Reklam
  • Reklam
Doğa Internatıonal School Girne’de ezber bozdu, yeni rotası...

Doğa Internatıonal School Girne'de ezber bozdu, yeni rotası Lefkoşa..

Öğrenciler küçük yaşta toprağı ekmeyi öğreniyor, özel lego programıyla mühendisliğe ilk adımı atıyor, icat odasında projelerine hayat veriyor. Farklı eğitim-öğretim modelleri, uluslararası standartları, fiziki altyapısı ve güçlü kadrosu ile Doğa İnternational School Girne’de kalite çıtasını yükselterek, bir ilke imza atıyor.

Reklam
17 Kasım 2016 - 14:56 - Güncelleme: 19 Kasım 2016 - 09:52
Reklam

EKONOMİ KIBRIS PRESTIGE - ÖZEL

Doğa Okulları aslında uzun bir süredir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde faaliyet gösteriyor. Türkiye’de en iyiler arasında yer alan Doğa Okulları, Gazimağusa’da Doğu Akdeniz Üniversitesi kampüsünde konumlanıyordu. Bu yıl yeni bir şehirde, Girne’de hayat buldu. Fakat Girne’ye farklı bir giriş yaptı Doğa..

Birçok farklı ülkeden nüfusu barındıran Girne için, Doğa International School formatı hayata geçirildi.

Kurulum kararının alınıp, inşaatının başladığı günden bu yana büyük talep gören, öğrencilerin ve velilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Doğa International School, bu dönem ilk eğitim öğretim yılına başladı. 

Okulun ilk haftalarını, eğitimin içeriğini, öğrenci ve velilerin düşüncelerini Doğa International School Girne Sorumlusu Tuğba Ece ile konuştuk.

 

“KIBRIS’A ÖZEL BİR MÜFREDAT YAZDIK”

Kıbrıs’a hoşgeldiniz diyerek başlayalım. Gelme kararınızın ardından çok konuşuldunuz. Kimileri pasta bölünüyor diye endişeye düştü, kimileri kaliteli eğitim için beklemeye geçti. Artık öğrencilerinizle buluştunuz. Doğa neler katacak Girne’ye?

Hoşbulduk, teşekkürler.. Dediğiniz gibi hummalı bir çalışmanın ardından öğrencilerimizle, velilerimizle, eğitimcilerimizle bir araya geldik. Çok büyük hazırlıklar yaptık bugün öncesinde, çok güçlü bir altyapı taşıyoruz Girne’ye. Öncelikle uluslararası bir okuluz, uluslararası kavramını tamamıyla sonuna kadar taşıyoruz. Taşımak için de çok büyük çaba sarf ettik. Doğa Okulları 14 yıldır eğitim sektöründe ve eğitim sektörüne çok büyük puan katmış bir kurum. Kurumsallığı açısından, sistematik çalışması açısından her zaman dikkat çekiyor. Eğitim modelleri, konsept alanları, inovasyonu, teknolojide eğitimle entegre bir şekilde çalışması derken her konuda öncü bir okul.

Bir süredir Kıbrıs’ta eğitim sektöründe yer alıyor markamız. Ama artık Kıbrıs’ta büyüme amacımız, hedefimiz var. O yüzden Girne bizim için çok çok önemli. Bu yıl Girne’de güzel bir başlangıç yaptık, kaliteli sistem, kaliteli bir okul kurduk. 

Ve bizim bir farkımız var, eğitim içeriğini sadece genel müdürlükten alıp uygulamıyoruz kesinlikle. Tamamıyla revize ediyoruz, gerektiğinde sıfırdan yazıyoruz, çünkü burası uluslararası bir okul. Bu bölgede yaşayan halkın ihtiyacı, istekleri çok çok farklı Türkiye’ye göre. O yüzden burası için ayrı bir müfredat yazıldı, ayrı eğitim içerikleri oluşturuldu.

 

“EZBERE KARŞI BİR KURUMUZ”

Kıbrıs’a, hatta Girne’ye özel bir içerik diyorsunuz. Peki neler var bu eğitim programının detaylarında?

