Reklam
  • Reklam
İsviçre zirvesi sonuçsuz kaldı…

İsviçre zirvesi sonuçsuz kaldı…

İsviçre’de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in katılımıyla yapılan ikinci tur görüşmeler, Kıbrıs Rum tarafının “maksimalist tavrından vazgeçip makul çizgiye yanaşmaması” nedeniyle ileriye götürülemedi.

Reklam
22 Kasım 2016 - 09:07 - Güncelleme: 22 Kasım 2016 - 19:26
Reklam

İSVİÇRE’DE YER ALAN İKİNCİ TUR GÖRÜŞMELERDEN RUM TARAFININ MAKSİMALİST TAVRI NEDENİYLE SONUÇ ALINAMADI

BURCU, TIKANIKLIĞIN NEDENİNİN “KIBRIS RUM TARAFININ DÖNÜŞÜMLÜ BAŞKANLIĞI BİLE BEŞLİ KONFERANSTA BİR PAZARLIK KONUSU OLARAK CEBİNDE TUTMA“, TOPRAK KONUSUNDA DA “YÜKSEK BİR PAZARLIK MARJIYLA KIBRIS TÜRK TARAFININ KARŞISINDA DURMA” TUTUMU OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

Mont Pelerin, 22 Kasım 16 (T.A.K.): İsviçre’de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis’in katılımıyla yapılan ikinci tur görüşmeler, Kıbrıs Rum tarafının “maksimalist tavrından vazgeçip makul çizgiye yanaşmaması” nedeniyle ileriye götürülemedi.

Liderler arasında İsviçre saatiyle saat 18:30’da başlayan görüşme, saat 23:30’da sona erdi. İsviçre’deki ikinci turun sonuca ulaşamadan sonuçlandığıyla ilgili ilk açıklama Cumhurbaşkanlığı’nın resmi twitter hesabından duyuruldu.

Beş saat süren görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Kıbrıs Türk gazetecilerin kaldığı Modern Times Otel’de basına açıklama yaptı.

Açıklamasında Barış Burcu, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın çözüm yolunu açmak için büyük mücadele verdiğini, elinden geleni yaptığını, kendisinin de gelinen aşamada mutlu haber verememenin üzüntüsü içerisinde olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın adaya döndükten sonra değerlendirme yapacağını ve gerekli kararların ona göre açıklanacağını belirten Burcu, “Bütün bir toplum olarak yeni durumu değerlendireceğiz” dedi. Burcu, Akıncı’nın KKTC’ye bu gece dönüşünde de detaylı açıklama yapacağını belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının, 7 Kasımda başlayan Mont Pelerin’deki görüşmelere iyi niyetle, hem politik, hem de teknik seviyede hazır olarak geldiğini; Kıbrıs Türk tarafının son aşamaya gidebilmek için de elinden geleni yaptığını kaydeden Burcu, “Maalesef Kıbrıs Rum tarafı, yeterli hazırlıkla gelmedi. Yeterli bir politik, felsefi ve teknik hazırlıkları yoktu” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının 11 Kasımda Kıbrıs Rum talebi üzerine görüşmelere bir haftalık ara verilmesine, barış sürecine katkı koyması umuduyla razı olduğunu belirten Burcu, ancak bu bir haftalık sürecin doğru bir şekilde kullanılmadığına tanık olduklarını, dün başlayan ikinci tur görüşmelerde bunun işaretini de gördüklerini söyledi.

TIKANIKLIĞIN NEDENİ

Kıbrıs Rum tarafının toprak konusunu bitirme, diğer taraftan da Kıbrıs Türk tarafının da beklentisi bulunan diğer dört başlık altında kalan konuların da güvenlik ve garantilerin ele alınacağı son aşamaya bırakılması düşüncesinde olduğunu söyleyen Burcu, tıkanıklığın nedeninin, “Kıbrıs Rum tarafının dönüşümlü başkanlığı bile beşli konferansta bir pazarlık konusu olarak cebinde tutma“ ve toprak konusunda “yüksek bir pazarlık marjıyla Kıbrıs Türk tarafının karşısında durma” tutumu olduğunu söyledi.

