunda, 3,71 seviyesinin altında 3,64 seviyesini takip edeceğiz

 

İngiltere cephesinde Brexit heyacanı May’in açıklamaları ile hız kananıyor. Sterlin dolar karşısında yeniden 1,20 seviyesinin altına sarktı

 

Bugün ABD piyasaları Mr. Lurther King günü nedeniyle tatil konumunda

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Hatırlanacağı üzere, Türk Lirası’nın dalgalanmasını gösteren zımmi oynaklık oranının yeniden %22 seviyesinin üzerine tırmanmasıNI TCMB açısından kırmızı çizgi olarak yorumlamış ve Perşembe günkü bültenimizde TCMB’nin devreye girebileceğinden söz etmişti. Tıpkı oynaklık oranının Ekim 2011’de % 19,7 yükselmesi ardından TCMB’nin 350 baz puan ve benzer bir şekilde Ocak 2014’de % 20,4 seviyesine yükselmesi ile 425 baz puan faiz artırdığı gibi. Geride bıraktığımız hafta, volatilietinin % 22 seviyelerine yükselmesi dahası gelinen seviyelerin tüm para birimleri arasında en yüksek oynaklığa yükselmesi, TCMB’nin olaya el koyması için yeterli oldu.

 

TCMB’nin her ne kadar asli görevi fiyat istikrarını sağlamak olsa da, finansal istikrarın da en az enflasyon kadar önemli bir faktör olduğunu biliyoruz. Bu bağlamda, politikacıların atması gereken adımların ötesinde, TCMB’nin savaşa giderken en etki iki silahından biri faiz diğer ise dövize müdahaledir. Bültenlerimizde, TCMB’nin, elindeki döviz rezervlerinin, bu denli bir piyasada düşmanı yenmek için yeterli olmadığından hareketle, en etkili yolun TL faizi yükseltmek olduğunu savunmuştuk. Elbette, TCMB’nin ortodox para politikası kapsamında, olağan veya olağan dışı toplantılar ile bir araya gelerek, faiz oranlarını yukarı çekmesi, hastalığı tedavisi içn etkili bir antibiyotik olarak görülebilir. Ancak, bu yöntemin dışında da faiz oranlarını yukarıya itecek başka polititka manevraları mevcuttur. Tıpkı TCMB’nin geride bıraktığımız hafta yaptığı gibi. TCMB, Türk Lirası likiditeyi sıkarak, paranın değerini artırma yönünde atmış olduğu adımda kısmende de olsa başarılı olduğunu görüyoruz. Keza, geride bıraktığımız hafta, 3,94 seviyelerini aşan kur, Cuma akşamını 3,72 seviyesinden kapattı.  

 

Gelelim okuyucularımızı sıkmadan TCMB’nin geçen hafta ne yaptığına. Öncelikle TCMB’nin ilan ettiği faiz oranlarını hatırlayalım. TCMB’nin politika faizi olarak ilan ettiği 1 hafta vadeli repo ihalesi % 8 , faiz koridorunun üst bandı (borç verme faiz oranı) ise % 8,50 seviyesinde bulunuyor. TCMB bankalara 1 hafta vadeli repo ihalesi ve faiz koridorunun üst bandı ile fonlama sağlıyor. Merkez Bankası’nın piyasaya verdiği likiditenin kabaca % 40’ı haftalık repo ihale faizden, geriye kalan % 60’ı ise gecelik vadede veriliyordu. Bu oranın da Cuma günkü ortalaması % 8,31 idi (ağırlıklı ortalama fonlama faizi). Bu faiz oranlarının ötesinde, pek de önem atfedilmese de, geç likidite penceresi kapsamında, TCMB’nin hesap kitabını iyi yapamamış ve TL açıkta kalmış bankalara tabir caizse son dakika kapsamında fon sağlayabildiği bir pencere daha var ki bunun da oranı % 10. TCMB, kurun rekor kırar şekilde her gün ivmelenerek yükselmesi ardından (1) Döviz likiditesini artırmak adına zorunlu karşılıklarda indirime gitti akabinde de (2) Bankaların TL borçlanma limitlerinin düşürdü. Alınan önlemlerin kurun üzerinde istenilen etkiyi doğurmamasına paralel, “istisnai gün” kapsamında repo ihalesi açmayarak, yani bankalara 1 hafta vadeli % 8 ile fon sağlamayarak likiditeyi kısması, gecelik olarak da % 8,50 ile vermiş olduğu tutarı da Cuma akşam üzere 22 milyar TL’den 11 milyar TL’ye düşürdüğünü açıklaması, piyasa cephesinde etkili oldu. Perşembe ve Cuma günü repo ihalesi açmaması ardından TCMB’nin bankaları arayarak geç likidite penceresinden de para alma imkanı olduğunu hatırlatması piyasalarda bir anda dedikodu mekanizmasını çalıştırarak kur üzerinde ciddi anlamda baskı kurdu. Perşembe günü cereyan eden bu gelişmeler Cuma günü akşam saatlerinde geçerlilik buldu. TCMB, yapmış olduğu duyuruda, bankaların borç alabilme limitleri bugünden geçerli olmak üzere toplam 11 milyar TL’ye düşürdüğünü açıklamış, gerekli görülen günlerde Borsa İstanbul bünyesindeki repo pazarlarında TCMB tarafından yapılan fonlama tutarı sınırlandırılabileceğini açıklamış ve bankaların gün sonunda kalan likidite ihtiyaçlarını TCMB’nin Geç Likidite Penceresi kanalı ile borç verme faiz oranı olan % 10’dan limitsiz olarak karşılayabilme imkanları olduğunun altını çizmiştir.

