Günlük piyasa analizi - Ekonomi Kıbrıs!

Bayram sonrası para piyasalarında ve ekonomide neler olacak? İktisatbank Hazine Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu yazdı. İşte detaylar.

Bayram tatili öncesinde son bültenimizi Kuzey Kore’nin Japonya üzerinden geçen balistik füzesi ile tamamlamıştık

 

Bayram sonrasında ise bültenimizi yine Kuzey Kore ile açıyoruz

 

Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan bombaların yanında devasa büyüklük olarak nitelendirilen nükleer deneme, küresel piyasalarda jeopolitik risk algısını kısmen de olsa bozdu

 

Haliyle, ABD’nin askeri müdahale ihtimalini de gündeme taşıyan “her türlü opsiyon masada” açıklaması, güvenli limanlara olan talebi artırdı. Japon Yen’i ve Altın’ın değer kazandığını görüyoruz

 

Diğer taraftan, ABD verilerinin faiz artışını desteklememesi ve bir türlü artmayan enflasyonun arkasına sığınan FED, piyasalarda tüm risklere karşı iyimserliğin ana sebebi olmaya devam ediyor

 

Bugün yurtiçi piyasaların da tatil havasından kurtularak yeniden randımanına kavuşmasına paralel, kurumsal kaynaklı döviz talepleri ile kurun bir miktar yükseliş kaydedebileceğini düşünüyoruz

 

Veri takvimi bağlamında bugün TÜİK’in açıklayacağı Ağustos ayı enflasyon rakamları (beklenti % 0,15 artış) günün en önemli verisi olarak takip edilebilir

 

Perşembe günü düzenlenecek olağan ECB faiz toplantısı, EUR’nun seyrini tayin edecektir

 

Tarih tekerrürden mi ibaret? USD/TL kuru ile ilgili uzun vadeli çalışmamızı aşağıdaki grafikten görebilirsiniz

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Öncelikle, uzun bayram tatili dönüşünde, dinlenmiş ve enerji dolu güzel bir hafta geçirmeniz temennisi ile güne başlayalım. Geride bıraktığımız haftanın elbette ana gündemi, uzun bayram tatilinde TL’nin sunmuş olduğu ağız sulandırıcı getiri nedeniyle başta yabancı yatırımcıların TL’ye olan rağbeti, bayram tatili döneminde de devam ettiğini görüyoruz. Bir adım geriye giderek, özellikle, merakla beklenen Jackson Hole toplantısından çıkan sessizlik ve önde gelen Merkez Bankaları’nın mevcut gidişattan memnun olduğu yönünde elde edilen izlenim, sistemde dolaşan devasa büyüklükle likiditenin getiri arayışını daha da kamçılayarak, yüksek getirili para birimlerine olan talebi daha da artırdı. Bu bağlamda, USD/TL kuru uzunca bir süredir devam ettirdiği 3,50 – 3,55 sıkışmasını aşağı yönlü kırarak kademeli bir şekilde önce 3,48 devamında ise 3,42 seviyelerinin diplerine kadar gevşedi. Bayram tatili döneminde yurtdışı piyasaları ilgilendiren ana gelişme ise tırmanan jeopolitik riskler, odağında ise son zamanlarda olduğu üzere Kuzey Kore oldu. Henüz bayram tatilinden önceki son iş gününde Japonya üzerinden geçen balistik füze denemesini yankılar dinmeden, Hiroşima (13 kiloton) ve Nakazaki (20 kiliton) Kuzey Kore 100 kiloton etkiye sahip hidrojen bombası denemesi yaptığını açıklaması, yapılan nükleer deneyin 6,3 şiddetinde deprem etkisine neden olması, küresel piyasalarda haftanın ilk iş günü abartılı olmasa da riskten kaçış eğilimini destekledi. Bu bağlamda güvenli limanlara olan talebin de artığını, başta Japon Yen’i ve ons altının talep gördüğünü söyleyebiliriz. Özelikle ons altında 1,295 usd/ons seviyesinin üzerinde, kademeli olarak 1,380 seviyesinin hedeflenebileceğini geçen hafta da bültenlerimizde belirtmiştik. Elbette, piyasalar her ne kadar şu anda ellerinde bulunan ucuz ve aşırı likiditeyi park edecek adeta delik ararken, gözler bir taraftan kıvılcımlanan jeopolitik risklere; öte yandan ABD cephesinden gelen makroekonomik verilere bakıyor. Bizim tatil olduğumuz dönemde ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin güven vermemesi dahası alt bileşenlerinde zayıf bir seyir görülmesi (PCE enflasyonu % 0,1 aylık artış gösterdi, ortalama saatlik ücretler önceki ay verisi aşağı yönlü revize edildi) FED’in ileriye dönük faiz artırım beklentilerini sınırlamak suretiyle piyasaları da getiri peşinde koşmaya yönlendirmeye devam ediyor. FED’den % 50 ihtimal üzerinde faiz artışı 2018 senesine ötelenirken; Aralık 2017 ayına ilişkin artış ihtimali ise % 33 ihtimalle fiyatanıyor. Özetle, piyasalar açıklanan enflasyona yönelik verilerin FED’i harekete geçirecek boyutta bir veri setine işaret etmediğini görerek, getiri peşinde koşmaya devam ediyor. Bu minvalde, bayram öncesinde başlayan döviz satıp TL enstrümanlara yönelik pozisyonlanam isteği, herhangi bir alıcını olmadığı bayram tatilinde de devam ederek, kuru 3,42 seviyesinin hemen altına kadar ittiğini görüyoruz.

