Narenciye üreticisinin susuzlukla imtihanı..

Narenciye bahçeleri susuzluktan dolayı kuruya kuruya günümüzde 30 bin dönüme kadar düşerken, üreticinin dört gözle beklediği Toros dağlarının suyu 3 yıl sonra üretime verilecek.

Suna erden/Star kıbrıs

Narenciye bahçeleri susuzluktan dolayı kuruya kuruya günümüzde 30 bin dönüme kadar düşerken, üreticinin dört gözle beklediği Toros dağlarının suyu 3 yıl sonra üretime verilecek.
 
İhracat ürünleri arasında geçmiş yıllarda ilk sırayı alan, Güzelyurt halkının en büyük geçim kaynağı olan narenciyeyi susuzluk vurdu. Geçmiş yıllarda 80 bin dönüme yakın olan narenciye bahçeleri günümüzde 30 bin dönüme kadar düştü. Yetkililer susuzluk nedeni ile kuruyan bahçelerin azala azala 30 bine düştüğünü, önlem alınmazsa bahçelerin kurumaya devam edeceğini ifade etti. Star Kıbrıs’a konuşan Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Başkanı Şinasi Özdeş, narenciyede tehlike çanları çaldığını, susuzlukla boğuşan sektörün tek umudunun Türkiye’den gelen su olduğunu ancak suyun 3 yıl sonra üretime aktarılacağını belirterek, sürenin çok uzun olduğunu dile getirdi. Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın ise yıldan yıla kuruyan narenciye bahçesi oranın arttığını önlem alınmazsa geri kalan bahçelerinde kuruyacağını söyledi. 
 
 RESMEN KURUDUK 
 
 Güzelyurt Sivil Toplum Platformu Başkanı Şinasi Özdeş, narenciye sektöründe tehlike çanları çaldığını ifade ederek, acil önlem çağrısı yaptı. Özdeş, geçmiş yıllarda 75 bin dönüm olan ekili narenciye bahçe oranının günümüzde 30 bin dönüme düştüğünü belirtti. Özdeş, kuruyan bahçe oranının daha da artacağını, bunun tek sebebinin susuzluk olduğunu dile getirdi. Yer altı sularının tuzlandığını, kuyularda su kalmadığını ifade eden Özdeş, “Türkiye’den su geldi ancak tarıma henüz verilmedi. Tarım için verilecek su ile ilgili projeler devam ediyor. Yetkililer bu suyun 3 yıl sonra tarıma ulaştırılacağını söylüyor ancak üreticinin değil 3 yıl bir yıl dahi bekleyecek hali kalmadı” şeklinde konuştu. 
 
 TEK ÇARE TOROS’UN SUYU 
 
 Özdeş, “Tarım Bakanı Güzelyurt’ta toplantı düzenleyerek sabırlı olmamız gerektiğini söyledi. Dağları delip bize suyu getireceklermiş. Bu işlemlerde 3 yıl sürecekmiş. Üretici susuzluktan kırılıyor. Eğer üç sene daha beklerse şu anda 30 bin olan bahçe oranı 20 bin dönüme düşecek” dedi. Yeterince yağış olmadığını, yeraltı sularından hayır kalmadığını ifade eden Özdeş, sektörü kurtaracak tek çarenin Türkiye’den gelen su olduğunu ifade etti. Özdeş, “Su geldiği takdirde sektör canlanacak, kaliteli ürün çoğalacak ve rekabet gücümüz artacak” şeklinde konuştu. 
 
 ÜÇ YIL ÇOK UZUN SÜRE 
 
 Kuzey Kıbrıs Narenciye Üreticileri Birliği Başkanı Turgut Akçın ise yıldan yıla kuruyan narenciye bahçesi oranın arttığını, geçmiş yıllarda 70 ile 80bin dönüm arasında olan bahçe oranının şimdi 30 bin dönüme düştüğünü ifade etti. Akçın, “Bahçeler 10 yıl içerisinde 40 bin dönümlere düştü. Şu anda ise 30 bin civarındadır. Bu oranın da sadece 25 bin dönümü verimli alandır. Geri kalan 5 bin dönüm bahçede kurumak üzeredir” dedi. Türkiye’den gelen ve üreticinin umudu olan suyun halen tarım aktarılmadığını ifade eden Akçın, yetkililerin 3 yıl sonra su verileceğine dair kendilerine bilgi verdiklerini söyledi. Akçın, “3 yıl gibi bir süre susuzlukla uğraşan üretici için çok uzun bir süredir. Projelerin hızlandırılması ve suyun en erken zamanda üreticiye aktarılması gerekmektedir” şeklinde konuştu. 
 
 YER ALTI SULARI TÜKENDİ 
 
 Güzelyurt bölgesinde yeraltı sularının yüzde 70’nin tuzlandığını, üretimin zora girdiğini ifade eden Akçın, tuzlanan bölgelerin Güzelyurt-Lefke anayolunun aşağı kısmının tamamı, Güneşköy ve Aydınköy’ün dağa doğru olan kısmı ile Gaziveren bölgesinin bazı kısımları olduğunu söyledi. Akçın, varlıklı insanların Çamlıköy’den boru döşeyerek su getirdiklerini ve bahçelerini kurtardıklarını belirterek, bu imkânı olmayan üreticilerin ise bahçelerini kurumaya terk ettiğini kaydetti. Üreticinin tek umudunun Türkiye’den gelen su olduğunu kaydeden Akçın sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde durum kritik. Su azaldı ve tuzlandı. Yeraltı suları üretimde kullanılamaz hale geldi. Aküferler deniz suyu ile doldu. Bahçelerin yüzde 50’inde verim düştü. Ve bu oranın yüzde 25’şi kurumaya terkedildi.” Akçın, ihracatta geçmiş yıllarda birinci sırada olan narenciye sektörünün üçüncü hatta dördüncü sıralara düştüğünü belirterek, geçmiş yıllarda 260 bin ton olan narenciye rekoltesinin 100 bin tona düştüğünü ifade etti.