Metgin Ltd. Direktörü Mehmet Hatay, kurumsallaşma süreçlerini ve başarılarının sırrını anlattı..

Üniversite yolunda doğdu iş fikirleri. Sıfırdan kurdular, zirveye taşıdılar. Perakende sektörünün güçlü markalarını KKTC’ye taşıyorlar. Her yıl vergi listesinde en üst sıralarına demir atan Metgin’i, kurucu ortak ve direktörlerinden Mehmet Hatay anlattı. Kuruluş ve gelişme süreçlerini paylaştı, kurumsallaşma hamlelerine vurgu yaptı. Ayrıca iş kuracak gençlere ve iş insanlarına dikkat çeken mesajlar verdi.


Metgin Ltd. Direktörü Mehmet Hatay, kurumsallaşma süreçlerini ve başarılarının sırrını anlattı..

 

Tabelasını, ofisini gördüğünüz, başarısını takip ettiğiniz, hepsinden de öte kuruluş hikayesini merak ettiğiniz firmalar vardır elbet. Birçok kişi için Metgin işte bu örneklerden biri. Dağıtım araçları adanın  dört bir yanında geziyor, vergi listelerinde adı hep ilk sıralarda, yepyeni ve gözalıcı bir de inşaatları var şu sıralar. 

İki çocukluk arkadaşın hayaliyle başlayan, bugün ülke ekonomisinin köklü şirketleri arasında yer alan Metgin’in başarı hikayesini paylaşacağız sizlerle. 

Kıbrıs’ın tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige’de konuğumuz, Metgin Direktörü Mehmet Hatay.

“YILDA 20 MİLYON TL VERGİ ÖDÜYORUZ”

Farklı bir kuruluş hikayeniz, takdir edilen bir başarı örneğiniz var. Vergi listesinde yeriniz sabit artık, tebrikler. Gelin Metgin’i sizden dinleyelim. Kıbrıs ekonomisi için Metgin’i nasıl anlatırsınız?
 
Çok teşekkürler. Dediğiniz gibi bir başarı öyküsü oldu Metgin bizim için. Bu yola çıktığımız ilk yıllarda, yani 25-27 yıl önce çalışmaya başladığımızda personelimiz bile yoktu. Şu an 125 personelimiz var. 
Bir zamanlar kendi ekmeğimizin peşindeydik, şimdi 125 kişinin ekmeğini de düşünüyoruz. 
Diğer taraftan cirolarımız, ithalatlarımız yüksek olduğu için büyük bir gelir kaynağı oluyor Kuzey Kıbrıs için de. Senelik olarak yaklaşık 20 milyon TL gibi dolaylı ve dolaysız vergi ödüyoruz.  

Devletin geliri vergidir. Bu ne kadar kayıt altında yapılırsa işletmeler tarafından, devlet de o kadar gelir toplar. Biz de doğru ve düzgün çalışan bir şirket olarak. Memlekete devamlı iyi ve faydalı istihdam sağlayan. daha fazla gelir elde edilmesi için iyi kar getiren bir şirketiz.
 
“TİCARETE CEP HARÇLIĞI KAZANARAK BAŞLADIK”

O zaman gelin biraz daha öncesine gidelim. İş hayatına nasıl başladınız?
 
Öğrencilik hayatımda birçok öğrencinin yapmış olduğu gibi kendi haçlığımızı çıkartmak için ilk adımı attım. Arkadaşım ve şimdiki ortağım Engin Yeşilada ve ben Türkiye’de üniversite yıllarında kapalı ekonominin piyasaya vermiş olduğu ürünleri arkadaşa, eşe, dosta satarak kendi cep haçlığımızı çıkartırdık. Böylelikle ticaretin tadına varmış olduk. O yılarda kendimize hedef koyduk. Memlekete döndüğümüzde ticaret yapmak istiyoruz hedefi ile ortağımla eğitimimizi tamamlayıp hedefimize odaklandık. Gelir gelmez ticari pazar araştırmalarına başladık.