Mesela Türkiye’deki Doğa’larda lego education derslikleri vardır.  Bizde de aynı şekil lego dersimiz var, ama lego dersinin içeriğini tamamıyla ululararasılaştırarak, yeni eğitim modelleriyle entegre ederek tekrar yarattık, yeni bir müfredat yazdık. Yani lego ile matematik dersi işlenebilir, fen dersi işlenilebilir, beden eğitimi dersi işlenilebilir, müzik dersi işlenilebilir, İngilizce dersi işlenebilir. Çünkü lego aslında bir oyun değildir, bir amaç değildir, bir araçtır. Eğitimin en önemli araçlarından biridir aslında. Legoyu kullanarak çocuklar hem çok eğlenirler, çok heyecanla, şevkle ders işlerler, aynı zamanda işledikleri konuyu da öğrenmiş olurlar. Çünkü kendileri yaparak öğreniyorlar, bir daha da unutmuyorlar. O yüzden bizde kitap defter olayı biraz daha uzak. Evet, hiç kitap defter yok diye bir şey yok, tabii ki var ama asıl amaç kitaptan okumak yazmak ezberlemek değil, ezbere zaten karşı bir kurumuz. O yüzden tüm dersliklerimizi görsellik ön planda tutarak yaratmak istedik. Çünkü bu yaştaki küçük çocuklarda görsellik her zaman çok kalıcıdır ve ömürlerinin sonuna kadar kalır, bunu hatırlarlar. O yüzden görselliği ön planda tutarak, dersleri görerek, işiterek, dokunarak, hissederek yaşıyorlar. O yüzden bir tekrarı daha yapılmaya gerek kalmıyor zaten o derslerin. Eve gittiğinde çoğu çocuk bizde tekrar yapmaz. Zaten onu yaşamıştır o gün, yaşayarak öğrenmiştir, dokunmuştur.

Ekoloji dersimiz var mesela; ekoloji dersinde çocuk marul eker, havuç eker, onu yetiştirir, toprakla iç içedir. Aynı zamanda ekoloji dersinin içinde kısmen gastronomi dersi de var. Reçel yapar, yoğurt yapar, onun kıvamını öğrenir. Ne kadar şeker katılacak, bir reçelin hangi kıvamda olması gerekir, onları öğrenir, eve gittiğinde de annesi, babası ile paylaşır, evde yapmaya çalışır mesela.

 

“BİZDE SEÇMELİ DERS YOK, HER ŞEY MÜFREDATTA VAR”

Bunlar seçmeli ders mi? Yoksa müfredatın içinde, yani zorunlu ders olarak mı geçiyor?

Bu detayları paylaştığımızda bu dönüşü çok aldık misafirlerimizden. Herkes seçmeli ders olacağını düşünüyor. Çünkü genelde öyle olmuş. Fakat dedim ya, biz Kıbrıs’a özel bir müfredatla geldik. Doğa International School’da tüm bunları kesinlikle müfredatın içinde. Her öğrencimiz bu eğitimi alıyor.

Sayalım mesela; Satranç dersi normalde kulüp dersi veya kurs şeklinde verilir ama bizde normal bir derstir, drama bizde bir derstir. Beş boyutlu atölyede ders var örneğin, fen laboratuvarı derstir, ekoloji derstir. Maker stüdyolarımız var, icat atölyeleri diyoruz biz onlara, o da derstir. Legolar derstir. Bizde her şey müfredata dahil derslerdir, aslında bizde etüt dersi kulüp dersi mantığı yok. Bir çocuk alması gerekenleri gün boyu derslerde alır zaten.

 

“ÇOCUKLAR OKULDAN AYRILMAK İSTEMİYOR”

Siz anlattıkça çocukluğumuza, eğitim yıllarımızın en başına geri dönesimiz geliyor. Gerçekten dolu dolu bir içerik saydınız. Hepsi bir arada. Peki bu kadar çok eğitim içeriği varsa, kaç saat kalıyor çocuklar okulda?

