Ercantan: "Tüccarlık ruhu daha çocukken kanımıza girdi"

Kuzey Kıbrıs'ın tek ekonomi dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige'in İşte Kadın ekine konuşan Tansu Ercantan Ltd. Direktörü Esra Ercantan başarı hakkında bakın neler söyledi?

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

3  Haziran 1978 Yılında Lefkoşa’da doğdum. İlkokulu Şehit Tuncer İlkokulu’nda, liseyi de Türk Maarif Koleji’nde bitirdikten sonra, 1995 yılında Bilkent Üniversitesi Turizm Otelcilik Bölümü’ne girdim. 2000 yılında mezun oldum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Şirketler grubumuzda yönetici olarak çalışıyorum.

İş hayatına nasıl başladınız?

Biz tüm kardeşler bütün tatillerde babamızın Arasta’daki dükkanında çalışma hayatına başladık. Para sayarak, kasada durararak, kumaş ölçerek dükkanda çalışırdık.

2000 yılında üniversiteden birincilikle mezun olduktan sonra ilk olarak Merit Cristal Cove’da iş hayatına atıldım. Turizm otelcilikle başlayan maceram yaklaşık 8 ay sürdü. Daha sonra 2001 yılında aile şirketimizde devam ettim. Şirketten bağımsız olarak sigortacılık işini seçtim. Aslında hiç anlamadığım bilmediğim bir işti. O zaman Renault’nun bayiliği vardı bizde. Onunla birlikte AXA Sigorta ile başladık ve daha sonraki yıllarda şirketin bünyesinde olan işleri yavaş yavaş ucundan tutarak da bugünlere geldik.

Hayatınızdaki dönüm noktası nedir ve etkileri ne oldu?

Çocukluktan beri ticaretle uğraşan bir ailenin kızı olduğum için. Babam da iş hastası bir insan olduğu için, onun yanında büyümek bizim hayatımızda dönüm noktası oldu. Çünkü bütün kardeşler bir şekilde ticaretle uğraşıyoruz. Babamın hep kendi işini yapıyor olması ve özveriyle yapıyor olması ve bizleri bütün tatillerde kasaya oturtmuş, para saymayı öğretmiş, olması büyük etken. Buradaki püf nokta çıraklıktan yetişmek sanıyorum. Zaten anneannem de Kayserili’ydi, 1950’li yıllarda Türkiye’de, İstanbul’da kendi  dükkanını açıp işleten başarılı bir iş hanımıydı.. Bunların hepsi birleşince sanırım zaten tüccarlık ruhu girmiş oluyordu kanımıza.

Başarıyı nasıl tanımlarsınız?

Başarı insanlara dürüst olup, doğruyu söyleyerek, izah ederek, disiplinli olmak, işine sahip olmak, vaktinde gelip, vaktinde gitmek, patronum diye işi savsaklamamak. Hiçbir zaman parmağının arkasına saklanıp da insanları o gün için idare etmemek. İleriyi görmek.

Okurlarımıza başarı adına ne tavsiye edersiniz?

Birincisi işini seven herkes başarının başındadır demektir. Dürüst olmak gerek, çalışanlarına karşı da bencil olmamak önemli diyebilirim. Çalışanlar aslında sizinle birlikte bu işi yapıyor. Sen patronsun, onlar çalışan gibi görmeyip, arkadaş olmak en önemlisi. Gerektiğinde kızabilmek, gerektiğinde geri adım atıp onlarla birlikte o günü yaşamak, onların hislerini anlamak ve müşterileri de müşteri olarak değil de arkadaş olarak görmek gerekli. Müşteri ilişkisiyle başlayıp sonradan arkadaş olduğumuz birçok insan var.