YUNANİSTAN BAŞBAKANI ÇİPRASIN AÇIKLAMALARI

Yunanistan Başbakanı’nın ”garantiler iptal edilmez, Türk askerlerinin adadan çekileceği tarih de belirlenmezse beşli konferansa katılmayacağı” açıklamasını anımsatan Burcu, “Bu adeta sonucu toplantıya gitmeden elde etme taktiği olarak önümüze atıldı. Buna bizim sessiz kalmamız mümkün değildi...Yunanistan’ın böyle bir aşamada, böyle bir çalışma içerisinde, böyle bir talep ortaya koymasının mantığı var mı? İlerleyebilmemiz, önümüzü görebilmemiz için ve birbirimize yardım edebilmemiz için bu tereddüttün ortadan kaldırılması gerekiyor dedik, BM de bunu makul karşıladı ve bu tereddüdün giderilmesi için, onlarca saat mesai yapıldı. En sonunda Yunanistan’ın hiçbir ön şart koşmadan beşliye katılacağı yönünde bilgiler aktarıldı” dedi.

Yunanistan’ın tavrının tam bir sorumsuzluk örneği olduğunu kaydeden Burcu, Yunanistan Başbakanı’nın tavrının “Çoklu konferansa götürecek bir çalışmayı sabote etmek” olarak değerlendirdi.

TOPRAK KRİTERLERİ

Burcu, Mont Pelerin’de ele alınması öngörülen 3 ana kriterden ikisinin, kurucu devletlere kalacak olan toprak oranı ile verilecek topraklara geri dönecek göçmen sayısı olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 7-11 Kasım’da yer alan Mont Pelerin görüşmelerinde yaptığı açılımların hem BM, hem çözüme ilgi duyan kesimler, hem de Rum kamuoyu tarafından takdirde karşılandığını belirten Burcu,  “Cumhurbaşkanımız kriterlerin en önemlisi olan toprak oranı konusunda çok makul, çok yardımcı olacak bir oranı büyük bir politik cesaret ve dirayetle ortaya koydu” dedi

90 BİN’LERDE TALEPTE BULUNMAK HANGİ MAKULİYETE SIĞAR

Burcu, “İkinci kriter olan geriye dönecek olan Rum göçmen sayısı hakkında son derece maksimalist taleplerle geldiler ve neredeyse milim kımıldamadan orada durdular, tabii ki bu bizim için kabul edilemez bir şeydi. 90 bin rakamları içerisinde talep koşmak, Annan Planından 12 sene sonra bu talebi koşmak, hangi vicdana sığar” diye konuştu.

Annan Planı döneminde hayatta olan göçmen sayısı ile bugün hayatta olan göçmen sayısı arasında büyük fark olduğunu kaydeden Burcu, “Bu bizim son sözümüzdür diyerek masaya koyan, bunları tartışmayacağını söyleyen,  kendini sabitleyen Kıbrıs Rum tarafına karşı biz, makul ölçüler içerisinde her tür esnekliği göstererek, makul ölçüler içerisinde aşmaya çalıştık. Eğer milim  kımıldama olmayacaksa bunu nasıl çözeceğiz?” diye sordu.

Burcu, “Maksimalist bir tutum gördük. Ya o, ya bu… Bu şekilde müzakere edilemez. Bu şekilde 50 yıldır çözülemeyen bir Kıbrıs sorunu ileriye taşınamaz” dedi.

Barış Burcu, “Toprak kriterlerinde de, sanki toprak konusu tümden ceplerinde olacakmış gibi bir pazarlık anlayışı ile geldiler. Oysa uzlaşı ve görüşmemizin mantığı bu değildi” ifadelerini kullandı.

UZLAŞILAN SÜREÇ NEYDİ?