Velilerimiz de genelde böyle söylüyor. “Bizim zamanımızda yoktu böyle eğitim” diyorlar, haklılar da. Şimdi bile yok, biz bu işin öncüsü oluyoruz..

Sorunuzun cevabına gelince, aslında kalış saatleri normal, 8 saat..

Fakat 8 saat sonunda gitmek istemiyor öğrencilerimiz. İlk günler biraz zorlanmışlardı, yeni bir ortam, yeni arkadaşlar derken.. Ama artık gitmek istemiyorlar. Aileler her gün çocukları ikna etmeye çalışıyor eve götürmek için. “Hadi gidelim evimize, yemek yiyelim, televizyon izleyelim, seni sinemaya götüreyim” diye ikna etmeye çalışıyorlar. Ama söyledikleri her şey zaten burada var. ‘Ben zaten onları burada yapıyorum anne’ diyor. ‘Ama seninle beraber yapmak istiyorum, biraz daha, bir saat daha kalalım’ diyor. ‘Hadi seninle sinema odasına gidelim, yaptığım çalışmaları sana göstereyim’ diyor. Her gün bunları yaşıyoruz. Bizim için önemli olan da buydu zaten. Amacımıza ulaştık. Çocuğun heyecanla okula gelmesi bizim için önemli olan. Şu an heyecanla geliyorlar, heyecanla derslere dahil oluyorlar.

 

“PİLATES TOPUYLA İNGİLİZCE EĞİTİMİ VERİYORUZ”

Aslında yıllardır tartışılan bir konu değil mi bu? Zorla bir şey öğretmek ne kadar başarılı olur. Ama siz burada o motivasyonu yakalamışsınız.

Kesinlikle katılıyorum. Bu işleyişin eğitime katkısı çok büyük, çünkü motivasyonları çok yüksek, konsantrasyonları yüksek bir şekilde derslerle ilgileniyorlar, dersi takip ediyorlar. Dikkatleri hiçbir şekilde bozulmuyor böylelikle. Mesela çoğu ders ekip çalışmasıyla yapılır. Legoda bir ekip çalışması vardır. Bir ekipte üç-dört kişi olur. Odaklanmayı gerektirdiği ve zevkle yaptıkları için zaten dikkat problemleri olmaz. Aynı zamanda matematik derslerinde de öyle. Matematif sınıflarımızın her yeri matematik materyalleriyle görsellendirilmiştir. Matematiği görsel olarak yaşadığı için, hissettiği için çocuk, derste işlediğinde unutmaz. İlişkilendirir görsellerle. İngilizce derslerimiz de öyledir mesela. İngilizce dersliği bizim için ayrı bir ders. Her dersliğin olduğu gibi, İngilizce sınıfının da ayrı dersliği vardır. Ama o dersliğin özelliği pilates toplarıyla donatılmasıdır. Masa-sandalye yok orada. Pilates toplarına oturarak konsantrasyonları yüksek oluyor, hem hiperaktivite problemi olan çocuklarımızda da bu hiperaktivite sorunlarını azaltmamıza yardımcı oluyor. Finlandiya’da denenmiş, onaylanmış bir yöntem. Kıbrıs’ta ve Türkiye’de de ilk kez biz uyguluyoruz.

 

“SIRADAN BİR BİREY DEĞİL, LİDER YETİŞTİRİYORUZ”

O zaman eğitimde ezber bozan yenilikleri mi taşıyorsunuz Girne’ye?

Evet öyle, her biri ezber bozan yenilikler. Mesela eğitim modellerimizin müfredatın içinde saygı ile konuşma, saygı ile dinleme dersimiz var bizim.

Tolumun ihtiyacı olan ne varsa, biz müfredatımızda yer veriyoruz bu başlığa. Çünkü bizim kurum olarak amaçlarımız farklı. Biz normal bir birey ya da sırf üniversite kazansın diye öğrenci yetiştiren bir kurum değiliz, biz lider yetiştiren bir kurumuz. O yüzden Doğa Okulları’nda 3 yaştan itibaren verilen eğitim, lise sonuna kadar paralel bir şekilde gider. Lisedeki öğrencilerimizle tanıştığınızda, farkı anlayacaksınız.