 

Elbette, yukarda anlatmaya çalıştığımız rakamlar, oranlar okuyucularımız nezdinde kafa karıştırıcı olabilir. İşi özetlemek gerekirse, fiili olarak faiz artırmayan TCMB, üstü kapalı da olsa, likidite yöntemleri ile, piyasaya vermiş olduğu ucuz fonlamayı kısarak bankaların talep etmeleri halinde geç likidite penceresine itmek suretiyle piyasada faiz oranalarını yukarıya itmeye çalışmıştır. Bankaların TCMB’den göreceli olarak ucuz fon bulmak yerine, piyasada daralan likiditeden yada pahalılaşacak olan fona ulşaması, spekülatif olarak ucuz TL’den çıkarak dolara yüklenilmesinin de önüne geçmeye çalışmak olarak yorumluyoruz.

 

Merkez Bankası geçen hafta başında yapmış olduğu açıklamada, TL’nin değer kaybı ve artan volatilite sonrasında fiyat istikrarını ve finansal istikrarı korumak adına her türlü önlemin alınabileceğini belirtmişti. Aslında bunu ilk önlem olarak algılamak gerekiyor. TCMB (1) kurun ve volatilitenin gelmiş olduğu seviyelerden rahatsızlığı beyan etti. Bu kapsamda (2) Döviz likiditesini artırmak adına zorunlu karşılıklarda indirime gidildi ve akabinde (3) Bankaların TL borçlanma limitlerinin düşürüldü. Alınan önlemler kur üzerinde istenilen etkiyi yapamayınca (3) istisnai gün kapsamında repo ihaleleri iptal edildi (4) geç likidite penceresi hatırlatıldı. Bu önlemlerin yeterli olamaması halinde, TCMB’nin önümüzdeki günlerde doğrudan ve dolaylı (5) döviz satım ihaleleri düzenleyebileceği ve en son tahlilde (6) fiili olarak faiz artırımı olarak takip edilebilir. Bu arada TCMB’nin olağan toplantısını 24 Ocak tarihinde düzenleneceğini de hatırlatmak isterim.

 

Elbette, yaptığımız araştırmada ve okuduğumuz bir çok raporda, geç likidite penceresinden borçlanan bankalara piyasada “kötü” gözüyle bakıldığını görüyoruz. Keza, likidite yöntemi kapsamında, likiditesini iyi ayarlayamamış bankaların bu kanala yönelmesi kredibilite riskine işaret ederken, finansal durumlarının da bozuk olduğu algısı yaratabilir. Bu bağlamda, TCMB’nin geç likidite penceresini ön plana çıkarması, aslında bir politika aracı olarak görmemek gerekiyor. TCMB, yapmış olduğu 250 baz puan faiz indirimi ardından, TL’nin emniyet kemeri olan faiz koridorunun üst bandın o kadar çok gevşetti ki, şu anda TL’ye karşı oluşan atağa karşı, faiz koridorunun üst bandı (% 8,5) TL’yi savunmak adına yeterli görülmüyor. Bu bağlamda, piyasaya geç likidite penceresi ile sopa göstermenin pek de yeterli bir politika aracı olamayacağını düşünüyorum. Yine de, likiditenin kısılması ve geç likidte penceresinin işaret ediliyor olması, ister istemez sıkışık TL nedeniyle TL mevduat faizlerinde bir miktar da olsa yükselişe bu da beraberinde bilançoyu dengeleme adına kredi faizlerini de aynı yönde etkilemesini bekliyorum.

 

Bugün ABD piyasaları kapalı konumda olacak. Sabah Asya piyasalarında hafif çapta da olsa satış baskısı görüyoruz. Cuma günü şaha kalkan BIST 100 endeskinin bugün biraz kazanımlarını törpülemesini normal karşılamak lazım. Kuvvetle muhtemel, TCMB, 24 Ocak olağan PPK toplantısında kadar repo ihaleleri açmayarak TL likiditeyi kısarak TL’yi savunmaya çalışacaktır. Kur üzerinde olası aşağıya doğru sarkmalarda 3,72 ve devamında 3,64 seviyesi takip edilebilir.

 

Ø  Sterlin, yarın Başbakan May’in açıklamalarını bekliyor

İngiltere’nin AB’den ayrılmasına yönelik Lisbon anlaşmasının 50. maddesi için Mart ayı işaret edilse de, hükumet kanadından gelen açıklamalar dikkat çekiyor. İngiltere’ye insan göçü konusunda her şartta kırmızı çizgilerden söz eden Başbakan May, gerekirse AB ile ortak pazar anlaşmasının da feshedeceğini belirtti. May’ın yarınki konuşmasına dikkat etmek gerekiyor. İngiltere ile AB’nin ortak pazar ve serbest dolaşım konularında belirgin sınırlar ile ayrılması (Hard Brexit) ve bunun da yarın yeniden ifade edilmesi, Sterlin üzerinde var olan satış baskısını derinleştirebilir. Sabah saatlerinde 1,1980 seviyesine kadar sarkan Sterlin, şu dakikalarda 1,2030 seviyelerinden işlem görüyor. 1,1980 seviyesinin altında, fiyat davranışı daha da sertleşebilir. Sterlin alımı için acelesi olunmamasını öneriyoruz. Şu anda su oldukça bulanık.

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

 

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 24 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 24 Eylül 2018
Ekonomi ve Siyaset Gündemi - 24 Eylül 2018
Ekonomi ve Siyaset Gündemi - 24 Eylül 2018