Para piyasalarında neler oluyor? İşte günlük ekonomi analizi!

Ekonomi için dikkat çeken gelişmeler var. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası toplantı sayısın azalttı, Fitch Türkiye'yi yatırım yapılabilir ligin altına düşürdü. Peki bunlar ne anlama geliyor? İşte İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu'nun günlük ekonomi yorumu..

 

Uluslararası Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch beklenildiği üzere notumuzu kırarken; S&P ise beklenmedik bir şekilde görünümü olumsuza çevirdi

 

Cuma gece geç saatlerde gelen kararlar ardından, yeni hafta başlangıcında piyasa tepkisi şimdilik nötr olarak yorumlanabilir

 

Piyasaların altın kuralı yine çalışmışa benizyor: “beklentiyi al gerçekleşmeyi sat”

 

Kur cephesinde; 3,8750 seviyesinin ötesinde 3,93-3,94 ; aşağıda ise 3,84 seviyesinin altında 3,78-3,79 aralığını takip edeceğiz

 

Cuma günü kredi musluklarını iyice sıkan TCMB’nin önlemlerini bugün de takip ediyor olacağız

 

Küresel mali piyasalar yoğun bir gündem ile haftaya başlıyor

 

ABD, İngiltere ve Japon merkez bankalarının faiz toplantıları, ABD’de istihdam raporu öne çıkan satır başları olarak görülüyor

 

Türkiye cephesinde ise Cuma günü açıklanacak Ocak ayı enflasyonu (kur etkisi ile yüksek çıkmasını bekliyoruz) bu haftanın en önemli gündem maddesi olacak

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Türk mali piyasaları açısından, not heyecanı ile, yine uzun sayılabilecek bir Cuma gecesini geride bıraktık. Maalesef, tahminlerimize paralel uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye'nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin bir basamak altına indirdi. Not görünümünü ise durağanda bıraktı. Bu senaryo mali piyasalar tarafından satın alınan baz senaryo idi. Fitch’in not indirimi ardından, Türkiye artık süper ligin tamamen dışında kalmış oldu (bakınız grafik). Hatırlanacağı üzere, Türkiye’ye ilk yatırım yapılabilir notu 2012 yılında veren Fitch’i, 2013 yılında Moody’s takip etmiş, 2 yatırım yapılabilir nota sahip olan Türkiye’ye ise kalıcı, sıcak sermaye olarak adlandırılmayan uzun vadeli fon yatırımcıları rağbet göstermişti. Cuma gecesi Fitch’i beklerken, Türk Mali piyasalarının kapanışına yakın, diğer bir uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu olan S&P, Türkiye’nin zaten spekülatif cetvelde olan notunu korurken, görünümü ise durağandan negatife çekerek biraz da olsa şaşkınlık yarattı. S&P hamlesinin pek piyasalar tarafından önemsenmeyeceğini düşünüyoruz. Hatırlanacağı üzere, 23 Eylül 2016 tarihinde, Türkiye’nin yatırım yapılabilir notunu kıran Moody’s, tüzükleri gereği iki yatırım yapılabilir not arayan fonların bir kısmının Türkiye pozisyonlarını likidite etmeye sebebiyet vermişti. Hisse ve tahvil piyasalarından çıkan fonların elde ettiği TL, 2,96 kur seviyesinden dolara geçmesi ile Türk Lirası 23 Eylül haftasından bugüne % 28 değer kaybıyla gelişmekte olan ülke para birimleri arasında değer kaybında ilk sırada yer almıştı. Moody’s’in not indiriminin Fitch’e nazaran Türk Mali piyasalarına vermiş olduğu hasarın çok da fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz keza bir ülkenin finans piyasalarında yatırım yapılabilir sayılması için en az 2 kuruluşun notunun yatırım yapılabilir olması gerekiyor. Bir notun kaybediliyor olması teknik olarak zaten beraberinde büyük bir hikaye yaratmıştı.

 