 

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında hafif de olsa satıcılı bir seyir var. Tokyo borsası % 0,64 aşağıda işlem görüyor. Türk mali piyasalarında gündem bugün Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak Ağustos ayı enflasyon rakamlarına çevrilmiş durumda. Reuters anketine göre Ağustos ayında aylık beklenti % + 0,15 (yıllık % 10,24) yükseliş yönünde. Hatırlamak gerekirse, Temmuz ayında da enflasyon % 0,15 artarak yıllık enflasyonu (yıl başından bu yana ilk kez) % 9,79 seviyesine çekerek tek hanelere itmişti. Enflasyonun yılı tek hanede tamamlamasını bekliyoruz. Aralık ayında tek haneye düşmeden önce yıllık bazda enflasyonun yılın kalanında oldukça dalgalı bir seyir izlemesini öngörüyoruz. İçerde enflasyon rakamlarının yanısıra, dışarda ise bu haftanın en önemli gündem maddesi haliyle 1,20 seviyelerini hızlıca aşarak dikkatleri üzerine toplayan EUR ve elbette Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Perşembe günü sonuçlanacak olağan faiz toplantısında olacaktır. Başkan Draghi’nin faiz oranlarında bir değişikliğe girtmesini beklemiyoruz. Toplantı ardından düzenlenecek basın toplantısı dikkatle takip edilecektir. EUR’nun hızlı yükselişinden rahatsızlık duyan ECB’nin, parasal genişleme program büyüklüğünün azaltılmasına dair bir açıklama yapmasını (şahin bir uslup takınmasını) beklemiyoruz.  Öte yandan, ABD cephesinde borç tavanı ve vergi reformu yakından takip ediliyor. Trump’ın borç tavanı tasarısına vergi ve sağlık reformu ile ilgili hükümler ekleyerek süreci zorlaştıracağı tahmin ediliyor. Her zaman olduğu üzere, uzun tartışmalara sahne olacak borç tavanı meselesinin yine bir şekilde halledileceğini düşünüyoruz.

 

Ø  Tarih tekerrürden mi ibaret? USD/TRY uzun vade...

 

0’dan 1’e yükseliş (1,80 – 2,39) yaklaşık 8 ayda olmuş; artış % 32

1’den 2’ye düzeltme (2,39 – 2,06) 4 ay sürmüş

1’den 3’e (yeni zirve isteği) 1 sene sürmüş

3’den 4’e yükseliş (2,39 – 3,08) yaklaşık 8 ayda olmuş; artış % 29

4’den 5’e düzeltme (3,08 – 2,76) 7 ay sürmüş

4’den 6’ya (yeni zirve isteği) 1 sene sürmüş

6’dan 7’ye yükseliş (3,08 – 3,94) yaklaşık 3 ayda olmuş; artış % 29

7’den 8’e olası düzeltmenin Eylül ayında (yaklaşık 8 ay) (3,35 – 3,43) aralığında olacağını düşünüyorum

 

Bu istatistiğin ışığında yeni zirve isteği ne zaman olabilir ve hedef kur nerde oluşacaktır?

 

3,94 zirvesinin aşılması için 1 sene gerekli gibi görünüyor (Ocak 2018)

3,94 seviyesinden yaklaşık  % 29 – 32 arası yükseliş potansiyeli psikolojik 5,00 seviyesine denk geliyor                      

3,42 – 3,43 veya aşağıda 3,35 seviyelerinden destek alarak ana yükseliş trendine (pembe kesik çizgi) tekrar başlamasını bekliyorum

 

EMRE DEĞİRMENCİOĞLU

İKTİSATBANK HAZİNE GRUP MÜDÜRÜ