Kendine güveni yüksek, kültürel donanımı olan., yeteneklerini keşfetmiş, geleceğe emin adımlarla yürüyen lider her biri.

O yüzden biz şimdiden onlara her şeyi öğretmeye çalışıyoruz. Öğreniyorlar, kendi fikirlerini kendileri alıyorlar, ilgi alanları neyse o yönde ilerlemeliler, kendilerini kendileri keşfetmeleri lazım. Öğretmen dememeli şu şöyledir, bu doğrudur, bunu da sen doğru olarak kabul edeceksin, öyle bir şey yok. Herkes için doğru farklıdır. Bir çocuk matematikte iyiyse, bir çocuk resimde iyidir, bir çocuk dramada iyiyse, diğer çocuk İngilizce’de iyidir.

Bu yüzden biz bu konsept derslikleri yaratıyoruz. Önemli olan konsept dersliklerde çocukların gerçekten öğrenmek istediklerini, verimli bir şekilde, sağlıklı ortamlarda alabilmeleridir.

 

“İNGİLİZCE’NİN YANINDA RUSÇA VE FRANSIZCA DERSLERİMİZ VAR”

Yabancı dil de önemli çocuklar için. Özellikle de aileler tercih yaparken, bu detayı yakından inceliyor. Siz neler sunuyorsunuz bu konuda?

Cambridge ile bizim çok güzel bir anlaşmamız var. Kıbrıs uluslararası bir ülke olduğu için, çok fazla milleti barındırdığı için biz buraya girmeye özen gösterdik. Okulumuz da bu yüzden hep uluslararası içeriklerle donatılmıştır. İngilizce donamımız çok güçlü. Çok sağlam, her alanda İngilizce konuşulabilen bir okuluz. Derslerin çoğunluğu İngilizce verilir evet, fakat her şey, bütün dersler İngilizce verilir diyemem. Çünkü bizce yanlıştır. Önce çocuğun ana dilde eğitim yapması önemlidir. Avrupa Birliği’nin önceliği de budur zaten. Avrupa Birliği der ki size; Çocuk önce Türkçe ise ana dili Türkçe öğrenecek. Sonra ikinci ve üçüncü dili öğrenmeye başlayacak. Biz Avrupa Birliği’nin önceliklerinde bir okul kurduk. Onun sistemine göre gerçekleştirdik burasını. O yüzden önceliğimiz Türkçe. Aynı zamanda Türkçeyle beraber çok yoğun bir İngilizce görüyorlar ve İngilizceyi yaşıyorlar bu okulda, sadece derste değil. Ciddi, disiplinli bir İngiliz algısıyla ders verilmiyor burada. Burada uluslararası ortamda İngilizce öğreniyor. Çünkü İngilizce uluslararası bir dil. Her ülkede konuşulan ortak bir dildir. O yüzden her ülkeye hitap edebilmelidir İngilizce. Onun dışında seçmeli değil, ikinci-üçüncü yabancı dilimiz Rusça ve Fransızca’dır. Bunlar da standarttır. Fransızca ve Rusça’yı da yine İngilizce’ye paralel alırlar. Standart müfredatımızda olan derslerimizdir bunlar.

 

“VELİLERDEN VE ÖĞRENCİLERDEN ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖRDÜK”

Doğa International School inşaatı başladığı günden bu yana büyük bir ilgi vardı üzerinde. Tuğba Hanım da o günden bu yana velilerin yaşadığı heyecana ortak olanlardan biri. ‘Açılış için birlikte geri sayım yaptık’ diyor, gördükleri yoğun talebi mutlulukla paylaşıyor.. 

