Reklam
  • Reklam
Günlük ekonomi analizi!

Günlük ekonomi analizi!

Kıbrıs ekonomisi için para piyasalarındaki sert hareketler büyük etki gösteriyor. Peki yeni haftada hangi başlıklara dikkat etmek lazım? İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu günlük ekonomi analizinde madde madde sıraladı.

Reklam
03 Temmuz 2017 - 15:20
Reklam

Bugün TÜİK tarafından açıklanacak resmi enflasyon verisi gündemin bir numarası olarak değerlendirebilir

 

Haftasonu açıklanan İTO verileri ardaından resmi enflasyonun da bugün düşük gelebileceği bekleniyor (beklenti % 0,10)

 

İçerde enflasyon rakamlarının ötesinde, küresel merkez bankalarının şahinleştiği bir dönemde, Cuma günü ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi yakından takip edeceğiz

 

Küresel faiz oranlarındaki yükselişe dikkat çekmek gerektiğini düşünüyoruz ! (bakınız grafik)

 

USD/TL kurunda günlerdir devam eden teknik sıkışma bu hafta aşılabilir. Fay hattında biriken enerjinin bir tarafa boşalacağını düşünüyoruz (bakınız grafik)

 

TCMB verilerine göre yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatları yılbaşına nazaran 19,5 milyar dolar artış gösterdi (alıyorlar lakin satmıyorlar) (bakınız grafik)

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Yılın ilk yarısını hayırlısı ile tamamladık. Yılın ilk yarısına dönüp şöyle bir baktığımda, yılın ilk aylarında TL’deki sert değer kaybını bir anlığına unutup, küresel ortama göz atarsak, doların ciddi anlamda değer kaybettiği bir yarı yılı geride bıraktığımız söyleyebilirim. Hatırlanacağı üzere, 8 Kasım ABD seçimleri ardından (Trump’ın seçilmesi ile) 96 seviyelerinden hızla 104 seviyelerine yükselen Dolar endeksi (dolar değer kazandı), bugün itibarı ile yeniden 95’li seviyelere kadar geriledi. Trump’ın seçilmesi ardından kamu maliyesi, trilyonluk alt yapı projeleri, vergi indirimleri ve sağlık reformu gibi ana satır başlarında söz verdiği ölçüde liderlik sağlayamaması, dahası aleyhinde gelişen azledilme süreci ile birlikte dolardaki hızla değerlenme süreci yerine hızla değer kaybına terk etti. Doların ticaret partneri olan kendisinden sonra 6 para birimine göre değerini gösteren endeks kur, Trump reformları ile hızla yükselerek beraberinde küresel ortamda doların da pek çok varlığa karşı değer kazanmasına neden olmuştu. Lakin, ilerleyen aylarda, Trump’ım seçim meydanlarında vermiş olduğu vaatleri yerin getirmede gösterdiği zafiyet ve tutarsız politika duruşları ardından inanırlığını kaybettirmesi, doların da elini zayıflattı. Hatırlanacağı üzere, mali olarak Trump’ın gevşemesini, FED’in sıkılaşması anlamını taşıdığını pek çok kez bu satırlarla sizlere aktarmıştık. Trump’ın vaatlerinin şimdilik tutmaması, FED’in de şahin duruşunu bir nebze olarak gevşetmesi, özellikle birinci çeyrek sonundan itibaren başlayan dönemde iyimser havayı kamçılayarak, küresel risk iştahın ciddi anlamda artmasına neden olmuştu. FED’in tahmin edildiği kadar şahinleşmeyeceği beklentisi ile bol likiditeyi park edecek yer bulmakta zorlanan küresel fon yöneticileri, adeta patlayan risk iştahı ile hemen hemen tüm varlık fiyatlarında (başta gelişen ve gelişmiş borsalar) yükselişe sebebiyet verdiler. Bu dönem zarfında, TCMB’nin de faizleri yükselterek TL’nin cazibesini artırması, TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olan rağbeti artırdı.

