Reklam
  • Reklam
"İstikrarlı olan tek çözüm kalıcı bir anlaşmadır"

"İstikrarlı olan tek çözüm kalıcı bir anlaşmadır"

Yeni ABD yönetiminin barış misyonlarını finanse etme kesintisi, bu konuyu BM merkezlerinde yeniden değerlendirme sürecini harekete geçirdi ve 6 Nisan’da Güvenlik Konseyi’nde Barış Gücü Çalışmalarının İncelemesi başlıklı tematik bir tartışma gerçekleştirildi.

Reklam
03 Mayıs 2017 - 10:47 - Güncelleme: 03 Mayıs 2017 - 15:31
Reklam

Genel Sekreter Antonio Guterres’in açılış konuşması ve Nisan ayında ABD’nin Daimi Temsilcisi ve Güvenlik Konseyi başkanı tarafından sunulan çalışma belgesi, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün çözüm olmayan Kıbrıs sorunundan bezdiği hissini veriyor.

Görüşmelerde belirtilen ana pozisyon, barış misyonlarının, uzun vadeli çözümlerin elde edilmesine yardımcı olacak barış ve istikrar koşullarını yaratmak için çatışma bölgelerinde konuşlanması ve ardından ayrılması gerektiğiydi. BM barış misyonlarının bahsedilen uygunsuz tavrı “hızlı bir şekilde uzun vadeli çözümlerden caydırıcı bir bağımlılık haline gelebilecek sübvanse edilmiş ve istikrarsız bir barış yaratmak.” En eski barış misyonlarından biri olan Unficyp (Mart ayında 53 yıl) böyle bir durumdadır.

Mevcut statüko, Kıbrıs sorununu çözmek için en büyük engeli oluşturuyor çünkü topluma yüzeysel bir güvenlik ve istikrar sunuyor. Diğer taraf başka bir ülke gibidir. Orada neler olup bittiğini merak etmiyoruz ya da bizi ilgiendirmiyor çünkü günlük yaşamlarımızı etkilemiyor.  

Hissettiğimiz güvenlik duygusunu büyük ve dayanıklı bir duvar gibi çalışan ara bölgeye borçluyuz. Ara bölge, diğer taraftaki mevcut durumun gerçek yüzünü görmemizi engelleyen kapalı bir perde gibi bir şey haline geldi. Bu perde, Unficyp tarafından gergin tutuluyor ve ilgimizi çekmeyen ve bizimle alakalı olmayan diğer taraftın aktiviteleri ve gücünü görmemizi engelliyor.

İnsanlar için önemli olan ara bölgenin dokunulmazlığını garanti eden güvenilir bir uluslararası gözlemcinin bulunmasıdır. Bu basit görüşün “onlar o tarafta, biz de diğer tarafta” bizim toplumumuzda kök salması böyle olmuştur.

Unficyp olmadan hayatlarımızı hayal edelim. Bir yanlış anlama veya kaza sonucu ortaya çıkabilecek bir savaş olasılığı hakkında konuşamayacağız bile. Ara bölgenin kontrolü hakkındaki gerginlik sonucu turizme ve ekonomiye verilen tamir edilemez hasarı zihnimizden sileceğiz. Akdeniz’de belirsiz olarak kalacak doğal gazı hesaba katmayacağız.

Bunun yerine, kendimizi, bölünme noktasında bizi gözetleyen kişinin bize sağladığı güvenlik duygusu gibi küçük günlük şeylerle sınırlandıralım. Unficyp olmadan bölünme noktası yakınında geceleri rahat uyur muyuz? İşgal sonrasındaki ilk yıllarda bölünme noktasına yakın alanlar terk edilmişti. İşgal altındaki bölgelerden silah sesleri duydulduğunda (bazen bunlar havai fişekti), Lefkoşa’dan Limasol’a veya Trodos dağlarına doğru yola çıkan toplu araçlar olurdu. O zamanlara dönmeye hazır mıyız?

İstikrarlı olan tek çözüm kalıcı bir anlaşmadır. Kalıcı bir anlaşma istemiyorsak, BM’in bizi koruma gibi bir sorumluluğu yoktur. Bu nedenle, gazetelerimiz bu kurumu gece gündüz kötülerken, bizler geceleri rahat bir şekilde (mışıl mışıl) uyuyabiliriz.


 


Reklam
Reklam
Kaynak: havadis

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kaner Şirketler Grubu, münhal açtı!..
Kaner Şirketler Grubu, münhal açtı!..
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 22 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 22 Eylül 2018