Limasol Türk Kooperatif Bankası Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Kavaz Soykan, iletişimin önemini anlattı..

Kulaktan dolma bilgilerle değil, mesleğin eğitimi ve bilimiyle hareket ediyorlar. Kötüsü en büyük markayı bir anda rezil, iyisi ise her daim vezir edebiliyor toplum gözünde. Dijital medyanın bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde, şirketlerin olmazsa olmaz departmanlarından biri haline geldi kurumsal iletişim. Limasol Türk Kooperatif Bankası Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Kavaz Soykan hem işini anlattı, hem de dikkat çeken mesajlar verdi. Sözleri önemli…

 

Kurumsallaşma sürecinde olmazsa olmazlardan biri de iletişim, kurumsal iletişim. 

KKTC firmalarında çok yaygın değil aslında. GSM ve bankacılık gibi sayılı sektörlerde var diyebiliriz. Fakat olanlar da ne kadar başarılı, tartışmaya açık. 
Bu işi hakkıyla yapanların sayısı, maalesef bir elin parmaklarını geçmiyor. Fakat onlar da işin hakkını veriyor, tebrik etmek lazım. 

İşte bu işin uzmanlarından biri, Limasol Türk Kooperatif Bankası Kurumsal İletişim Müdürü Özlem Kavaz Soykan konuğumuz. 

Kurumsal iletişimi, sürecini ve artılarını konuşacağız…

“İLETİŞİM VE İTİBAR YÖNETİMİ DAHA BÜYÜK ÖNEM KAZANACAK”

Kurumsal iletişim… Havalı bir ismi var, peki nedir anlamı? Bu departman ne iş yapar? 

En genel tanımıyla anlatacak olursak, kurumsal iletişim, bir kurumun iç ve dış çevresi ile sürekli etkileşimini sağlayan dinamik bir yapılanmadır. Bu paylaşım sürecinde kullanılan mesaj biçimini, teknik ve yöntemleri de belirleyen, kurumsal markaya ya da birden fazla ürün markasına bağlı olan mesajların hedef odaklı aktarımıdır.
Yaygın olarak, kurumsal iletişim günümüzde basınla ve medyayla ilişkiler ya da prezentabl çalışan ve müzakere becerisine sahip kişilerin yaptığı bir iş olarak görülmektedir. 

Gerçekte, kurumsal iletişimin temel işlevi üst yönetime marka hakkında alınacak stratejik kararlarda hizmet vermektir. Çünkü marka yönetimi ve marka iletişimi teknik bir konudur ve üst yönetim her ne kadar markanın yönetilmesinden sorumlu olsa da bu teknik konuda iletişimciler görev almalıdır. 

Kurumsal iletişim departmanının üst yönetime verdiği teknik desteğin yanı sıra iletişim operasyonlarını da tam anlamıyla üstlenmesi gerekmektedir. Dış ajanslarla süreçlerin yönetilmesi, kurum içi iletişimin yürütülmesi, kriz yönetimi gibi konularda kurumsal iletişim departmanı tam yetkili olmalıdır. İletişimin öne çıktığı bu konuların farklı departmanlara dağıtılması önemli problemler doğurabilir. “Ne gibi problemler doğabilir ki?” diyebilirsiniz. 

Rekabetin acımasız yüzüyle karşı karşıya olan firmalar,  işletmeyi başarıya taşıyacak en önemli noktalardan birinin iletişim olduğunun artık farkında. Rekabet sürecinde firmanın tutarsız bir hamlesi ciddi tehdit unsuru oluşturabilmektedir. 
 
Son yıllarda iyice farkediyoruz ki varlığını sadece yaptığı işle sürdüren, çalışanlarından, toplumdan kopuk yöneticilerin iş hayatında başarı şansı kalmadı. Yöneticilerin başarılı bir yönetim takımı oluşturması, firma içinde ve dışında güvenilir bir iletişim kurması ve iyi bir kurumsal vatandaş olmak için  çalışması gerekiyor. 
 
Şimdiden görülüyor ki, gelecek iletişime açık, pozitif düşünceye odaklanan “insancıl” yöneticilerin olacak. Hissedarları, çalışanları, müşterileri, tedarikçileri ve toplumun tüm kesimleriyle pozitif sinerji yaratarak, doğru iletişim kanallarını kullanarak  iletişim kuran yöneticiler  başarıya ulaşacak. Özellikle her şeyin çok çabuk yayılıp paylaşıldığı bu yeni dijital dönemde, iletişim ve itibar yönetimi yapmak daha büyük önem kazanacak. 

“KURUMSAL İLETİŞİM OLMADAN BAŞARI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Limasol Türk Kooperatif Bankası’nın iletişime bünyesinde kurumsal iletişim departmanı bulunduran ender kurumlardan birisi olduğunu biliyoruz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Günümüzde iletişimin hayatımızın her alanına yerleştiğini görüyoruz.  İletişim bu kadar önemliyken kurumların iletişim planı tasarlamadan başarı hedeflemesi düşünülemez. Limasol Bankası bu noktada öngörülü davranarak halkla ilişkiler ve reklam departmanı açarak bir adım attı. Daha sonraki yıllarda departmanın ismi kurumsal iletişim olarak değişti. Limasol Bankası ve yan kuruluşları güçlü bir kurum kültürünü, uyumlu kurum kimliğini, kurumsal vatandaşlık sorumluluğunu, basınla uyumlu ve profesyonel ilişkiler ve kriz planlamasını desteklemeyi benimsemiştir. 

