KKTC'de toplu taşıma durdu! Suçlu kim?

Otobüsçüler 4 yıldır almadıkları tarife artışı ile ilgili grev başlattırken şikâyetçi olan işletmeciler ve şoförler, Eğitim ve Maliye Bakanı'nın kendilerini tehdit ettiğini iddia etti.


KKTC'de toplu taşıma durdu! Suçlu kim?

Eniz Orakcıoğlu 
 

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, Kar-İş yönetim kurulu üyeleri, Otobüs işletmecileri ve şoförler Yeni Bakış’a konuşarak grev sebeplerini ve hükümetin kendilerine olan tutumunu anlattı.

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu; “Bizi grev noktasına getiren Milli Eğitim ve Maliye Bakanlığının tutumudur”

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda öğrenci taşımacılığının durduğunu söyleyerek, “Çözüm bulunmaması halinde de bugün tüm toplu taşıma araçları da duracaktır. Hükümetin almış olduğu taşıma ücretlerine yaptığı zammın yani tarife ücretlerinin uygulanmamasıdır. Bizi grev noktasına getiren de Milli Eğitim Bakanlığının ve Maliye Bakanlığının tutumudur” şeklinde konuştu

“Mağduriyetten sorumlu Eğitim Bakanlığıdır”

Mağdur olan öğrenci ve ailelerden de Milli Eğitim Bakanının sorumlu olduğunu vurgulayan Topaloğlu, “Bu sorunu çözmek yerine yapmış oldukları yanlışı yine yanlışla çözmeye çalışmaktadırlar. Bunun kabul edilebilir durumu yoktur. Dünkü grevimize ada genelinde yüzde yüz katılan üyelerimize de haklı kavgamızda bizimle mücadele ettikleri için teşekkür ederiz. Biz sorumluluğumuzun farkındayız ve bugüne kadar gelinen noktada Milli Eğitim Bakanından daha fazla sorumluluk örneği gösterdik.

“Çıkacak kaostan yine bakanlık sorumludur”

Topaloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti; “Milli Eğitim Bakanı ile 3 aydan beri sürdürdüğümüz görüşmelerimizden sonra grev kararı aldık ve yine de görüşmeye ve diyalog yoluna açık olduğumuzu da söyledik. Henüz bize ilgili kişilerden bir görüşme veya diyalog isteği gelmedi. Yalnızca Bakanın aileler ve özel şirketlerde çağrısı olduğunu biliyoruz. Bu da kabul edilemez ve bilmelidirler ki bizde gerekli tedbirleri aldık ve bu noktada çıkacak olan kaostan da Milli Eğitim Bakanı sorumludur.”

 

Kar-İş üyeleri, otobüs şirketleri sorumluları ve şoförler Yeni Bakış’a konuştu.

Ramadan Atılgan; “4 yıldır artış almadık”

“2013’den beri artış almadığımız ve zor durumda olduğumuzdan dolayı greve gidildi. 4 yıldır aynı ücretlere taşımacılık yapıyoruz akaryakıta başta olmak üzere her şeye zam geldi bizim aldığımız ödenekler hala yerinde sayıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile Kar-İş yönetim kurulunun bir araya gelerek bu sorunu çözüme ulaştırmasını istiyoruz.

Hasan Maraşlı; “Maliye Bakanı bizi tehdit etti”

“2013 yılından bu yana yani 4 yıldır herhangi bir zam almadık. Kaldı ki 2013’de yüzde 16 alacağımız var olmasına rağmen ve bu alacakla birlikte yüzde 47 bir zam yapılması gerekirken, 2017 Şubat ayında hükümet tarafından onaylanan yeni taşımacılık tarifesine yüzde 26 buçuk bir zam yapıldı ve bu zam kabul edildi. Fakat devlet yapmış olduğu öğrenci taşıma tarifesi zammını yapmış olduğumuz öğrenci taşıma mukavelelerine yansıtmak istemiyor. Bu konularda birkaç kez Maliye Bakanlığı ile konuşuldu ve bunu zammı ödemeyeceğini dile getirdi. Arkasından da bizleri tehdit ederek eğer bu zammı ödemedik diye bir çılgınlık veya grev yaparsak bir sonraki sene mukavele yapmayacağını ve bir kısım öğrenciyi ödemeyeceğini söylüyor. Kısacası Maliye Bakanı, hem zammı vermiyor hem de bizi tehdit ederek yeni senede 3’de 1 civarında öğrenciyi ödemeyeceğini söylüyor.  O yüzdende grev yoluna başvurmak bizler için kaçınılmaz olmuştu. Zaten Şubat dahil olmak üzere halen daha ücretlerimizde ödenmedi.”