 

Aslında yukarıda yazdığım ilk paragrafta bilinmeyen bir durum yok. 2008 küresel krizi ardından FED, İngiltere, Avrupa ve Japonya Merkez Bankalarının tahvil alımları ile başlattığı bilanço genişleme süreci, bilanço büyüklüklerinin 3,4 tirlyon dolardan (2008) bugünlerde 13,7 trilyon dolara yükseltmesi ardından bol, ucuz ve uzun vadeli likidite asıl amacından saparak sermaye piyasalarına akmaya devam etti. Yukarda anlatmaya çalıştığımı olay da aslında tam olarak  buydu. Merkez Bankaları piyasaları likiditeyi boğarken amaçları varlık fiyatlarında ciddi yükseliş yaratarak yeni balonların önünü açmak yerine, reel ekonomide sıkışıklığı gidermek, fazileri düşürmek ve ekonomik aktivitenin canlanmasını sağlamaktan ibaretti. Lakin, son yıllarda söz konusu devasa likidtenin sermaye piyasalarını şaha kaldırması (örneğin ABD borsası S&P yılbaşına nazaran yaklaşık dolar bazında % 10 arttı!) ardından son dönemlerde yavaş yavaş önde gelen merkez bankalarının peş peşe rahatsızlıklarını ifadeye etmeye başladığını görüyoruz. Alınan tedbirler, deflasyonun önüne geçse de, tıkalı kredi kanallarını açarak reel sektör yerine daha fazla sermaye piyasalarına akması, yeni balon riski doğrumaya başladığını görüyoruz. Son dönemlerde, FED’in adımı ile başlayan faiz artırımı ve bilanço küçültme isteğine, 180 derece çark eden İngiltere Merkez Bankası ve söyle değiştiren Avrupa Merkez Bankası’nın da eşlik etmeye başladığını görüyoruz. Merkez Bankaları’nın yavaş yavaş söylem değiştirmeye başlaması (!) belki derhal piyasalarda ciddi bir bozulmayı beraberinde getirmeyecektir ancak yavaş da olsa rahatsızlığın başladığını gözden kaçırmamak gerektiğini düşünüyoruz  (bakınız tahvil faizleri ile ilgili grafik).

 

Bugün Türk Mali piyasaları için önemli bir gün. Birazdan TÜİK Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıklayacak. Reuters anketine göre piyasa tahminleri aylık bazda TÜFE enflasyonunun % 0,1 artış kaydedeceği yönünde. Geçen yılın Haziran ayında TÜFE enflasyonu % 0,47 artmıştı. Bugün açıklanacak aylık verinin bu rakamın altında kalması yıllık enflasyonu % 11,72 seviyesinin altına çekebilecektir. Manşet enflasyonun yanısıra çekirdek gelişmelere de bakmak gerektiğini düşünüyoruz.

 

Ø  USD/TRY kurunda sıkışmanın bu hafta bir tarafa aşılacağını düşünüyoruz... Fay hattında biriken enerji açığa çıkacaktır

 

Uzunca bir süredir devam eden teknik formasyonun yavaş yavaş sonuna geldiğimiz düşünüyoruz. Aşağıdaki teknik resimeden de görülebileceği üzere, bugün itibarı ile 200 günlük ortalamaların geçtiği 3,5107 seviyesi önem arz ediyor. Teknik sıkışmanın alt bandı 3,4830 seviyesinde bulunurken, yukarda ise 3,54 seviyesini takip edeceğiz. Özellikle 3,48 seviyesinin altında veya 3,54 / 3,55 seviyelerinin üzerinde bir gecelik kapanış, kurda sert hareketleri (her iki yöne) beraberinde getirebilir. Bugün TÜİK tarafından açıklanacak Haziran ayu resmi enflasyon verileri veya her ayın ilk Cuma günü olduğu üzere ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi bizlere yön konusunda ışık tutacağını düşünüyoruz.

Ø  Yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları (DTH) yılbaşına nazaran 19,5 milyar dolar artış gösterdi

 

Yurtiçi yerleşiklerin YP cinsinden mevduatlarında artış eğilimli seyir devam ediyor. Kurun tekrar yükselişe geçmesi durumunda, döviz satışına geçebilecek olan yerleşiklerin davranışı, kurun üzerindeki etkiyi sınırlayabilir. Lakin, büyük resimde, kurdaki her düşüş alım fırsatı olarak görülmeye; alınan döviz ise satılmadan tutulmaya devam ettiğini görüyoruz.


 

Ø  Küresel Merkez Bankalarının ağız birliği yapar gibi şahinleştiği son günlerde, faiz oranları da yukarı yönlü seyir dikkat çekiyor!

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 20 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 20 Eylül 2018
Askeri kantinlere de zam!..
Askeri kantinlere de zam!..