Birçok sektörde araştırma yaparak o dönemin pazarındaki ihtiyaçları tespit ettik. Bulduğumuz boşluk gıda tedarikçiliğinde idi.

Gıda sektörüne başladığımızda ilk ürünümüz Hollanda’dan Burç marka bir sebze konservesiydi. Şu anda getirmiyoruz, o dönemlerde o ürüne ihtiyaç vardı. Başlarken uzun tarihli bir ürün olmasına dikkat ettik sorun ve benzeri durumlarla karşılaşmamak için stratejik bir yol izledik.

Amacımız başlangıçta başarılı olmaktı. İlk iki ithalattan sonra kendimize olan güvenimiz de yerine geldi. Biz de bu piyasada var olabileceğimizden emin olduk ve elde ettiğimiz gelirin karını öz sermaye olarak kullanmaya başladık.

Öz sermayemiz geliştikçe, dış sermayeyi de kullanmaya başladık. Kar oranımızı artırdıkça ürün çeşitlerimizi de çoğaltarak yüksek gelirler elde ettik.
Adım adım o günlerden bu güne geldik.
 
Şu an ürün yelpazesinde neler var?
 

Gıda perakendeciliği üzerine hizmet veriyoruz. Çok fazla kategorimiz var. Et ve süt ürünleri, donmuş gıda, pastacılık, fırıncılık, bakliyat, yemeklik yan ürünler, kişisel bakım, temizlik ve atıştırmalık, sakız, çikolata, şeker gibi ürünlerimiz ve markalarımız var. Çalıştığımız markalar kendi kategorilerinde birinci ya da ikinci sıradadır. Ciddi hacimli ve kaliteli markalarla çalışıyoruz. 

“MÜŞTERİMİZE RAKİP OLMAYI ETİK BULMUYORUZ”

Peki bugüne kadar herkesin merak ettiği soruyu soralım size. Bu kadar çok markayı ülkeye taşıyorsunuz. Direkt olarak kendi adınıza perakende sektörüne girmeyi düşünüyor musunuz?
 
Biz kendi müşterilerimize rakip olmayı etik bulmuyoruz.  Biz onların tedarikçisiyiz. Müşterilerimizin bizden istemiş olduğu ürünleri tedarik ediyoruz, temel tüketim ürünleri pazarlıyoruz. Perakendecilik başka bir dal, ithalat ve pazarlama başka bir dal. 

O yüzden perakendeyi başkası yapıyor, biz de onlara hizmet veriyoruz.

“FİYATLARIMIZI ULAŞILABİLİR TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ” 
 
Birçok kişinin daha fazla kazanmak uğruna ‘her yol mübah’ dediği bir dönemde, etik değerlere sahip çıkmak… Tekrar kutluyoruz… 

Biraz da ekonomiyi değerlendirelim. Reel sektörün içindesiniz, döviz kurlarındaki artış vatandaşın cebini sert vurdu. Son dönemin ekonomisini nasıl yorumlarsınız?
 

Tabii ki daha önceleri çok büyük döviz dalgaları ile boğuştuğumuz için, bu tip dalgalanmalar aslında bize geçmiş tecrübelerimizden dolayı zor gelmiyor.

Ancak zorluk nerde, insanların alım gücünde. Dar gelirli ve sabit gelirli vatandaşları çok etkiliyor. Onların etkilenmesi ve mutsuzlaşması, piyasaya direkt negatif etki bırakıyor. 

Mutlu müşteriler yaratmak istiyoruz, önemli olan vatandaşın mutluluğudur bir ürün pazarlarken, bir ürün satarken. Hem doğru ürün, hem de fiyatı ulaşılabilir olsun ki, bütün büyük ve küçük kitlelere ulaşabilelim diye özellikle dikkat ediyoruz.

Dövizin yükselmesi tabii ki bizi negatif olarak etkiliyor ama mümkün mertebe fiyatlarımızı ulaşılabilir tutmaya çalışıyoruz.
  
