Dağ Yolu için çözüm bulmak bu kadar mı zor?

KKTC'yi yasa boğan kaza sonrası vatandaş tepkisini sosyal medyaya taşıdı. Peki tepkinin ötesinde, somut çözüm önerisi var mı? Atıl Ayaz dağ yolu için iki öneri sıraladı..


Dağ Yolu için çözüm bulmak bu kadar mı zor?

 

FELAKET VAR, TEPKİ VAR AMA SOMUT ÖNERİ YOK!

Salı sabahı acıyla başladı KKTC için.

Virajı alamayan bir kamyon, okul servisini biçti resmen, üç öğrenci oracıkta can verdi.

Hala ameliyatta olan, hayat mücadelesi verenler var.

Bu korkunç kazanın adresi Girne-Lefkoşa arasındaki Dağ Yolu’ydu, diğer bir deyişle ölüm yolu.

Her gün bu yolu kullanıyorum, her gün “eyvah eyvah” diyerek yolculuğumu tamamlıyorum.

Çünkü orası tam anlamıyla Allah’a emanet bir yol.

Orada yol yok aslında, asfalt çökmüş, şerit çizgisi yok, ışıklandırma yok, aracınızın lastiği giriyor bir çukura, sizi alıp götürüyor bir kenara..

En ufak bir dalgınlığın bedeli ölümle sonuçlanıyor!

Dönelim yine dünkü kazaya.

Ailelerin ocağına ateş düştü, gencecik hayatlar okul yolunda söndü.

Adada yaşayıp da, Facebook üzerinden başsağlığı dilemeyen kalmamıştır herhalde. Herkes acıyı paylaştı, herkes taziye mesajlarını yayınladı hesabından.

(Bu mesajları yazıp, trafik canavarına lanet okuyanların bir kısmı yine kontrolsüz hız ve seyir halinde cep telefonu kullanarak hayatına kaldığı yerden devam ediyor)

Taziye mesajlarının altında istifa çağrısı çok tekrarlandı hükümet için, ilgili bakan için. Bakan Bey istifayı gerek görmediğini söyledi, konuyu kapattı.

Bu sabah Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’ın Facebook iletisine ben de bir yorum yaptım. Dağ Yolu için düşünülen projeyi sordum.

Kudret Bey de benim gibi aynı yolun mağduruymuş aslında. Yolun tehlikesinin farkında, nerelerde tedbir alınacağını planlamış.

Fakat o yoruma da ekledim, tedbir için değişimi beklemenin, yeni felaketlere kapıyı aralamaktan farkı yok.

Maalesef diyerek yazıyorum bu cümleyi, kaza sonrası o kadar çok kişiyle konuştum, o kadar çok mesaj okudum, fakat aralarında tek bir somut öneri yok!

Yarını, gelecek yılı, on yıl sonrasını söylemiyorum, hemen bugün uygulanacak tek bir öneri olmaz mı?

Yoksa eğer, ben fikrimi paylaşayım.

O yolun bu hale gelmesinin sorumlusu kim diye sorunca, ne yanıt geliyor? Taş kamyonları..

Peki bu kamyonları kimler kullanıyor, bu kamyonlar kaç ton yükle yola çıkıyor? Biliyor muyuz, hayır. O zaman bilelim.

Hemen bir saat sonra uygulanabilecek çözüm önerim şu; O yolun ortasına, ya da başına ve sonuna birer polis nöbet kulübesi konur. Bufavento Restoran’dan ya da Değirmenlik’ten gelen araçlar kontrolden geçer. Muayenesiz ölüm makineleri, üç kuruş fazla kazanacağım diye haddinden fazla yüklenen araçlar bir bir polise takılır.

Kantar kurulamıyorsa, tonaj ölçümü yapan ucuz el cihazları var radarlar gibi, onlar kullanılır..

En azından 1 saat sonra o yoldaki kaza riski az da olsa düşer..

Çok mu zor? Ya da imkansız mı bu?

İkinci adım ise Binali Yıldırım.

Binali Bey Türkiye’nin başbakanı. Ulaştırma konusunda dikkat çeken işler yaptı. Yıllarca ölüm yollarına çözüm buldu.

Her gün yeni canlara ağlamaktan ise bir kez başarısızlık/beceriksizlik kabul edilir,  “gelin ve bu yolu yapın” denir. Tünel ise tünel, değil ise başka bir çözüm bulunur. Emin olun 3 ay sonra ölüm yolu, normale döner..

Ama beklersek ki seçim olsun, hükümet değişsin, yeni kadrolar otursun, ta ki sıra gelsin bu yola, bu kış arifesinde daha çok ağlarız giden canlara..

Emin olun hayat kurtarmak için böyle bir destek talebi ayıp değil, hainlik değil.

Yaşanılan acı, gösterilen tepki Facebook’ta kalmasın artık!

Dedim ya, niyet varsa 1 saat sonra bu soruna yönelik bir çözüm adımı hayata geçer!

Peki niyet var mı?

ATIL AYAZ