ÖMRÜN, ÖMRÜME NASİP OLSUN..


 

 

Kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hareket etmek gerekir.. Sevmek inanmaktır.. Sevmek yaşamaktır. Sevmek sevdiği olabilmektir. İki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Bir tane kalp, bir tane yürek olunur. Sevmek kesinlikle; “milyar nüfuslu dünyada bir başına kaldığını düşünmemektir”.

 

Kısacası sevginin de kişiden kişiye değişen dilleri, renkleri vardır. Sevginin ve sevgi dillerinin tohumları küçük yaşlarda atıldığı için, çocuğa sevginin ve sevgiyi ifade etme yollarının öğretilmesi gerekir..

 

Bir insanın, kendisine gösterilen sevgiyi algılayıp algılamadığını da, sevgi dili belirler. Mesela sevgi dili hediye almak olan bir kadın, eşine sevgisini ifade etmek için ona hediye alır. Erkek ise eşini sevdiği halde ona hediye almazsa, kadın sevilmediğini zanneder. Aynı kadın, aslında eşinin sevgi ifadesi olan onay sözcüklerini ise, iltifat olarak değerlendirebilir. Annesi babası tarafından dokunularak sevilen bir kişi, evlendiğinde fiziksel temasla sevilmeyi ister. Bu onun sevgi dilidir.

 

Sheakspeare’in bir diyoloğu şöyledir. “Kocam beni seviyor mu?” sorusunun cevabı, “senin için yaptığı fedakârlıklara bak” şeklindedir = sevgi dili. Eşler sadece eşinin kullanacağı bir hediye alarak, hem kendinden hem de hediyenin fonksiyonelliğinden fedakârlık yaparak sevgisini gösterebilmelidir.

 

Eşinizle sizin sevgi dilleriniz farklıysa… Karşı tarafın sevgi dili, fiziksel temas, hediyeleşmek, beraber zaman geçirmek, açık iletişim kurmak vs’den hangisiyse o dili fark ederek, o yoldan ilerlemek gerekir. Seni seviyorum ile sonuç alamayan eş b planına geçmelidir. Evlilik yüz kapılı saray gibidir, biri kapalıysa diğerleri mutlaka denenmelidir. Sevgi bazan sözle ifade edilemiyorsa davranışlardan çıkarsama yapılmalıdır.