Reklam
  • Reklam
"Cenevre müzakerelerinde harcanan para açıklansın"

"Cenevre müzakerelerinde harcanan para açıklansın"

İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'tan dikkat çeken soru!Cenevre müzakerelerine gidiş, gelişler için ne kadar para harcandı?

Reklam
18 Şubat 2017 - 12:37
Reklam

İkinci Cumhurbaşkanı, CTP Eski Başkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs müzakereleri nedeniyle kalabalık heyetlerle Cenevre’ye gidiş ve gelişlerin kurulşuna kadar halka açıklanması gerektiğini söyledi.

Talat “CTP’nin yerinde ben olsam Meclisi allem kallem eder ve harcadıkları rakamı öğrenir ve kamuoyuna açıklardım” dedi. Talat, kalabalık heyetlerle Cenevre’ye giden hükümetin bu amaç için kaç para harcadığının açıklamasını isterken “Burada eşlerinin ne işi vardı, gezmeye mi gittiler?” diye sordu.
Başbakan Hüseyin Özgürgün’ün Cenevre’ye gittiği ekibinin sayısını eleştiren Talat, hükümetin kamuoyuna açıklama borcu olduğunu söyledi. 
Talat şöyle konuştu:
“Bunlar Cenevre’ye gittiler, dünya para harcadılar, kamuoyuna açıklamaları lazım ne kadar para harcadıklarını. Akıncı’nın heyetinden daha kalabalık gittiler ve yaptıkları tek şey Akıncı’yı protesto edip resepsiyona katılmamak oldu. Ne için gittiler, gezmeye mi? Bunun hesabının halka verilmesi lazım”

CTP soru önergesi vermeli
Mehmet Ali Talat, sözlerinin devamında “CTP’nin yerinde ben olsam Meclisi allem kallem ederim ve harcadıkları rakamı öğrenir ve kamuoyuna açıklarım. Herkes görsün keyif için harcadıkları rakamı” dedi .
CTP’ye bu konuda soru önergesi vermesi için uyarıda bulunduğunu anlatan Talat, “Verildi mi bilmiyorum ama mutlaka verilmesi gerekir” diye konuştu. 
Kendinin Cumhurbaşkanlığı döneminde Almanya’ya sabah gidip, görüşme yapıp akşam da geri geldiğini anımsatan Talat, hükümetin harcamalarla ilgili rakamları kamuoyuna açıklama borcu olduğunu kaydetti.

Denktaş’ın söylediklerini de açıkladı

Talat, 13 Ocak tarihli sosyal medya paylaşımında ise merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, 1999 yılında Cenevre’deki bir toplantıda kendisine söylediklerini aktarmıştı.

İşte o paylaşım:
“Sayın Rauf Denktaş'ın 5. ölüm yıldönümü. Kendisini rahmetle anarken, güncelle uyumlu bir anımı paylaşmak geçti içimden...
Kıbrıs konusunda çok farklı düşünmemize rağmen muhalefette de olsak, iktidar ortağı da, sıkça görüşür tartışırdık. Önemli dönemeçlerde görüşlerimizi yazılı olarak da iletir, gerekirse bir araya gelir konuşurduk...

1999 yılı sonunda, Aralık ayında, bir yanda AB’nin Helsinki zirvesi yapılırken, BM Genel Sekreteri de iki tarafı aracılı görüşmelere (proximity talks) davet etti... Sayın Denktaş, parti başkanlarının da heyette olmasının yararlı olacağını söyleyerek muhalefet partisi başkanlarını da davet etti... Yani beni ve Serdar Denktaş'ı, iki kişi. Kendisinin de çok dar bir heyeti vardı. Aslında geniş bir heyete de gerek yoktu, çünkü ayrıntı görüşülmeyecekti... 
Sonra, yanılmıyorsam yine Serdar Bey'le ben, Cenevre'de yapılan benzer bir toplantıya daha katıldık...
Cumhurbaşkanı Denktaş, bir gün bana şöyle dedi: "Talat, Genel Sekreterden, artık bu toplantıların Kıbrıs'ta yapılmasını isteyeceğim. Biz bunca masrafı kaldıracak kadar zengin bir ülke değiliz. BM'nin ofislerinin olduğu New York da Cenevre de çok pahalı..."
Sayın Denktaş’ın bu duyarlılığı, benim düşüncemle bire bir örtüşüyordu… Onun bütün seyahatlerini ve hassasiyetlerini bilemem, ama bana söylediği buydu… Ve ben tüm görev seyahatlerimde bu anlayışla hareket ettim…

Heyetlerime asla bir kişi bile fazladan katmadım ve yurt dışında gereğinden bir saat bile fazla durmadım… Sabah gidip akşama döndüğüm Avrupa seyahatim bile oldu…
Son Cenevre seyahati, belki de müzakere tarihinin en ifrata kaçan gezisi oldu… Birçoğu için gerçekten gezi… 
Sahi unutmadan bir de 2013 yılında Başbakan İrsen Küçük’ün maile ABD seyahati var… Bakanlar, eşler, kalabalık bir heyet, Eroğlu rekabeti nedeniyle o zamanki Türkiye Hükümetinin de manevi ve lojistik desteğiyle ABD’ye çıkarma yapmıştı… Hani dönene kadar Sayın Eroğlu Sayın Küçük’ün ayağının altındaki halıyı çekmişti ve hükümet düşmüştü; o seyahatten bahsediyorum…
Evet, Cenevre galiba onu da gölgede bıraktı… Aşırı kalabalık Hükümet ekibi, üstelik sadece protesto etti… Hatta Başbakan, BM Genel Sekreterinin resepsiyonuna bile katılmadı…
Yani merak etmiyor musunuz, o zaman Hükümet, dünyanın en pahalı ilk 10 kenti arasında olan Cenevre’de ne yaptı?.. 
Son birşey; neden bu soruyu şimdi soruyorum? Çünkü, Cumhurbaşkanı Cenevre’ye sadece partileri davet etti. Ve bildiğim kadarıyla sadece Başkanları veya belki bir de refakatçilerini ödedi… Peki Hükümetin 20 kişinin üstündeki heyeti, hiçbir resmi toplantıya katılmayacakları ve katılmadıkları da bilindiğine göre, niçin devlet tarafından ödenerek Cenevre’ye götürüldü?..
Günah değil mi bu ülkenin, bu halkın parasına? 

 

Reklam
Reklam
Kaynak: Mert ÖZDEŞ-DİYALOG

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kaner Şirketler Grubu, münhal açtı!..
Kaner Şirketler Grubu, münhal açtı!..
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 22 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 22 Eylül 2018