Mont Pelerin’de süreçle ilgili olarak,  toprak düzenlemelerinin esasını oluşturacak üç kriterin ele alınması ve bu kriterlere uygun olarak tarafların harita çizmesi, haritaların Birleşmiş Milletlere verilmesi, BM’nin de haritaların kriterlerle uyumlu olup olmadığının değerlendirmesi, BM tarafından kriterlere uyumlu haritaların sunulduğu kanaati çıkması halinde beşli konferansın tarihinin açıklanması üzerinde bir uzlaşı bulunduğunu kaydeden Burcu, toprak konusunun beşli konferansta sonuçlanması üzerinde de bir anlayış bulunduğunu söyledi.

Burcu, “Mont Pelerin’e toprağı a’dan z’ye bitirme anlayışı ile gelmedik, uzlaşı da bu değildi” dedi.

YÜZDELİKLER NEYDİ?

Sürecin selameti bakımından bir sorumlulukla hareket ettiklerini belirten, bu nedenle bazen ketum davrandıklarını ifade eden Burcu, Kıbrıs Türk tarafında kalacak toprak oranı konusunda “Teklifimiz yüzde 29.2 idi” dedi.

Güzelyurt’un verilecek topraklar arasında bulunup bulunmadığıyla ilgili olarak Burcu, köy ve yer isimlerinin konuşulmadığını, yer ve köy isimlerinin sürecin son aşamasında tartışılacağını söylediklerini ancak buna karşın Kıbrıs Rum tarafının toprak konusunu burada bitirmek istediğini söyledi.

Annan Planında Kıbrıs Türk tarafına bırakılan toprak oranının yüzde 28.7 olduğunu anımsatan Burcu, Kıbrıs Rum Liderinin Annan Planı’na hayır diyen bir toplumu temsil eden bir kişi olarak pazarlığı yüzde 28.7’den açamayacağını aktardığını ancak Kıbrıs Türk tarafı için Annan Planından 12 yıl sonra bu plandaki oranlara yakın oranları tartışmanın büyük bir cesaret olduğunu, çünkü söz konusu topraklarda pek çok hayatların kökleştiğini söyledi.

GERİ DÖNECEK GÖÇMEN SAYISI

Toprak düzenlemelerinde geri dönecek göçmen sayısının, 1973 nüfus sayımına göre verilecek köylerde yaşayan Rum sayısı ele alınarak hesaplanacağını söyleyen Burcu, bu çalışmaların “daha çok Rum’un dönmesine olanak sağlayacak ama daha az Kıbrıs Türkün göçüne sebebiyet verecek bir anlayışla” yapıldığını söyledi. 

Burcu, “Kıbrıs Rum tarafının önerisi alt sınır olarak 78 bin, üst sınır olarak da 92 bindi. Diyorlar ki 78 bin ile 92 bin arasında bir sayı iade edilen topraklara göçecek, en azında göçme imkanı sunulacak” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının son ana kadar bu rakamı makul bir çizgiye çekmeye çalıştığını belirten Barış Burcu, Kıbrıs Rum tarafının sunduğu 78 ve 92 bin aralığını ilk ve son teklif olarak sunduğunu, bunların “ilk ve son sözleri olduğunu” söyledi.

GÖRÜŞMELERE DESTEKLER

Kıbrıs’ta yapılan gösteriler konusunda da Burcu,  Kıbrıs’ta bir çözüm için çaba harcayan herkese teşekkür etti.

Süreçte bir suçlama oyununa girmek istemediğini belirten Burcu, “Kıbrıs Türk tarafının, Cumhurbaşkanı ve müzakerecinin, tüm ekip olarak hepimizin iyi bir sonucun ortaya çıkması için iyi niyetle çalıştığımızı söylemek istiyorum, bu bakımdan tüm arkadaşların, Cumhurbaşkanı’nın vicdanı çok rahattır” dedi.

EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞI

Kendisinin 42 yıldır barış için mücadele veren bir kişi olduğunu belirten Burcu, “Hayatımın en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşadım” dedi.

Burcu, düşüncelerini, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve birey olarak vicdanı rahat olarak paylaştığını belirtti.

Akıncı ve heyetinin bugün akşam saatlerinde adaya dönmesi bekleniyor.

 TAK

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 18 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 18 Eylül 2018
"Türk lirası" Garanti Bankası ile daha avantajlı!..