Reklam
  • Reklam
İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu’ndan...

İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu'ndan günlük ekonomi analizi!

Kıbrıs ekonomisi için para piyasalarındaki sert hareketler büyük etki gösteriyor. Peki yeni haftada hangi başlıklara dikkat etmek lazım? İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu günlük ekonomi analizinde madde madde sıraladı.

Reklam
04 Ekim 2017 - 10:28 - Güncelleme: 04 Ekim 2017 - 11:17
Reklam

 

Küresel mali piyasalarda iyimser hava dönem dönem gölgelense de, genel anlamda iyimser hava korunmaya devam ediyor

 

Makroekonomik verilerin büyümeye işaret etmesi ve kasırgadan etkilenen araçların otomobil sektörü üzerinden borsalara alım getirmesi (yeni rekor) dün günün arkasında yatan itici faktördü

 

ABD’den sarkan iyimserlik sabah saatlerinde Asya borsalarına da yansımış

 

Türkiye cephesinde ise nereden bakarsak bakalım 14 yılın zirvesine otuna çekirdek enflasyon moralleri bozsa da, TL’nin faiz avantajı bu verinin de görmezden gelinmesine neden oldu

 

Dün geceyi ABD borsaları bir kademe daha alımların eşliğinde yeni rekorlarla tamamladı

 

İngiltere’de dün açıklanan inşaat PMI verilerinin daralmaya işaret etmesi ile Sterlin günü değer kaybı ile tamamladı

 

İçerde bir kez daha 3,5930 seviyesini (200 günlük basit ortalama) test eden USD/TL kuru yine satışlarla karşılandı. Teknik manada 3,5930 geçilmeden daha yukarıları konuşmak zor görünüyor

 

Avrupa genelinde açıklanacak ISM/PMI verileri; perakende satışlar ve gününü ikinci yarısında ABD’de ADP özel sektör istihdam verisi yakından takip edilecektir

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün küresel mali piyasalar, günün büyük bir bölümünü olumsuz bir şekilde geçirdikten sonra, akşam saatlerinde normalleşti ve göreceli olarak olumlu bir havada tamamladı. Türkiye cephesinde sabah saatlerinde açıklanan ve nereden bakılırsa bakılsın olumsuz bir görünüm sergileyen enflasyon rakamlarına ilk tepki olumsuz olsa da, yüksek enflasyonun yüksek faizlerin devamı anlamına geleceği ve yabancı bir yatırımcı açısından nominal faiz oranlarının ve kendi ülkesindeki enflasyon oranlarının önemli olduğu bir ortamda, TL’nin göreceli yüksek getirisi TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olumlu bir şekilde yansıdı. Her ne kadar enflasyon rakamlarının açıklanması ve çekirdek göstergelerin son 14 yılın zirvesine ulaştığına işaret eden veri ardından USD/TL kuru 3,57’li seviyelerden yönünü yukarıya çevirerek bir kez daha 3,5930 seviyesinde bulunan 200 günlük ortalamasını test etse de, günü kapanışının 3,57 seviyesinin altında olduğunu not etmemiz gerekiyor. Teknik anlamda, aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, 200 günlük ortalamaların geçtiği 3,5930 seviyesi geçilmeden bir sonraki teknik seviye olan 3,64 / 3,6650 seviyesinin önünün açılmayacağını düşünüyoruz. Kur cephesine paralel, gün içinde dalgalı bir seyir izleyen BIST100 endeksi, 104,400 seviyesinin üzerini denese de, günün 103,900 seviyelerinde tamamladı. Faiz cephesinde ise olumuz enflasyon verileri ve faizlerin bir müddet daha yüksek seyredeceğinden hareketle günü bir önceki güne nazaran bir miktar yukarda tamamladı. USD/TL kurunun seyir açısından ABD tahvil faizlerine bakmakta yarar görüyorum. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin % 2 seviyesinden % 2,40 giden son 1 aylık zaman diliminde, USD/TL kuru da 3,3880 seviyesinden 3,5960 seviyesine kadar yükseldi. Kur ile ABD faizleri arasında yüksek bir korelasyon bulunuyor.

 

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek faiz oranlarından şikayeti gündemde önemli bir yer tuttu. Enflasyonun yükseldiği ve Ekim ayında daha da yükseleceği bir ortamda, kredi faizlerinin % 20 seviyesine yükselmesini yatırım iştahı ve istihdamın baltalanacağına dem vuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz oranlarında istenilen düzeyde gerilemenin yaşanamadığına dikkat çekti. Faiz oranlarının gelişmekte olan ülkeler arasında nominal olarak en yüksek olmasına rağmen pek çok makroekonomik veride düzelme görülemedi. Mesela çekirdek enflasyon son 14 yılın zirvesine yükseldi. Genç işsizlik oranında her 4/5 geçten biri işsiz. Bütçe açığımız artıyor. Dış ticaret rakamları aylık 8 milyar dolar açık veriyor. Cari işlemler dengesi 37 milyar dolar açık ile yüksek seyrini koruyor. 100 birim mevduatın vadesinin 2-3 ay olduğu bir ortamda, bankaların ortalama 2,5 yıl vadeli 150 birim kredi kullandırdığı; kaynak yetersizliği ile % 14 seviyelerine varan mevduat faizlerine rağmen yurtiçi yerleşiklerin döviz sevdasının da bitmediği bir dönemden geçiyoruz. Tüm bunları alt alta koyduğumuzda, faiz oranlarının doğru noktada olup olmadığı da ciddi manada tartışmaya açık görülüyor.

