Reklam
  • Reklam
Günlük ekonomi analizi! - 6 Eylül

Günlük ekonomi analizi! - 6 Eylül

Para piyasaları ve ekonomide neler oluyor, neler bekleniyor? İşte İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu'nun günlük ekonomi analizi.

Reklam
06 Eylül 2017 - 10:19
Reklam

Tarihin en büyük nükleer denemesi ardından kısmen de olsa diken üstünde oturan piyasalar, göz ucuyla da olsa Kuzey Kore’yi takip ediyor

 

Kore cephesinden ABD’ye yönelik “yeni hediye paketleri” hazırlandığı yönünde haberler, piyasaların kısa vadeli seyrini tayin edecektir

 

Makroekonomik anlamda ise zayıf ABD verileri ve düşük enflasyon FED’in faiz artırıma ihtimalini her gün daha da azaltıyor

 

Sistemde var olan uçsuz bucaksız para, faizlerin artmayacağı görüşünden hareketle adeta likidite sarhoşluğu yaşayarak getiri peşinde koşmaya devam ediyor

 

Dün Türkiye cephesinde açıklanan ve elle tutulur tarafı olmayan yüksek enflasyon ve Almanya’nın Türkiye’ye karşı sert söylemleri günün ilk yarısında satış baskısı kurdu

 

ABD cephesinde Trump’ın başarısız görülen siyasi duruşu doların elini zayıflatırken, gözler yarın Avrupa Merkez Bankası’nın olağan toplantısına çevrildi

 

Artan jeopolitik riskler güvenli liman arayışlarını tetikliyor. Ons altın 1,350 dolar seviyesine yaklaşırken, ABD 10 yıllık tahvil faizleri de % 2,07 ile bu yılın en düşük seviyesini test etti

 

Bugün ABD'de günün ikinci yarısında açıklanacak hizmet sektörü ISM verisi ve PMI rakamları yakından takip edilecek

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün Türk mali piyasaları bayram dönüşünde yoğun bir gün yaşadı. Sabah saatlerinde TÜİK’in açıkladığı Ağustos ayı enflasyon rakamları hayal kırıklığı yaratarak TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde satış baskısı kurdu. TÜİK verilerine göre, Ağustos ayında TÜFE enflasyonu aylık bazda % 0,52 artış kaydederek piyasa tahminlerinin (% 0,15) üzerinde gerçekleşti. Bu sonuçla birlikte yıllık TÜFE enflasyonu da %10,68 seviyesine yükseldi. Daha doğru bir yaklaşımla, Temmuz ayında bu yıl ilk kez % 9,79 ile tek haneye inen tüketici enflasyonu, bir aylık aradan sonra yeniden çift hanelere yükseldi. Enflasyonun alt kalemlerinde eğitim, ulaştırma, lokanta ve oteller kalemi yükselişe katkı koyarken, gıda fiyatları ve mevsimsel etkiden ötürü giyim ve ayakkabı fiyatlarında yaşan düşüş ise daha da yükselişin önünü kesmiş. Tüm bu alt kalemleri normal karşılasak da, TCMB’nin yakından takip ettiği kontrol edilebilir enflasyon olarak görülen çekirdek enflasyon (eski “I” yeni “C” endeksi), % 10,16 seviyesine yükselerek 12 sene ardından çift hanelere gelerek olumsuz bir sinyal verdi. Tüketici cephesinde tablo pek parlak olmadığı gibi, üretici cephesinin de karşı karşıya kaldığı enflasyon daha da karamsar sinyaller verdi. Yurtiçi ÜFE enflasyonu aylık bazda % 0,85 oranında artarken yıllık rakamı da % 16,34'e taşıdı. Bu rakam 2017 yılının neredeyse en yüksek rakamı (yada daha doğru bir yaklaşımla 2008 yılı Temmuz ayından bu yana en yüksek ikinci rakam). Üreticinin % 16 civarında bir maliyet baskısı ile karşı karşıya kalması, haliyle bir noktada enflasyonun üretici cephesine de daha da fazla yansıyacağı anlamına geliyor. Yılın geriye kalan aylarında, olumsuz baz etkisi nedeniyle enflasyonun daha da dalgalanacağı ve sadece Aralık ayında düşme eğilimine gireceğini düşünüyoruz. Bu minvalde, psikolojik olarak takip edilen enflasyonun yılı çift hanede tamamlaması mümkün görünüyor. TCMB’nin sıkı para politikasına rağmen enflasyonun inatçılığı dikkat çekiyor. Hatırlanacağı üzere, yakın geçmişte benzer sorunlar yaşayan, ciddi anlamda rezerv tüketen, 2014 sonunda faiz oranını rekor % 17 seviyesine kadar yükselten Rusya, bugün enflasyonun % 3,3 seviyesine çekerken, düşen enflasyona paralel faiz oranını bu yıl içinde % 8 seviyesine çekmesi bekleniyor. Benzer bir şekilde, enflasyon oranını % 2,7 seviyesine indiren Brezilya’nın da bugün faiz oranını 100 baz puan aşağı çekerken % 8,25’e indirmesini bekliyoruz. Karşılaştırma yapmak adına Türkiye’de enflasyon % 10,68 ; TCMB’nin iş gören faiz oranı ise % 12,01.