Gelelim not indirimi ardındaki hikayeye. Fitch, not indirimi ardından yaptığı açıklamada, siyaset ve güvenlik konusunda yaşanan gelişmelerin Türkiye’de ekonomik performansı ve kurumsal bağımsızlığı olumsuz etkilediğine yer vermiş. Yaklaşan anayasal sürece işaret ederek, olağanüstü halin devam ettiğinini altını çizmiş. Terör saldırılarının, tüketici güveni ve turizme zarar vermeye devam ettiğini, son 5 yılda % 7.1 ortalama büyüme gerçekleştiren Türkiye’nin 2016-2018 arasında % 2.3 büyümesini beklediğini belirtmiş. Özel sektöre verilen kredilerin ekonominin büyüklüğüne nazaran % 49 dan % 68 seviyesine çıkmasını hassasiyet yaratacağı ve bankaların ekonomideki yavaşlamadan olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Fitch’in not indirimi ardındaki ana maddeler daha da sıralanabilir ama hiçbiri bilmediğimiz satır başları değil. Eleştiri anlamında, siyaset alanına Fitch’in biraz fazla girdiğini görüyorum. Hatırlanacağı üzere, Türkiye’nin 2012-2013 döneminden önce de kredi notu yatırım yapılabilir seviyede değildi. Ancak, atılan doğru adımlar, düşen enflasyon ve kamu borcu, istikrar kazanan mali piyasaları ve artan büyüme eğrisi nedeniyle, Türkiye yine yabancıların cazibe merkezi idi. Yatırım yapılabilir statüyü kaybetmemiz elbette önemli bir gelişme ama karalar bağlamamızı da gerektirmiyor. Tıpkı, piyasaların göz bebeği olan ve her daim doğru duruşu ile beğeni toplayan Sn.Mehmet Şimşek’in tweeter hesabından dediği gibi: “Önemli olan başınıza neler geldiği değil, bunlara nasıl tepki verdiğinizdir (Epictetus)”. Notumuzu tekrar yatırım yapılabilir seviyeye çıkartmak için çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Okuduğumuz raporlarda, Brezilya, Rusya ve Macaristan yatırım yapılabilir notu kaybedince ortalama olarak borçlanma maliyetleri 70 baz puan artmış. Türkiye’nin de bundan sonra zaten pahalılaşan fon kaynaklarına yatırım yapılabilir statüyü kaybettiği için daha pahalı bir şekilde ulaşması ister istemez paranın maliyetini yükselteceğinden kredi maliyetlerine de yansıyacaktır. Ortalama olarak yatırım yapılabilir notun geri kazanılması için geçen süre 6-7 yıl olarak belirtiliyor.

 

Mali piyasalar cephesinde hareketli bir haftaya soyunuyoruz. Salı günü Japonya Merkez Bankası toplantısını bekleyeceğiz. Toplantıya yönelik önemli bir beklenti bulunmuyor. Çarşamba güne FED’in toplantısı var. Başkan Yellen’in basın toplantısı olmayacağından gündemin ilk sırasında yer almayacağını düşünüyoruz. Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası toplantısı önemle takip edilecektir. Toplantı sonrasında açıklanacak politika metninin satır araları ve enflasyon raporu önemle takip edilecektir. Aynı zamanda Başkan Carney’in basın toplantısında aktaracakları da büyük önem taşıyor. Enflasyon beklentilerinde olası bir artış, piyasalar tarafından faiz konusunda bir sinyal olarak okunabilir. Cuma günü TÜİK tarafından açıklanacak Ocak ayı enflasyon rakamları da benzer bir şekilde iç piyasanın en önemli gündem maddesini oluşturacaktır. Döviz kurunun yarattığı ithal mal girdi maliyetleri üzerinden geçişkenlik ve TÜİK’in enflasyon sepetinde yaptığı güncellemenin enflasyona ilave katkı koyması bekleniyor (aylık enflasyonun % 2’ye yakın açıklanması bekleniyor). Enflasyonun yüksek sonuçlanması, piyasalarda satış baskısına neden olabilir. ABD cephesinde ise her Cuma olduğu üzere tarım dışı istihdam verisi yakından takip edilecektir.

 

Yeni gün başlangıcında, Fitch ve S&P’den kendimizi arındırarak TCMB’nin Cuma günü likidite iyice kısması ardından bugünkü de ihalelerde benzer bir para politikası duruşu takınmasını bekliyoruz. Kuvvetle muhtemel, swap ihalesinin dönüşünde rakamın 1 milyar dolara çıkmasını ve TL faizin %11'de oluşmasını bekliyoruz. Günün ilk saatlerinde, Asya cephesinde hava bir miktar olumsuz. Gösterge endeks Japonya borsası % 0,50’e yakın düşüşle başı çekiyor. TL’nin güne göreceli olarak yatay ve 3,86’lı seviyelerde başlangıç yaptığının görüyoruz. Ana eğilimin, mevcut riskler altında, yukarı yönlü olmasından ötürü kurda geri çekilmeler kurumsal alıcıların döviz risklerini kapatmak için fırsat olarak görülebilir. Kur cephesinde; 3,8750 seviyesinin ötesinde 3,93 - 3,94 aralığını; aşağıda ise 3,84 seviyesinin altında 3,78 - 3,79 aralığını takip edeceğiz.

 

TCMB 2017 yılına ait toplantı tarihlerini yayımladı

 

Toplantıların büyük bölümü FED toplantısının ardına konumlanmış. Toplantı sayısı 12’den 8’e indi.

Kaynak: TCMB

 

 

Türkiye yatırım yapılabilir ligin altına indi

 

Moody’s ve Fitch yatırım yapılabilir klasmanın bir kademe altında ve durağan görünümde; S&P ise 2 kademe altında ve negatif görünümde Türkiye’yi notluyor.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU 

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ

 

Fitch kararı sonrası dövizde haftanın ilk rakamları!

3 milyon TL'lik KOBİ kredisini hangi bankalar verecek?