İşte dolar kurundaki yeni beklenti!

Para piyasalarının gözü ABD'de. FED faiz indirimi için agresif değil. İşte bu duruş dolar kurunda düşüşü hızlandırdı. Kur için yeni tahminler de ortaya çıktı. İşte günlük ekonomi analizi.

ABD Merkez Bankası tutanaklarını “güvercin” olarak yorumluyoruz

 

FED’in faiz artıracak durumu olmamasına rağmen piyasa iletişimini ve güvenini kaybetmemek adına yıl sonunda zorunlu bir adım atabileceğini öngörüyoruz

 

Fitch’in yarın Türkiye değerlendirmesini pas geçmesi ile TL ve TL cinsi yatırım araçları bir miktar daha alım iştahına sahne olabilir

 

İç ve dış gelişmelere paralel, önümüzdeki 2-3 aylık zaman dilimini “risk-on” modunda değerlendirebiliriz

 

USD/TL kurunda 2,9075 ve devamında 2,88 beklentimizi koruyoruz 

 

Portföylere bir miktar daha hisse senedi eklenebileceğini düşünmeye devam ediyoruz

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Son günlerde küresel mali piyasaların ana temasının zayıf dolar üzerinden nemalandığını aktarmaya çalışıyoruz. Peş peşe açıklanan zayıf ABD verileri, bir türlü % 2 enflasyon hedefine doğru emin adımlarlar gidildiğine yönelik güven vermeyen gelişmeler, öte yandan, piyasa inandırıcılığını kaybetmeye meyil tutan bir Amerkan Merkez Bankası, haliyle küresel mali piyasaların modunu “risk-on” moduna çevirdi. Aralık 2015 ayında kabaca 10 sene süre ardından dostlar alışverişte görsün tadında faiz artıran, akabinde 2016 için faiz artırım projeksiyonunu 4 kere olarak öngören FED ile piyasa beklentisi olan 1 veya 2 kere faiz artırabilir yönünde uçurumdan şimdilik piyasa haklı çıkmış gibi görünüyor. Bırakın 4 kere faiz artırmayı (4 x 25 baz puan) FED’in kredibilitesini artırmak adına sene sonu Aralık 2016 ayında belki bir kere daha faiz artırabileceğini düşünüyoruz. Bir merkez bankası için en önemli kredibilite piyasa inandırıcılığıdır. FED’in son dönemlerde izlediği para politikası duruşu ile kredibilitesinin sarsıldığını görüyoruz. FED Başkanlarının ise gündem dışı faiz artırmak adına Eylül ayının masada olduğu yönünde açıklamalarının pek de itibar görmediğinin altını çizmek istiyorum. Piyasa beklentilerine göre, FED’in Eylül veya Kasım ayında faiz artırma ihtimaline % 20 şans tanınırken, Aralık beklentisi ile % 50’nin altında. Durum böyle olunca, haliyle, piyasalar zayıf dolar temasından beslenmeye başladı. En zayıf halka olarak görülen Sterlin bile dün dolar karşısında 1,28’li seviyelerden 1,31 gelirken, dökülen Avrupa’nın ortak para birimi EUR’nun dahi 1,13 seviyesini aşmasını buna bağlayabiliriz. Dünya tahvil stoğunun neredeyse 11 trilyonluk kısmının bir çok sebep ile negatif faizde işlem gördüğü, FED’in faiz artırmakta zorlanacağı bir ortamda, reel getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine ise son aylarda girişlerin tırmandığını görüyoruz. Makroekonomik olarak çok sağlam olmasa da, negatif veya çok ufak getiriler yerine reel anlamda getriri sunan Brezilya, Rusya ve Güney Afrika para birimlerine yönelik ilgili yukarda anlatmaya çalıştığımız temel faktörlerden besleniyor: Dünyada bol ve devamı gelen para ve merkez bankası desteği ile yatırımcılar getiri arayışı içinde yeniden gelişmekte olan ülke para birimlerine park etmeye başladı. Türkiye özelinde konuyu ele alırsak, hain darbe girişiminin reel ekonomiye, insan psikolojisine verdiği “darbe” kadar finans piyasalarına da verdiği “zarar” ortada. Dünyanın risk on moduna girdiği bir ortamda, Türk mali piyasaları daha darbe öncesi seviyelere yeni yaklaşıyor. Halbuki, yan kulvarımızda koşan benzer ülkeler ise “atı alan Üsküdar’ı geçmiş” durumda. Türkiye’nin şu anda devam eden not değerlendirmeleri ve OHAL nedeniyle mali piyasaları iyimser havaya gecikmeli olarak tepki verebiliyor. Moodys’in takvimlendirilmiş gözden geçirmesini pas geçmesi ama değerlendirmesini devam ettirdiği, yarın ise Türkiye’ye yatırım yapılabilir not veren diğer bir kuruluş olan Fitch’in değerlendirmesinin gölgesinde Türk mali piyasaları temkinli iyimser tarafta işlem görmeye devam ediyor. Kuvvetle muhtemel, Fitch’in de değerlendirmesini pas geçmesi ile önümüzdeki hafta TL ve TL cinsi yatırım araçları bir miktar daha iyimser tarafta fiyatlandırılacaktır. USD/TL kurunda, aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, kademeli olarak 2,9075 ve devamında 2,88’li seviyelerin hedef tahtasına girebileceğini düşünüyoruz. Borsa Istsanbul cephesinde ise, zayıf şirket bazlı bilançolar nedeniyle yukarı gitme isteği biraz daha düşük vitesle devam edebilir. Tahvil piyasalarında ise, TCMB’nin yeni Başkanı Sn. Çetinkaya’nın sadeleştirme kapsamında faiz indirmlerine önümüzdeki hafta da devam edeceğini bekliyoruz. Faiz koridorunun üst bandında 25 baz puan indirim bekliyoruz.

 

Akşam açıklanan FED’in Temmuz ayı toplantısının tutanaklarının genel anlamda “güvercin” tonda olduğunu belirtmiştim. FED Başkanları arasında faizlerin ne zaman artırılacağı konusunda yaşanan görüş ayrılığı ve mevcut deniz aşırı zayıf büyüme ve enflasyon teması nedeniyle tutanakları risk alımı için pozitif bir faktör olarak değerlendiryorum. ABD borsaları geceyi küçük artılar ile tamamlarken, sabah Asya piyasalarının genelinde görünüm olumlu. Güçlü YEN nedeniyle ihracat odaklı ekonomisine paralel Japonya Borası Nikkei % 1,5 aşağıda işlem görürken, Japonya dışındaki Asya Pasifik borsalarında bir miktar yükseliş görüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün Avrupa’da 11.00’de açıklanacak cari işlemler dengesi, 11.30’da İngiltere perakende satışlar verisi, 12.00’de Avrupa enflasyon verisi; günün ikinci yarısında ise her hafta Perşembe günü olduğu üzere ABD işsizlik maaşı başvuruları takip edilebilir.

 

Ø  USD/TL kurunda kademeli olarak aşağıda 2,9075 ve 2,88 seviyesini takip ediyoruz

 

USD/TL kurunda, teknik seviye olarak ön plana çıkan 2,9075 seviyesine dikkat etmekte fayda var. Fitch’ten not indirimi beklemiyoruz. 2,9075 seviyenin aşağı yönlü geçilme ihtimalinin arttığını düşünüyoruz.

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