 

Beklediğimizden daha da yoğun oldu talep, çünkü Girne’ye yabancı bir kurumuz. Ve ilk defa burada dışarıdan bir Türk okulu gelip de, markasını taşıyor. O yüzden ilk sene en azından böyle bir talep beklemiyorduk ama çok fazlasıyla ilgi gördük. Örneğin dördüncü sınıf açmayacaktık, dördüncü sınıf açtık bu yıl. 4-5 yaş arası ve diğer şubeleri tek şube yaparak açmayı tasarlıyorduk, ama planlarımız değişti. Çoğu sınıfı iki şube açtık bu yıl. Yani bu güvenin göstergesidir. Bu bizi çok gururlandırdı, çok mutlu etti. Önemli olan önce öğretmenimizin, eğitim ekibimizin mutluluğudur bizde. Sonra öğrencinin ve velinin mutluluğudur.

 

Önce öğrenci ve veli değil de, öğretmen mi?

Evet, önce öğretmen…

Eğitim ekibi mutlu, huzurlu ortamda çalışırsa, doğru orantıda öğrenci de mutlu olur, veli de mutlu olur. Velilerimiz de bunu söylüyor, bizim için önemli olan önce öğretmendir. Öğretmenimizi mutlu edelim.

 

Mutlular mı?

Çok mutlular. Tüylerim diken diken oluyor bahsedince gerçekten, Allah bozmasın diyorum, nazardan korkarım. Çok inanıyorlar, Doğa’ya çok bağlılar. Başladığı ilk günden itibaren Doğa aidiyeti oluşan öğretmenler buradalar. Yani çok şanslıyız böyle bir ekibimiz olduğu için, bu kadar sahip çıktıkları için.

Biz onlara demek ki yansıtabilmişiz, algılatabilmişiz, o ruhu verebilmişiz ki ilk günden bu aidiyet sağlanmış. Gece gündüz, okul açılmadan sürekli çalıştılar. Cumartesi Pazar ben onlara gelme dememe rağmen geldiler, tutamıyorlar kendilerini çünkü. Heyecandan, aman bu eksik olmasın, okulumuzda olalım hiç olmazsa diyorlar, evde olmaktansa. Yani böyle bir ekip…

Maşallah, nazar değmesin.

 

“OKULU GEZEN VELİ, HAYRAN KALIYOR”

Az evvel birlikte bir tur attık okulda. Gerçekten hangi sınıfa, hangi dersliğe, serbest alanlara baktıysak her noktada bir farklılık var. Bir veli geldiğinde onların izlenimi nasıl?

İzlenim ortak diyebilirim. Hayranlık duymayan yok. Çünkü böyle bir okul yok, böyle bir okul Avrupa’da da yok. Adım atmaları yeter. Zaten farklı bir okul algısını hissederler. Çünkü bizde güler yüz çok önemlidir. Bilgili olmayabilirsin, bir konuda yardımcı olamayabilirsin, çok normal ama güler yüzlü olman lazım, içinden gelmesi lazım. Özellikle çalışanlarımızda bunlara çok dikkat ettik. İyi niyet ve güler yüz gerek, onun dışında zaten aşamayacağımız hiçbir zorluk olmaz. Veli daha kapıdan içeri girdiğinde danışmadaki Naide Hanım güler yüzüyle karşılar onları. Onu görenler mutlu adım atar zaten. Kapıdan başlar mutluluk. O yüzden karşılayacak kişi her çalışandan en önemlisidir, en değerlisidir, vitrindir. Bu her çalışanımızda var bizim. Konsept katımız, dersliklerin olduğu kata da geldiğinde böyle bir okul gerçekten var mı diye tekrar sorar veli bize. Halbuki gözleriyle görür ama yine inanamaz. Biz gezdirdikçe, ders içeriklerini anlattıkça, hayranlıktan öte bir şey olur. Kendisi de okumak istediğini söyler ve der ki ‘veliler için haftasonu özel bir kulüp yapın, biz de burada okuyalım, biz de burada ders alalım’ derler. Şimdi bunun planlamasını yapıyoruz.

 

“VELİLERİ DE DERSLERE DAHİL EDECEĞİZ”

Olacak mı peki böyle bir program?

