Reklam
  • Reklam
Batık kredilerin sayısı artıyor..

Batık kredilerin sayısı artıyor..

"Bu gidişle borçlu yaşamak Türkün DNA’sını bozacak. Toplumun girişimci ruhu zedelenecek"

Reklam
11 Aralık 2017 - 08:57 - Güncelleme: 11 Aralık 2017 - 09:03
Reklam

 

Her geçen gün ödenemediği için varlık yönetim şirketlerine devrolan batık kredi bakiyesi artıyor. Son verilere göre varlık yönetim şirketlerine satılan tahsili gecikmiş alacak rakamı sadece bu yıl için 6.5 milyar TL. Bu rakamın sene sonunda 9 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. Hayat Varlık CEO’su Hilmi Güvenal’a göre bakiye artışının yanında borçlu sosyolojisinde alarm veren bir değişim var. Bundan 10 yıl önce ‘borçlu olan marjinal’ sayılırken bugün ‘borcu olmayan marjinal’. Üstelik, artık daha fazla ‘borçluysam ne olacak?’ bakış açısıyla yaşayan ve binlerle ifade edilen bir kesim var. Bu kesimin de analiz edilmiş bir profili var. 37 yaşında, erkek... Tek bir yere değil, birden fazla kuruma borçlular. Yaşanan kısır döngüden kurtulmak için eşlerini veya kardeşlerini de borçlandırıyorlar. Aylık gelirleri aslında 2 bin 300 TL ama yaşadıkları hayat 12 bin TL. Hilmi Güvenal, “Bu gidişle borçlu yaşamak Türkün DNA’sını bozacak. Toplumun girişimci ruhu zedelenecek” tespitini yapıyor.

‘Ayın karanlık yüzü’

Hilmi Güvenal, varlık yönetim şirketlerine devrolan tahsili gecikmiş alacakları ‘ayın karanlık yüzü’ olarak tanımlıyor. Ayın karanlık yüzünde temas kurulan kesim, toplumun yoksul kesiminden elit kesimine doğru da yükseliyor. Borçlu tek bir yere değil birçok yere ödeme yapamaz hale geliyor. Kadınlar, eşleri, babaları, kardeşleri için borçlandıkları rakamları ödeyemiyorlar. Hal böyle olunca bu defa Hayat Varlık CEO’su Hilmi Güvenal’ın borçlanmada temiz toplum çağrısı var. Bugün sistemde, tahsili gecikmiş alacaklar ‘oransal’ olarak bakıldığında yüzde 3, yüzde 4’lerle ifade edildiğinde korkutmuyor. Ama canlı krediden batık krediye intikal devam etse de ‘hızı düştü’ gözüyle değerlendiriliyor. Bu da analiz yaparken hepimizin içine su serpiyor. 

Hilmi Güvenal, sosyolojik olarak “Ekonomisi korkutmuyor ama sosyolojisi korkutuyor” dediği değişimi ise 2008 mortgage krizine dayandırıyor. Onun için de “Bu değişim sadece Türkiye’de değil” vurgusunu yaparak şu değerlendirmeyi yaptı: “O dönemde hatırlarsanız ABD kamuoyunda bu ‘Wall Street’in açgözlülüğünün bir sonucudur, ben borçlu değilim onlar hırsız’ algısı oluştu. Türkiye’de eleştiriler bankaların kârı üzerinden yapılıyor. Borçlu sayısı arttıkça, artık rakamlar binlerle milyonlarla ifade edilmeye başlandı. 7 milyon borçluya ulaştığımız an, iş marjinal olmaktan çıktı. Borç veren tarafa baktığınızda da kredi verme, pazarı büyütme kaygısının hakim olduğunu görüyorsunuz. ‘Genç, ileride öder’ denilen borçluyla bu defa ortalama 3-5 sene ihtilafl ı bir dönem yaşıyorsunuz. Dikkatinizi çekerim, tek bir yere de borçlu değiller. Su, elektrik, kira, kredi derken işin ucu kaçmış. Genciz, güzeliz her şeye sahip olmak istiyoruz. Hesapladık, Y kuşağı dediğimiz 2-3 bin TL kazanan gençlerin yaşamaya çalıştığı hayatın realitesi aylık 12 bin TL kazancı işaret ediyor.”

Reklam
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Askeri kantinlere de zam!..
Askeri kantinlere de zam!..
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 20 Eylül 2018
1 sterlin ne kadar? Güncel döviz kurları - 20 Eylül 2018