 

Dün her ne kadar günün ilk yarısında piyasaları şoke eden enflasyon verisi gündemde ilk sırada yer alsa da, Almanya ile gerilen ilişkiler veya Almanya’nın Türkiye politikasında yeni bir rota çizmeye başlayacağı yönünde artan inanışlar da satış baskısına katkı koydu. Almanya Başbakanı Merkel’in Türkiye ile AB ilişkileri ve gümrük birliği yönünde vermiş olduğu sert açıklamalar gözden kaçmasa da, günün ikinci yarısında, gelişmekte olan ülke para birimlerinin geneline yönelik ilginin tekrar artması, faiz anlamında ağız sulandırıcı bir getiri vaadeden TL ve TL cinsi yatırım araçlarında satış baskısını hafifletti. USD/TL kuru, uzun bayram dönüşünde kurumsal alımların ve açıklanan olumsuz enflasyon verisi ve Almanya gerginliği ile 3,45 seviyesini test etse de, günü 3,4350’li seviyelerde tamamladı. Borsa cephesinde de satış baskısı gün boyu devam ederek endeksi % 1 aşağıya iterken, tahvil faizlerinde ise 3 baz puan yükseliş görüldü. Görüleceği üzere, ABD dolarının küresel anlamda zayıf seyri, Trump’ın henüz hiçbir yasayı geçirememiş olması ve sergilediği başarısız siyasi duruş, gelen zayıf makroekonomik veriler ile birleşince, piyasaların gözlüğünden bakan bir kişinin varabileceği tek yargı FED bu gidişatla tutumunu sertleştiremez yönünde oldu. Daha basit bir anlatımla, bel bağladığı enflasyonun bir türlü artmaması nedeniyle eli kolu bağlanan FED’den faiz artışı başka baharlara taşınırken, piyasalar da pek çok riski göz ardı ederek üzerinde oturdukları ucuz ve bol likiditeyi riskli varlıklara kanalize ederek getiri peşinde koşmaya devam ediyor. Türk mali piyasalarında genel anlamda yüksek enflasyon, sıkı para politikası, gevşek maliye politikası ile ekonominin çarklarını döndürmeye çalışarak; AB vizyonunda ivme kaybederek genel anlamda olumsuz bir görünüm sergilese de, yabancı yatırımcı şu anda sadece TL’nin faiz cazibesi ile TL ve TL cinsi yatırım araçlarına sığınmaya devam ediyor. Bu etkinin çok kısa bir sürede sona ermesini beklemesek de, bu şekilde de uzun süre gitmeyeceğini düşünüyoruz.

 

Bugünün veri gündemi sakin görülüyor. ABD'de açıklanacak hizmet sektörü ISM verisi ve PMI rakamları takip edilebilir. Piyasaların asıl beklediği ise Avrupa Merkez Bankası’nın yarınki olağan toplantısı. Zayıf Trump ve zayıf ABD verileri; öte yandan toparlanma sinyalleri veren ve bu kadar gevşek para politikasına ihtiyaç kaldı mıyı tartışan Avrupa’nın vermiş olduğu politika değişiklik yönünde sinyal ardından EUR/USD paritesi geçen haftalarda 1,21 seviyelerine kadar uzanmıştı. Lakin, hızlı şekilde yükselen EUR’dan rahatsız olan Avrupa’nın satır arasında vermiş olduğu sinyaller ardından paritenin son günlerde 1,1820 – 1,1935 arasında dengelendiğini ve yarını beklediğini görüyoruz. Bu kapsamda yarın Başkan Draghi’nin EUR’dan rahatsızlığını dillendirmesi durumunda, paritede sert bir satış baskısı oluşabilir. Aksi durumda EUR’nun bir sonraki hedef seviyesi 1,25’li seviyeler olacağını düşünüyoruz.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürlüğünden yeni karar!..
Sosyal Sigortalar Dairesi Müdürlüğünden yeni karar!..
Özmerhan Group, münhal açtı!..
Özmerhan Group, münhal açtı!..