Aile şirketleri nasıl kurumsallaşır? İşte yanıtı..

Dede kuruyor, torun batırıyor.. Aile şirketlerinin kaderi nasıl değişir? Kıbrıs ekonomisinde de geniş yer tutan aile şirketleri kurumsallaşma yönünde hangi adımları atmalı? Ekonomi Kıbrıs Prestige dergisi, bu konuyu sayfalarına taşıdı.

Aile şirketleri KKTC ekonomisinin en önemli oyuncularından. Aslında sadece KKTC değil, dünyada da bu durum böyle. Forbes’in milyarderler listesinin %40’tan fazlası aile şirketi sahiplerinden, dünyanın en zengin ilk 10 şirketinin 7’si aile şirketi sahibi. Avrupa'nın en büyük 100 aile şirket listesinde Türkiye'den de üç aile şirketi var: Koç Grubu, Hacı Ömer Sabancı Holding ve Doğuş Grubu..

Dünyada birinci kuşak tarafından kurulan her 100 aile şirketlerinden sadece 3 tanesi 3’üncü kuşağa kadar yaşayabiliyor. Yani genelde dede kuruyor, torun batırıyor. Öte yandan aile şirketlerinde oldukça nadir olsa da 750 yaşına ulaşmış olanları görmek de mümkün. KKTC’de henüz bu kadar yaşlı şirket yok ama uzun vadeli hedef koyanları görüyoruz.

Peki uzun ömürlü şirketlerin temelinde ne var? Yanıtı basit. “Kuşaklar boyu yaşayan ve büyüyen aile şirketleri” kurabilmenin yolu şirket, ortaklar ve aile arasında kesin sınırlar çizen, kurumsallaşmış bir aile şirketine dönüşmekten geçiyor.

Kıbrıs’ın tek ekonomi ve iş dünyası dergisi Ekonomi Kıbrıs Prestige’de “Aile Şirketleri” dosyamızı açıyoruz. Artık her sayıda, bu başlıkla ilgili analiz ve uzman görüşlerini sizlerle paylaşacağız.

Başlangıcı aile şirketlerinin yapısını tanıyarak yapalım. İşte 5 soruda, aile şirketi kavramı ve SWAT analizi.

 

1. Aile şirketi nedir?

Yönetim faaliyetlerinin yürütülme biçimi ile bu konudaki yetkilerin aile bireylerinde toplanıp toplanmadığı aile şirketlerinin temel ayrım noktasıdır.

2. Aile şirketlerinin güçsüz ve güçlü noktaları nelerdir?

Aile şirketlerinde sıkılıkla aile ve şirket kavramlarının birbirine karıştırılır. Şirket içi görevler ve sorumluluklar aile bireyleri arasında yetenek ve deneyimlerine bakılmaksızın dağıtılır. Hatta bazen, kişilere özel konumlar yaratılır. Kurucu patronların genele karakteristik özellikleri girişimci bir ruha, karizmatik bir kişiliğe, doğal liderlik, risk alabilme yeteneğine ve vizyona sahip olmasıdır. Ancak genellikle belirli bir ölçeğe ulaşıldıktan sonra patronun her şeyi denetim altında tutmak istemesi ayrıca gerçek bir profesyonelin talep ettiği yüksek ücretleri ödememek istemesi, işleri çıkmaza sokar. Bu noktadan sonra kurucunun, şirketin tüm yönetim fonksiyonlarını kendi etrafında toplaması, şirketin yönetim zafiyeti yaşamasına neden olur. İkinci ve üçüncü nesillerin de şirket yönetimine katılması şirket ve aile içi huzursuzlukların artmasın neden olur. Nesiller arası çatışmalar yönetim zafiyetini arttırır. Şirketin bilgi birikiminin korunması, rekabet gücünü arttırır. Kurumsal şirketlerin temel performans belirleyicisi olan “karlılık” stratejik karar alma süreçlerini sekteye uğratabilirken aile şirketlerinde stratejik kararlar daha kolay alınabilir. Kurumsal şirketlerin hantallaşama riski vardır. Aile şirketleri daha hızlı, çevik hareket edebilir.

3. Kurumsallaşma nedir?

Belirli bir ölçeğe ulaşıldıktan sonra ortaya çıkan yöntem ve organizasyon sorunlarının aşılması için kişilerden bağımsız bir yapının oluşturulmasını sağlamak kurumsallaşmadır.

4. Aile Şirketlerinin Kurumsallaşmasında 7 Temel Konu

Ortaklar/ hissedarlar sözleşmesi

Aile anayasası Vizyon ve misyonun net olarak belirlenmesi Yönetim Kurulunda bağımsız üyeler İş planın (kısa, orta ve uzun) olması Uzman profesyoneller+ menfaat birliği Bağımsız dış denetim + İç denetim

5. Aile şirketlerinde işleyiş nasıl kurumsallaşır?

Şirket içindeki iş ve görev tanımları net olmalıdır. Şirket içi kurallar ve yönergeler belirlenmelidir. İşletmedeki (Personel, mali işler, üretim, pazarlama v.b.) birimlerin iş akışları tespit edilmeli ve bunlar dökümante edilmelidir. Yetki ve sorumluluklar objektif ve net olarak tespit edilmelidir. Yetki ve sorumluluklar, o yetkiyi veya sorumluluğu taşıyabilecek doğru kişilere verilmelidir. Duygusallıklara izin verilmemelidir. Kararlar sorumluluklar dahilinde tartışma ve ikna yöntemi ile alınmalıdır.