İstiyoruz. Özellikle ‘Family Lego Club’ diye bir şey yapmayı düşünüyoruz. Çocuklarla veliler iç içe, beraber, okuldaki atmosferi yaşayıp lego dersini beraber gerçekleştirebilmeliler. Çünkü veli okulda çocuğunun ne yaptığını birebir yaşarsa, görürse, hissederse evde de aynı sistemi devam ettirir. O yüzden velinin okula dahil olması çok önemlidir. Okul aile birliğinden bahsetmiyorum. Ders içeriklerini çocuğuyla beraber yaşamasıdır önemli olan. Ve bu Harvard Üniversitesi Koleji’nin seneler önce başlattığı bir sistemdir ve en doğrusudur. Veliyi okulda derslerde dahil edeceksin. Ders zamanında değil. Ders zamanında öğrenci tek başına dersine girer çıkar. Bunun sistemi farklıdır ve çocuk da bunu algılamalıdır. Ailesiyle vakit geçireceği zaman haftasonu ders bitiminden sonradır. Bu yüzden aile kulüplerini oluşturuyoruz..

 

DOĞA OKULLARI’NIN YENİ ROTASI LEFKOŞA

Peki Girne’de eğitim dördüncü sınıfın sonuna kadar var dediniz. Eminim okuyan herkes merak edecektir. Peki sonrası için nedir plan? Gelecek yıl çocuklar beşinci sınıfa geldiğinde ne olacak? Doğa International School, Girne’de operasyonunu devam ettirecek mi?

 

Devam ediyoruz tabii ki, başlangıcımız öyle. Ama önce biz anaokul-ilkokulla giriş yaparız, daha sonra ortaokul, daha sonra da lise açarak devam ederiz. Birden bütün kademeleri açmayız. Ama ne var, gelecek sene Lefkoşa’ya açıyoruz, Lefkoşa’daki okulumuz kapasite bakımından bin kişilik bir okul olacak. Çok büyük bir okul olacak, arazisiyle de çok büyük. Anaokulundan liseye kadar devam edecek aynı kampüs içerisinde.  Zaten gelecek sene Lefkoşa’da açacağımız okul tüm kademelerde olacağı için isteyen oraya da gönderebilir çocuklarını.

 

“KIBRIS’TA ÇOK HUZURLUYUZ”

Kıbrıs’ı kesinlikle çok sevdim, insanlarını, halkını çok sevdim. Çok iyi niyetliler, geldiğimiz günden beri büyük destek gördük. Gerçekten samimiyetimle söylüyorum, neyse onu söyleyen insanlar, dürüst insanlar, eğitime de çok önem veren insanlar. Paylaştığımız şeyler onları da heyecanlandırdı. Onların heyecanlandığını görünce biz de çok heyecanlandık. O yüzden çok güzel bir ortam var burada. Kıbrıs fiziksel coğrafya açısından da çok güzel bir yer, yaşanabilecek bir yer. Çok mutluyuz geldiğimiz, günden beri çok huzurluyuz. Kıbrıs’ta bize destek veren herkese çok çok teşekkür ediyoruz..

 

Eğitim sektörünün bu kadar çok tartışıldığı, ailelerin eğitim endişesiyle yurt dışında arayışa girdiği bir dönemde, Girne’ye böylesine özel bir eğitim kurumu kazandıran Doğa Holding’i kutluyoruz. Projenin ilk gününden bu yana büyük emek gösteren, sistemi yöneten Tuğba Ece ve ekip arkadaşlarına da başarılar diliyoruz. Lefkoşa açılımı için de şimdiden hayırlı olsun diyoruz.

 

EKONOMİ KIBRIS PRESTIGE DERGİSİNİ ONLINE OLARAK OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kredo Muhasebe ve Danışmalık Şirketi, münhal açtı!..
Kredo Muhasebe ve Danışmalık Şirketi, münhal açtı!..
Bakanlar Kurulundan Kararname!..
Bakanlar Kurulundan Kararname!..