İktissatbank'tan Günlük Ekonomi Analizi - 14 Ağustos 2018

Kıbrıs ekonomisi için döviz kurunda yaşanan gelişmeler büyük önem taşıyor. Peki, yeni beklentiler neler ve ekonomi gündeminde neler var? İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu yorumladı...

İktisatbank Günlük Piyasa Analiz ve Yorumu 14/08/2018 – Salı

*TCMB’nin faiz artırımı hariç dün BDDK ile almış olduğu sektörün likiditesini artıracak pek çok önlemi memnuniyetle karşılaşsak da, aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Türk Lirası’nın 1 ay vadeli oynaklık oranı % 60 seviyesine dayandı 

*ABD ile yaşanan diplomatik krizin mevcut ekonomik sorunları benzin dökercesine alevlendirmesi, TL’deki erimeyi maalesef son günlerde artırıyor 

*USD/TRY kuru dün sabah likiditenin kaybolduğu dakikalarda 7,20’li seviyelere kadar değer kaybetmesi ardından günü 7 seviyesinde tamamladı 

*BDDK’nın aldığı swap önlemi başarılı bir şekilde yabancı yatırımcıların döviz alımını sınırlasa da, TL cinsi pozisyonlarını döviz alamayarak hedge edemeyen yurtdışı yerleşikler hisse ve tahvil satışına yöneldi 

*BIST100 endeksi banka hisselerinde yoğunlaşan satış baskısı ile günü % 2,4 düşüşle bitirirken, tahvil faizlerindeki yükseliş ise devam ediyor. 2 ve 5 yıllık tahvillerin bileşik faizi Cuma gününe göre neredeyse bir puana yakın artış kaydetti 

*Dün, son günlerde olduğu üzere, Türk mali piyasaları açısından oldukça zor bir gün daha geride kaldı. Alınan önlemler doğru ve isabetli olsa da TL’deki değer kaybını şimdilik tam anlamıyla durduğunu söyleyemiyoruz 

*Yeni önlemlerin kısa bir süre içerisinde devreye alınacağı veya ABD ile yaşanan diplomatik gerginliğin hafifletilmesi gerekeceğini düşünüyoruz 

*Yenilemekte fayda görüyorum ki, dış politikada devamlı barışıklar veya küskünlükler yoktur. Esas olan devamlı ve karşılıklı menfaatlerdir 

*USD/TRY kuru dünü sert dalgalandıktan sonra Cuma’ya göre % 10 civarında artışla 7,00 civarında tamamlarken, BİST100 endeksi açığa satışta kural değişikliği ile gün içi kayıplarını azaltsa da, banka hisselerindeki düşüş oranı oldukça yüksek seyretti. Pek çok önde gelen bankanın piyasa değerinin, olmasın gerektiğinin oldukça altına geldiğini not etmek gerekiyor 

*Sıkıntılı tabloya paralel, Hazine ihraç edilecek sabit kuponlu kıymetleri değiştirip daha kısa vadeli ve değişken faizlilere dönmesini ise yerine bir hamle olarak görüyoruz 

*Öte yandan dün Almanya ve AB cephesinden Türkiye ekonomisine destek yönünde açıklamalar geldiğini de not etmek gerekiyor. Merkel, Türkiye’deki ekonomik istikrarsızlığın kimsenin yararına olmayacağını söylerken Merkez Bankası’nın bağımsızlığının önemli olduğunu belirtti 

*Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı açıklamalarda da ekonomik savaşa maruz kaldığımız görüşünü yinelemesine rağmen, ne olursa olsun piyasa ekonomisinin gerekliliklerinden taviz veremeyeceğimizi hatırlattı 

*Böylelikle, sosyal medyada dolaşan ve yatırımcı nezdinde panik havası yaratan ve bankacılık sektörü için en tehlikelisi olarak görülen dedikodu mekanizması da son bulmuş oldu 

*Türk Lirasındaki sert dalgalanmanın bir müddet daha devam edeceği kesin gibi görünüyor. Panik yapmak her daim hatalara sebep verir. Volatilitenin oturmasını beklemek en doğru yatırımcı kararı olacaktır


FED Bilanço Büyüklüğü vs USD/TRY kuru
 
FED’in efsanevi Başkanı Ben Bernanke’nin, küresel krizin 2008-2009 yılında ABD ekonomisi vurması ve dünyaya yayılması ardından devreye soktuğu tahvil alım programı ile başlatılan ultra gevşek para dönemi ve faizlerin hızla % 0’a indirilmesinin faydasını, Türkiye gibi yurtdışı fon akımları ve ucuz paraya muhtaç ekonomiler uzunca bir dönem sefasını sürdü. FED ardından önde gelen Merkez Bankalarının yarattığı parasal genişleme ile oluk oluk akan para dönemi, yavaş yavaş enflasyonu artması ile Mayıs 2013 sonrasında yerini kademeli olarak daha sıkı olarak adlandırılan bir döneme terk etti. FED’in 800 milyar dolardan 4,5 trilyon dolara çıkan bilançosunu yavaş yavaş daraltmaya başlaması (turuncu) ve akabinde faizlerin artmaya başlaması (yeşil), Türkiye gibi bol para döneminde ödevlerini yapmamış ülkelerin bugünlerde kabusu oldu (mor). Ekonomiden sorumlu, piyasaların güvendiği Sn. Mehmet Şimşek’in de dediği üzere, güneşli günlerde çatının tamir edilememesi, fırtınalı günlerde yaşanacakların habercisi idi.

aynak: Reuters

Türk Lirası 1 ay vadeli zimmi oynaklık oranı % 58
 
Türk Lirasındaki oynaklık oranı görülmemiş seviyelere ulaştı. Geçmiş tecrübe, % 20 seviyesinin üzerindeki TCMB’nin tahammül sınırlarının zorladığına işaret ediyordu. Dün itibarı ile oynaklığın % 60 seviyesine dayanması ile TCMB faiz artırımı hariç bankacılık sektörünün likiditesini artıracak pek çok önlem aldı.

Kaynak: Reuters