“KALICI OLABİLMEK İÇİN KURUMSALLAŞMAK GEREKİYOR”

Yatırımlarınız ne durumda? Haspolat – Değirmenlik arasında dev bir inşaatınız var. Ne olacak orası?

Bu yatırımı 30 yıllık uğraşımızın meyvesi olarak nitelendirelim. Yıllardır çalışıyoruz, kalıcı olabilmek içinde kurumsallaşmak gerekiyor. Kurumsal olabilmek için de o şirketin fiziksel yapısı doğru yapıda ve düzenli olması gerekiyor. 

Çalışma kalitenizi artırmalısınız, Avrupa standartlarını ve kurallarını çalışma ortamınıza ve ekip arkadaşlarınız  yerleştirebilesiniz.

O yüzden iş yapış şekillerimizi, standartlarımızı, kurallarımızı en iyi şekilde uygulamaya çalışırken, fiziki yapımızı düzeltmek için de büyük yatırımlar yapıyoruz. Böylelikle gelecek nesillerimize kalıcı ve kaliteli bir işletme bırakabilelim.

“FARK YARAT, DEĞER KAT”

Güzel bir yatırım olacağı kesin, kolaylıklar dileriz. Fikirle başlayan, başarıya ulaşan bir hikayeniz var. Başarının sırrı nedir sizce?

Güzel bir soru. Çok fazla düşünüp, düşünülmeyeni yakalamaktır. Bu şekilde farklılaşmayı yaratıyorsunuz. Fark yaratabilmek ve değer katabilmek. “Fark yarat, değer yarat” deriz hep. Değer yaratıyorsanız, para kazanıyorsunuz. 

Para kazandığınız sürece de işiniz iyi gidiyor. Birçok kişiden fazla çalışmak, fazla düşünmek ve düşünülmeyeni düşünmek sizi onlardan farklı kılıyor. Bizim başarı stratejimiz yeni ve yapılmamış düşüncelere hayat vermekle başlıyor.

“BİRLİKTEN KUVVET DOĞAR SÖZÜ, PUSULAMIZ OLSUN”

Çok güzel özetlediniz. Okurlarımız için keyifli bir röportaj oldu. O zaman kapanışta bir de mesaj isteyelim sizden. İş dünyasına ve okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

İş dünyasına atılmak isteyenler ve iş dünyasında var olanlar olarak ikiye ayırmak istiyorum hedef kitleyi.
Birçok üniversiteli gençler var. Gerek yurt içinde, gerek yurt dışında onlara tavsiyem, iyi araştırmalar yapıp ihmal edilmiş pazarları bulsunlar. O pazarlara girsinler, sırf ticaret yapmak için bir şeylere başlamak yerine, gerçekten ihtiyaç olan alanları geliştirsinler.

Gerek kimsenin yapmadığı veya yapamadığı şeyleri keşfedip o alanlara girsinler. Her şartta hedefe kitlenirler ise başarılı olacaklarına inanıyorum.

Diğer taraftan başarılı olmuş hali hazırda iş dünyasındaki meslektaşlarımız da gelecekten endişe etmeyip, her zaman olaya pozitif bakıp, gerekli yatırımları yapmalılar.

Ve gelecekte hep birlikte var olmamızdır önemli olan. Tek bizim şirket var olsun, tek onların şirket var olsun diye bir şey olmaz, bu iş toplumsaldır. Gelecekte de hep beraber olmamızdır. 

Yatırımdan kaçılmamalı, herkesin işine gerekli yatırımı yapması gerektiğine inanmalıdır iş insanları. Şu an bizim yapmış olduğumuz gibi herkes kendi işine yatırım yaparsa, daha büyük istihdam yaratabiliriz.

Daha büyük değerler yaratarak hepimiz hep birlikte olursak, bu memlekete sahip çıkmış olacağız. Önemli olan hep birlikte olabilmektir. 

Tüm iş insanlarına tavsiyem, memleketimiz için birlikten kuvvet doğar sözünü kendimize yol pusulası edinelim.