Uğur Solyalı; “Ortada büyük bir ciddiyetsizlik vardır”

“20 Şubattan bu yana yaptığımız bütün girişimlerde sonuç alınmamıştır. Sonuç alınmadığı gibi de orta yerde büyük bir ciddiyetsizlik vardır. Sayın Eğitim ve Maliye Bakanımız diyalog yöntemi ile bu işleri çözmek yerine tamamen tehditkâr bir tutum takınmaktadırlar. Bu tutumları da bizlere istemediğimiz bu grevi yapmamıza sebep oldu. Niyetimiz öğrencilerimizi mağdur etmek değildir, ama sürdürülebilir bir toplu taşımacılık için mücadele etmekteyiz. Hükümet edenlerinde ellerini taşın altına koyup tekrar bir kere daha düşünmeleri gerektiğini söylüyoruz, çünkü var olan bu sistemle toplu taşımacılığın kendini yenileyebilmesi ve öğrencilerimizi okullara sağ salim götürebilmesi de mümkün değildir. Toplu ulaşıma önem verilmesi ve bunun bir devlet politikası olması gerekir diye düşünüyorum. Ama maalesef toplu taşıma sadece Eğitim Bakanlığı bünyesinde yürütülmeye çalışılmaktadır.”

Menteş Aytaç; “4 yıldan bu yana zam almadık”

“4 yıldan beri hiçbir artış almadık. 4 yıl önceki genel piyasadaki fiyatlar ile şimdiki fiyatları kıyasladığımızda büyük oranda her şeye zam geldi. Mazottan tutun dövize ve daha birçok kaleme zam geldi. Biz zam için devlete müracaat ettik ve Ulaştırma Bakanlığının izin makamı belli kriterler içerisindeki tarifelerimize bakarak bizim tarifemizi değiştirdi. Tarifede de yüzde 26 buçuk oranında bir zam geldi. Olması gereken tarife zammı yüzde 40 civarlarında olmasına rağmen biz yüzde 26 buçukluk zammı da kabul ettik. Tarife zammını geçiren kurulda Eğitim Bakanı ve Maliye Bakanının ve Ulaştırma Bakanlığının bürokratları da yer almaktaydı, bu bürokratların gözetimi altında zam verildi. Kaldı ki biz normal yolculara bu tarifeyi uygulasak da yapılan istatistiklerde toplumda 100 kişiden 3’nün normal yolcu olduğu da görülüyor, bu yüzden biz öğrenci taşımacılığı mukavelelerinde de yüzde 26 buçuk zammın yansıtılması için gerekli görüşmelerimizi yaptık, ilk etapta Maliye Bakanı bu zammı kabul etse bile sonradan zammı vermeyeceğini açıkladı. Bizim taşıdığımız çocuklar Anavatandan KKTC’ye gelen işçilerin ve burada fakir fukaranın çocuklarıdır. Ve bu çocukların yüzde 90’ı Türkiye Cumhuriyeti kökenlidir. Türkiye Elçiliği zaten bize taşıma parasını veriyor, zammı ise ya devlet kendisi karşılamalı ya da bir yerden aktarıp bu insanlara haklarını vermesi gerekir. Devletin bir kanadın zammı vermesi, diğer bir kanadının da vermem demesi bu şoförleri zor duruma düşürdü.”

Mustafa Konyalı; “25 otobüs yatıyor”

“Üniversiteler işlerimizi zaten elimizden aldı. Bizim elimizde kalan tek geçim kaynağı ise öğrenciler oldu ve şoförler Milli Eğitimin eline kaldı. Bizim 25 tane halk otobüsümüz var ve hepsi yatıyor. Grevde arkadaşlarımıza destek veriyoruz. Seneye de üniversite otobüslerini çıkarmayacağız.”