 

ABD borsaları dün akşamı otomobil sektörü öncülüğünde yeni rekorlar ile tamamladı. Kasırgada zarar gören milyon adet otomobile paralel yeni alım talepleri, borsaları ateşlemiş. ABD borsalarında görülen yeni rekorlara paralel, sabah Asya piyasalarında da hakim renk yeşil. ABD tahvil faizleri de % 2,40 seviyelerinin kıyısından % 2,32 seviyelerine kadar gevşediğin not edelim. Buna paralel, havanın bir miktar ılıması ile USD/TL kuru da dün test ettiği 3,5930 seviyesinden 3,56’nin diplerine kadar gevşediğini görüyoruz. Gündemi değiştirecek bir gelişme olmazsa, aşağıda 3,54/3,55 ; yukarda 3,5930 arasında dalgalanma bir müddet daha devam edebilir. Katalonya stresi ile 1,17’nin altını test eden EUR/USD paritesi yeniden 1,1780 seviyelerine toparladığını görüyoruz. Havanın biraz yumuşaması, sistemde dolaşan bol likiditeyi yeniden riskli varlıklara kanalize etmiş gibi görünüyor. Bugün veri takvimi oldukça yoğun. Avrupa cephesinde açıklanacak hizmet sektörü PMI/ISM verileri; ABD'de özel sektör istihdam raporu ve gece saatlerde ECB Başkanı Draghi’nin konuşması yakından takip edilecek.

 

Gündemi meşgul eden Almanya seçimleri, Kuzey Irak ve Katalonya referandumu, füze tehdidi ile jeopolitik riskleri tırmandıran Kuzey Kore şimdilik rafın en üst sırasında bir kademe daha aşağıya inse de, havanın her an değişebileceği unutulmamalıdır. Temkinli modumuzu koruyoruz.

 

Ø  ABD tahvil faizleri ile USD/TL kuru ahenk içinde bir görünüm sergiliyor

 

 

Kurun seyri açısından ABD tahvil faizlerinin gidişatı aslında önemli bir barometre görevi üstleniyor. Hatırlanacağı üzere 2013 Mayıs ayında, ABD 2 yıl vadeli tahvil faizleri % 0,20 seviyelerine gerilerken, Türkiye cephesinde 10 yıl vadeli tahvil faiz oranları da % 6’ya ; USD/TL kuru ise 1,76 seviyelerine kadar inmiş; akabinde ABD’de faizlerin yükselmesi ile TL ve TL cinsi varlıklar 2013 Mayıs’tan beri sert bir satış baskısı ile karşı karşıya kalmıştı.

 

Ø  USD/TL kurunda 200 günlük ortalamalar yukarı yönlü zorlansa da, henüz geçilemedi

 

Kurun seyri açısından 200 günlük ortalamalara bakmak gerekiyor. Son 1 haftadır 2 kere test edilen lakin geçilemeyen 200 günlük ortalama bugün itibarı ile 3,5936 seviyesinde bulunuyor. Kurun bu seviyenin üzerinde çıkması durumunda, bir sonraki teknik hedef bölgesi 3,64 / 3,6650 seviyeleri olacaktır. Aşağıda ise 3,54 / 3,55 seviyesini takip edeceğiz.

 

Ø  TÜİK tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon verileri her yönden olumsuz sinyaller verdi

 

 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı.

 

Temmuz’da % 9.72 ile tek haneyi gören TÜFE enflasyonu, yükseliş eğilimli seyrini sürdürmeye devam ediyor. Eylül’de aylık bazda piyasa beklentisine paralel % 0.65 artış kaydeden enflasyon, yıllık bazda %11.20 seviyesine yükseldi (Ağustos 2017 % 10.68)

 

Son dönemlerde ön plana çıkan ve enflasyonun müsebbibi olarak gösterilen gıda fiyatları peş peşe 5 aydır gerilerken, genele yayılan fiyat baskısı görülüyor. Ana harcama grupları arasında enflasyona Eylül ayında yükseliş yönünde en önemli katkı eğitim kaleminde (% 2,08) gelmiş.

 

TCMB’nin favori endeksi olarak takip ettiği C tanımlı çekirdek enflasyon göstergesi (eski I endeksi) yükseliş eğilimi seyrini Eylül ayında da devam ettirerek % 10.98 ile Şubat 2004’ten bu yana (neredeyse son 14 yılın) en yüksek seviyesine yükseldi.

 

Öte yandan Üreticiye yansıyan enflasyon (ÜFE) aylık bazda % 0.24 artış kaydederken, yıllık ÜFE %16.28’e geriledi (Ağustos % 16.34). Üretici cephesinin maliyet baskısı ile karşı karşıya kalmaya devam ettiği ve bunun bir noktada tüketiciye yansıyacağını düşünüyoruz.

 

Açık bir şekilde görüleceği üzere, enflasyonla savaş 2017 yılında kaybedildi. Yıllık enflasyonun Ekim ve Kasım aylarında da yükseldikten sonra, Aralık’ta baz etkisiyle gerilemesini bekliyoruz.

 

Ancak, özellikle çekirdek enflasyondaki yükselişin devam ediyor olması, TCMB’nin % 5 enflasyon hedefine karşı 12-24 ay vadeli enflasyon beklentilerinde yaşanan bozulma, TCMB’yi beklenenden daha uzun bir süre sıkı para politikası duruşunu korumaya itecek gibi duruyor.

 

Enflasyon raporunu nereden bakarsak bakalım olumsuz olarak okuyoruz.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Coldwell Banker Novest, münhal açtı!..
Coldwell Banker Novest, münhal açtı!..
MTS Tur, münhal açtı!..
MTS Tur, münhal açtı!..