“ÖNCELİĞİMİZ TOPLUMSAL FAYDA”

Nasıl bir çalışma takviminiz var? Öncelikleriniz neler?

Biz herşeye bilimsel ölçekte yaklaşmayı tercih ediyoruz. Düzenli olarak kamuoyu yoklaması yaparak yıllık stratejik planımızı belirliyor, bütçe çalışmasını yapıyor ve aksiyon planı çerçevesinde tarihlendiriyoruz. 

Kurum içi ve kurum dışında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnsan odaklı yaklaşımımızı her alanda korumaktayız. Kurumun vatandaşlık sorumluluğunu gözeten projelere hayat vermeyi seçiyoruz. Toplumsal fayda gözeten işlerle anılan en gözde yerli kurumlardan birisi olduğumuzu da yaptığımız kamuoyu yoklamalarından da görüyoruz, bu bizi mutlu ediyor. 

PROJELERE VİZYON VE MİSYON DEĞERLENDİRMESİ

Aslında sadece kendi içinizde değil, farklı kurum ve kuruluşlarla da ortak projelere imza atıyorsunuz. Bu projeleri değerlendirme ve uygulama kriterleriniz neler?

Öncelikle, topluma verdiğimiz güvenle alakalı olsa gerek, pek çok kurum kuruluş veya şahıs projelerine partner ararken bizlere başvuru yapmayı tercih ediyorlar. Başvuru yaparken de en sıklıkla duyduğumuz cümle “sizinle yapmak istiyoruz, çünkü siz iyi işler yapıyorsunuz” oluyor. Bu durum haliyle bizi hem mutlu ediyor hem de bize ciddi bir sorumluluk yüklüyor. Başvuru yapanın projesi bizim vizyon ve misyonumuza uygunsa değerlendiriyoruz ve o projeyi ortak zeminde topluma en faydalı olacak şekilde hayata geçirmek için canla başla çalışıyoruz. Bugüne kadar pekçok farkındalık kampanyasına destek verdik. Sadece Limasol Bankası olarak değil, yan kuruluşlarımızla da bu konulara özel önem gösteriyoruz. Çevreyle, eğitimle, sanatla, sporla, sağlıkla, trafikle ve daha pek çok konuyla ilgili proje başarıyla gerçekleştirildi. Gerçekleştirilmeye de devam edecektir. 
Bankamızın yan kuruluşu olan ve benim de yönetim kurulunda yer aldığım Limasol Sosyal Sorumluluk kurumunun “sürdürebilir bir gelecek için” temasıyla çocuklara yönelik çalışmaları da ayrıca devam etmekte ve geniş kitlelere ulaşmaktadır. Ancak belirtmek isterim ki Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu sponsorluk veren, bağışlar yaparak etkinliklere katkı sağlayan bir oluşum değil. Kendi programını belirleyen ve yıllık planına göre de sürdürülebilir (devamlılık arzeden) çalışmalara imza atan bir yapılanmadır. 

Bir diğer yan kuruluşumuz olan Limasol Sigorta da ayni şekilde toplumsal duyarlılık içerisinde çalışmalarını yürütmektedir. Toplumu bilinçlendirme hedefiyle düzenlenen etkinlikler yanı sıra, sigorta yaptıracak olan müşterileri bilinçlendirmeye yönelik çalışmalara da emek harcanmaktadır. 

“STRATEJİDEN ANLAYANLAR GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR”

Hem bu röportajı okuyan iş insanları, hem de kurumsal iletişim uzmanları için, hatta bu sektöre girmeyi düşünenler için neler söylemek istersiniz?

Kurumsal İletişim son on yılda hiç olmadığı kadar önemli bir hal aldı. İletişimi fikir bazlı işler olarak görenlerin yerini, stratejiden anlayanların gümbür gümbür geldiği bir dönem içerisine girildi. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz, medya bizden bahsetsin” dönemi çoktan rafa kalktı. Önümüzdeki yıllarda da atak, proaktif, yaratıcı ve girişimci davrananların ipi göğisleyeceği bir dönem olacağı ortada. Dijital medyanın her gün farklı bir şekilde hayatlarımıza girdiği ortada. Bireylerin iletişim kanallarıyla bu kadar içli dışlı olmaları her geçen gün kurumların işini daha da zorlaştıracaktır. Şeffaflık hiç olmadığı kadar önem kazanmaya devam edecektir. Bu noktada da samimi, şeffaf stratejilerle çalışan kurumlar yükselmeye devam edecektir. 

Metgin Ltd. Direktörü Mehmet Hatay, kurumsallaşma süreçlerini ve başarılarının sırrını anlattı..