ARA ELEMAN İHTİYACI VE SU POLİTİKASI


 

Değerli okuyucular; dünyada sanayisi gelişmiş, ekonomik olarak belirli zorlukları aşmış, yıllık gayrisafi milli geliri yüksek, cari açığı bulunmayan devletlerin uyguladıkları ekonomik sistemleri incelediğimiz zaman, bu başarının temelinde birçok hususun olduğunu görürüz.

 

Ekonomik gelişmişliğin bir nedeni de devlet kurumları ile özel sektörün el ele vererek ara eleman sıkıntısını ortadan kaldırmak için oluşturulan eğitim kurumlarıdır. Bu eğitim kurumları çok sıkı bir eğitim süreci, gerek teorik, gerekse pratik olarak tamamladıktan sonra piyasaya istenen elemanı kazandırmakta ve böylelikle hem işsizliğin önlenmesinde, hem de eğitimli eleman sıkıntısını sorun olmaktan çıkarıp, ülkenin refahını dengeye oturtmasına katkı koymaktadır. Dünyada sistem bu şekilde yürürken, bizim ülkemizde acaba bu konuda neler yapılıyor?

 

Bir kere eğitim sistemimizi ele alıp bu konuyu inceleyecek olursak tam bir hüsranla karşılaşırız. Lise değerindeki çeşitli sanat okullarından mezun olup diploma alan gençler, hangi sanat kollarından mezun olursa olsun tek başlarına kendi iş yerlerini kurup çalışmaları mümkün değildir. Tabi ki bunların içerisinde tek tük istisnalar da olabilmektedir. Ancak genele bakacak olursak durumun pek de iç açıcı olmadığını görürüz.

 

Bu hususlara zaman ayırıp kafa yorma yerine, tamamıyla kısa vadeli günü kurtarmaya yönelik bir takım girişimlere de rastlamak mümkün. Örneğin eğitim bakanlığı ile bir sivil toplum kuruluşu olan Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın birlikte yürüttükleri bir proje söz konusu. Ancak ara eleman eksikliğini ne kadar giderdiği veya bu soruna çare olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bence hükümetler ve yönetim işlerini elinde bulunduran makamlar derhal ve çok acil bir şekilde bu konuyu gündeme alıp gerekli önlemleri almalıdırlar. Aksi takdirde yeni yetişen gençlik topyekün üniversitelere yönlendirilerek, bir süre sonra buralardan mezun edilip, sonra da mezun oldukları bölümlere uygun iş bulamadıklarından, işsizlik sorunu ile karşı karşıya bırakılmaktadır.

 

İmalat ve üretim yapan iş yeri sahipleri ara eleman eksikliğini gidermek için Türkiye’den veya üçüncü dünya ülkelerinden işçi getirmek zorunda bırakıldıklarını görmekteyiz.

 

Yakın bir tarihte Türkiye’den ülkemize su sevkiyatı olacağı hepimizin malumudur. Anavatan Türkiye yetkililerimizin büyük bir siyasi kararlılık ve teveccüh göstererek tüm imkanlarını seferber edip, yılda 75 milyon metreküp suyu adamıza pompalayıp, güzel ülkemizi yıllardır meşgul eden su sorununa kesin bir çözüm bulacağı artık kesindir.

 

Anavatan Türkiye hükümetlerine bu konuda Kıbrıs Türk’ü olarak ne kadar teşekkür etsek azdır diye düşünüyorum.

 

Suyun ülkemize gelmesi, başta hane halkı yanında çiftçilerimizi, bahçecilerimizi, tarım ile uğraşan kesimi memnun edeceği gibi, bir barış anlaşması imzalanması halinde Rum komşularımıza da faydası olacağı inancındayım.

 

Ancak suyun adaya gelmesinden sonra bu suyun depolanması, ilgili bölgelere sevkiyatı veya teknik bir sorunla karşılaşılması halinde bu sorunları gidermek için belirli teknik eleman ve ara elemana ihtiyaç olacağı bir gerçektir.

 

Ümit ederim ki devletimiz; Türkiye hükümeti ile bu sorunlar kapıya dayanmadan gereken tedbirleri almak için bir takım formül arayışı içerisine girmişlerdir.

 

Türkiye’den getirilecek olan su, Kıbrıs Türk’ü için 1974 Mutlu Barış Harekatı kadar öneme haizdir. 1974 yılında Kıbrıs Türkü özgürlüğüne ve 1983 yılında ise tam bağımsız bir ülke sıfatına kavuşmuş, ancak dünya ülkelerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımamaları ve sonrasında ise topyekün her konuda ambargolara maruz bırakılarak dışlamaları, KKTC’nin ekonomik olarak hak ettiği seviye gelmesine engel olmuştur.

 

Ancak ülkemize gelecek olan suyu bilinçli bir şekilde kullanır, ekonomimizin kalkınması ve gelişmesi için belirli bir plan ve proje çerçevesinde çalışır, alt yapıya gereken önemi verir, çiftçimizi, bahçecimizi eğitir ve gereken olanaklarını sağlarsak, KKTC iş adamlarının ve esnaflarının önümüzdeki orta vadede gözle görülebilecek bir ekonomik atılım içerisine gireceğine olan inancım tamdır.

 

İLKER ZÜĞÜRT

KIBRIS TİAK BAŞKANI